<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:yandex="http://news.yandex.ru"
	xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/"
>
	<channel>
	<title>Gerçek Muhabir | Güncel Son Dakika Haberleri |</title>
	<link>https://www.gercekmuhabir.com/</link>
	<description>Gerçek Muhabir, Gerçek Gazetecilik</description>
	<image>
		<title>Gerçek Muhabir | Güncel Son Dakika Haberleri |</title>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/</link>
		<url>https://www.gercekmuhabir.com/images/banner/Gercek-Muhabir-Anasayfa-Logo11-190.90_1.jpg</url>
	</image>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/disk-genel-merkezi-nin-ankara-ya-tasinmasina-karsi-acilan-h162514.html</link>
		<title>DİSK Genel Merkezi&amp;#039;nin Ankara&amp;#039;ya taşınmasına karşı açılan dava reddedildi</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Nakliyat-İş Sendikası tarafından DİSK Genel Merkezi&#039;nin Ankara&#039;ya taşınmasına ilişkin olarak DİSK Genel Kurulu&#039;nda alınan karara karşı açılan dava reddedildi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">DİSK'in davaya ilişkin olarak sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "DİSK’in Genel Merkezinin Ankara’ya taşınmasına ilişkin olarak Nakliyat-İş Sendikası tarafından açılan dava, mahkeme tarafından reddedilmiştir. Mahkemenin verdiği bu kararla birlikte, DİSK’in yetkili organları tarafından alınan Genel Merkezin Ankara’ya taşınması kararının hukuka uygun olduğu bir kez daha tescillenmiştir" denildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DİSK Genel Başkan Yardımcısı ve Genel-İş Başkanı Remzi Çalışkan da davaya ilişkin olarak yaptığı açıklamada, "Mahkemenin verdiği bu karar, DİSK’in en yetkili karar organı olan Genel Kurulun iradesinin esas olduğunu ve bu doğrultuda alınan kararların hukuka uygunluğunu bir kez daha teyit etmiştir. Böylece, Genel Merkezin Ankara’ya taşınmasına ilişkin hukuki tartışma da yargı kararıyla sonuçlanmış ve konu açıklığa kavuşmuştur" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Çalışkan, şunları kaydetti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"DİSK Genel Merkezinin Ankara’ya taşınması yönündeki irade yeni bir karar değildir. Bu doğrultudaki ilk karar, DİSK’in Haziran 1980’de gerçekleştirilen 7. Genel Kurulunda alınmıştır. Daha sonra, 2020 yılında gerçekleştirilen 16. Genel Kurulda, Genel-İş Sendikası tarafından sunulan önergenin Genel Kurul tarafından kabul edilmesiyle, DİSK Genel Merkezinin Ankara’ya taşınmasına ilişkin irade bir kez daha açık ve tartışmasız biçimde ortaya konulmuştur. Dolayısıyla bugün uygulamaya geçirilen karar; DİSK Genel Kurullarında ortaya çıkan iradenin ve Konfederasyonun yetkili organları tarafından alınan kararların hayata geçirilmesinden ibarettir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Mahkemenin ret kararı da, DİSK Genel Kurullarının iradesini, Konfederasyonun yetkili organlarının kararlarını ve bunların hukuka uygunluğunu bir kez daha yargı kararıyla tescillemiştir. DİSK, geçmişten bugüne Genel Kurullarında ortaya çıkan ortak iradeye, tüzüğüne, hukuka ve demokratik ilkelere bağlı kalarak emek, demokrasi ve adalet mücadelesini kararlılıkla sürdürmeye devam edecektir."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 30 Jun 26 15:45:26 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/disk-genel-merkezi-nin-ankara-ya-tasinmasina-karsi-acilan-h162514.html">DİSK Genel Merkezi&amp;#039;nin Ankara&amp;#039;ya taşınmasına karşı açılan dava reddedildi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/10-ekim-ankara-gar-katliami-davasi-suriyede-yakalanip-turkiyeye-getirilen-sanigin-hatayda-yakalanan-aracta-parmak-izi-tespit-edildi-h162513.html</link>
		<title>10 Ekim Ankara Gar Katliamı davası Suriyede yakalanıp Türkiyeye getirilen sanığın Hatayda yakalanan araçta parmak izi tespit edildi</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[10 Ekim Gar Katliamı davasında 16 sanık yönünden ayrılan dosyanın duruşmasında Suriye’de yakalandıktan sonra ilk kez mahkeme huzuruna çıkan terör örgütü IŞİD üyesi sanık Ömer Deniz Dündar, savunma yaptı. Müşteki avukatlarından Senem Doğanoğlu, dosyaya 15 Haziran’da yeni giren delile göre, &quot;2017 yılında Hatay’da canlı bomba eylemi yapmadan önce yakalanan araçta terör örgütü IŞİD üyesi Şahap Barış ile birlikte Dündar’ın parmak izinin tespit edildiğini&quot; açıkladı. Söz konusu durum hakkındaki soruya Dündar, &quot;Bu imkansız, bilmiyorum&quot; yanıtını verdi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">10 Ekim Ankara Tren Garı saldırısı davasında mahkeme, tutuklu 10 sanığın ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına karar vermiş ve ayrı ayrı suçlardan 101 ve 379 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alan Erman Ekici hakkında ise insanlığa karşı işlenen suçlardan beraat kararı vermişti. Yakalanmayan 16 sanık hakkındaki dosya ise ayrılmıştı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Katliamın firari sanıklarından Ömer Deniz Dündar ise MİT’in Suriye’de yaptığı operasyon sonucunda mayıs ayında yakalanarak Türkiye'ye getirilmişti.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gar katliamının firari sanıklar yönünden ayrılan dosyasının Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde açılan davasının duruşmasına devam edildi. Duruşmaya 10 Ekim’de yaralananlar ve yakınlarını kaybedenlerin yakınları katıldı. Duruşmada Suriye’de yakalanan tutuklu sanık Dündar da hazır edildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DURUŞMADA KISA SÜRELİ GERGİNLK</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Duruşma başladığında Mahkeme Başkanı’nın sesini duymadıklarını ifade eden ailelere, Başkan, "Hastayım, sesim bu kadar çıkıyor. Mikrofon da temin edemeyiz" yanıtını verdi. Bunun üzerine aileler tepki gösterince geçici heyet olarak duruşmayı yürüttüğünü ifade eden Mahkeme Başkanı, "Benimle tartışmayın, çıkın" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kısa süren tartışmanın ardından duruşma başladı. Mahkeme, Hatay Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki Ömer Deniz Dündar’ın yargılandığı davalar ile huzurda görülen davanın birleştirildiğini bildirdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dündar’ın "etkin pişmanlık" kapsamında 18 Haziran’da ifade verdiği ve terör örgütü IŞİD üyesi 21 kişiyi teşhis ettiği bildirildi. Duruşmada savunma yapan Dündar, "Bütün iyi niyetimle bildiklerimi anlattım. 21 kişi değil 90’a yakın kişi tespit ettim. Hatay'daki suçlamaları ise reddediyorum, Hatay’da canlı bomba eylemi yapmak üzere 2017 yılında yakalanan IŞİD üyeleri ve aracına dair bilgim yok. Kemerde çıkan parmak izi hakkında da bilgim yok" iddialarını öne sürdü.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"ŞEHADET KEMERİNİ BAĞLARKEN TUTMAMI İSTEDİ" SAVUNMASI</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Müşteki avukatı Senem Doğanoğlu’nun "Türkiye’ye karşı 2017 tarihinde bir eylem gerçekleştirileceğine yönelik istihbari bilgi alınıyor ve iki canlı bomba yakalanıp etkisiz hale getiriliyor. Birinin kemerindeki bantlarda parmak izinin çıktığını" sorması üzerine Dündar, "Ahmet Güneş, Abdülhakim kod adlı dini eğitimler veren kişinin çok eski zamanlarla kendisine misafir olduğumda şehadet kemerini bağlarken tutmamı istedi. Böyle bir şey olacağını bilseydim tutmazdım. Amerika ya da koalisyon güçlerinin kendisine bir şey yapma ihtimalinden dolayı böyle bir kemer hazırladı kendisine. Örgütte öğrenmiştir bomba yapmayı" yanıtı verdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"EYLEMLERİ MUSTAFA DOKUMACI, AHMET GÜNEŞ VE YUNUS DURMAZ PLANLARDI"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Hazırladığı kemer Hatay’da yakalanıyor, buna ilişkin bilgin var mı" sorusunu Dündar sorusunu da şöyle yanıtladı:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Buna ilişkin bilgim yok. Patlayıcı birimde görev almadım. Benim görevim kamplarda Spor eğitimi vermekti. Ben 2014’ün 8'inci ayında Mustafa Dokumacı aracılığıyla örgüte katıldım. Yunus Durmaz’dan eğitim aldım. 2017 yılında ben İdlip’teydim o zaman HTŞ yönetimdeydi. Ben küçük çatışmalara girdim PKK ile. Hatay’da araçta yakalananların hiçbirini tanımıyorum, bana fotoğrafları gösterilmedi saldırıyı yapanlar. Eylemleri Mustafa Dokumacı, Ahmet Güneş ve Yunus Durmaz planladı. 2014 yılında örgüte katıldığımda hafif silah eğitimi ve spor eğitimi aldım. Mustafa Dokumacı bana 'Ammar' kod adını verdi. Ben Suriye’de olduğum için örgütün Türkiye’deki faaliyetlerine dair bilgim yok. Gar patlaması olduğunda ben Suriye’deydim. Böyle bir eylemden de haberim yoktu. HTŞ’nin hapishanelerinde 5 yıl kaldım."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">SANIK DÜNDAR’IN AVUKATININ TAHLİYE TALEBİNE SALONDAN TEPKİ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dündar’ın avukatı da savunmasında, "Müvekkilimin saldırıya dair bir dahli yoktur, buna ilişkin delili de yoktur. Türkiye’de müvekkilim bir saldırıya da katılmamıştır. Müvekkilimin delilleri karartma ihtimali yoktur, tutukluluğunun devamını gerektirecek bir durum yoktur, adli kontrol ile yargılanmasına devam edilebilir" ifadelerini kullandı. Duruşmayı takip eden aileler, avukatın savunmasına ve tahliye talebine tepki gösterdi.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İdlip Cezaevi’nden getirildiğini söyleyen Dündar’a müşteki avukatı Senem Doğanoğlu, "13 Mayıs-20 Mayıs arasında nerede kaldınız? 20 Mayıs’ta tutuklama kararı çıktı hakkınızda. Bu süreçte nerede kaldınız" sorusuna Dündar, "Milli istihbarata ait bir yerde kaldığımı düşünüyorum" yanıtını verdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Mustafa Dokumacı aracılığı ile Valentina Slobodjanjuk isimli bir örgüt üyesi ile evlendirildiğini belirten Dündar, "Eylül’de Türkiye’ye geldi ve evlendik. Kasım 2013 ile Ağustos 2014 arasında biz Suriye’ye gidene kadar Dokumacı kurdu iletişimi Suriye ile hep. Canlı bomba gönüllülükle olur. Saldırıyı yapan Yunus Emre Doğmacı’yı tanıyorum o da Dokumacı grubundan" diye konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Mustafa Dokumacı öldüğünde "geçici Emir' olarak görevlendirildiği belirtilen Dündar, "2015 Ocak öncesi eğitim verirdi, özel Timin başındaydı Yunus Durmaz. Erman Ekici’yi de örgütte eğitim kampında gördüm" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"PARMAK İZİ" TESPİTİNE İTİRAZ: "BU İMKANSIZ"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Avukat Doğanoğlu, dosyaya 15 Haziran’da yeni giren delile göre, "2017 yılında Türkiye sınırlarında olan ve Hatay’da yakalanan araçta terör örgütü IŞİD üyesi Şahap Barış ile birlikte Dündar’ın parmak izinin tespit edildiğini" açıkladı. Söz konusu durum hakkındaki soruya Dündar, "Bu imkansız, bilmiyorum" yanıtını verdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Etkin pişmanlık" ifadesinde Rahip Brunson, Türkiye LGBTİ ve Ekrem İmamoğlu eylem planları" sorulan Dündar, "Dokumacı karar veriyor, kendisi Türkiye’yi takip eden ve iyi bilen biri. O öneriyor eylemleri. Ben bomba eğitimi almadım. Ben Türkiye Cumhuriyeti’ne karşı hiçbir zaman bir suç işlemedim. Böyle de bir kapasitem yok benim" açıkalmasında bulundu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Duruşmaya bir saat ara verildi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 30 Jun 26 15:25:27 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/10-ekim-ankara-gar-katliami-davasi-suriyede-yakalanip-turkiyeye-getirilen-sanigin-hatayda-yakalanan-aracta-parmak-izi-tespit-edildi-h162513.html">10 Ekim Ankara Gar Katliamı davası Suriyede yakalanıp Türkiyeye getirilen sanığın Hatayda yakalanan araçta parmak izi tespit edildi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/yanki-bagcioglundan-askeri-saglik-sistemi-aciklamasi-milli-guvenlik-zorunlulugu-h162512.html</link>
		<title>Yankı Bağcıoğlu&apos;ndan Askeri Sağlık Sistemi açıklaması: Milli güvenlik zorunluluğu</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[CHP&#039;li emekli Tümamiral Yankı Bağcıoğlu, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli&#039;nin grup toplantısında dile getirdiği Askeri Sağlık Sistemi konusunu 30 aydır gündeme getirdiğini belirterek, &quot;Umarım bu sefer sonuca ulaşılır, Askeri Sağlık Sistemi&#039;nin yeniden tesisi bir tercih değil, milli güvenlik zorunluluğudur&quot; ifadesini kullandı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">CHP'li emekli Tümamiral Yankı Bağcıoğlu, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin grup toplantısında dile getirdiği Askeri Sağlık sistemi'ne ilişkin olarak sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, "30 aydır gündeme getirdiğimiz konu, umarım bu sefer sonuca ulaşılır. Ciddi bir milli güvenlik sorunu" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bağcıoğlu, 2016 yılında dünyanın en çok harekat yapan ordusunun sağlık sisteminin kaldırıldığına, bu nedenle harekât sahasında muharip-sağlık personeli uyumu, kurumsal kültür, çatışmada tıbbi müdahale tecrübesinin kaybolduğuna, asker hastanelerinin ve askeri sağlıkta dünya çapındaki GATA'nın yok edildiğine dikkati çekti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bağcıoğlu, 32 NATO üyesi ülkede sadece Türkiye ve İzlanda'da Askeri Sağlık Sistemi olmadığına işaret ederek, "Türkiye açısından çıkarılması gereken ders nettir. Askeri Sağlık Sistemi'nin yeniden tesisi bir tercih değil, milli güvenlik zorunluluğudur. Askeri Sağlık Sistemi yalnızca yaralı tedavi eden bir yapı değildir; muharebe gücünü koruyan, personelin yeniden göreve dönmesini sağlayan ve ordunun savaşma azmini sürdüren stratejik bir kuvvet unsurudur" değerlendirmesinde bulundu.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 30 Jun 26 15:08:55 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/yanki-bagcioglundan-askeri-saglik-sistemi-aciklamasi-milli-guvenlik-zorunlulugu-h162512.html">Yankı Bağcıoğlu&apos;ndan Askeri Sağlık Sistemi açıklaması: Milli güvenlik zorunluluğu</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/tuik-mayis-ayinda-ihracat-ve-ithalat-cift-haneli-geriledi-h162511.html</link>
		<title>TÜİK: Mayıs ayında ihracat ve ithalat çift haneli geriledi</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[Türkiye İstatistik Kurumu&#039;nun (TÜİK) verisine göre, ihracat geçen yılın aynı ayına göre mayıs ayında yüzde 9,5 azalırken, ithalat ise yüzde 10,8 azaldı. Aynı dönemde dış ticaret açığı ise yüzde 15,6 azalışla 5 milyar 610 milyon dolara geriledi. ]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">TÜİK, mayıs ayına ilişkin Dış Ticaret İstatistikleri'ni açıkladı. Buna göre, genel ticaret sistemine göre ihracat mayısta geçen yılın aynı ayına göre yüzde 9,5 azalarak 22 milyar 461 milyon dolar, ithalat ise yüzde 10,8 azalarak 28 milyar 71 milyon dolar oldu. Aynı dönemde dış ticaret açığı yüzde 15,6 azalarak 5 milyar 610 milyon dolara gerilerken, ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 80'e yükseldi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">OCAK-MAYIS DÖNEMİNDE İHRACAT VE İTHALAT ARTTI</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TÜİK ile Ticaret Bakanlığı iş birliğiyle hazırlanan geçici dış ticaret verilerinde, genel ticaret sistemine göre ihracat 2026 yılı Ocak-Mayıs döneminde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 0,2 artarak 111 milyar 118 milyon dolar, ithalat ise yüzde 1,1 artarak 153 milyar 834 milyon dolar olarak gerçekleşti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ocak-Mayıs döneminde dış ticaret açığı yüzde 3,6 artışla 42 milyar 716 milyon dolara yükselirken, ihracatın ithalatı karşılama oranı geçen yılın aynı dönemindeki yüzde 72,9 seviyesinden yüzde 72,2'ye geriledi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ENERJİ VE ALTIN HARİÇ DIŞ TİCARET AÇIĞI 525 MİLYON DOLAR OLDU</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Mayıs ayında enerji ürünleri ve parasal olmayan altın hariç ihracat yüzde 11,5 azalarak 20 milyar 500 milyon dolara, ithalat ise yüzde 16,2 azalarak 21 milyar 25 milyon dolara geriledi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Enerji ürünleri ve parasal olmayan altın hariç dış ticaret açığı 525 milyon dolar olurken, dış ticaret hacmi yüzde 13,9 azalışla 41 milyar 525 milyon dolar olarak gerçekleşti. Aynı dönemde enerji ve altın hariç ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 97,5 oldu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İMALAT SANAYİSİ İHRACATTAKİ AĞIRLIĞINI KORUDU</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ekonomik faaliyetlere göre mayıs ayında imalat sanayisinin toplam ihracattaki payı yüzde 94,5, tarım, ormancılık ve balıkçılık sektörünün payı yüzde 3,3, madencilik ve taş ocakçılığı sektörünün payı ise yüzde 1,6 olarak hesaplandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ocak-Mayıs döneminde ise imalat sanayisinin payı yüzde 93,8, tarım, ormancılık ve balıkçılık sektörünün payı yüzde 3,8, madencilik ve taş ocakçılığı sektörünün payı yüzde 1,7 oldu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İthalatta geniş ekonomik gruplar sınıflamasına göre mayıs ayında ara mallarının payı yüzde 72,7, sermaye mallarının payı yüzde 13,4 ve tüketim mallarının payı yüzde 13,8 olarak gerçekleşti. Ocak-Mayıs döneminde ise ara mallarının payı yüzde 71,5, sermaye mallarının payı yüzde 13,9 ve tüketim mallarının payı yüzde 14,1 oldu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">EN FAZLA İHRACAT ALMANYA'YA, İTHALAT İSE RUSYA FEDERASYONU'NA YAPILDI</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Mayıs ayında en fazla ihracat 1 milyar 714 milyon dolarla Almanya'ya yapıldı. Almanya'yı 1 milyar 520 milyon dolarla ABD, 1 milyar 380 milyon dolarla Birleşik Krallık, 1 milyar 144 milyon dolarla İtalya ve 922 milyon dolarla İspanya izledi. İlk beş ülkeye yapılan ihracat, toplam ihracatın yüzde 29,7'sini oluşturdu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ocak-Mayıs döneminde de ihracatta ilk sırada 9 milyar 276 milyon dolarla Almanya yer aldı. Almanya'yı ABD, Birleşik Krallık, İtalya ve Fransa takip etti. İlk beş ülkenin toplam ihracattaki payı yüzde 30,2 olarak hesaplandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Mayıs ayında ithalatta ilk sırayı 3 milyar 758 milyon dolarla Rusya Federasyonu aldı. Bu ülkeyi Çin, Almanya, ABD ve İtalya izledi. İlk beş ülkeden yapılan ithalat, toplam ithalatın yüzde 40,9'unu oluşturdu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ocak-Mayıs döneminde ise ithalatta ilk sırada 21 milyar 35 milyon dolarla Çin yer aldı. Çin'i Rusya Federasyonu, Almanya, ABD ve İsviçre takip etti. İlk beş ülkeden yapılan ithalatın toplam ithalattaki payı yüzde 41,2 oldu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MEVSİM ETKİLERİNDEN ARINDIRILMIŞ İTHALAT VE İHRACAT GERİLEDİ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış verilere göre mayıs ayında bir önceki aya kıyasla ihracat yüzde 0,8, ithalat ise yüzde 1,9 azaldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Takvim etkilerinden arındırılmış verilere göre ise mayıs ayında geçen yılın aynı ayına göre ihracat yüzde 4,8, ithalat yüzde 4,3 arttı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">YÜKSEK TEKNOLOJİ ÜRÜNLERİNİN İHRACATTAKİ PAYI YÜZDE 3,1 OLDU</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ISIC Rev.4 sınıflamasına göre mayıs ayında imalat sanayi ürünlerinin toplam ihracattaki payı yüzde 94,5 olurken, yüksek teknoloji ürünlerinin imalat sanayi ihracatı içindeki payı yüzde 3,1 olarak gerçekleşti. Ocak-Mayıs döneminde bu oran yüzde 3,4 oldu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Mayıs ayında imalat sanayi ürünlerinin toplam ithalattaki payı yüzde 77,1, yüksek teknoloji ürünlerinin imalat sanayi ithalatı içindeki payı ise yüzde 11,8 olarak hesaplandı. Ocak-Mayıs döneminde bu paylar sırasıyla yüzde 79,0 ve yüzde 11,9 oldu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ÖZEL TİCARET SİSTEMİNDE DE İHRACAT VE İTHALAT GERİLEDİ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Özel ticaret sistemine göre mayıs ayında ihracat geçen yılın aynı ayına göre yüzde 8,9 azalarak 20 milyar 634 milyon dolar, ithalat ise yüzde 10 azalarak 26 milyar 389 milyon dolar olarak gerçekleşti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bu dönemde dış ticaret açığı yüzde 13,6 azalarak 5 milyar 756 milyon dolara gerilerken, ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 78,2'ye yükseldi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Özel ticaret sistemine göre Ocak-Mayıs döneminde ihracat yüzde 1 artarak 101 milyar 934 milyon dolar, ithalat yüzde 2,1 artarak 145 milyar 583 milyon dolar oldu. Aynı dönemde dış ticaret açığı yüzde 4,7 artarak 43 milyar 649 milyon dolara yükselirken, ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 70,8'den yüzde 70'a geriledi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 30 Jun 26 14:40:14 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/tuik-mayis-ayinda-ihracat-ve-ithalat-cift-haneli-geriledi-h162511.html">TÜİK: Mayıs ayında ihracat ve ithalat çift haneli geriledi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/dunya/katar-abd-ile-iran-arasinda-dohada-planlanan-bir-gorusme-yok-h162510.html</link>
		<title>Katar: ABD ile İran arasında Doha&apos;da planlanan bir görüşme yok</title>
		<category><![CDATA[dunya]]></category>
		<description><![CDATA[Katar: ABD ile İran arasında Doha&#039;da planlanan bir görüşme yok
Dış, ANKARA
30.06.2026 13:52 ~ 30.06.2026 13:52

Katar Dışişleri Bakanlığı, ABD Başkanı Donald Trump&#039;ın Özel Temsilcisi Steve Witkoff ile Başkan&#039;ın damadı Jared Kushner&#039;in arabulucularla görüşmek üzere Katar&#039;da bulunduğu, ancak ABD ile İran arasında Doha&#039;da bir görüşme planlanmadığını açıkladı.

(ANKARA) - Katar Dışişleri Bakanlığı, ABD Başkanı Donald Trump&#039;ın Özel Temsilcisi Steve Witkoff ile Başkan&#039;ın damadı Jared Kushner&#039;in arabulucularla görüşmek üzere Katar&#039;da bulunduğu, ancak ABD ile İran arasında Doha&#039;da bir görüşme planlanmadığını açıkladı.

Katar Dışişleri Bakanlığı&#039;ndan yapılan açıklamada, ABD Başkanı Donald Trump&#039;ın Özel Temsilcisi Steve Witkoff ile Başkan&#039;ın damadı Jared Kushner&#039;in, arabulucularla görüşmek ve müzakere sürecini değerlendirmek üzere Katar&#039;da bulunduğu ifade edildi. Açıklamada, Witkoff ve Kushner&#039;in şu aşamada İranlı yetkililerle doğrudan bir görüşme gerçekleştirmeyeceği belirtildi.

Tahran ise bu hafta Katar&#039;a teknik heyetini gönderirken; İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bakei, bunun ABD’li yetkililerin ziyaretiyle hiçbir ilgisi olmadığını ve iki taraf arasında herhangi bir görüşme planlanmadığını söyledi. Bakei, &#039;Gelecek günlerde Amerikan tarafıyla hiçbir düzeyde müzakere toplantısı yapmayacağız&#039; dedi.&quot;

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan da sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada, ABD&#039;nin de yükümlülüklerini yerine getirmesi şartıyla İran&#039;ın mutabakat kapsamındaki taahhütlerine bağlı kalacağını belirtmişti. İran, ABD’nin dondurulmuş İran varlıklarını serbest bırakma taahhüdünü yerine getimediğini ifade ediyor.

Açıklamalar ABD ve İran&#039;dan müzakere heyetlerinin bugün Doha&#039;ya gelmesinin beklendiği yönündeki haberlerin ardından geldi. ABD Başkanı Donald Trump da bugün Doha’da İran tarafının talebi üzerine bir görüşme yapılacağını ileri sürmüştü.

ABD merkezli Axios haber sitesi, Beyaz Saray kaynaklarına dayandırdığı haberinde, Witkoff ve Kushner&#039;in Doha&#039;da Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman Al Sani ile bir araya gelerek İran&#039;ın nükleer programına ilişkin olası anlaşmayı ele alacağını bildirmişti.

Habere göre iki ABD&#039;li yetkili, Katar yönetiminin diğer temsilcileriyle de görüşmeler yapacak. ABD ve İran heyetlerinin de yarın Katar ve Pakistanlı arabulucular aracılığıyla ayrı ayrı müzakereler yürütmesi planlanıyor.

Washington ile Tahran arasında tansiyon haftasonu Hürmüz Boğazı’ndan geçişlerle ilgili anlaşmazlıklar nedeniyle yeniden yükseldi. Hürmüz Boğazı&#039;nın güvenliği ve küresel enerji arzına ilişkin endişeler, bölgedeki gelişmeleri yeniden uluslararası gündemin üst sıralarına taşıdı.

Taraflar arasında imzalanan mutabakat zaptının uygulanması için 60 günlük bir süre öngörülmesine rağmen, karşılıklı olarak anlaşmanın ihlal edildiği yönündeki suçlamalar, gerilimin azaltılmasına yönelik süreci sekteye uğratabileceği endişelerini artırıyor.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Katar Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, ABD Başkanı Donald Trump'ın Özel Temsilcisi Steve Witkoff ile Başkan'ın damadı Jared Kushner'in, arabulucularla görüşmek ve müzakere sürecini değerlendirmek üzere Katar'da bulunduğu ifade edildi. Açıklamada, Witkoff ve Kushner'in şu aşamada İranlı yetkililerle doğrudan bir görüşme gerçekleştirmeyeceği belirtildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tahran ise bu hafta Katar'a teknik heyetini gönderirken; İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bakei, bunun ABD’li yetkililerin ziyaretiyle hiçbir ilgisi olmadığını ve iki taraf arasında herhangi bir görüşme planlanmadığını söyledi. Bakei, 'Gelecek günlerde Amerikan tarafıyla hiçbir düzeyde müzakere toplantısı yapmayacağız' dedi."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan da sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada, ABD'nin de yükümlülüklerini yerine getirmesi şartıyla İran'ın mutabakat kapsamındaki taahhütlerine bağlı kalacağını belirtmişti. İran, ABD’nin dondurulmuş İran varlıklarını serbest bırakma taahhüdünü yerine getimediğini ifade ediyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Açıklamalar ABD ve İran'dan müzakere heyetlerinin bugün Doha'ya gelmesinin beklendiği yönündeki haberlerin ardından geldi. ABD Başkanı Donald Trump da bugün Doha’da İran tarafının talebi üzerine bir görüşme yapılacağını ileri sürmüştü.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ABD merkezli Axios haber sitesi, Beyaz Saray kaynaklarına dayandırdığı haberinde, Witkoff ve Kushner'in Doha'da Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman Al Sani ile bir araya gelerek İran'ın nükleer programına ilişkin olası anlaşmayı ele alacağını bildirmişti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Habere göre iki ABD'li yetkili, Katar yönetiminin diğer temsilcileriyle de görüşmeler yapacak. ABD ve İran heyetlerinin de yarın Katar ve Pakistanlı arabulucular aracılığıyla ayrı ayrı müzakereler yürütmesi planlanıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Washington ile Tahran arasında tansiyon haftasonu Hürmüz Boğazı’ndan geçişlerle ilgili anlaşmazlıklar nedeniyle yeniden yükseldi. Hürmüz Boğazı'nın güvenliği ve küresel enerji arzına ilişkin endişeler, bölgedeki gelişmeleri yeniden uluslararası gündemin üst sıralarına taşıdı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Taraflar arasında imzalanan mutabakat zaptının uygulanması için 60 günlük bir süre öngörülmesine rağmen, karşılıklı olarak anlaşmanın ihlal edildiği yönündeki suçlamalar, gerilimin azaltılmasına yönelik süreci sekteye uğratabileceği endişelerini artırıyor.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 30 Jun 26 14:22:06 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/dunya/katar-abd-ile-iran-arasinda-dohada-planlanan-bir-gorusme-yok-h162510.html">Katar: ABD ile İran arasında Doha&apos;da planlanan bir görüşme yok</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/disk-ar-raporuna-gore-genis-tanimli-issiz-sayisi-12-milyon-627-bin-kisiye-ulasti-h162509.html</link>
		<title>DİSK-AR raporuna göre, geniş tanımlı işsiz sayısı 12 milyon 627 bin kişiye ulaştı</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[DİSK-AR&#039;ın yayımladığı rapora göre Türkiye&#039;de geniş tanımlı işsiz sayısı 12 milyon 627 bin kişiye, geniş tanımlı işsizlik oranı ise yüzde 31&#039;e ulaştı. Rapora göre, gençlerde dar tanımlı işsizlik oranı 14,8, genç kadınlarda yüzde 21,8 oldu. ]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Merkezi (DİSK-AR), haziran ayına ilişkin ikinci "İşsizliğin Görünümü Raporu"nu yayımladı.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) 30 Haziran 2026’da açıkladığı Mayıs 2026 Hanehalkı İşgücü Araştırması (HİA) sonuçları üzerinden hazırlanan raporda, TÜİK’in mevsim etkisinden arındırılmış dar tanımlı işsizlik oranını yüzde 8,2, geniş tanımlı işsizlik oranını ise yüzde 31 olarak açıkladığı belirtildi. Raporda, TÜİK verilerine göre Türkiye genelinde 15 ve daha yukarı yaştaki nüfusta mevsim etkisinden arındırılmış dar tanımlı işsiz sayısının, 2026 yılı Mayıs ayında 2 milyon 883 bin olduğu ifade edildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DİSK-AR tarafından hesaplanan geniş tanımlı işsiz sayısının ise 12 milyon 627 bin olarak gerçekleştiği belirtilen raporda, şu ifadeler kaydedildi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Geniş tanımlı işsizlik ile dar tanımlı işsizlik arasında uçurum artıyor. Mayıs 2024’te 3 milyon 32 bin olan dar tanımlı işsiz sayısı Mayıs 2025’te 2 milyon 978 bin ve Mayıs 2026’da 2 milyon 883 bin oldu. Dar tanımlı (standart) işsizlik her ne kadar gerilese de geniş tanımlı işsizlik bu dönemde de tırmandı. Mayıs 2024’te 9 milyon 919 bin olan geniş tanımlı işsiz sayısı Mayıs 2025’te 12 milyon 341 bine ve Mayıs 2026’da 12 milyon 627 bine yükseldi. Böylece dar tanımlı ve geniş tanımlı işsizlik arasındaki makas hızla açıldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"TÜRKİYE'DE 5,5 MİLYON KİŞİ, ÇALIŞMAK İSTEMESİNE RAĞMEN İŞ BULAMIYOR"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Mayıs 2024’te yüzde 8,4 olan dar tanımlı işsizlik oranı Mayıs 2025’te yüzde 8,4 ve Mayıs 2026’da yüzde 8,2 olarak açıklandı. Mayıs 2024’te yüzde 24,9 olan geniş tanımlı işsizlik oranı ise Mayıs 2026’da yüzde 31’e yükseldi. Geniş tanımlı işsiz sayısında bir yıllık artış 286 bin iki yıllık artış 2 milyon 708 bin oldu. Zamana bağlı eksik istihdam kapsamındaki artış hızla sürüyor. Haftalık 40 saatten daha az çalışan ve imkânı olması durumunda daha çok çalışmayı isteyenlerin, zamana bağlı eksik istihdam edilenlerin sayısı son iki yılda 3 milyondan 4,3 milyona yükselerek 1,3 milyon kişi arttı. Zamana bağlı eksik istihdamdaki artış geçim sıkıntısının sonucu olarak ortaya çıkıyor. Potansiyel işgücü sayısı son 2 yılda 1,6 milyon kişi artarak 3,9 milyondan 5,5 milyona yükseldi. Başka bir ifadeyle Mayıs 2026 itibarıyla Türkiye’de 5,5 milyon kişi, çalışmak istemesine rağmen iş bulamıyor. Görüldüğü gibi dar tanımlı işsizlik dışındaki bütün işsizlik türleri yükseliyor. Bu sebeple dar tanımlı işsizlik sınırlı bir çerçeveye sahip ve işgücü piyasalarını anlamak için yetersizdir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kadınlarda işsizlik tüm türlerde erkeklerden daha yüksek seyretmeye devam ediyor. Gençlerde dar tanımlı işsizlik oranı 14,8 iken genç kadınlarda yüzde 21,8’dir. Mayıs 2026’da 2,4 milyon işsiz, işsizlik ödeneğinden yoksun kaldı."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 30 Jun 26 13:51:50 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/disk-ar-raporuna-gore-genis-tanimli-issiz-sayisi-12-milyon-627-bin-kisiye-ulasti-h162509.html">DİSK-AR raporuna göre, geniş tanımlı işsiz sayısı 12 milyon 627 bin kişiye ulaştı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/istanbulda-nato-parlamenter-zirvesi-protestosunda-gozaltina-alinan-89-kisi-serbest-birakildi-h162508.html</link>
		<title>İstanbul&apos;da NATO Parlamenter Zirvesi protestosunda gözaltına alınan 89 kişi serbest bırakıldı</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[İstanbul&#039;daki NATO Parlamenter Zirvesi&#039;ni protesto ettiği için gözaltına alınan 89 kişi, emniyet işlemlerinin ardından serbest bırakıldı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">İstanbul'da dün farklı noktalarda NATO Parlamenter Zirvesi'ni protesto eden Halkevleri, Devrimci Gençlik Dernekleri (DGD), Öğrenci Kolektifleri, Gençlik Komiteleri, Gençlik Komünleri ve Özgür Üniversite Hareketi üyelerinin aralarında bulunduğu 89 kişi gözaltına alınmıştı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Edinilen bilgiye göre, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü'ne götürülen 89 kişi, "2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'na muhalefet" suçundan ifadelerinin alınmasının ardından serbest bırakıldı.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 30 Jun 26 13:36:02 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/istanbulda-nato-parlamenter-zirvesi-protestosunda-gozaltina-alinan-89-kisi-serbest-birakildi-h162508.html">İstanbul&apos;da NATO Parlamenter Zirvesi protestosunda gözaltına alınan 89 kişi serbest bırakıldı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/ibb-davasinda-59uncu-gun-basladimahkeme-ilk-durusmayi-9-temmuzda-bitirmeyi-hedefliyor-h162507.html</link>
		<title>İBB Davasında 59uncu gün başladı...Mahkeme, ilk duruşmayı 9 Temmuzda bitirmeyi hedefliyor</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[İBB Davası’nın 59’uncu gününde söz alan Ekrem İmamoğlu, yargılama takvimine ilişkin mahkeme heyetine değerlendirmelerde bulundu. Mahkeme Başkanı ise ilk celsenin 9 Temmuz’da tamamlanmasının hedeflendiğini açıkladı. Duruşma, Medya A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun’un savunmasıyla devam ediyor.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">CHP’nin cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da arasında bulunduğu 59'u tutuklu, 414 sanıklı İBB Davası’nın duruşması, 59’uncu gününde, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Silivri’deki Marmara Kapalı Cezaevi’nin 1 No’lu Duruşma Salonu’nda devam ediyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tutuklu sanıklar saat 11.00 itibarıyla alkışlarla salona girdi. Savunma sırası gelen Murat Ongun, izleyici sıralarından "Murat Ongun oley" tezahüratı ve alkışlarla karşılandı. Ongün da izleyicilere el sallayarak "Hepiniz hoş geldiniz, bugün çok güzel bir gün olacak" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ekrem İmamoğlu salona giriş yaptığı sırada izleyiciler tarafından "Cumhurbaşkanı İmamoğlu" ve "Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz" sloganlarıyla karşılandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tutuklu sanıklar, avukatları, gazeteciler, izleyiciler ve mahkeme heyeti yerlerini aldı. Duruşma saat 11.10’da başladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Duruşmada bugün ilk olarak, Medya AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun savunma yapacak .Ongun, savunmasına geçmeden İmamoğlu söz aldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İmamoğlu, mahkeme heyeti ile avukatlar arasında bir gün önce yapılan takvim değerlendirmelerine değinerek, savunma sürecinin planlanan sürede tamamlanmasının önemine dikkati çekti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İmamoğlu, hedeflenen sürenin görüldüğünü ancak gelinen aşamada kalan sanıkların kapsamlı savunmalarının bulunduğunu belirterek, takvimin buna göre değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"CUMA GÜNLERİ CEZAEVİNDEKİ TEK MESAI GÜNÜMÜZ"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Savunmaların cuma günlerine denk gelmemesi gerektiğini vurgulayan İmamoğlu, cezaevindeki iş ve işlemler açısından cuma günlerinin tek aktif mesai günü olduğunu ifade etti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bunun üzerine Mahkeme Başkanı, "Cumayı eklemeyeceğiz zaten" diyerek bu konuda heyetin kararını açıkladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"EN SON SAVUNMA HAKKIMI KULLANMAK İSTİYORUM"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İmamoğlu, yargılamanın niteliği ve iddianamenin kapsamı nedeniyle savunmasını en son yapmak istediğini hatırlatarak, bu talebini yineledi. İlk savunma aşamasında da benzer bir uygulama yapıldığını kaydeden İmamoğlu, aynı yöntemin sürdürülmesini talep etti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Mahkeme Başkanı ise bu konuda herhangi bir sakınca görmediklerini belirterek, "En son savunma yapmanız konusunda bizim açımızdan mahsur yok" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“DÖRT AYRI DOSYAM DAHA VAR”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İmamoğlu ayrıca farklı mahkemelerde görülen dört ayrı dosyasının bulunduğunu belirterek, olası duruşma çakışmalarında heyetten kolaylık talep edebileceklerini ifade etti ve .u süreçte amaçlarının davanın hızlı ve verimli tamamlanması olduğunu vurguladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Mahkeme Başkanı ise yargılamanın başlangıçta nisan sonunda tamamlanmasının planlandığını, ancak takvimin yaklaşık 2,5 ay sarktığını söyledi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Başkan, ilk celsenin üzerinden 9 Temmuz itibarıyla dört ay geçmiş olacağını belirterek, "Bir celse için dört aylık süre oldukça uzun" değerlendirmesinde bulundu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KALAN SAVUNMALAR İÇİN TAKVİM AÇIKLANDI</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Mahkeme heyeti, kalan savunmalar için de planlamayı açıkladı. Buna göre, bugün ve yarın Murat Ongun’un, perşembe günü ise Tuncay Yılmaz ve İnan Güney’in savunmaları alınacak.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Fatih Keleş'in savunmasına ise 6 Temmuz Pazartesi ve 7 Temmuz Salı günlerinin, 8 Temmuz Çarşamba ve 9 Temmuz perşembe günlerinin ise Ekrem İmamoğlu’nun savunmasına ayrılması planlandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Mahkeme Başkanı, savunmaların esas çerçevesinde tutulması halinde ilk celsenin bu takvim içinde tamamlanabileceğini söyledi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MURAT ONGUN, SAVUNMA YAPIYOR</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Duruşma, Murat Ongun’un savunmasıyla devam ediyor.</span></p>

<p></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 30 Jun 26 13:16:15 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/ibb-davasinda-59uncu-gun-basladimahkeme-ilk-durusmayi-9-temmuzda-bitirmeyi-hedefliyor-h162507.html">İBB Davasında 59uncu gün başladı...Mahkeme, ilk duruşmayı 9 Temmuzda bitirmeyi hedefliyor</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/aziz-ihsan-aktas-davasinin-karar-celsesinde-10uncu-gun-basladi-h162506.html</link>
		<title>Aziz İhsan Aktaş davasının karar celsesinde 10uncu gün başladı</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Aziz İhsan Aktaş suç örgütü iddiasıyla açılan ve İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Silivri’de yeni inşa edilen duruşma salonunda görülen, 7’si tutuklu 200 sanıklı davanın karar duruşmasının 10’uncu günü, eski Beşiktaş Belediyesi Destek Hizmetleri Müdürü Gülal Erdovan Anıl’ın savunmasıyla başladı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">İş insanı Aziz İhsan Aktaş’ın liderliğini yaptığı iddia edilen “çıkar amaçlı suç örgütü” ile bazı belediye başkanlarına rüşvet vererek ihaleleri organize ettiği iddiasıyla 7’si tutuklu 200 kişi hakkında İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nce açılan dava devam ediyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara ve Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin tutuklu olmak üzere 7 CHP’li belediye başkanının yargılandığı davanın karar celsesinin 10’uncu günü, Silivri’de yeni inşa edilen duruşma salonunda başladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Duruşmada eski Beşiktaş Belediyesi Destek Hizmetleri Müdürü Gülal Erdovan Anıl savunma yaptı. Bu dava kapsamında 22 Nisan’daki ara kararla tahliye edilen Anıl, şunları söyledi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Tutukluluğumun 370’inci gününde tahliye edilerek özgürlüğüme kavuştum. Elbette bu benim için çok kıymetliydi ancak bu durum tamamen suçsuz bir şekilde 1 yıl 5 gün cezaevinde yatmış olduğum gerçeğini değiştirmemektedir. İddia makamının mütalaasında benim suç örgütü üyesi olmadığımdan dolayı beraatıma karar verilmesi yönündeki görüşüne ve bazı eylemler yönünden tarafıma ceza verilmemesi yönündeki görüşüne aynen iştirak ediyorum.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sayın savcının tarafıma ceza isteminde bulunduğu tüm eylemlerde isnat edilen tüm suçlamaları reddediyorum. Ben daha önce kollukta, soruşturma savcısında ve sizlerin karşısında vermiş olduğum detaylı savunmalarımı aynen tekrar ederim. Tüm eylemler yönünden aynı suçlamalar adeta bir kopyala-yapıştır şekliyle tüm suçlamalara altlık edilmiştir. Destek hizmetleri müdürü olarak kamu görevinin gereğini yerine getirmem, atılı suçları işlediğimin kanıtı değildir. Ben ve arkadaşlarım yasaklı olduğu bilinen hiçbir firma ile sözleşme imzalamadık. Ekonomik ve mali yeterliliği olmayan hiçbir firmanın teklifini değerlendirmedik. Kanunun maddelerinin dışına çıkmadık. Yaklaşık maliyetin gizliliğini asla ihlal etmedik. Hiçbir yakınımız ihalelere katılmamıştır ya da hiç kimseden herhangi bir menfaat sağlamadık."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 30 Jun 26 13:00:28 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/aziz-ihsan-aktas-davasinin-karar-celsesinde-10uncu-gun-basladi-h162506.html">Aziz İhsan Aktaş davasının karar celsesinde 10uncu gün başladı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/chpden-12-yargi-paketine-serh-akp-mutlak-butlan-karariyla-iktidarini-garanti-altina-almaya-calisiyor-h162505.html</link>
		<title>CHPden 12. Yargı Paketi&apos;ne şerh: AKP, mutlak butlan kararıyla iktidarını garanti altına almaya çalışıyor</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[CHP, TBMM Adalet Komisyonu&#039;nda kabul edilen 12. Yargı Paketi&#039;ne muhalefet şerhi düştü. CHP&#039;ye yönelik mutlak butlan kararına dikkat çekilen şerhte, &quot;Karar, devletin tüm imkanlarını ve seçim takvimini siyasi ikbal doğrultusunda dizayn etme, potansiyel rakipleri yargısal manipülasyonlarla saf dışı bırakma ve mevcut iktidarı garanti altına alma arayışının bir ürünüdür. Otuz yıllık diplomaların iptal edilmesi, siyasi rakiplerin zindanlara mahkum edilmesi ve nihayetinde ana muhalefet partisine kayyım atanması girişimleri, iktidarın hükümranlığını bir gün daha uzatma inadının somut neticeleridir&quot; denildi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">CHP Aydın Milletvekili ve TBMM Adalet Komisyonu CHP Grup Sözcüsü Süleyman Bülbül, partisinin kamuoyunda 12. Yargı Paketi olarak bilinen&nbsp; Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’ne sunduğu muhalefet şerhini paylaştı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“'SEN GENEL BAŞKAN DEĞİLSİN, YERİNE BAŞKASINI ATADIM' DEMEK KABUL EDİLEMEZ"&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yargı mekanizmalarının siyasi mühendislik aracına dönüştürüldüğü belirtilen şerhte, “Cumhuriyet ile yaşıt köklü bir siyasi kurum olan Cumhuriyet Halk Partisi hakkında tesis edilen mutlak butlan kararı, hukuki güvenlik ilkesini tamamen ortadan kaldıran, açık ve tartışmasız biçimde siyasi saiklerle verilmiş bir hükümdür. Bir mahkemenin, demokratik usullerle seçilmiş olan Genel Başkan Özgür Özel’in meşruiyetini yok sayarak ‘Sen Genel Başkan değilsin, yerine başkasını atadım’ şeklinde bir tasarrufta bulunması kabul edilemez bir yetki aşımıdır. Ülkenin bir hukuk devleti olma iddiasını sürdürebilmesi, yargının bu tür anti-demokratik müdahalelerden menedilmesini zorunlu kılmaktadır” denildi.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">&nbsp;“YSK’NIN GERİ ÇEKİLMESİ TAHRİBATI KATMERLEŞTİRİYOR”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Mutlak butlan kararında mahkemelerin rolüne değinilen şerhte, “YSK’nın anayasal rolünü reddederek geri çekilmesi tahribatı katmerleştirmektedir. YSK, genel mahkemelerin siyasallaşmış HSK baskısıyla ürettiği bu siyasi kararlara karşı, "Burası seçim yargısının alanıdır, genel mahkemeler siyasi partilerin kurultay ve yönetim meşruiyetine müdahale edemez" diyerek net bir barikat örmek zorundaydı. YSK’nın bu hukuki tecavüze sessiz kalması, anayasal yetkilerini fiilen devretmesi ve kendi hukuk alanını korumaktan imtina etmesi anlamına gelir. Seçim yargısının bu pasif tutumu, iktidarın HSK eliyle dizayn ettiği genel mahkemeleri birer siyasi operasyon aygıtı olarak kullanmasının önünü açmıştır. Sonuç olarak; genel mahkemelerin seçim hukukuna ilişkin bir alanda ‘mutlak butlan’ gibi ağır bir kararla genel başkanlık makamını ve kurultay iradesini yok sayması hukuken yok hükmündedir” ifadeleri kullanıldı.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">&nbsp;“AKP, İKTİDARINI GARANTİ ALTINA ALMAYA ÇALIŞIYOR”&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">&nbsp;Şerhte mutlak butlan kararı eleştirilerek şu değerlendirmelere yer verildi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">&nbsp;“Söz konusu mutlak butlan kararı; devletin tüm imkanlarını ve seçim takvimini siyasi ikbal doğrultusunda dizayn etme, potansiyel rakipleri yargısal manipülasyonlarla saf dışı bırakma ve mevcut iktidarı garanti altına alma arayışının bir ürünüdür. Otuz yıllık diplomaların iptal edilmesi, siyasi rakiplerin zindanlara mahkum edilmesi ve nihayetinde ana muhalefet partisine kayyım atanması girişimleri, iktidarın hükümranlığını bir gün daha uzatma inadının somut neticeleridir. Her ne kadar mevcut siyasi iktidar tarafından 'Biz bu yargısal sürecin hiçbir yerinde yokuz' şeklinde beyanlarda bulunulsa da, bu kararın arkasında duran asıl siyasi irade ve mühendislik planı tüm açıklığıyla ortadan durmaktadır.”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“BÜYÜK BİR HUKUK KRİZİNE SÜRÜKLENİYOR”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Avrupa Parlamentosu’nun Haziran 2026 tarihli Türkiye Raporu’nun da Türkiye’de uzun süredir devam eden ve artık kurumsallaşan antidemokratik tutumunun, somut vakalar ve yapısal sapmalar üzerinden göz önüne seren bir ayna niteliğinde olduğuna dikkat çekilen şerhte, şu ifadelere yer verildi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“AP 2026 Raporu’nun ortaya koyduğu tablo; Türkiye’de yargı bağımsızlığının yok edildiği, anayasa ve uluslararası hukuk normlarının hiçe sayıldığı, muhalif liderlerin ve seçilmiş belediye başkanlarının cezaevine gönderilerek siyaset dışı bırakıldığı totaliter bir yönetim pratiğidir. Kopenhag Kriterleri’ni tamamen dışlayan bu antidemokratik tutum, Türkiye’nin AB üyelik sürecini kalıcı olarak rafa kaldırırken, ülkeyi hem içeride hem dışarıda büyük bir meşruiyet ve hukuk krizine sürüklemektedir.”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“YARGI, YÜRÜTMEYE BAĞIMLI HALE GELDİ”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Şerhin, sonuç kısmında şu değerlendirmelere yer verildi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Türkiye’de yargı düzeni, uzun süredir ‘reform’ adı altında yürütülen müdahalelerle kurumsal bütünlüğünü kaybetmiş, hukukun üstünlüğünü esas alan anayasal çerçeveden sistematik biçimde uzaklaştırılmıştır. Saray iktidarının Meclis’e getirdiği on bir yargı paketinin hiçbiri, demokratikleşmeyi, özgürlükleri veya temel hak güvencelerini güçlendiren bir sonuç üretmemiş; aksine her paket, siyasal denetimi genişleten, yargıyı yürütmeye bağımlı hale getiren ve yurttaşların hak arama yollarını daraltan düzenlemelerle somutlaşmıştır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“DÜZENLEMELER, TAHAKKÜM ARACI HALİNE GELMİŞTİR”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yargı Reformu Stratejisi, İnsan Hakları Eylem Planı ve benzeri belgeler, uygulanmayan, etkisiz ve sonuç üretmeyen metinler olarak kalmıştır. Siyasi iktidarın hukuk devleti anlayışı değişmediği için her düzenleme, reform değil tahakküm aracı haline gelmiştir. Bu süreçte Anayasa ve AİHM kararlarının sistematik biçimde uygulanmaması, normlar hiyerarşisinin fiilen ortadan kalktığını ve anayasal düzenin askıya alındığını göstermektedir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“SAVCILAR SİYASİ TAKVİME GÖRE HAREKET EDİYOR”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yargı bağımsızlığı, Hakimler ve Savcılar Kurulu’nun yapısı ve uygulamalarıyla ağır biçimde aşındırılmış; hukuka uygun karar veren hakimlerin sürgün niteliğindeki atamalarla cezalandırıldığı, savcıların siyasi takvime göre hareket ettiği bir düzen yerleşmiştir. Ceza muhakemesinin temel güvenceleri çökertilmiş; tutuklama ve gözaltı tedbirleri somut delilden bağımsız şekilde cezalandırma aracına dönüştürülmüştür. Basın özgürlüğü, ifade özgürlüğü, toplantı ve gösteri hakkı, siyasal katılım hakkı ve savunma hakkı doğrudan hedef alınmış; gazeteciler, öğrenciler, avukatlar ve muhalif siyasal aktörler sistematik baskıyla karşı karşıya bırakılmıştır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“AMAÇ SİYASAL ALANI DARALTMAK”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İBB soruşturması, iddianamenin yapısı, hukuki dayanak eksikliği, siyasi takvime bağlı ilerleyişi ve savunma makamına yönelen tehditler, Türkiye’de yargının siyasal rekabeti şekillendirmek için kullanılan bir araç haline getirildiğini açıkça ortaya koymuştur. CHP’ye yönelik kapatma iması da aynı yönelimin parçasıdır; çok partili demokratik düzeni hedef alan, siyasal alanı daraltmayı amaçlayan bir müdahaledir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“YARGI-DEVLET İLİŞKİSİ SİYASİ SAİKLERLE KURULUYOR”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tüm bu göstergeler, Türkiye’de yargı-devlet ilişkilerinin hukuki değil siyasi saiklerle kurulduğunu ve yargının anayasal rolünü yerine getiremediğini kanıtlamaktadır. Bu nedenle hazırlanan muhalefet şerhimiz, yalnızca mevcut kanun teklifine yönelik bir itiraz değil; çökmüş bir yargı düzenine karşı tarihsel bir kayıt ve demokratik hukuk devleti idealinin savunusudur.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“TÜRKİYE'NİN İHTİYACI DEMOKRATİK DÖNÜŞÜM”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Türkiye’nin ihtiyacı, paketlerle makyajlanan düzenlemeler değil; Anayasa’ya sadakati esas alan, kuvvetler ayrılığını kurumsallaştıran, yargıyı yürütmenin gölgesinden çıkaran, temel hak ve özgürlükleri evrensel standartlarda güvence altına alan gerçek bir demokratik dönüşümdür. Mevcut siyasal iklimde bunun mümkün olmadığı açıktır; fakat hukuk devleti iddiası, ancak bu çöküşün tüm aşamalarının kayda geçirilmesi ve toplumsal hafızaya yerleştirilmesiyle yeniden inşa edilebilir. Cumhuriyet Halk Partisi Grubu olarak sunduğumuz bu şerh, işte bu tarihsel sorumluluğumuzun bir gereğidir.”</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 30 Jun 26 12:37:57 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/chpden-12-yargi-paketine-serh-akp-mutlak-butlan-karariyla-iktidarini-garanti-altina-almaya-calisiyor-h162505.html">CHPden 12. Yargı Paketi&apos;ne şerh: AKP, mutlak butlan kararıyla iktidarını garanti altına almaya çalışıyor</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/ozgur-ozel-milletimizi-seceneksiz-birakmayacagiz-h162504.html</link>
		<title>Özgür Özel: Milletimizi seçeneksiz bırakmayacağız</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[CHP Grup Başkanı Özgür Özel, butlan kararından sonra yaptığı il ziyaretlerinde istikameti vatandaşlara sorduğunu belirterek, &quot;Eğer CHP&#039;de işgal sona ermezse milletimizi asla seçeneksiz bırakmayacağız. Gerekirse yeni bir partiyle, tertemiz bir sayfa açacağız. Bu yeni parti, bizim partimiz olmayacak. Kadınların, gençlerin, emeklilerin, emekçilerin, çiftçilerin, esnafın, işsizlerin, yoksulların, umudu elinden alınan milyonların partisi olacak&quot; dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">CHP Grup Başkanı Özgür Özel, Tavır gazetesinin sorularını yanıtladı. Özel, mutlak butlan kararının ardından sahada vatandaşların kendisine yönelik yoğun ilgisi ve yeni partiye ilişkin sorulara karşılık şunları söyledi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Biz, CHP’yi 47 yıl sonra birinci parti yapan kadrolarız. Biz, AK Parti'yi tarihinde ilk kez yenen kadrolarız. Bu yüzden saldırı altındayız. İktidar yürüyüşümüzü durdurmak için tarihte görülmemiş bir yöntemle mutlak butlan davası icat ettiler. Erdoğan, bu darbeyle ilgisi olmadığını izah etmek için günlerdir konuşup çabalıyor ama nafile. Bunun CHP'nin iç meselesi olmadığını herkes biliyor. Erdoğan bu işin tam göbeğindedir. AK Parti, kendisini yenen kadroları göndermek için partimize bir butlan, bir kayyum atamıştır. Yaşadığımız budur. Biz, kaybeden CHP değiliz, kazanan CHP'yiz. Biz, atanmış CHP değiliz, seçilmiş CHP'yiz. Emek emek, sokak sokak, meydan meydan büyüttüğümüz partimizi işgalden kurtarmak için sonuna kadar mücadele edeceğiz.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"MİLLETİ SEÇENEKSİZ BIRAKMAYACAĞIZ”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Butlandan sonra 15 il ziyareti yaptım. Göz hizasında halkımızla buluşuyoruz. Vatandaşlarımızı dinlemeye, istikameti vatandaşa sormaya devam ediyoruz. Eğer CHP'de işgal sona ermezse milletimizi asla seçeneksiz bırakmayacağız. Gerekirse yeni bir partiyle, tertemiz bir sayfa açacağız. Yeni bir siyaseti, demokratik rekabeti, hukukun üstünlüğünü, temiz yönetimi hep birlikte inşa edeceğiz. Yeni ve kurucu bir siyasetle Türkiye'nin önünü açacağız. Bu yeni parti, bizim partimiz olmayacak. Kadınların yeni partisi olacak. Gençlerin yeni partisi olacak. Emeklilerin, emekçilerin, çiftçilerin, esnafın, işsizlerin, yoksulların, umudu elinden alınan milyonların partisi olacak.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">YENİ PARTİ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Siyaset normale dönecek. Kumpaslar, iftiralar, siyasi davalar bitecek. Devlette yozlaşma sona erecek. İsrafla, torpille, kayırmacılıkla, kul hakkı yiyerek ayakta kalan bu düzen artık bitecek. Siyaset, yetkiyi sadece milletten alarak ve millete hesap vererek yapılacak. Türkiye kurumlarla ve kurallarla yönetilen, herkesin eşit olduğu bir ülke olacak. İşte o zaman bu topraklara bereket ve refah gelecek. Türkiye demokrasisiyle, ekonomisiyle imrenilen güçlü bir ülke olarak yükselecek. Bu yeni yol, AK Parti'nin kara düzenine karşı milletin yolu olacak. Bu yol adaletin, eşitliğin yolu olacak. Bu yol demokrasinin, kalkınmanın, refahın yolu olacak. Bu yol Türkiye'yi ayağa kaldıran yol olacak."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 30 Jun 26 12:12:15 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/ozgur-ozel-milletimizi-seceneksiz-birakmayacagiz-h162504.html">Özgür Özel: Milletimizi seçeneksiz bırakmayacağız</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/tuik-issizlik-mayis-ayinda-yuzde-82-oldu-h162503.html</link>
		<title>TÜİK: İşsizlik mayıs ayında yüzde 8,2 oldu</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[Türkiye İstatistik Kurumu&#039;nun (TÜİK) verisine göre, mayıs ayında işsiz sayısı bir önceki aya göre 9 bin kişi artarak 2 milyon 883 bine yükselirken, işsizlik oranı yüzde 8,2 ile değişmedi. Genç nüfusta işsizlik oranı yüzde 14,8&#039;e yükselirken, atıl işgücü oranı ise 0,9 puanlık artışla yüzde 31&#039;e çıktı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">TÜİK, mayıs ayına ilişkin İşgücü İstatistikleri'ni açıkladı. Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarına göre, 15 ve daha yukarı yaştaki kişilerde işsiz sayısı 2026 yılı Mayıs ayında bir önceki aya göre 9 bin kişi artarak 2 milyon 883 bin kişi oldu. İşsizlik oranı ise bir önceki göre aynı seviyede kalarak yüzde 8,2 seviyesinde gerçekleşti. İşsizlik oranı erkeklerde yüzde 7,0 iken kadınlarda yüzde 10,5 olarak tahmin edildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İSTİHDAM EDİLENLERİN ORANI ARTTI</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İstihdam edilenlerin sayısı 2026 yılı Mayıs ayında bir önceki aya göre 285 bin kişi artarak 32 milyon 463 bin kişi, istihdam oranı ise 0,4 puan artarak yüzde 48,5 oldu. Bu oran erkeklerde yüzde 66,1 iken kadınlarda yüzde 31,4 olarak gerçekleşti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İŞGÜCÜNE KATILMA ORANI YÜZDE 52,8 OLDU<br />
İşgücü, 2026 yılı Mayıs ayında bir önceki aya göre 293 bin kişi artarak 35 milyon 345 bin kişi, işgücüne katılma oranı ise 0,4 puan artarak yüzde 52,8 olarak gerçekleşti. İşgücüne katılma oranı erkeklerde yüzde 71,0 iken kadınlarda yüzde 35,0 oldu.<br />
GENÇ NÜFUSTA İŞSİZLİK ORANI YÜZDE 14,8 OLDU</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">15-24 yaş grubunu kapsayan genç nüfusta işsizlik oranı bir önceki aya göre 0,4 puan artarak yüzde 14,8 oldu. Bu yaş grubunda işsizlik oranı, erkeklerde yüzde 11,2 olutkrn, kadınlarda ise yüzde 21,8 olarak tahmin edildi.<br />
İstihdam edilenlerden referans döneminde işbaşında olanların, mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış haftalık ortalama fiili çalışma süresi 2026 yılı Mayıs ayında bir önceki aya göre 0,2 saat artarak 42,4 saat olarak gerçekleşti.<br />
ATIL İŞGÜCÜ ORANINDA ARTIŞ YAŞANDI<br />
Zamana bağlı eksik istihdam, potansiyel işgücü ve işsizlerden oluşan atıl işgücü oranı 2026 yılı Mayıs ayında bir önceki aya göre 0,9 puan artarak yüzde 31,0 oldu. Zamana bağlı eksik istihdam ve işsizlerin bütünleşik oranı yüzde 20,2 iken işsiz ve potansiyel işgücünün bütünleşik oranı yüzde 20,5 olarak tahmin edildi.&nbsp;</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 30 Jun 26 11:43:20 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/tuik-issizlik-mayis-ayinda-yuzde-82-oldu-h162503.html">TÜİK: İşsizlik mayıs ayında yüzde 8,2 oldu</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/anayasa-mahkeme-cinsiyet-degisikligini-mahkeme-kararina-baglayan-hukmun-iptal-istemini-reddetti-h162502.html</link>
		<title>Anayasa Mahkeme, cinsiyet değişikliğini mahkeme kararına bağlayan hükmün iptal istemini reddetti</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Anayasa Mahkemesi (AYM),  cinsiyet değişikliğini kişinin talebi üzerine mahkeme kararını bağlayan Medeni Kanun&#039;un 40. maddesinin birinci fıkrasının iptal istemini reddetti. AYM&#039;nin kararında, &quot;Cinsiyet değiştirmenin mahkemece izin verilmesi şartına tabi tutulmasını öngören kuralın kamu düzeninin sağlanması ve bireyin sağlığının korunmasını amaçladığı gözetildiğinde kuralın zorunlu bir toplumsal ihtiyacı karşılamaya yönelik olmadığı söylenemez. Kuralda cinsiyet değişikliği için öngörülen izin şartının henüz tıbbi müdahale geçirmemiş bireylerin gereksiz yere cinsiyet değiştirme operasyonuna maruz kalması önlenerek kamu düzeninin korunması amacına ulaşma bakımından elverişli olduğu açıktır&quot; tespitine yer verildi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">AYM'ye Antalya 13. Asliye Hukuk Hukuk Mahkemesi'nec yapılan itiraz başvurusunda, "cinsiyet değişikliğine izin verilmesinin yaratılıştan kaynaklı biyolojik farklılığın yok edilerek bunun hukuki sonuçlarının ortadan kaldırılmasına neden olduğu, askerlik hizmeti, maden ocaklarında çalışma yasağı gibi cinsiyet temelli farklılık yaratan normların itiraz konusu kuralla işlevsiz hale getirildiği, bu durumun kimsenin cinsiyetine uygun olmayan bir işte çalıştırılamayacağını öngören anayasal hükümle de çeliştiği" belirtilerek, kuralın Anayasa'ya aykırı olduğu ileri sürüldü.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yüksek Mahkeme ise söz konusu düzenlemenin Anayasa'ya aykırı olmadığına karar vererek itirazı reddetti. Yüksek Mahkeme'nin gerekçeli kararında, şu ifadelere yer verildi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Anayasa Mahkemesi bireysel başvuru kapsamında verdiği kararlarında özel hayat kavramının eksiksiz bir tanımı bulunmayan geniş bir kavram olduğunu, bu kapsamda korunan hukuki değerin esasen kişisel bağımsızlık olduğunu, özel hayata saygı hakkının kapsamının belirlenmesinde bireyin kişiliğini geliştirmesi ve gerçekleştirmesi kavramının temel alındığını belirtmiştir. Bu bağlamda anılan hak; herkesin istenmeyen bütün müdahalelerden uzak, kendine özel bir ortamda yaşama hakkına sahip olduğuna işaret etmekle birlikte kişiliğin serbestçe geliştirilmesiyle uyumlu birçok hukuki menfaati de içermektedir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İtiraz konusu kural, cinsiyet değişikliğini mahkemece verilecek izin şartına bağlamak suretiyle maddi ve manevi varlığı koruma ve geliştirme hakkı ile özel hayata saygı gösterilmesini isteme hakkına sınırlama getirmektedir. Kuralda, cinsiyet değişikliğine izin verilme usulü herhangi bir tereddüde yer vermeyecek biçimde açık ve net olarak düzenlendiği gözetildiğinde kuralın belirli ve öngörülebilir olduğu, bu yönüyle kanunilik şartını taşıdığı anlaşılmıştır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nda kişinin bireysel ve sosyal kimliğinin bir parçası olan cinsiyetinin değiştirilmesinde belli aşamalar öngörülmüştür. Bu aşamalardan ilki kişinin cinsiyet değiştirmeye uygun olduğunun mahkemece tespit edilmesidir. Bu zorunluluğun bireylerin gereksiz tıbbi müdahalelere maruz kalmasının önüne geçilerek kamu düzeninin korunmasına katkı sağlayacağı gözetildiğinde cinsiyet değişikliğini mahkemenin izin vermesi şartına bağlayan kuralın anayasal anlamda meşru amacının bulunduğu anlaşılmaktadır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kuralın meşru bir amacının bulunmasının yanı sıra demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun olması gerekir. Temel hak ve özgürlüklere yönelik bir sınırlamanın demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun kabul edilebilmesi için zorunlu bir toplumsal ihtiyacı karşılamaya yönelik olması gerekir. Cinsiyet değiştirmenin mahkemece izin verilmesi şartına tabi tutulmasını öngören kuralın kamu düzeninin sağlanması ve bireyin sağlığının korunmasını amaçladığı gözetildiğinde kuralın zorunlu bir toplumsal ihtiyacı karşılamaya yönelik olmadığı söylenemez.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bu hususların yanı sıra kuralla maddi ve manevi varlığın korunması ve geliştirilmesi hakkı ile özel hayata saygı gösterilmesini isteme hakkına getirilen sınırlamanın ölçülülük ilkesinin alt ilkeleri olan elverişlilik, gereklilik ve orantılılık ilkelerine de aykırı olmaması gerekir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kuralda cinsiyet değişikliği için öngörülen izin şartının henüz tıbbi müdahale geçirmemiş bireylerin gereksiz yere cinsiyet değiştirme operasyonuna maruz kalması önlenerek kamu düzeninin korunması amacına ulaşma bakımından elverişli olduğu açıktır. Diğer taraftan kanun koyucunun cinsiyet değiştirmek gibi kişinin yaşamı üzerinde önemli sonuçlar doğuran bir konuda bu sürecin hangi şartlar altında yürütüleceğini belirlemede takdir yetkisinin bulunduğu gözetildiğinde kuralın meşru amaca ulaşma bakımından gerekli bir araç olmadığı da söylenemez.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ayrıca cinsiyet değişikliği talebi üzerine verilen kararın Kanun’da düzenlenen şartlar çerçevesinde etkili bir şekilde denetlenmesine imkân sağlayacak şekilde denetim yollarının oluşturulduğu anlaşılmaktadır. Bu itibarla kuralın bireyler açısından aşırı külfete neden olmadığı, dolayısıyla kuralla maddi ve manevi varlığın korunması ve geliştirilmesi hakkı ile özel hayata saygı gösterilmesini isteme hakkına getirilen sınırlamanın meşru amaç bakımından orantılı olduğu kanaatine varılmıştır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İtiraz başvurusunda, bireylerin toplumsal cinsiyet kurallarını benimseyerek biyolojik cinsiyetlerine aykırı şekilde cinsiyet değiştirmelerine izin verilmesinin Anayasa’ya aykırı olduğu ileri sürülmüş ise de kural kapsamında cinsiyet değişikliğinin ancak belirli şartları taşıyan kişilere tanınan bir imkân olduğu, başka bir ifadeyle cinsiyet değiştirmesi tıbbi olarak zorunlu görülen bireylere bu iznin verilebileceği dikkate alındığında kanun koyucunun takdir yetkisi kapsamında kalan cinsiyet değişikliğini öngören kuralın Anayasa’yla çelişen bir yönünün bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 30 Jun 26 11:25:04 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/anayasa-mahkeme-cinsiyet-degisikligini-mahkeme-kararina-baglayan-hukmun-iptal-istemini-reddetti-h162502.html">Anayasa Mahkeme, cinsiyet değişikliğini mahkeme kararına bağlayan hükmün iptal istemini reddetti</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/tkp-genel-sekreteri-okuyan-nato-mucadelemiz-suruyor-eninde-sonunda-bu-kotuluklerden-arinacagiz-h162501.html</link>
		<title>TKP Genel Sekreteri Okuyan: NATO mücadelemiz sürüyor; eninde sonunda bu kötülüklerden arınacağız</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[TKP Genel Sekreteri Kemal Okuyan, NATO Zirvesi&#039;nde Türkiye&#039;nin öneminin NATO tarafından onaylanmasının toplumun bir kesiminde olumlu karşılanacağını belirterek, &quot;Bu çok kötü. NATO&#039;nun medeniyet, demokrasi ve özgürlük getirdiği inancını bastırsak da üzücü şekilde yeniden ortaya çıkıyor. Bizim NATO mücadelemiz sürüyor, devam edeceğiz. Eninde sonunda bu kötülüklerden arınacağız&quot; dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Türkiye Komünist Partisi (TKP) Genel Sekreteri Kemal Okuyan, katıldığı canlı yayın programında 7-8 Temmuz'da Ankara'da düzenlenecek NATO Zirvesi'ne ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">NATO'nun Sovyetler Birliği ve komünizmi tehdit olarak gördüğünü belirten Okuyan, şunları söyledi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Tehdit sömürü düzenidir. Sovyet tehdidi ise yoktu. Sovyetler Birliği'nin Türkiye'deki devrimci harekete etkisi sadece prestijiyle ilgilidir. Sovyet işgali diye bir şey uyduruldu, Fatsa'ya çıkartma yapabilirler' denildi. Sovyetler Birliği'nin herhangi bir askeri hazırlığı yoktu. Yani Sovyet tehdidi yoktu. Komünizm ise bir tehdit değildi. Türkiye'de sol yükseliş vardı. Ama unutulan şu, 1945'ten itibaren Türkiye zaten her şeyiyle işgal altında. Bu ülkede sayısız kez cinayet işleyen bir mekanizma var. Sovyetler Birliği 91'de dağıldı. Peki neden hâlâ NATO deniliyor? Neden yurttaşlarımıza dar ediyorsunuz ülkenin başkentini? Şimdi ne tehdit ediyor? Demek ki sizin tehdide ihtiyacınız var. 'Sovyet tehdidini engellemek için mecburen cinayet işledik' diyen sağcılar var ülkede.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"NATO TÜRKİYE'DE CİNAYET İŞLETTİRDİ"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">NATO, Türkiye'de toplumsal muhalefeti, işçi hareketini, gençlik hareketini engellemek için Türkiye'de cinayet işlettirdi. Sonra insanlar kendini savunmayı da öğrendi. Türkiye'de siyasi cinayetler sağ tarafından başlatıldı. Bunlar yalnızca Türkiye'de de olmadı. Ülkelerin en değerli aydınları, sendikacıları katledildi. İtalya'da, Yunanistan'da...</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tarihe dürüst bakacaklar. Bugün NATO'ya karşı çıkıyorsan, geçmişteki bazı şeyleri sorgulamak zorundasın. Türkiye'nin yarattığı tehdit Sovyetler Birliği'nin yarattığı iddia edilen tehdidin yüz katıydı. Almanya da bunu kullanmaya çalıştı. Turancılığın Sovyetler Birliği'nde toplumsal zemini var. Türkçe konuşan Türk diyebileceğimiz ciddi bir nüfus var. Konu yalnızca Kafkasya falan değil. İkinci Dünya Savaşı sırasında Almanya, bunlardan Sovyetler Birliği içerisinde birlik oluşturdu. Türkiye'de de bazı kesimler ellerini ovuşturup, göz yumdu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bu düzenin dış politikası, bu düzene hizmet eder. Bu gerçeği görmeden ulusal çıkar tanımı yapmak imkansızdır. Bu anlamda da vatana ihanettir. Bu sistem, Türkiye'nin çıkarı halkın çıkarıysa buna zarar veriyor."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"NATO, TÜRKİYE VE YUNANİSTAN ARASINDAK İGERİLİMİN DAİMİ OLMASI İÇİN ZEMİN HAZIRLIYOR"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Okuyan, "Türkiye-Yunanistan savaşı ihtimali var mı, eğer varsa NATO bunun önünde engel, NATO'dan çıkan ülke hedefe oturur mu" sorusuna şı yanıtı verdi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"İki ülkede de 'NATO'dan çıkmayalım, çıkarsak diğer ülkenin borusu öter' anlayışı var. Türkiye ile Yunanistan'ı birbirine düşüren, gerilimi artıran şey emperyalist sistem. Çok uzun süre birlikte yaşandı. Anadolu işgali düşmanlaştırıcı bir tohumun atılmasıdır. Sonra da hep canlı tutuldu. Aynı ittifakın şemsiyesine girilmesine rağmen sürekli gerilim var. NATO ve ABD bunun sürmesini istiyor. Dolayısıyla NATO, Türkiye ve Yunanistan arasında gerilimin daimi olması için bir zemin hazırlıyor. Arada Yunanistan'daki egemen güçlerle Türkiye’dekiler arasında çatışma ve rekabet de var.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">'NATO kötü ama çıkmak yanlış olur' buradan çıktı. Şimdi zamanı değil diyorlar. Ne zaman çıkacağız? Savaşa hazırlanıyoruz bunun farkındalar mı? Ukrayna'daki savaş aslında NATO ile Rusya arasında. Türkiye adım adım NATO üzerinden taraf olmaya gidiyor. Türkiye'nin güvenliğini bahane edenler, bu yalan.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"NATO RUSYA'YI TEHDİT EDİYOR, TÜRKİYE DE BUNUN PARÇASI HALİNE GELİYOR"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Rusya da şu anda Türkiye'yi tehdit etmiyor. Türkiye'ye dönük bugün bir Rus tehdidi yok. Tam tersine Türkiye ile ilişkiler istiyor Rusya. Ama NATO Rusya'yı tehdit ediyor. Türkiye de bunun parçası haline geliyor. Bu nasıl güvenlik anlayışı? Yoksa acaba sıcak çatışmaya gidilmesi silah endüstrisinin mi güvenliğini sağlıyor? Bunun hesabını vermeleri gerekiyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ankara'daki NATO zirvesi büyük ölçüde Rusya'ya karşı bir şey geliştirecek. Çin de var işin içerisinde tabii. Hep bir tehdit arıyorlar ama asıl ülkemizi tehdit eden NATO.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"LİBERALLER AÇIKTAN NATO'CU"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tek dürüst olan liberaller, onlar açıktan NATO'cu. Diğerleri suskun. Onlara göre NATO doğal ve pozitif bir olgu. Sosyal demokrasi ağzını açmıyor hatta övgüler düzüyorlar. Avrupa'da bile, antikomünizmin bayraktarları arasında bile NATO karşıtlığı yapılıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">NATO Zirvesi'nde Türkiye'nin bazı sorunları çözüp kendi önemini NATO'ya onaylatmasının, saydığım çevreler arasında çok alkışlanacağını ve bunun toplumun belli kesiminde önemseneceğini düşüyorum ve bu çok kötü. Bunu engelleyemediğimiz için de kendimize kızıyorum. Mesele sadece NATO değil. İnsanların bu kadar kolay kabullenmesi üzücü. Bu da bir çürümedir. NATO'nun medeniyet, demokrasi ve özgürlük getirdiği inancını bastırsak da üzücü şekilde yeniden ortaya çıkıyor. Bizim NATO mücadelemiz sürüyor, devam edeceğiz. Her şeye rağmen güzelleştirilebilecek bir dünya, çok güzel olabilecek bir ülkemiz var. Eninde sonunda bu kötülüklerden arınacağız."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 30 Jun 26 11:08:26 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/tkp-genel-sekreteri-okuyan-nato-mucadelemiz-suruyor-eninde-sonunda-bu-kotuluklerden-arinacagiz-h162501.html">TKP Genel Sekreteri Okuyan: NATO mücadelemiz sürüyor; eninde sonunda bu kötülüklerden arınacağız</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/spor/paraguayda-almanya-zaferi-coskusu-devlet-baskani-ulusal-tatil-ilan-etti-h162500.html</link>
		<title>Paraguay&apos;da Almanya zaferi coşkusu: Devlet Başkanı ulusal tatil ilan etti</title>
		<category><![CDATA[spor]]></category>
		<description><![CDATA[Paraguay Devlet Başkanı Santiago Pena, ülke milli takımının 2026 FIFA Dünya Kupası&#039;nda Almanya&#039;yı eleyerek son 16 turuna yükselmesinin ardından 30 Haziran&#039;ı ulusal tatil ilan etti.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Pena, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Bugün tüm ülke kutlama yapıyor. Asla pes etmeyen bir halkın kararlılığını, inancını ve gücünü temsil eden bir takımın zaferini kutluyoruz" ifadelerini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Paraguay Milli Takımı'na hitap eden Pena, "Bize bu büyük sevinci yaşattığınız ve milyonlarca Paraguaylıyı aynı bayrak altında yeniden bir araya getirdiğiniz için teşekkürler" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Paylaşımında, "Güzel şeyler beklemeye değer" ifadelerini kullanan Pena, kararnamenin tam metnine yer verdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kararnameyle, Paraguay'ın dört kez dünya şampiyonu Almanya'yı mağlup ederek Dünya Kupası'nda son 16 turuna yükselmesi nedeniyle 30 Haziran 2026'nın ulusal tatil ilan edildiği duyuruldu. Kararnamede, neticenin "sporun ötesine geçen tarihi bir başarı" olduğu belirtilirken, hükümetin vatandaşların bu tarihi günü kutlayabilmesi için tatil kararı aldığı ifade edildi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 30 Jun 26 10:40:04 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/spor/paraguayda-almanya-zaferi-coskusu-devlet-baskani-ulusal-tatil-ilan-etti-h162500.html">Paraguay&apos;da Almanya zaferi coşkusu: Devlet Başkanı ulusal tatil ilan etti</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/icra-dairelerine-yeni-gelen-dosya-sayisi-5-milyona-dayandi-h162499.html</link>
		<title>İcra Dairelerine Yeni Gelen Dosya Sayısı 5 Milyona Dayandı!</title>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<description><![CDATA[Kanko,Bu tablo ekonomik iflasın resmi belgesidir. AKP iktidarı yıllardır ülkeyi üretimden
uzaklaştıran, hukuku ve ekonomiyi çökerten politikalar izledi. Bunun bedelini ise yandaşlar
değil, milyonlarca vatandaş ödüyor dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">İcra Dairelerine Yeni Gelen Dosya Sayısı 5 Milyona Dayandı!<br />
&amp;quot;Yandaşlara Milyarlar, Vatandaşa Haciz ve Yoksulluk!&amp;quot;<br />
Türkiye genelinde icra dairelerinde derdest dosya sayısının 25,5 milyona dayandığını belirten<br />
CHP Kocaeli Milletvekili Prof. Dr. Mühip Kanko, Türkiye&amp;#39;de giderek derinleşen ekonomik<br />
krizin vatandaşın yaşamını her geçen gün daha da ağırlaştırdığını belirterek, icra<br />
dosyalarındaki korkutucu artışın AKP iktidarının ve Saray&amp;#39;ın yıllardır sürdürdüğü yanlış<br />
ekonomi politikalarının en somut göstergesi olduğunu söyledi.<br />
Kanko yaptığı açıklamada şu değerlendirmelerde bulundu:<br />
&amp;quot;Saray&amp;#39;ın lüksünden, israfından ve yandaş müteahhitlere dağıtılan milyarlarca liralık<br />
ihalelerden asla tasarruf edilmiyor. Beşli çeteye garanti ödemeleri sürüyor, yandaş şirketler<br />
kamu kaynaklarıyla zengin ediliyor. Ancak sıra emekliye, işçiye, memura, çiftçiye ve esnafa<br />
gelince &amp;#39;kaynak yok&amp;#39; deniliyor. İşte bugün milyonlarca insanın icra kapılarında beklemesinin<br />
temel nedeni budur.&amp;quot;<br />
İcra Dosyaları Patladı<br />
2026 yılının ilk altı ayında icra dairelerine gelen yeni dosya sayısı geçen yılın aynı dönemine<br />
göre 44 bin artarak 4 milyon 926 bine ulaştı. Aynı dönemde 3 milyon 504 bin dosya<br />
sonuçlandırılmış veya işlemden kaldırılmış olmasına rağmen, icra dairelerinde bekleyen<br />
toplam dosya sayısı 25 milyon 417 bine yükseldi.<br />
Son bir yılda derdest icra dosyası sayısı 1 milyon 569 bin arttı.<br />
Kanko, bu rakamların yalnızca istatistik olmadığını belirterek şu ifadeleri kullandı:<br />
&amp;quot;Her icra dosyasının arkasında ödeyemediği kredi borcu nedeniyle evine haciz gelen bir aile,<br />
geçinemediği için kredi kartına yüklenen bir emekli, borç batağına sürüklenen bir esnaf,<br />
tarlasını ayakta tutmaya çalışan bir çiftçi var. AKP&amp;#39;nin yarattığı ekonomik enkaz artık<br />
rakamlara değil, milyonlarca insanın hayatına yansıyor.&amp;quot;<br />
Halk üretiyor saray ve yandaşları tüketiyor!<br />
Prof. Dr. Mühip Kanko, Türkiye&amp;#39;nin kaynak sorunu değil, yönetim sorunu yaşadığını<br />
belirterek şunları söyledi:<br />
&amp;quot;Türkiye üreten insanların ülkesi olmaktan çıkarılıp, rantın ve ayrıcalığın ülkesi haline<br />
getirildi. Kamu ihaleleri hep aynı yandaş şirketlere dağıtıldı, milyarlarca liralık garanti<br />
ödemeleriyle milletin vergileri belli çevrelere aktarıldı. Saray&amp;#39;ın bitmek bilmeyen israfı<br />
büyürken vatandaş her geçen gün daha fazla borçlandı. Bugün icra dairelerindeki 25,5 milyon<br />
dosya, AKP&amp;#39;nin ekonomi anlayışının iflas ettiğinin en açık kanıtıdır.&amp;quot;<br />
&amp;quot;Bu Düzen Değişecek&amp;quot;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kanko açıklamasını şu sözlerle tamamladı:<br />
&amp;quot;Vatandaşın alın terini faiz lobilerine, yandaş müteahhitlere ve israf düzenine aktaran bu<br />
anlayış sürdürülemez. Türkiye, hukukla, üretimle, adaletle ve şeffaf yönetimle yeniden ayağa<br />
kalkacaktır. Halkı yoksulluğa, borca ve icra kıskacına mahkûm eden bu düzen ilk sandıkta<br />
değişecek; kamu kaynakları bir avuç ayrıcalıklı kesime değil, 86 milyon vatandaşın refahı için<br />
kullanılacaktır.&amp;quot;</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 30 Jun 26 10:25:54 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/icra-dairelerine-yeni-gelen-dosya-sayisi-5-milyona-dayandi-h162499.html">İcra Dairelerine Yeni Gelen Dosya Sayısı 5 Milyona Dayandı!</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/dev-emekli-sen-osmaniye-sube-baskani-onal-emeklilerin-ne-bir-haftayi-ne-de-bir-gunu-kutlayacak-durumu-kaldi-h162498.html</link>
		<title>DEV Emekli-Sen Osmaniye Şube Başkanı Önal: Emeklilerin ne bir haftayı ne de bir günü kutlayacak durumu kaldı</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[DEV Emekli-Sen Osmaniye Şube Başkanı Metin Önal, 30 Haziran Emekliler Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, &quot;İçinden geçtiğimiz somut ekonomik kriz ve ağır politik koşullar göz önüne alındığında, Türkiye’deki emeklilerin ne bir haftayı ne de bir günü kutlayacak durumu kalmıştır&quot; dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Önal, yaptığı açıklamada, dünyada her yıl 28 Haziran - 4 Temmuz arasının Emekliler Haftası, Türkiye'de ise 30 Haziran'ın Emekliler Günü olarak kabul edildiğini anlattı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Ancak ne yazık ki içinden geçtiğimiz somut ekonomik kriz ve ağır politik koşullar göz önüne alındığında, Türkiye’deki emeklilerin ne bir haftayı ne de bir günü kutlayacak durumu kalmıştır" diyen Önal, on yıllar boyunca ülkenin kalkınması, üretimi ve geleceği için fabrikalarda, tarlalarda, ofislerde alın teri dökmüş milyonlarca emeklinin bugün açlık ve yoksulluk sınırının fersah fersah altındaki aylıklarıyla adeta hayatta kalma savaşı verdiğini söyledi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"HALKTAN ESİRGENEN KAYNAKLARIN NERELERE AKITILDIĞINI GÖRÜYORUZ"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bu şartlar altında Emekliler Haftası'nın kendileri için bir "mücadele haftası" olduğunu belirten Önal, şunları kaydetti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“İçinde bulunduğumuz 2026 yılında, ekonomi yönetiminin uyguladığı sermaye odaklı programların bedeli bir kez daha işçilere, emekçilere ve emeklilere ödetilmektedir. En düşük emekli aylığı, Hazine destekleriyle bile ancak 20 bin lira seviyesine tamamlanmaktadır. Bu rakam, büyükşehirlerdeki ortalama kira bedellerinin bile gerisinde kalmışken iktidar ve yandaş medya her gün yeni bir emekliye müjde senaryosu üretmekten, sahte refah vaatleri dağıtmaktan utanmamaktadır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Önümüzdeki Temmuz ayı zam dönemi yaklaşırken, TÜİK’in halkın gerçek enflasyonundan tamamen kopuk, makyajlı verileriyle ilan ettiği 5 aylık resmi enflasyon oranı yüzde 16,60 olarak açıklanmıştır. Üstelik, milyonlarca emekliyi vuran kök maaş garabeti yüzünden, Temmuz ayında çok sayıda emekli arkadaşımızın ya hiç zam alamayacağı ya da resmi enflasyonun bile altında komik artışlara mahkûm edileceği gün gibi ortadadır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tam da bu süreçte, halktan esirgenen kaynakların nerelere akıtıldığını çok iyi görüyoruz. Uluslararası egemenlerin askeri paktı olan NATO zirvelerine, sınır ötesi operasyonlara, silahlara ve savaş sanayisine milyarlarca dolar kaynak ayıran siyasi iktidar, sıra bu ülkeyi var eden emekliye geldiğinde 'bütçede kaynak yok' yalanına sığınmaktadır. Emeklileri derin bir yoksulluğa ve sefalete iten bu tablo, asla kaçınılmaz bir ekonomik kader ya da teknik bir zorunluluk değildir; bu durum, tamamen siyasi iktidarın bilinçli bir sınıfsal tercihidir. İktidar bütçeyi halktan, sağlıktan, emekliden yana değil; emperyalist askeri politikalardan, çok uluslu tekellerden ve yandaş sermayeden yana kullanmayı seçmiştir. Bedeli on yıllardır çalışanlar ve emekliler ödüyor, sefayı ise savaş politikalardan beslenenler ve cebimizden çalınanlarla servetini katlayanlar sürüyor.”&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"EN DÜŞÜK EMEKLİ AYLIĞI İNSAN ONURUNA YAKIŞIR TABAN ÜCRETE ÇEKİLMELİ"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Önal, "sağlıktan ulaşıma kadar en temel hakların ticarileştirildiğini, hastane masraflarının katlanarak rant kapısı haline getirilmidiğini ifade ederek, "Bizden çalınanları parça parça koparıp lütufmuş gibi sunanların sahte müjdelerini, seçim vaatlerini ve 'emekliyi enflasyona ezdirmedik' söylemlerini kabul etmiyoruz" dedi.&nbsp;&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">En düşük emekli aylığının açlık ve yoksulluk sınırları gözetilerek insan onuruna yakışır bir taban ücrete çekilmesini istediklerini bildiren Önal, "Savaş bütçelerine, NATO zirvelerine ve sermaye muafiyetlerine harcanan kaynaklar halka aktarılmalı; sağlıkta ticarileşmeye son verilerek katkı payı olmaksızın, tamamen ücretsiz, erişilebilir ve nitelikli kamusal sağlık hizmeti sağlanmalıdır" diye konuştu.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 30 Jun 26 10:11:44 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/dev-emekli-sen-osmaniye-sube-baskani-onal-emeklilerin-ne-bir-haftayi-ne-de-bir-gunu-kutlayacak-durumu-kaldi-h162498.html">DEV Emekli-Sen Osmaniye Şube Başkanı Önal: Emeklilerin ne bir haftayı ne de bir günü kutlayacak durumu kaldı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/spor/fas-hollandayi-penaltilarla-eledi-son-16-turunda-rakibi-kanada-h162497.html</link>
		<title>Fas, Hollanda&apos;yı penaltılarla eledi, son 16 turunda rakibi Kanada</title>
		<category><![CDATA[spor]]></category>
		<description><![CDATA[2026 FIFA Dünya Kupası&#039;nın son 32 tur karşılaşmasında Fas, Hollanda&#039;yı penaltılarla eledi. Fas, son 16 turunda Kanada ile karşılaşacak.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">2026 Dünya Kupası, son 32 turunda Hollanda-Fas karşı karşıya geldi. Hollanda'da an 2. dakikada Gakpo takımını öne geçirdi. Fas, 90+1. dakikada Diop golüyle skoru eşitkledi. Mücadelenin normal süresi 1-1 eşitlikle tamamlandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Uzatma bölümünde gol olmayınca seri penaltı atışlarına geçildi. Penaltılarda kazanan 3-2'lik skorla Fas oldu. Hollanda'da Kluivert, Timber ve Summerville penaltı atışından yararlanamadı. Fas'ta ise El Aynaoui ve Hakimi penaltıyı kaçırdı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kuzey Afrika ülkesi, son 16 turunda Kanada ile 4 Temmuz Cumartesi günü saat 20.00'de NRG Stadyumu'nda karşılaşacak.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 30 Jun 26 09:55:32 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/spor/fas-hollandayi-penaltilarla-eledi-son-16-turunda-rakibi-kanada-h162497.html">Fas, Hollanda&apos;yı penaltılarla eledi, son 16 turunda rakibi Kanada</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/yasam/meteoroloji-uyardi-termometreler-40-dereceyi-gosterecek-iste-il-il-hava-durumu-tahminleri-h162496.html</link>
		<title>Meteoroloji uyardı: Termometreler 40 dereceyi gösterecek! İşte il il hava durumu tahminleri...</title>
		<category><![CDATA[yasam]]></category>
		<description><![CDATA[Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından yapılan son değerlendirmelere göre: Ülkemiz genelinde yağış beklenmiyor. Yurt genelinin az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor. İşte 30 Haziran 2026 il il hava durumu tahminleri...]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">HAVA SICAKLIĞI</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ülkemiz genelinde mevsim normallerinin üzerinde seyredeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">RÜZGAR</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Genellikle kuzey ve kuzeydoğu yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette, Marmara’nın güneybatısı ile Kuzey Ege kıyılarında kuvvetli (30-50 km/saat) esmesi bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">1|11</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">UYARILAR</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KUVVETLİ RÜZGAR UYARISI: Rüzgarın, Marmara’nın güneybatısı ile Kuzey Ege kıyılarında kuzey ve kuzeydoğu yönlerden kuvvetli (30-50 km/saat) esmesi beklendiğinden yaşanabilecek olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunmalıdır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">2|11</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MARMARA</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor. Rüzgârın, güneybatı kesimlerinde kuzey ve kuzeydoğu yönlerden kuvvetli olarak (30-50 km/saat) esmesi bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BURSA °C, 36°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ÇANAKKALE °C, 35°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İSTANBUL °C, 32°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KIRKLARELİ °C, 33°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">3|11</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">EGE</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor. Rüzgârın, Kuzey Ege kıyılarında kuzey ve kuzeydoğu yönlerden kuvvetli olarak (30-50 km/saat) esmesi bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">A.KARAHİSAR °C, 31°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DENİZLİ °C, 38°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İZMİR °C, 36°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MUĞLA °C, 36°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">4|11</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">AKDENİZ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ADANA °C, 35°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ANTALYA °C, 37°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BURDUR °C, 34°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">HATAY °C, 32°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">5|11</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İÇ ANADOLU</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ANKARA °C, 33°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ESKİŞEHİR °C, 33°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KONYA °C, 32°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">YOZGAT °C, 27°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">6|11</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BATI KARADENİZ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BOLU °C, 31°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BARTIN °C, 34°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KASTAMONU °C, 33°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ZONGULDAK °C, 28°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">7|11</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ORTA ve DOĞU KARADENİZ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">AMASYA °C, 33°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">RİZE °C, 27°C<br />
Az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">SAMSUN °C, 30°C<br />
Az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TRABZON °C, 27°C<br />
Az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">8|11</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DOĞU ANADOLU</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ERZURUM °C, 27°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KARS °C, 24°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MALATYA °C, 34°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">VAN °C, 26°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">9|11</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">GÜNEYDOĞU ANADOLU</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DİYARBAKIR °C, 38°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">GAZİANTEP °C, 38°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MARDİN °C, 36°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ŞANLIURFA °C, 40°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 30 Jun 26 09:45:15 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/yasam/meteoroloji-uyardi-termometreler-40-dereceyi-gosterecek-iste-il-il-hava-durumu-tahminleri-h162496.html">Meteoroloji uyardı: Termometreler 40 dereceyi gösterecek! İşte il il hava durumu tahminleri...</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/altin-fiyatlari-ne-kadar-h162495.html</link>
		<title>Altın fiyatları ne kadar?</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[Altında 18 yılın en sert aylık düşüşü: İşte 30 Haziran 2026 çeyrek, gram ve yarım altın satış fiyatları]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Gram altın güne 5.953 TL, ons altın ise 3.971 dolar seviyesinden başladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Jeopolitik belirsizlikler, enflasyon ve faiz risklerinin etkisiyle yeniden satış baskısı altına giren ons altın, haziran ayının son işlem gününde aylık bazda yüzde 12,65 değer kaybına ilerliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bu performans, küresel finans krizinden bu yana geçen 18 yılın en sert aylık düşüşü olarak kayıtlara geçmeye hazırlanıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Altın fiyatlarında son durum</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İç ve dış piyasayı etkileyen altın ve döviz kurundaki değişimler merakla takip ediliyor. Vatandaşlar günün ilk saatlerinden itibaren “Gram altın, çeyrek altın, ons altın fiyatı bugün ne kadar?” araştırmaları yapıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İşte 30 Haziran 2026 Salı gününün ilk saatlerinde güncel altın fiyatları tablosu…</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Güncel altın satış fiyatları</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Gram altın satış fiyatı: 5.953,15 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Çeyrek altın satış fiyatı: 9.875,00 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Yarım altın satış fiyatı: 19.708,00 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Tam altın satış fiyatı: 39.665,69 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Cumhuriyet altını satış fiyatı: 39.290,00 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Gremse altın satış fiyatı: 99.468,41 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Ons altın satış fiyatı: 3.971,83 dolar</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 30 Jun 26 09:42:31 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/altin-fiyatlari-ne-kadar-h162495.html">Altın fiyatları ne kadar?</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/dolar-kuru-bugun-ne-kadar-h162494.html</link>
		<title>Dolar kuru bugün ne kadar?</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[Dolar/TL bugün ne kadar? (30 Haziran 2026 dolar - Euro fiyatları]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Yatırımcılar ve vatandaşların iç ve dış piyasaya hakim olmak için yakından takip ettiği altın ve döviz kurundaki son ve güncel veriler merak ediliyor. Peki, dolar - Euro fiyatları bugün kaç lira? Güncel dolar fiyatları ne? İşte 30 Haziran 2026 Salı gününe ilişkin döviz kuru fiyatları...</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ekonomik ve finansal kararlar üzerinde önemli etkilere sahip olan dolar ve Euro'nun bugünkü fiyatlarını öğrenmek isteyenler arama motorlarında "Euro kaç TL?" ve "1 Dolar kaç TL?" gibi soruları aratıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İşte 30 Haziran 2026 Salı gününe ilişkin dolar ve Euro fiyatları...</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dolar/TL ve Euro/TL bugün ne kadar?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dolar/TL saat 07:15 itibarıyla 46,6489 (alış) 46,6620'den (satış) işlem görürken Euro ise aynı saat itibarıyla 53,2379 TL seviyelerinde seyrediyor.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 30 Jun 26 09:39:14 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/dolar-kuru-bugun-ne-kadar-h162494.html">Dolar kuru bugün ne kadar?</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/yas-kayisi-hasadi-malatyada-basladi-avrupaya-ilk-sevkiyatlar-yapiliyor-h162493.html</link>
		<title>Yaş kayısı hasadı Malatyada başladı: Avrupaya ilk sevkiyatlar yapılıyor</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Dünya kayısı başkenti olarak kabul edilen Malatya&#039;da yaş kayısı hasat sezonu başladı. İlk hasadın yapıldığı Kale ilçesinden başlayan sezon, rakımı yüksek Darende ilçesine kadar yaklaşık iki ay boyunca devam edecek. Hasat edilen ürünler, soğuk zincir sistemiyle başta Almanya olmak üzere Avrupa ülkelerine ihraç ediliyor.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Malatya'da 2025 yılında yaşanan zirai donun ardından üreticilerin yoğun bakım çalışmalarıyla yeniden ürün veren kayısı bahçelerinde hasat başladı. Kale ilçesine bağlı Meydancık Mahallesi'nde üreticiler, tarım işçileri ve ihracatçılar sabahın erken saatlerinden itibaren yoğun mesaiye başladı. Toplanan yaş kayısılar işletmelerde tekrardan kontrolde geçirilerek boylarına göre ayrıştırılarak ihracata hazırlanıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><img class="detayFoto" src="https://www.gercekmuhabir.com/images/upload/a8025c71-dddc-4a01-b0bd-f946d1f66042-w.jpeg" /></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"YAŞ KAYISI İHRACATI BAŞLADI"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Malatya Ticaret Borsası Başkanı Ramazan Özdemir, hasat sezonunun başlamasından duyduğu memnuniyeti dile getirerek, şunları söyledi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Özellikle 2025 yılında yaşanan zirai donun etkilerini ağaçların üzerinden kaldırmak için yoğun bir mesai harcadık. Artık birkaç gündür hasat dönemimiz başladı. Çok mutluyuz. Rabbimize hamd ediyor, şükrediyoruz.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Malatyamızın Kale ilçesi Meydancık Mahallesi'ndeyiz. Bir taraftan üreticimiz, bir taraftan onların çalışma arkadaşları, ihracatçılarımız hummalı bir şekilde hasat yapıyor. Buradan fabrikalara ve işletmelere transfer ettiğimiz ürünler ihracata hazırlanıyor. Termoking soğuk zincir sistemiyle dünyanın dört bir yanına yaş kayısı ihracatı gerçekleştiriyoruz. Yaklaşık 45 gün boyunca yaş kayısıyı hem dünyanın farklı ülkelerine hem de Türkiye'nin iç pazarına ulaştıracağız."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><img class="detayFoto" src="https://www.gercekmuhabir.com/images/upload/29d30913-3be0-48d8-b700-a12548657d10-w.jpeg" /></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"EN BÜYÜK PAZAR ALMANYA"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yaş kayısı ihracatı yapan firma temsilcisi Ali Deniz Vural ise Malatya kayısısının ağırlıklı olarak Avrupa pazarına gönderildiğini belirterek, şöyle konuştu:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Genellikle bu ürünler Batı Avrupa'ya gidiyor. Almanya, Hollanda ve Fransa'ya gönderiliyor. Fransa'nın payı biraz daha az ama yoğunluk olarak Almanya ön planda. Kuru kayısı dünyanın her yerine ihraç edilebiliyor. Ancak yaş meyve, Avrupa'nın dışındaki özellikle okyanus aşırı ülkelere maalesef gönderilemiyor. Çünkü uygun depolama koşullarında raf ömrü yaklaşık dört hafta olduğu için en fazla bu mesafelerde pazarlayabiliyoruz.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tabii Asya'nın kuzey bölgelerine, doğu bölgelerine ve Afrika'ya gönderen firmalarımız da var. Ancak bizim ağırlıklı olarak gönderdiğimiz ürünler Avrupa'ya gidiyor. Hasat süreci yaklaşık bir buçuk ila iki ay sürebiliyor. Bu da meyvenin olgunlaşmasına bağlı olarak değişiyor. Malatya'da kayısı hasadı ilk olarak Kale bölgesinde başlıyor. Ardından Darende ve diğer bölgelerde devam ediyor."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"ÜRETİCİ DE ÇALIŞAN DA MEMNUN"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kayısı üreticisi İbrahim Özhan da bu yıl ürün alabilmenin sevincini yaşadıklarını belirterek, "Bu yıl hasat döneminde meyveyi bu şekilde görmek, meyvenin bu şekilde toplanması bizi mutlu ediyor. Fiyat konusunda da üretici açısından, tüketici açısından ve sezonluk tarım işçileri açısından şu anki hasat döneminde herkes memnun" dedi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 29 Jun 26 16:50:07 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/yas-kayisi-hasadi-malatyada-basladi-avrupaya-ilk-sevkiyatlar-yapiliyor-h162493.html">Yaş kayısı hasadı Malatyada başladı: Avrupaya ilk sevkiyatlar yapılıyor</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/istilaci-balon-baligi-icin-turkiye-ile-yunanistanin-verdigi-destekler-arasindaki-fark-dikkati-cekiyor-h162492.html</link>
		<title>İstilacı balon balığı için Türkiye ile Yunanistanın verdiği destekler arasındaki fark dikkati çekiyor</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Ege ve Akdeniz’i istila eden zehirli balon balığı hem Türkiye’nin hem de Yunanistan’ın en büyük çevre ve balıkçılık sorunlarından biri haline geldi. Ancak iki ülkenin balıkçıya sunduğu destek arasındaki fark dikkati çekiyor. Yunanistan kilogram başına yaklaşık 283 lira ödeme yaparken, Türkiye’de balon balığının sadece kuyruğunu getiren balıkçıya 30 lira ödeniyor. ]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Akdeniz’in en tehlikeli istilacı türlerinden biri olan balon balığı, deniz ekosistemini tahrip etmeye, yerli balık türlerini yok etmeye ve balıkçıların ağlarına zarar vermeye devam ediyor. Türkiye kıyılarında yıllardır büyüyen soruna karşı uygulanan teşvik sistemi ise yeniden tartışma konusu oldu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><img class="detayFoto" src="https://www.gercekmuhabir.com/images/upload/8974bc9f-8d75-4abc-b21a-d68c3f74d0eb-w.jpg" /></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yunanistan Tarım Bakanlığı, Avrupa Birliği destekli yeni program kapsamında balıkçılara yakaladıkları balon balıkları için kilogram başına 5,33 avro, yani bugünkü kurla yaklaşık 283 lira ödeme yapacağını açıkladı. Üstelik balıkların taşınması, depolanması ve imha edilmesi gibi tüm operasyonel maliyetler de devlet tarafından karşılanacak.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Türkiye’de ise Tarım ve Orman Bakanlığı’nın yürüttüğü destek programında balıkçılar, getirdikleri her balon balığı kuyruğu için 30 lira teşvik alıyor. Yunanistan bu yıl mücadeleye 1,5 milyon avro ayırırken Türkiye'de 2025 yılında Ege ve Akdeniz kıyılarında istilacı türle ilgili balıkçılara 524 bin lira ödeme yapıldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İki ülkenin aynı istilacı türle mücadele etmesine rağmen uyguladığı teşvik politikaları arasındaki fark dikkati çekiyor. Yunanistan, balıkçıyı ekonomik olarak sisteme dahil ederek balon balığının popülasyonunu hızla azaltmayı hedeflerken, Türkiye’deki destek miktarının yıllardır artan maliyetler karşısında yetersiz kaldığı yönünde değerlendirmeler yapılıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Özellikle yakıt, bakım ve avlanma giderlerinin ciddi şekilde yükseldiği bir dönemde, balıkçılar 30 liralık desteğin mücadeleyi teşvik etmekten uzak olduğunu dile getiriyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Türkiye’nin Ege ve Akdeniz kıyılarında balon balığı popülasyonu her geçen yıl artarken, uzmanlar bu istilacı türün denizlerde biyolojik çeşitliliği tehdit ettiğini, ekonomik değeri yüksek yerli balıkların yaşam alanlarını daralttığını ve balıkçılık sektörüne milyonlarca liralık zarar verdiğini belirtiyor.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 29 Jun 26 16:32:29 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/istilaci-balon-baligi-icin-turkiye-ile-yunanistanin-verdigi-destekler-arasindaki-fark-dikkati-cekiyor-h162492.html">İstilacı balon balığı için Türkiye ile Yunanistanın verdiği destekler arasındaki fark dikkati çekiyor</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/bassavcilik-deniz-goktas-hakkinda-sorusturma-baslatildigini-acikladi-h162491.html</link>
		<title>Başsavcılık Deniz Göktaş hakkında soruşturma başlatıldığını açıkladı</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, güldürü ustası Deniz Göktaş hakkında, sosyal medya platformlarında yayınlanan bazı içeriklerle ilgili suç unsuru bulunduğu iddiasıyla soruşturma başlatıldığını açıkladı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Gösterilerinden bazı kesitlerin yer aldığı X paylaşımlarına erişim engeli getirilen güldürü ustası Deniz Göktaş hakkında savcılık tarafından soruşturma başlatıldı. Konuya ilişkin İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan yapılan açıklamada, "Bir kısım sosyal medya platformlarında yayınlamış olduğu içeriklerde suç unsuru ifadeler tespit edilen şüpheli Deniz Göktaş hakkında Cumhuriyet Başsavcılığımızca soruşturma başlatılmıştır" denildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ÖNCE ERİŞİM ENGELİ GETİRİLDİ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Göktaş'ın stand-up gösterisinden kesitlerin yer aldığı bazı X paylaşımlarına "milli güvenlik ve kamu düzeninin korunması" gerekçesiyle erişim engeli getirilmişti. Göktaş’ın 1 Haziran’da Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu’nda sahnelediği kapalı gişe stand-up gösterisi, 24 Haziran'da YouTube’da yayına girmiş, ilk gün 1 milyon izlemeye ulaşmış, sayı kısa sürede milyonlara çıkmıştı. "Ölü Deniz" adlı gösteri siyasi hiciv örneği olarak ilgi ve beğeni toplamış, gösteriden kesitler sosyal medyada paylaşılmıştı.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 29 Jun 26 16:18:28 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/bassavcilik-deniz-goktas-hakkinda-sorusturma-baslatildigini-acikladi-h162491.html">Başsavcılık Deniz Göktaş hakkında soruşturma başlatıldığını açıkladı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/dunya/abd-baskani-trump-iran-yarin-dohada-gorusme-talep-etti-h162489.html</link>
		<title>ABD Başkanı Trump: İran yarın Doha&apos;da görüşme talep etti</title>
		<category><![CDATA[dunya]]></category>
		<description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump, İran&#039;ın görüşme talebinde bulunduğunu ve taraflar arasında yarın Katar&#039;ın başkenti Doha&#039;da bir toplantı yapılacağını açıkladı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Trump, sahibi olduğu sosyal medya platformu Truth Social üzerinden yaptığı paylaşımda, "İran bir görüşme talep etti. Görüşme yarın Doha'da gerçekleşecek" ifadelerini kullandı. Trump paylaşımında başka bir ayrıntıya yer vermedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ABD Başkanı'nın açıklaması, İran ile ABD arasında dün yapılması planlanan görüşme turunun hafta sonu düzenlenen saldırılar nedeniyle İran tarafından askıya alınmasının ardından geldi. ABD merkezli Axios gazetesi daha önce, tarafların yarın Doha’da görüşmeye hazırlandığını bildirmişti.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 29 Jun 26 15:55:20 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/dunya/abd-baskani-trump-iran-yarin-dohada-gorusme-talep-etti-h162489.html">ABD Başkanı Trump: İran yarın Doha&apos;da görüşme talep etti</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/vapurdan-nato-mezara-tam-bagimsiz-turkiye-pankarti-acan-4-kisi-istanbulda-gozaltina-alindi-h162488.html</link>
		<title>Vapurdan NATO mezara, tam bağımsız Türkiye pankartı açan 4 kişi İstanbul&apos;da gözaltına alındı</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Vapurdan &quot;NATO mezara, tam bağımsız Türkiye&quot; pankartı açan 4 kişi İstanbul&#039;da gözaltına alındı
Gündem, İSTANBUL
29.06.2026 14:44 ~ 29.06.2026 14:44

İstanbul&#039;daki NATO Parlamenter Zirvesi&#039;ni protesto etmek amacıyla Şehir Hatları vapurundan &quot;NATO mezara, tam bağımsız Türkiye&quot; pankartı açan Türkiye Gençlik Birliği (TGB) üyesi 4 kişi gözaltına alındı.

(İSTANBUL) - İstanbul&#039;daki NATO Parlamenter Zirvesi&#039;ni protesto etmek amacıyla Şehir Hatları vapurundan &quot;NATO mezara, tam bağımsız Türkiye&quot; pankartı açan Türkiye Gençlik Birliği (TGB) üyesi 4 kişi gözaltına alındı.

TGB&#039;nin sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, &quot;İstanbul Dolmabahçe Sarayı&#039;nda devam etmekte olan NATO Parlamenter Zirvesi&#039;ne karşı yaptığımız protestoda 4 TGB&#039;li arkadaşımız gözaltına alındı&quot; denildi.

TGB Genel Başkanı Kayahan Çetin de yaptığı paylaşımda, &quot;NATO dünyanın en büyük terör örgütüdür. Birbirini yiyen, sonuna ilerleyen NATO&#039;nun cenazesini bu topraklar kabul etmez. İstanbul Dolmabahçe&#039;de toplanan NATO Parlamenter Zirvesi&#039;ni karşıladık: NATO mezara, tam bağımsız Türkiye&quot; ifadelerini kullandı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">İstanbul'daki NATO Parlamenter Zirvesi'ni protesto etmek amacıyla Şehir Hatları vapurundan "NATO mezara, tam bağımsız Türkiye" pankartı açan Türkiye Gençlik Birliği (TGB) üyesi 4 kişi gözaltına alındı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TGB'nin sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, "İstanbul Dolmabahçe Sarayı'nda devam etmekte olan NATO Parlamenter Zirvesi'ne karşı yaptığımız protestoda 4 TGB'li arkadaşımız gözaltına alındı" denildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TGB Genel Başkanı Kayahan Çetin de yaptığı paylaşımda, "NATO dünyanın en büyük terör örgütüdür. Birbirini yiyen, sonuna ilerleyen NATO'nun cenazesini bu topraklar kabul etmez. İstanbul Dolmabahçe'de toplanan NATO Parlamenter Zirvesi'ni karşıladık: NATO mezara, tam bağımsız Türkiye" ifadelerini kullandı.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 29 Jun 26 15:12:25 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/vapurdan-nato-mezara-tam-bagimsiz-turkiye-pankarti-acan-4-kisi-istanbulda-gozaltina-alindi-h162488.html">Vapurdan NATO mezara, tam bağımsız Türkiye pankartı açan 4 kişi İstanbul&apos;da gözaltına alındı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/disk-ar-asgari-ucretli-2005e-gore-23-cumhuriyet-altini-kaybetti-h162487.html</link>
		<title>DİSK-AR: Asgari ücretli, 2005e göre 23 Cumhuriyet altını kaybetti</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Merkezi (DİSK-AR), asgari ücretlinin 2005&#039;te yıllık net ücretiyle 31,5 Cumhuriyet altını alabilirken, bugün yalnızca 8,1 Cumhuriyet altını alabileceğini hesaplayarak, asgari ücretlinin bu yıl 2005&#039;e göre yaklaşık 23 Cumhuriyet altını kaybı olduğuna işaret etti. DİSK-AR, 2002’de yüzde 122 olan ortalama emekli aylığının asgari ücret karşısındaki oranının 2025’te yüzde 84’e gerilediğini belirtti.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">DİSK-AR, "İşçi Sınıfının Geçim Krizi Raporu: Asgari Ücret, Vergi, Emeklilik" Raporu’nu yayımladı. Raporda, "Avrupa’da açık ara en yüksek asgari ücret kapsamına sahip Türkiye'nin giderek derinleşen bir 'asgari ücretliler ülkesi'ne' dönüştüğü" belirtilerek, bunun toplu iş sözleşmesi kapsamının son derece dar kalmasından kaynaklandığı ifade edildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Raporda, şu tespitlere yer verildi:&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"2026 yılında daha belirlendiği gün açlık sınırının altında olan net asgari ücret, yılın beşinci ayı itibarıyla yoksulluk sınırının yalnızca dörtte birine karşılık gelmektedir. Öte yandan büyümeden pay alması gereken işçiler, tam aksine büyümeden dışlanmaktadır. Bu nedenle asgari ücret, kişi başına milli gelire göre de erimektedir. Vergi sistemi bu eşitsizliği daha da derinleştirmektedir. İşçiler bir yandan düşük ücretlerle geçinmeye çalışırken öte yandan giderek ağırlaşan vergi yükü altında ezilmektedir. Az kazanandan çok, çok kazanandan az vergi alınan bir sistem kurulmuştur. Ücretliler şirketlerden daha fazla vergi öder hale getirilmiştir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Emeklilik sistemi de bu genel tablonun dışında değildir. Onlarca yıl çalışmış, prim ödemiş ve ülkenin büyümesine katkıda bulunmuş milyonlarca emekli, bugün sefalet içinde yaşamını sürdürmeye çalışmaktadır. Emeklilik bir dinlenme ve güvence hakkı olmaktan çıkmış, her üç emekliden ikisi geçimini sağlayabilmek için yeniden çalışmak zorunda bırakılmıştır."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"TÜRKİYE'DE HER 100 ÇALIŞANDAN 15'İ ASGARİ ÜCRETİN ALTINDA ÇALIŞTIRILMAKTADIR"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Rapordan özet bulgular ise şöyle:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Asgari ücret açlık sınırının altında, yoksulluk sınırının dörtte biri düzeyindedir. Asgari ücretin kişi başına milli gelire oranı 1974’te yüzde 80,6 iken 2026’da yüzde 45,7’ye gerilemiş, asgari ücretlilerin büyümeden aldığı pay azalmıştır. Asgari ücretli, 2005’ten bu yana yaklaşık toplam 23 Cumhuriyet altını kaybetmiştir. Türkiye’de asgari ücretin yüzde 5 fazlası ve altı bir ücretle çalışanların kapsamı yüzde 35’e yakındır. Böylece Türkiye asgari ücretin yaygınlığı bakımından Avrupa ülkeleri arasında ilk sırada yer almaktadır. TİS kapsamı Türkiye’de yüzde 10 düzeyindeyken bu oran birçok Avrupa ülkesinde yüzde 60’ın üzerindedir. Türkiye’de her 100 çalışandan 15’i asgari ücretin altında çalıştırılmaktadır. Türkiye’de bir asgari ücretlinin dana eti alım gücü Hollanda’daki asgari ücretlinin yaklaşık dörtte biri, Fransa’daki asgari ücretlinin ise yaklaşık üçte biri düzeyindedir. Türkiye’de asgari ücretlinin temel gıda maddelerine erişimi, Avrupa ve OECD ülkelerine kıyasla son derece sınırlı kalmaktadır. 2026’da Türkiye’den daha düşük asgari ücrete sahip Avrupa ülkesi sayısı yalnızca üçe düşmüş, Türkiye Avrupa’nın en düşük asgari ücretli ülkelerinden biri haline gelmiştir. Türkiye’de TİS’ten yararlanan işçilerin ortalama ücretleri asgari ücretin oldukça üzerindedir. TİS kapsamındaki işçilerin aylık ortalama brüt kazancı, TİS kapsamı dışındaki işçilerden yüzde 91,9 daha fazladır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"TOPLANAN HER 100 TL'LİK VERGİNİN 64 TL'Sİ DOLAYLI VERGİLERDEN GELMEKTEDİR"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Vergi ve kesinti yükü yıl içinde yüzde 21,6’dan yüzde 29,7’ye çıkmaktadır. 2026’da işçinin brüt ücretinin ortalama dörtte birinden fazlası vergi ve kesintilere gitmektedir. İşçiler yılın üç ayını vergi ve kesintileri ödemek için çalışmaktadır. Gelir vergisi en düşük tarife dilimi 190 bin lira sınırındadır. Eğer 2000 yılından itibaren gelir vergisi tarife dilimleri asgari ücret kadar artırılmış olsaydı vergi ilk dilimi 658 bin liranın üzerinde olacaktı. Dolaylı vergiler 36 yılda yüzde 48’den yüzde 64’e yükselmiştir. Toplanan her 100 TL’lik verginin 64 TL’si dolaylı vergilerden gelmektedir. Mülkiyet üzerinden alınan vergilerin payı son 11 yılda yüzde 3,7’den yüzde 1,1’e gerilemiştir. Türkiye’de işçiler şirketlerden daha fazla vergi veriyor. Vergi gelirleri içinde işçilerin ödediği pay yüzde 19,6 iken sermayenin payı yüzde 13,1’dir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"EMEKLİLERİN MİLLİ GELİRDEN ALDIĞI PAY GERİLEMEKTEDİR"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ortalama emekli aylığının asgari ücrete oranı 2002’de yüzde 122 iken bu oran 2025’te yüzde 84’e gerilemiştir. Emekli aylıkları asgari ücretin yüzde 16 altına düşmüştür. Emekli aylığı sistemindeki değişiklikler, aynı prim ve çalışma süresine sahip emekliler arasında büyük gelir farkları yaratmaktadır. En düşük emekli aylığı artırılırken diğer aylıkların aynı ölçüde yükseltilmemesi, emekli aylıklarını en düşük aylığa yaklaştırmaktadır. Emeklilerin milli gelirden aldığı pay gerilemektedir. Ortalama emekli aylığının kişi başına milli gelire oranı 2002’de yüzde 46,4 iken bu oran 2025 yüzde 31,6’ya düşmüştür. Prim gelirleri 2002’den bu yana 273 kat artarken emekli aylıkları ve sağlık harcamaları 211 kat artmıştır. Düşük aylıklar nedeniyle çalışan veya iş arayan emeklilerin oranı 2002’de yüzde 36,6 iken 2025’te yüzde 69,5’e çıkmıştır. Her üç emekliden ikisi çalışmak zorunda bırakılmaktadır."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 29 Jun 26 14:14:39 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/disk-ar-asgari-ucretli-2005e-gore-23-cumhuriyet-altini-kaybetti-h162487.html">DİSK-AR: Asgari ücretli, 2005e göre 23 Cumhuriyet altını kaybetti</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/chpli-askin-genc-hazine-100-lira-borc-icin-105-lira-faiz-oduyor-h162486.html</link>
		<title>CHPli Aşkın Genç: Hazine 100 lira borç için 105 lira faiz ödüyor</title>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<description><![CDATA[CHP Kayseri Milletvekili Aşkın Genç, Hazine’nin iç borç stokunda vadesine kadar ödenecek faiz yükünün ana parayı geçtiğini belirterek, “Hazine’nin her 100 liralık iç borcuna karşılık 105 lira faiz yükümlülüğü bulunuyor. Bu tablo, borçlanmanın değil, borç-faiz sarmalının büyüdüğünü gösteriyor” dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">CHP Kayseri Milletvekili Aşkın Genç, Hazine’nin mayıs sonu itibarıyla ulaştığı borç ve faiz yüküne ilişkin değerlendirmede bulundu. Hazine’nin iç borç stokunun mayıs ayında 8 trilyon 991 milyar liraya yükseldiğini aktaran Genç, bu borcun vadesine kadar ödenecek faiz tutarının ise 9 trilyon 396 milyar liraya ulaştığını kaydetti. Genç, "Ortada çok açık bir tablo var. Hazine’nin her 100 liralık iç borç anaparasına karşılık 105 lira faiz yükümlülüğü bulunuyor. Yani devlet, aldığı borcun anaparasından daha fazlasını faiz olarak ödemeyi taahhüt etmiş durumda” ifadelerini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“BÜTÇENİN GELECEĞİ BUGÜNDEN FAİZ ÖDEMELERİNE BAĞLANDI”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İç borçta faiz yükünün anaparayı 405 milyar lira aştığını belirten Genç, “Bu yalnızca bir muhasebe verisi değil. Bu, bütçenin geleceğinin daha bugünden faiz ödemelerine bağlanması demektir. Yurttaşın vergisiyle oluşan kaynaklar; üretime, istihdama, çiftçiye, esnafa, emekliye ve sosyal politikalara ayrılması gerekirken giderek daha büyük ölçüde faiz ödemelerine yöneliyor” değerlendirmesinde bulundu.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“BORÇ BÜYÜYOR, FAİZ BÜYÜYOR; YURTTAŞIN GELİRİ, ALIM GÜCÜ VE REFAHI AYNI HIZLA BÜYÜMÜYOR”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Hazine’nin iç ve dış borç stokunun yılın ilk beş ayında 1 trilyon 327 milyar lira arttığını, faiz yükündeki artışın da 1 trilyon 16 milyar lirayı bulduğunu kaydeden Genç, şöyle devam etti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Beş ayda borç 1,3 trilyon lira artarken, faiz yükü de 1 trilyon liranın üzerinde büyüyor. Bu tablo, iktidarın yüksek faiz ve sürekli borçlanma düzeninin kamu maliyesi üzerindeki baskısını açıkça ortaya koyuyor. Borç büyüyor, faiz büyüyor; ancak yurttaşın geliri, alım gücü ve refahı aynı hızla büyümüyor.”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“FAİZ YÜKÜ ANAPARAYI GEÇMİŞ DURUMDA”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Genç, iç borç stokunun yüzde 20’sini oluşturan döviz ve altın cinsi borçlardan doğabilecek kur ve fiyat farklarının da mevcut faiz hesabına dahil olmadığını vurgulayarak, “Kur riski ve altın fiyatlarındaki değişimlerin yaratacağı ek yük henüz bu hesabın dışında. Buna rağmen faiz yükü ana parayı geçmiş durumda. Türkiye’nin ihtiyacı, günü kurtarmak için daha pahalı borçlanmak değil; üretimi, verimliliği ve adil gelir dağılımını esas alan bir ekonomik programdır” dedi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 29 Jun 26 14:04:32 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/chpli-askin-genc-hazine-100-lira-borc-icin-105-lira-faiz-oduyor-h162486.html">CHPli Aşkın Genç: Hazine 100 lira borç için 105 lira faiz ödüyor</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/dunya/azerbaycan-disisleri-bakanligi-israil-hukumetinin-sozde-ermeni-soykirimi-hakkindaki-karari-ciddi-endise-kaynagi-h162485.html</link>
		<title>Azerbaycan Dışişleri Bakanlığı: İsrail hükümetinin, sözde &apos;Ermeni soykırımı&apos; hakkındaki kararı ciddi endişe kaynağı</title>
		<category><![CDATA[dunya]]></category>
		<description><![CDATA[Azerbaycan Dışişleri Bakanlığı, İsrail&#039;in 1915 olaylarını sözde &quot;Ermeni soykırımı&quot; olarak tanımaya yönelik adımlarına ilişkin, &quot;İsrail hükümetinin sözde &#039;Ermeni soykırımı&#039; hakkındaki kararı ciddi endişe kaynağıdır. İsrail hükümetini bu kararı yeniden gözden geçirmeye çağırıyoruz&quot; açıklamasını yaptı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Azerbaycan Dışişleri Bakanlığı, bugün yaptığı açıklamada, İsrail hükümetinin sözde "Ermeni soykırımı"na ilişkin kararından ciddi endişe duyulduğu açıklandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Açıklamada şunlar kaydedildi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"İsrail hükümetinin sözde 'Ermeni soykırımı' hakkındaki kararı ciddi endişe kaynağıdır. 1915 olaylarına ilişkin tarihi gerçeklerin çarpıtılması ve karmaşık tarihi süreçlerin, hukuki ve bilimsel temellerden uzak, siyasi kararların konusu haline getirilmesi kabul edilemez. Bu tür adımlar uzlaşmaya ve karşılıklı anlayışa hizmet etmek yerine, mevcut çatışmaları derinleştirmeye ve bölgede kalıcı barış ve uzlaşma çabalarını engellemeye hizmet etmektedir. İsrail hükümetini bu kararı yeniden gözden geçirmeye çağırıyoruz. Azerbaycan, tarihi gerçekleri savunma, uluslararası hukuk ilkelerine saygı gösterme ve bölgede kalıcı barışı teşvik etme konusundaki tutarlı tutumunu sürdürecektir."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 29 Jun 26 13:41:18 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/dunya/azerbaycan-disisleri-bakanligi-israil-hukumetinin-sozde-ermeni-soykirimi-hakkindaki-karari-ciddi-endise-kaynagi-h162485.html">Azerbaycan Dışişleri Bakanlığı: İsrail hükümetinin, sözde &apos;Ermeni soykırımı&apos; hakkındaki kararı ciddi endişe kaynağı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/chpli-kis-turkiye-buyudu-dediler-ama-buyuyen-iscinin-maasi-degil-yandaslarin-serveti-oldu-h162484.html</link>
		<title>CHP&apos;li Kış: Türkiye büyüdü dediler ama büyüyen işçinin maaşı değil, yandaşların serveti oldu</title>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<description><![CDATA[CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, DİSK-AR tarafından yayımlanan &quot;İşçi Sınıfının Geçim Krizi Raporu&quot;ndaki verilerine ilişkin, &quot;Rapor açıkça gösteriyor ki işçinin milli gelirden aldığı pay yıllar içinde sistemli biçimde küçültüldü. Türkiye büyüdü dediler ama büyüyen işçinin maaşı değil, yandaşların serveti oldu. Fabrikada üreten, tarlada çalışan, direksiyon başında ekmeğini kazanan milyonlar büyümeden hak ettiği payı alamadı&quot; değerlendirmesinde bulundu.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, DİSK-AR tarafından yayımlanan "İşçi Sınıfının Geçim Krizi Raporu"ndaki verilerine ilişkin, "Rapor açıkça gösteriyor ki işçinin milli gelirden aldığı pay yıllar içinde sistemli biçimde küçültüldü. Türkiye büyüdü dediler ama büyüyen işçinin maaşı değil, yandaşların serveti oldu. Fabrikada üreten, tarlada çalışan, direksiyon başında ekmeğini kazanan milyonlar büyümeden hak ettiği payı alamadı" ifadelerini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, DİSK-AR tarafından yayımlanan "İşçi Sınıfının Geçim Krizi Raporu'na" ilişkin yazılı açıklama yaparak değerlendirmelerde bulundu.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Raporda yer alan verilerin milyonlarca emekçinin yaşadığı "geçim krizini rakamlarla gözler önüne serdiğini" kaydeden Kış, "Türkiye bugün çalışanın emeğiyle zenginleştiği değil, çalıştıkça yoksullaştığı bir ülkeye dönüştürüldü. AKP 24 yıllık iktidarında işçinin sofrasından eti, cebinden altını, emeklinin de huzurunu aldı. Bugün yaşanan geçim krizi ekonomik bir tesadüf değil, siyasi bir tercihin sonucudur" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Rapordaki "en çarpıcı verilerden birinin" asgari ücretlinin altın karşısındaki kaybı olduğunu belirten Kış, 2005 yılında bir işçinin yıllık asgari ücretiyle 31,5 Cumhuriyet altını alabilirken, bugün ise aynı ücretle yalnızca 8,1 Cumhuriyet altını alınabildiğine dikkati çekti. Kış, "İşçinin cebinden yalnızca para gitmedi. Tam 23 Cumhuriyet altını gitti. Altın bu toplum için yalnızca yatırım değildir; düğündür, evlattır, gelecektir, güvencedir. İnsanların birikim yapma umudunu bile ellerinden aldılar. Bugün milyonlarca emekçi ay sonunu getiremediği gibi geleceği için tek kuruş kenara koyamıyor" ifadelerini kaydetti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"GERÇEK BAŞARI, ÇALIŞAN İNSANIN EVİNE ET GÖTÜREBİLMESİDİR"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Türkiye'de asgari ücretlinin temel gıdaya erişiminin her geçen yıl zorlaştığını öne süren Kış, rapora göre bir asgari ücretlinin aylık maaşıyla yalnızca 27 kilogram dana eti alabildiğini, aynı ücretle Hollanda'daki bir işçinin 107 kilogram, Fransa'daki bir işçinin ise 84 kilogram dana eti satın alabildiğini kaydederek, "Bir ülkenin gerçek zenginliği sarayların ihtişamıyla değil, işçinin evine götürebildiği ekmekle, etle ölçülür. Bugün milyonlarca anne baba markette fiyat etiketine bakıp çocuklarının istediğini alamadan evine dönüyor. İşçinin sofrasındaki et küçülürken, iktidar hâlâ başarı hikâyeleri anlatıyor. Gerçek başarı, çalışan insanın evine et götürebilmesidir" açıklamasını yaptı.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">AK Parti'nin yıllardır ekonominin büyüdüğünü anlattığını ancak büyümeden emeğin pay alamadığını iddia eden Gülcan Kış, "Rapor açıkça gösteriyor ki işçinin milli gelirden aldığı pay yıllar içinde sistemli biçimde küçültüldü. Türkiye büyüdü dediler ama büyüyen işçinin maaşı değil, yandaşların serveti oldu. Fabrikada üreten, tarlada çalışan, direksiyon başında ekmeğini kazanan milyonlar büyümeden hak ettiği payı alamadı" ifadelerini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"BU VERGİ SİSTEMİ ADALET ÜRETMİYOR, YOKSULLUK ÜRETİYOR"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Raporda ortaya konulan vergi verilerinin de tabloyu ağırlaştırdığını belirten Kış, "Bu ülkede işçinin maaşı daha cebine girmeden kesiliyor. Sonra ekmeğinden, sütünden, elektriğinden, suyundan yeniden vergi alınıyor. Buna karşılık büyük sermaye korunuyor. Bu vergi sistemi adalet üretmiyor, yoksulluk üretiyor" eleştirisinde bulundu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Açıklamasının sonunda iktidarın düşük ücret politikalarını eleştiren Kış, "Türkiye'nin sorunu kaynak yokluğu değildir. Sorun, üretenden alıp ayrıcalıklı kesimlere aktaran anlayıştır. İşçiyi yoksullaştırarak enflasyon düşmez, emeği ucuzlatarak ekonomi büyümez. Bu ülkenin işçisi sadaka değil, emeğinin karşılığını istiyor. Cumhuriyet Halk Partisi olarak alın terinin, adil paylaşımın ve sosyal devletin mücadelesini vermeye devam edeceğiz. Çünkü bu ülkeyi ayakta tutan saraylar değil, sabahın ilk ışığında işine giden milyonlarca emekçidir" değerlendirmesini yaptı.&nbsp;</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 29 Jun 26 13:24:54 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/chpli-kis-turkiye-buyudu-dediler-ama-buyuyen-iscinin-maasi-degil-yandaslarin-serveti-oldu-h162484.html">CHP&apos;li Kış: Türkiye büyüdü dediler ama büyüyen işçinin maaşı değil, yandaşların serveti oldu</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/aziz-ihsan-aktas-davasi-ali-riza-yilmaz-basindan-itibaren-hedef-kisi-olarak-ilan-edildim-h162482.html</link>
		<title>Aziz İhsan Aktaş davası... Ali Rıza Yılmaz: Başından itibaren hedef kişi olarak ilan edildim</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Aziz İhsan Aktaş davasında esas hakkındaki mütalaaya karşı Silivri’de savunma yapan Beşiktaş Belediye Başkan Yardımcısı Ali Rıza Yılmaz, “Başından itibaren hedef kişi olarak ilan edildim. Peşinen suçlu ilan edilerek tutuklandım. Yapılan yargılamada, huzurunuzda toplanan delillerle suçsuzluğum ispatlandı” dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">İş insanı Aziz İhsan Aktaş’ın liderliğini yaptığı iddia edilen “çıkar amaçlı suç örgütü” ile bazı belediye başkanlarına rüşvet vererek ihaleleri organize ettiği iddiasıyla 7’si tutuklu 200 kişi hakkında İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nce açılan dava devam ediyor. Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara ve Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin tutuklu olmak üzere 7 CHP’li belediye başkanının yargılandığı davanın karar duruşmasının 9’uncu günü, Silivri’de yeni inşa edilen duruşma salonunda başladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bu dava kapsamında 14 Mayıs’ta tahliye edilen ancak başka bir dosya nedeniyle tutuklu bulunan Beşiktaş Belediye Başkan Yardımcısı Ali Rıza Yılmaz’ın savunmasına geçildi. Kendisi hakkında iddianamede ve mütalaada yer alan tüm iddiaların soyut olduğunu belirten Yılmaz, şunları söyledi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“İddianın aksine huzurda ifade veren herkes benim suç konusu olaylarla, süreçlerle ilgimin olmadığını söyledi. Etkin pişmanlıkta bulunduğunu iddia eden kişiler dahi olayların benimle alakası olmadığını söylediler. Kendiliğinden söylemeyen kişilere de siz sordunuz. Avukatlarım sordu. Verilen cevaplarda alakam olmadığı anlaşıldı. Netice olarak yargılamada, hakkımda herhangi bir delil bulunamadı. Buradaki diğer arkadaşlar gibi ben de hedefe konmuş kişilerden biriyim. Bunun en büyük örneği, henüz ifadem alınmadan hakkımda yurt dışına çıkış yasağı kararının verilmesiydi. Ben o sırada görevimin başındayım ve sayın soruşturma savcısının belediyeden istediği evraklarla, bilgilerle ilgili kendisine cevap vermekle meşguldüm. Yani yurt dışına kaçmak gibi bir çalışmam, bir hazırlığım yoktu. Ben tutuklandıktan sonra delil toplama çabasına girildi. Benimle ilgili ilk andan itibaren gömleğin düğmeleri yanlış iliklendi. Bu sebeple mütalaaya saygı duymakla beraber mütalaaya katılmıyorum.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“AKTAŞ AİLESİNİ TANIMAM”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Örgüt konusunda soruşturma savcısı, örgüte yardım etmek için ihaleleri yönlendirdiğimiz iddiasında bulunmuş. Mütalaada ise savcılık, örgüte yardımdan beraat talep etti. Varlığından haberdar olmadığım örgütün bütün üyeleri huzurunuzda ifadeler verdi, beyanda bulundular. Başta Aziz İhsan Aktaş olmak üzere hiçbiri benimle ilgili olumsuz bir beyanda bulunmadılar. Kendilerinden bir menfaat çıkar talep ettiğimi söylemediler. Söyleyemezler. Örgüt konusunda avukatlarım çok şey anlattı. İnsanlar tanımadığı kişilerle örgüt olamazlar. Ben Aktaş ailesini, akrabalarını, ortaklarını, arkadaşlarını ve de çalışanlarını tanımam, tanımadım da. Bugüne kadar kendileriyle bir iletişimim de olmadı. Daha önce de söyledim. Bırakın örgütün varlığından haberim olmayı, bırakın yardım etmeyi, Beşiktaş ilçesine sızmasına asla izin vermezdim. Benimle beraber çalışan mesai arkadaşlarım kamunun, toplumun menfaatinin korunmasında ne kadar titiz olduğumu, ne kadar bu konuda taviz vermediğimi çok iyi bilirler.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“MÜTALAA ÇELİŞKİLİ”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Hakkımda da bu konuda talep edilen beraat ile hukukun er ya da geç her yönüyle tecelli edeceğine inanıyorum. İddianameden önce de savcılık benim örgütle ilişkimin olmadığını biliyordu. Bu dosyada beni ihaleden sorumlu tutabilmek için örgüte yardım etme suçunu iddianameye koymuştur ancak bugün örgütle ilişkimin olmadığının bir kez daha anlaşıldığına inanıyorum. Örgütten beraatım talep ediliyorsa diğer suçlardan da cezalandırılmamın talep edilmesi mütalaanın kendi içerisindeki içerisinde çelişkili olduğunu göstermektedir. Örgüt suçu bakımından mütalaada yer aldığı gibi beraatımı talep ediyorum. İhaleye fesat karıştırma suçuyla, ihale ile ilgili suçlamalar konusunda iddianamedeki ithamların çoğu tüm taraflarca çürütüldü. Bilirkişi raporlarındaki hatalar tek ortaya döküldü. Burada zaten hiç kimsenin suç işlemediği anlaşıldı. Benim de ihalelerle ilgili herhangi bir sorumluluğum bulunmamaktadır. Sorduğumuzda ihale yetkilisi arkadaşlar, ihale birimindeki arkadaşlar, ihale komisyon başkan ve üyeleri, yani memur arkadaşlar, ihale tarafları, ihalelere dahil olmadığımı, bir baskı, telkin ve yönlendirmede bulunmadığımı söylediler.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“SUÇSUZLUĞUM İSPATLANDI”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Başından itibaren hedef kişi olarak ilan edildim. Peşinen suçlu ilan edilerek tutuklandım. Yapılan yargılamada, huzurunuzda toplanan delillerle suçsuzluğum ispatlandı. Henüz deliller toplanmadan haksızlığa uğradım. Delillerden kişilere gidilmedi. Kişileri yargılamak ve cezalandırmak için deliller oluşturulmaya çalışıldı. Gerek sizin sorularınız, gerek avukatlarımızın çabalarıyla beyandaki çelişki ve yalanlar tek ortaya çıktı. Bıraksanız saatlerce haklılığımı anlatacak kadar güçlüyüm ve suçsuzum. Ben hakkımdaki iddiaları kabul etmiyorum ve iddiaların çürüdüğünü düşünüyorum. Hakkımda tüm suçlar yönünden berat kararı verilmelidir. Hiç kimse benimle ilgili ‘Ali Rıza Yılmaz bir suç işledi’ diyemedi, diyemez. 70 yıllık hayatımda namusumla, şerefimle, ailemden aldığım terbiyeyle onurum için yaşadım ve asla ödün vermedim. Kendime güveniyorum. Kendimden eminim. Beraber görev yaptığım arkadaşlarıma da güveniyorum ve arkadaşlarımdan da eminim. Nasıl ki suçsuz olup doğru söyleyenler yargı önünde yargılandı, hesap verdi, aklandı; iftira atanlar da bir gün yargılanıp hesap verecektir.”</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 29 Jun 26 13:08:10 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/aziz-ihsan-aktas-davasi-ali-riza-yilmaz-basindan-itibaren-hedef-kisi-olarak-ilan-edildim-h162482.html">Aziz İhsan Aktaş davası... Ali Rıza Yılmaz: Başından itibaren hedef kişi olarak ilan edildim</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/finikede-24-yil-surmesi-planlanan-mermer-ocagi-projesine-ced-olumlu-karari-arazi-ilk-haline-getirilemeyecek-h162481.html</link>
		<title>Finike&apos;de 24 yıl sürmesi planlanan mermer ocağı projesine ÇED Olumlu kararı: Arazi ilk haline getirilemeyecek</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Antalya Valiliği, Antalya&#039;nın Finike ilçesi Çamlıbel Mahallesi sınırlarında DK Traverten Doğaltaş Madencilik tarafından yapılması planlanan 18,77 hektarlık II-B Grubu Mermer Ocağı projesi için &quot;ÇED Olumlu&quot; kararı verdi. Şirket tarafından hazırlanan proje tanıtım dosyasına göre yaklaşık 24 yıl sürmesi öngörülen projede, proje alanının yaklaşık 85 bin 983 metrekarelik bölümü ormanlık alanda yer alırken, üretim faaliyetleri sonunda bozulan arazinin çeşitli rekreasyon ve rehabilitasyon çalışmalarıyla ilk haline getirilemeyeceği belirtildi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Antalya Valiliği, Antalya’nın Finike ilçesinin Çamlıbel Mahallesi sınırlarında DK Traverten Doğaltaş Madencilik tarafından yapılması planlanan 18,77 hektarlık alanı kapsayan II-B Grubu Mermer Ocağı projesi için "ÇED Olumlu" kararı verdi. Şirketin hazırladığı proje dosyasına göre, 84,36 hektarlık ruhsat sahasının 18,77 hektarlık bölümünde açık işletme yöntemiyle mermer ocağı işletilecek. Proje kapsamında yılda 100 bin metreküp blok ve parça mermer üretimi gerçekleştirilecek.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">EN YAKIN YERLEŞİM YERİNE BİN 100 METRE UZAKLIKTA</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Proje alanı Finike ilçe merkezine yaklaşık 42 kilometre, Çamlıbel Mahallesi'ne kuş uçuşu 2 kilometre, en yakın yerleşim yeri olan Yazır Mahallesi'ndeki konutlara ise yaklaşık bin 100 metre mesafede bulunuyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">SAHANIN DOĞAL YAPISI BOZULACAK, İLK HALİNE GETİRİLEMEYECEK</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Proje kapsamında bitkisel toprak bulunan alanlar iş makineleriyle sıyrılarak 3 bin 899,63 metrekarelik depolama alanında muhafaza edilecek. Toplam 18 bin 770 metreküp bitkisel toprağın sahadan kaldırılacağı belirtilen dosyada, üretim faaliyetleri sonucunda sahanın doğal yapısının bozulacağı ve arazinin üretim sonunda çeşitli rekreasyon ve rekültivasyon yöntemleriyle ilk haline getirilemeyeceği ifade edildi. Depolanan bitkisel toprağın ise proje sonunda rehabilitasyon çalışmalarında kullanılacağı kaydedildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">85 BİN METREKARE ORMANLIK ALANI KAPSIYOR</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ÇED dosyasında yer alan bilgilere göre, 187 bin 737 metrekarelik başvuru alanının 85 bin 983 metrekarelik bölümü ormanlık alanda bulunuyor. Antalya Orman Bölge Müdürlüğü, söz konusu ormanlık alanda gerekli izinlerin alınması şartıyla projeye uygun görüş verdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dosyada, işletme ruhsatının 2032 yılına kadar geçerli olduğu, ancak sahada ekonomik olarak işletilebilir rezerv bulunması halinde ruhsat süresinin uzatılması için yeniden başvuruda bulunulacağı belirtildi. Proje ömrü ise mevcut rezerv üzerinden yaklaşık 24 yıl olarak hesaplandı.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 29 Jun 26 12:40:08 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/finikede-24-yil-surmesi-planlanan-mermer-ocagi-projesine-ced-olumlu-karari-arazi-ilk-haline-getirilemeyecek-h162481.html">Finike&apos;de 24 yıl sürmesi planlanan mermer ocağı projesine ÇED Olumlu kararı: Arazi ilk haline getirilemeyecek</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/sol-parti-burhaniye-ilce-baskani-yuzerden-nato-zirvesi-aciklamasi-turkiyeyi-trumpa-ve-natoya-teslim-hazirligi-yapiyorlar-h162480.html</link>
		<title>SOL Parti Burhaniye İlçe Başkanı Yüzer&apos;den NATO Zirvesi açıklaması: Türkiyeyi Trumpa ve NATOya teslim hazırlığı yapıyorlar</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[SOL Parti Burhaniye İlçe Başkanı Ertuğrul Yüzer, Ankara&#039;da toplanacak NATO Zirvesi&#039;ne değinirken, &quot;Haydut Trump ve katil NATO’nun kanlı planları için milyarlarca dolar harcanıyor; havaalanları ve yollar yapılıyor, geçiş güzergâhlarındaki evler boyanıyor. Ankara’yı ve Türkiye’yi Trump’a ve NATO’ya teslim etmek için hazırlık yapıyorlar&quot; dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Balıkesir'deki SOL Parti üyeleri, "Geleneksel Buluşma" kapsamında Burhaniye'deki Ayaklı Mesire Alanı'nda bir araya geldi. Buluşmaya Gömeç Belediye Başkanı Melih Bağcı, Burhaniye Belediye Başkan Yardımcısı Ayten Tuna, Belediye Meclis Başkan Vekili Tarık Erdil, Belediye Meclis Üyeleri Çiğdem Karasakal Avcı ve Muharrem Keskün ile CHP İlçe Yönetim Kurulu Üyeleri ve bölgedeki bazı sivil toplum örgütlerinin temsilcileri de katıldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><img class="detayFoto" src="https://www.gercekmuhabir.com/images/upload/5ae68ff7-3f11-47b7-b6c0-c05daae3aa3e.jpg" /></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">SOL Parti Burhaniye İlçe Başkanı Yüzer, burada yaptığı konuşmada, "NATO Zirvesi öncesinde Ankara'nın, fiilen OHAL koşullarına sokularak büyük bir abluka altına alındığını" söyledi. Barışçıl protesto hakkı ve demokratik özgürlüklerin askıya alındığını, gözaltılar ve tutuklamalarla bütün kent ve ülkenin terörize edildiğini ifade eden Yüzer, şunları kaydetti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Hak arayan öğretmenler, NATO’yu protesto eden yurtsever öğrenciler acımasızca saldırılara maruz kalıyor. Haydut Trump ve katil NATO’nun kanlı planları için milyarlarca dolar harcanıyor; havaalanları ve yollar yapılıyor, geçiş güzergâhlarındaki evler boyanıyor. Ankara’yı ve Türkiye’yi Trump’a ve NATO’ya teslim etmek için hazırlık yapıyorlar. Bu, sembolik bir devir değildir. İktidarda kalabilmek için ülkemizin geleceğini haydutlara teslim ediyorlar. İzin vermeyeceğiz. ABD’ye ve NATO’ya karşı durmak monarşiye karşı durmaktır. ABD’den aldıkları güçle, sınırsız zorbalık ve operasyonlarla fiilen seçimsiz ve muhalefetsiz bir gerici monarşik rejim ülkeye dayatılıyor. Türkiye’nin ABD’nin Orta Doğu’daki ileri karakolu ve askeri üssü olması için yeni NATO üsleri kurma kararları alıyorlar. Toplumsal desteğini kaybetmiş iktidar ayakta kalabilmek için tam bir teslimiyet ve acziyet içindedir. Ama buna teslim olmayan ve olmayacak milyonların olduğunu biliyoruz. CIA operasyonlarıyla kurdurulmuş, BOP eş başkanlığı süreçleriyle şekillendirilmiş bu gerici rejimin ülkemizi yeni felaketlere sürüklemesine hep birlikte karşı duracağız. ABD’ye ve NATO’ya karşı durmak, monarşi dayatmasına karşı durmaktır. Bu mücadele demokratik, bağımsız ve özgür bir ülke için mücadele eden hepimizindir. Saraysız, saltanatsız, bağımsız bir ülke kuracağız. 7-8 Temmuz 2026, 6. Filo önünde secdeye duranların teslimiyet tarihinin yeni bir eşiğidir. Anti-emperyalist Kurtuluş Savaşı'yla kurulmuş Cumhuriyet’in kuşatılmasında yeni bir adımdır. Bu kara güne teslim olmayacağız. Bu ülkenin bağımsızlık onurunu savunacağız."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 29 Jun 26 12:15:07 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/sol-parti-burhaniye-ilce-baskani-yuzerden-nato-zirvesi-aciklamasi-turkiyeyi-trumpa-ve-natoya-teslim-hazirligi-yapiyorlar-h162480.html">SOL Parti Burhaniye İlçe Başkanı Yüzer&apos;den NATO Zirvesi açıklaması: Türkiyeyi Trumpa ve NATOya teslim hazırlığı yapıyorlar</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/dunya/irakla-53-yillik-petrol-anlasmasi-27-temmuzda-sona-erecek-h162479.html</link>
		<title>Irak&apos;la 53 yıllık petrol anlaşması 27 Temmuzda sona erecek</title>
		<category><![CDATA[dunya]]></category>
		<description><![CDATA[ABD-İran savaşıyla Hürmüz Boğazı&#039;nda yaşanan tıkanıklık nedeniyle alternatif rotalardan biri olarak öne çıkan Irak petrolünün Batı pazarlarına açılan kapılarından biri olan Kerkük-Ceyhan hattında 53 yıl önce imzalanan petrol anlaşması 27 Temmuz 2026&#039;da sona erecek. Bu tarihten sonra yeni bir anlaşma imzalanmazsa Irak’tan petrol akışı duracak. Enerji yönetimi, yeni anlaşmayla ilgili henüz bir mutabakatın söz konusu olmadığını belirtti.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Türkiye ile Irak arasında 1973 yılında imzalanan ham petrol boru hattı anlaşması tarihi bir eşikten geçecek. Anlaşma kapsamında Irak’tan Türkiye’ye onlarca yıldır devam eden petrol akışı, 27 Temmuz itibarıyla duracak.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Söz konusu anlaşmanın ilgili maddesi gereğince, anlaşmanın sona erdirilmesi için bir yıl önceden tarafların yazılı bildirimde bulunulması gerekiyor. Bu yönde bir bildirimin yapılmaması durumunda anlaşma kendiliğinden beş yıl daha uzuyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Mevcut anlaşma, 2010 yılında 15 yıl süreyle uzatılmıştı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">GEÇEN YIL KARAR ALINDI</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Türkiye, 21 Temmuz 2025 tarihli Cumhurbaşkanı kararıyla, anlaşma sona ermeden bir yıl önce süresinin uzatılmayacağına karar verdi. Bu&nbsp; karara göre, 27 Temmuz’da anlaşmanın süresi dolacak. Petrol akışı tümüyle duracak.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, anlaşmanın yenilenmemesiyle ilgili olarak, teknik olarak günlük 1,5 milyon varil kapasiteli Irak-Türkiye Petrol Boru Hattı'nın hiçbir zaman tam kapasiteye ulaşmadığını belirterek, kullanım oranının zaman zaman yüzde 25'lere kadar düştüğüne işaret etmişti. Bayraktar, ham petrol boru hattının Irak’ın güneyine bağlanması gerektiğini ifade etmişti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">1,5 MİLYAR DOLARLIK TAHKİM</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kerkük-Ceyhan hattı, Türkiye'nin 2014-2018 yılları arasında Irak'ın onayı olmadan gerçekleştirilen petrol ihracatına aracılık ettiği gerekçesiyle açılan tahkim davasının ardından yaklaşık 2,5 yıl kapalı kaldı. Tahkim mahkemesi, Türkiye'nin 1,5 milyar dolar tazminat ödemesine hükmetti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Petrol akışı geçen yılın sonlarında yeniden başladı. Taraflar arasında 2018 sonrası dönemi kapsayan ikinci bir tahkim dosyası daha bulunuyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">YENİ ANLAŞMA UZUN ZAMAN ALABİLİR</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Türkiye‘nin önerdiği, Irak’ın güneyine Basra’ya dek uzanacak boru hatlarını kapsayan yeni anlaşma henüz imzalanmadı. Ankara ve Bağdat, yeni anlaşma üzerinde bir yıldır görüşüyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Enerji yönetimi, yeni anlaşmayla ilgili bir mutabakatın söz konusu olmadığını belirterek, anlaşmanın kısa vadede imzalanmasının da beklenmediğine işaret etti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Petrol uzmanları, küresel piyasalarda Hürmüz Boğazı’na alternatif rota arayışına işaret ederek, gerek Irak gerekse de Körfez’deki üretici ülkelerin petrolü için Basra’dan Ceyhan’a uzanan bir boru hattının gerekliliğine vurgu yaptı. Uzmanlar, bir boşluk yaşanmadan yeni anlaşmanın hayata geçirilmesinin önemli bir adım olacağına dikkati çekti.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 29 Jun 26 12:01:30 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/dunya/irakla-53-yillik-petrol-anlasmasi-27-temmuzda-sona-erecek-h162479.html">Irak&apos;la 53 yıllık petrol anlaşması 27 Temmuzda sona erecek</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/ibb-davasinda-58inci-gun-basladi-h162478.html</link>
		<title>İBB Davası&apos;nda 58&apos;inci gün başladı...</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[CHP’nin cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu 59’u tutuklu 414 sanıklı İBB Davası’nın 58’inci duruşma günü başladı. Duruşmada, tutuklu İBB Medya A.Ş. Reklam Alanları Müdürü Elif Güven&#039;in doğum günü &quot;İyi ki doğdun Elif&quot; sesleriyle kutlandı. Güven&#039;in annesi &quot;Elifim, prensesim, ilk göz ağrım. Seni çok özledim, çok seviyorum. Artık yeter gel diyorum birtanem. Seninle gurur duyuyorum kızım&quot; dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">CHP’nin cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da arasında bulunduğu 59'u tutuklu 414 sanıklı İBB Davası’nın duruşması, 58'inci gününde, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Silivri’deki Marmara Kapalı Cezaevi’nin 1 No’lu Duruşma Salonu’nda devam ediyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tutuklu sanıklar saat 11.00 itibarıyla alkışlarla salona girdi. Ekrem İmamoğlu salona giriş yaptığı sırada izleyiciler tarafından “Günaydın Başkanım" sesleri duyuldu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ardından tutuklu İBB Medya A.Ş. Reklam Alanları Müdürü Elif Güven'in doğum günü "İyi ki doğdun Elif" sesleriyle kutlandı. Güven'in annesi izleyici sıralarından "Elifim, prensesim, ilk göz ağrım. Seni çok özledim, çok seviyorum. Artık yeter gel diyorum birtanem. Seninle gurur duyuyorum kızım" diye seslendi.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İmamoğlu ise yerine geçmeden Güven'in yanına giderek doğum gününü kutladı.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Duruşma,&nbsp;&nbsp;İBB Genel Sekreter Yardımcısı Gürkan Akgün'ün avukatlarının savunmasıyla devam ediyor.&nbsp;</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 29 Jun 26 11:53:55 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/ibb-davasinda-58inci-gun-basladi-h162478.html">İBB Davası&apos;nda 58&apos;inci gün başladı...</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/psakd-ortaca-subesinden-sivas-anmasi-unutmadik-unutturmayacagiz-h162477.html</link>
		<title>PSAKD Ortaca Şubesinden Sivas anması: Unutmadık, unutturmayacağız</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Ortaca Şubesi&#039;nden, 2 Temmuz Sivas Madımak katliamının 33’üncü yılı dolayısıyla yapılan açıklamada &quot;Sivas davası bir insanlık davasıdır. Bu dava biz bitti demeden bitmez. Hesabını soracağız” denildi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Muğla Ortaca'da Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Ortaca Şubesi tarafından Madımak katliamının 33. yılı dolayısıyla “33 Can, 33 Yıl; Unutmadık, Unutturmayacağız” başlıklı basın açıklaması yapıldı. Açıklamayı PSAKD Genel Sekreteri Mevlüt Akbal okudu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><img class="detayFoto" src="https://www.gercekmuhabir.com/images/upload/c1b544d6-6681-4a99-8827-5d2b5643283a-w.jpg" /></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Açıklamada, 2 Temmuz 1993’te Sivas Madımak Oteli’nde 33 kişinin yaşamını yitirdiği hatırlatılarak, “Hesabı sorulmayan acı unutulmaz. Madımak’ta işlenen insanlık suçuna verilen zaman aşımı kararını kabul etmiyoruz, etmeyeceğiz” ifadelerini kullanıldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Madımak Oteli’nin “Utanç Müzesi” yapılması talebini yinelenen açıklamada, cemevlerinin anayasal olarak ibadethane statüsünde tanınması gerektiği vurgulandı. Açıklamada şöyle denildi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Cemevleri yönetmeliklerle geçiştirilemez, doğrudan Anayasa’da ibadethane olarak tanımlanmalıdır. Bizler asla devletin Alevisi olmayacağız. 2 Temmuz Sivas Madımak Katliamı, insanlığa karşı işlenmiş bir suçtur ve insanlığa karşı işlenmiş suçların zaman aşımı olmaz. Sivas davası bir insanlık davasıdır. Bu dava, biz bitti demeden bitmez. Hesabını soracağız. Unutmadık, unutturmayacağız.”</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 29 Jun 26 10:01:34 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/psakd-ortaca-subesinden-sivas-anmasi-unutmadik-unutturmayacagiz-h162477.html">PSAKD Ortaca Şubesinden Sivas anması: Unutmadık, unutturmayacağız</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/yasam/hava-sicakliklari-yurdun-kuzeyinde-2-4-derece-artacak-h162476.html</link>
		<title>Hava sıcaklıkları yurdun kuzeyinde 2-4 derece artacak</title>
		<category><![CDATA[yasam]]></category>
		<description><![CDATA[Meteoroloji Genel Müdürlüğü&#039;nden yapılan açıklamada, bugün hava sıcaklıklarının yurdun kuzey kesimlerinde iki ila dört derece artacağı bildirildi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün (MGM) verilerine göre, bugün yurtta yağış beklenmiyor. Öte yandan MGM, hava sıcaklıklarının kuzey kesimlerinde iki ila dört derece artacağını, diğer yerlerde ise önemli bir değişiklik olmayacağını bildirdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KUVVETLİ RÜZGAR UYARISI</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Rüzgarın genellikle kuzey ve kuzeydoğu yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette, Marmara’nın güneybatısı ile Kuzey Ege kıyılarında kuvvetli eseceğini kaydeden MGM, oluşabilecek olumsuzluklara karşı vatandaşları uyardı.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 29 Jun 26 09:48:57 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/yasam/hava-sicakliklari-yurdun-kuzeyinde-2-4-derece-artacak-h162476.html">Hava sıcaklıkları yurdun kuzeyinde 2-4 derece artacak</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/altin-fiyatlari-ne-kadar-h162475.html</link>
		<title>Altın fiyatları ne kadar?</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[Altın haftaya düşüşle başladı: İşte 29 Haziran 2026 çeyrek, gram ve yarım altın satış fiyatları]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Gram altın güne 6.099 TL, ons altın ise 4.067 dolar seviyesinden başladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Altın, ABD ile İran arasında hafta sonu yaşanan saldırıların petrol fiyatlarını yükseltmesi ve Fed'in faiz artırımlarına yönelik beklentilerin güçlenmesiyle haftaya düşüşle başladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Altın fiyatlarında son durum</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İç ve dış piyasayı etkileyen altın ve döviz kurundaki değişimler merakla takip ediliyor. Vatandaşlar günün ilk saatlerinden itibaren “Gram altın, çeyrek altın, ons altın fiyatı bugün ne kadar?” araştırmaları yapıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İşte 29 Haziran 2026 Pazartesi gününün ilk saatlerinde güncel altın fiyatları tablosu…</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Güncel altın satış fiyatları</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Gram altın satış fiyatı: 6.099,92 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Çeyrek altın satış fiyatı: 10.139,00 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Yarım altın satış fiyatı: 20.235,00 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Tam altın satış fiyatı: 40.294,11 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Cumhuriyet altını satış fiyatı: 40.341,00 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Gremse altın satış fiyatı: 101.044,28 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Ons altın satış fiyatı: 4.067,41 dolar</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 29 Jun 26 09:44:54 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/altin-fiyatlari-ne-kadar-h162475.html">Altın fiyatları ne kadar?</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/dolar-kuru-bugun-ne-kadar-h162474.html</link>
		<title>Dolar kuru bugün ne kadar?</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[Dolar/TL bugün ne kadar? (29 Haziran 2026 dolar - Euro fiyatları)]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Yatırımcılar ve vatandaşların iç ve dış piyasaya hakim olmak için yakından takip ettiği altın ve döviz kurundaki son ve güncel veriler merak ediliyor. Peki, dolar - Euro fiyatları bugün kaç lira? Güncel dolar fiyatları ne? İşte 29 Haziran 2026 Pazartesi gününe ilişkin döviz kuru fiyatları...</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ekonomik ve finansal kararlar üzerinde önemli etkilere sahip olan dolar ve Euro'nun bugünkü fiyatlarını öğrenmek isteyenler arama motorlarında "Euro kaç TL?" ve "1 Dolar kaç TL?" gibi soruları aratıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İşte 29 Haziran 2026 Pazartesi gününe ilişkin dolar ve Euro fiyatları...</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dolar/TL ve Euro/TL bugün ne kadar?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dolar/TL saat 07:15 itibarıyla 46,6253 (alış) 46,6457'den (satış) işlem görürken Euro ise aynı saat itibarıyla 53,1587 TL seviyelerinde seyrediyor.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 29 Jun 26 09:40:41 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/dolar-kuru-bugun-ne-kadar-h162474.html">Dolar kuru bugün ne kadar?</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/veli-der-cocuklar-yoksulluk-guvencesizlik-ve-geleceksizlik-sarmalina-h162473.html</link>
		<title>Veli-Der: Çocuklar; yoksulluk, güvencesizlik ve geleceksizlik sarmalına mahkum edilmektedir</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Öğrenci Velileri Derneği (Veli-Der) okulların tatile girmesi nedeniyle bir açıklama yaparak tespitlerine ver verdi. Açıklamada, &quot;Yoksulluk, piyasalaşma, çocuk emeği sömürüsü, eğitime erişim engelleri, kamusal eğitimin tasfiyesi ve laik eğitimdeki aşınma aynı politik tercihlerin ürünüdür. Bugün çocukların eğitim hakkı; ekonomik kriz, derinleşen eşitsizlikler ve eğitimin piyasaya açılması nedeniyle ciddi bir tehdit altındadır. Kamusal eğitim sistemine yeterli kaynak ayrılmazken, eğitim giderek ailelerin omuzlarına yüklenen ağır bir maliyet alanına dönüştürülmektedir. Çocuklar; yoksulluk, güvencesizlik ve geleceksizlik sarmalına mahkum edilmektedir&quot; denildi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Bugün Türkiye genelinde okul öncesi, ilköğretim ve ortaöğretim okullarındaki yaklaşık 18 milyon, İstanbul'da da 2 milyon 800 bin öğrenci karne alarak yaz tatili Öğrenci Velileri Derneği (Veli-Der) de bu nedenle bir açıklama yaparak, eğitimde yaşanan sorunlara dikkat çekti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"EĞİTİMDE EŞİTSİZLİKLER DERİNLEŞTİ, KAMUSAL EĞİTİM TASFİYE EDİLİYOR"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"2025-2026 eğitim-öğretim yılı, eğitim sisteminde uzun yıllardır biriken sorunların daha da ağırlaştığı bir dönem olarak sona ermektedir. Çocukların eğitim hakkı giderek daha fazla piyasa koşullarına terk edilirken kamusal eğitim geriletilmiş ve eğitimde fırsat eşitliği daha da zayıflatılmıştır" görüşüyle başlayan açıklamada şu ifadelere yer verildi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Milyonlarca veli artan eğitim harcamaları altında ezilirken, yüz binlerce çocuk yoksulluk nedeniyle eğitimden uzaklaşmaktadır. Bu süreçte çocuk emeği sömürüsü yaygınlaşmış, öğretmen açığı büyümüş ve eğitim emekçileri güvencesiz çalışma koşullarına mahkum edilmiştir. Okullardaki temizlik ve güvenlik sorunları kronikleşerek çözümsüz kalırken, laik ve bilimsel eğitim anlayışı da sistemli bir biçimde aşındırılmıştır. UNICEF’in 2026 yılı verilerine göre, Türkiye’de çocukların yüzde 38,9'u yoksulluk, sosyal dışlanma ve temel haklara erişememe riski altında yaşamaktadır. Gelir eşitsizliği eğitim alanında da derinleşmekte; en yüksek gelir grubundaki ailelerin eğitim harcamaları, en düşük gelir grubundaki ailelerin harcamalarının yaklaşık 28 katına ulaşmaktadır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Eğitim politikaları, çocukların üstün yararını esas almak yerine bütçe kısıtları, piyasa ihtiyaçları ve belirli ideolojik tercihler doğrultusunda şekillendirilmektedir. Dolayısıyla eğitim alanında yaşanan yapısal sorunları yalnızca uygulama eksiklikleriyle açıklamak mümkün değildir. Karşımızdaki tablo, birbirinden bağımsız yanlışların değil; bilinçli bir siyasal ve ekonomik yaklaşımın ürünüdür. Bugün eğitim politikalarının merkezine pedagojik ihtiyaçlar yerine maliyet hesapları, bilimsel gereklilikler yerine ise doktriner tercihler yerleştirilmektedir. Sonuç olarak eğitim, kamusal bir hak olmaktan hızla uzaklaştırılmaktadır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><img class="detayFoto" src="https://www.gercekmuhabir.com/images/upload/a50966d0-17e7-4b72-8bb4-b9be3318cc82-w.jpeg" /></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"KAMUSAL EĞİTİMİN TASFİYESİ DERİNLEŞTİ"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">2025-2026 eğitim-öğretim yılı, kamusal eğitimin sistemli biçimde aşındırıldığı, okul duvarlarının ticari mantığa ve dini yapılara daha fazla açıldığı bir dönem olmuştur. Yaşanan bu dönüşüm basit bir reform paketinin ötesinde; eğitimin kolektif bir hak olmaktan çıkarılarak tamamen piyasa ilişkilerine göre yeniden yapılandırılması sürecidir. Atılan her kurumsal adımla birlikte eğitim, toplumun ortak kazanımı olmaktan çıkarılmakta ve alınıp satılan bir meta haline getirilmektedir"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Milli Eğitim Bakanlığı verilerine göre örgün eğitimde öğrenim gören yaklaşık 18 milyon öğrencinin 1 milyon 539 bini özel okullarda eğitim gördüğünün, Türkiye'deki yaklaşık 74 bin okulun 14 bin 700'ünün de özel okul olduğunun belirtildiği açıklamada şu verilere de yer verildi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Okul öncesi eğitimde resmi anaokullarındaki öğrenci sayısı bir yıl içinde yaklaşık yüzde 39 azalırken, Diyanet'e bağlı 4-6 yaş Kur'an kursları ve toplum temelli kurumlarda öğrenci sayısı yaklaşık yüzde 25 artmıştır. Bu tablo, kamusal okul öncesi eğitim yerine dini ve alternatif yapıların teşvik edildiğini göstermektedir.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Mesleki Eğitim Merkezleri (MESEM), organize sanayi bölgelerindeki okul modelleri ve yeni mesleki eğitim politikalarıyla yüz binlerce çocuğu eğitimden kopararak ucuz işgücü piyasasına yönlendirmektedir. Okulun yerini giderek daha fazla atölyeler, fabrikalar ve işyerleri almakta; eğitim hakkı sermayenin ihtiyaçlarına göre yeniden şekillendirilmektedir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Öte yandan kamu okulları protokoller aracılığıyla şirketlere, vakıflara ve çeşitli dini yapılara açılmaktadır. Protokoller eliyle kamusal eğitim hizmeti parçalanmakta, devletin sorumluluğu farklı aktörlere devredilmektedir. Yoksulluk nedeniyle eğitimden kopuşlar, taşımalı eğitimde yaşanan aksaklıklar, okul öncesi eğitimdeki erişim eşitsizlikleri ve MESEM’lerde can alan çocuk işçiliği süreçleri birlikte değerlendirildiğinde; 2025-2026 eğitim-öğretim yılı, kamusal eğitim hakkının zayıflatıldığı bir dönem olmuştur. Bu kurumsal tablo; eğitimde eşitsizliklerin derinleştiği, çocuk haklarının ise piyasa dinamikleri ile ideolojik müdahaleler arasında sıkıştırıldığı gerçeğini bir kez daha gözler önüne sermektedir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"LAİK VE BİLİMSEL EĞİTİMDE AŞINMA DERİNLEŞİYOR"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">2025-2026 eğitim-öğretim yılında laik ve bilimsel eğitim anlayışını zayıflatan uygulamalar artarak devam etmiştir. Bir yandan okul öncesi eğitim giderek daha maliyetli hale gelirken, diğer yandan 4-6 yaş Kur'an kurslarının yaygınlaştırılmasına yönelik politikalar sürdürülmüştür. Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından yapılan düzenlemeler, bu kursların daha fazla yerleşim yerinde açılmasını hedeflemektedir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Türkiye'nin dört bir yanında köy okulları kapatılırken, taşımalı eğitimin kapsamı daraltılırken ve binlerce çocuk eğitim hakkına erişimde güçlük yaşarken; dini içerikli alternatif yapıların yaygınlaştırılması kamusal eğitim anlayışıyla bağdaşmamaktadır. Millî Eğitim Bakanlığının cemaat ve tarikatlarla ilişkili vakıf ve derneklerle yürüttüğü faaliyetler, kamu okullarının bu yapıların kullanımına açılmasına olanak sağlamaktadır. Bu uygulamalar yalnızca eğitimin kamusal niteliğini aşındırmakla kalmamakta, aynı zamanda devletin eğitim alanındaki kurumsal sorumluluklarının çeşitli vakıf ve derneklere devredilmesi sonucunu doğurmaktadır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bu eğitim-öğretim yılında da Millî Eğitim Bakanlığının yaz dönemi okul ve etkinlikleri kapsamında, bazı vakıf ve derneklere okul alanlarının açılması yönündeki uygulamaları sürmüştür. Çocukların eğitim ortamlarının tarikat ve cemaat bağlantılı yapılara açılması; kamusal eğitim hakkı, laiklik ilkesi ve çocukların üstün yararı açısından kabul edilemez bir durumdur. Eğitim hizmetinin kamu görevlileri eliyle yürütülmesi gerektiğini açıkça ortaya koyan yasal düzenlemelere ve yargı kararlarına rağmen bu uygulamalarda ısrar edilmesi, laik ve bilimsel eğitim ilkeleriyle bağdaşmamaktadır. Laiklik; çocukların özgür düşünebilmesinin, bilimsel bilgiye erişebilmesinin ve eşit yurttaşlar olarak yetişebilmesinin temel güvencesidir. Laik eğitimden uzaklaşmanın bedelini ise en ağır biçimde kız çocukları ile yoksul ailelerin çocukları ödemektedir. Veli-Der olarak bir kez daha vurguluyoruz: Eğitim sistemi dini referanslara değil, bilimin evrensel ilkelerine dayanmalıdır. Çocukların eğitim hakkı hiçbir ideolojik yönlendirmeye, hiçbir dini yapıya ve hiçbir siyasi tercihe teslim edilemez"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"ÇOCUKLARA DAYATILAN GELECEK: YOKSULLUK, ÇOCUK EMEĞİ SÖMÜRÜSÜ VE EĞİTİMDEN KOPUŞ"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">2025-2026 eğitim-öğretim yılında çocuk emeği sömürüsü ve eğitimden kopuşun, eğitim sisteminin en yakıcı sorunları arasında yer almaya devam ettiğinin altının çizildiği açıklama şöyle devam etti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Derinleşen ekonomik kriz, artan yaşam maliyetleri ve eğitimin giderek daha fazla ailelerin sırtına yüklenen bir harcama alanına dönüşmesi, binlerce çocuğu eğitim hakkı ile çalışma yaşamı arasında amansız bir tercihe zorlamaktadır. MESEM’ler, çocukların eğitim hakkını güçlendiren değil, onları erken yaşta işgücü piyasasına yönlendiren bir modele dönüşmüştür. Binlerce çocuk haftanın büyük bölümünü işyerlerinde geçirirken eğitim ikinci plana itilmekte, okul ile işyeri arasındaki sınırlar giderek ortadan kalkmaktadır. Özellikle sanayi bölgelerinde yaygınlaşan çocuk emeği sömürüsü, yaşanan çocuk işçi ölümleri ve iş cinayetleri bu sistemin yarattığı acı sonuçları açık biçimde ortaya koymaktadır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ekonomik kriz ve yoksulluğun derinleşmesi nedeniyle çok sayıda öğrenci örgün eğitimden kopmakta ya da açık öğretime yönelmektedir. Bugün yaklaşık 1,5 milyon çocuk örgün eğitim dışında bulunmaktadır. Ancak sorun yalnızca örgün eğitim dışında kalan çocuklarla sınırlı değildir. Çocukların okula kayıtlı görünmesi, onların eğitim hakkına fiilen erişebildiği anlamına gelmemektedir. Geçmiş dönem verileri tüm eğitim kademelerinde devamsızlığın arttığını göstermektedir. İlkokuldan lise düzeyine kadar milyonlarca çocuk eğitim süreçlerinden kopmaktadır. Genel liselerde, imam hatip liselerinde ve meslek liselerinde devamsızlık oranlarının ulaştığı düzey, eğitim sisteminin ciddi bir kriz içinde olduğunu kanıtlamaktadır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"ÇOCUKLAR SUÇ ÖRGÜTLERİ VE ÇEŞİTLİ İDEOLOJİK YAPILARIN ETKİSİNE AÇIK HALE GELMEKTEDİR"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Okul terkinin ve devamsızlığın arttığı koşullarda çocuklar; çocuk yaşta işçilik, çocuk yaşta evlilik, suç örgütleri ve çeşitli ideolojik yapıların etkisine daha açık hale gelmektedir. Eğitimden uzaklaşan her çocuk, aynı zamanda çok yönlü hak ihlalleriyle karşı karşıya bırakılmaktadır.<br />
Buna rağmen zorunlu eğitimin süresinin kısaltılmasına yönelik tartışmalar sürdürülmekte, çocukları daha erken yaşlarda mesleki eğitime yönlendirmeyi amaçlayan uygulamalar yaygınlaştırılmaktadır. 'Maarifin Kalbinde Marifetli Gençlik' gibi projelerle çocuklar, ilkokul yıllarından itibaren meslek liselerine ve MESEM'lere yönlendirilmektedir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kalkınma planları, OECD raporları ve Millî Eğitim Bakanlığı uygulamaları birlikte değerlendirildiğinde; eğitimin giderek daha fazla piyasanın ihtiyaçlarına göre yeniden yapılandırıldığı görülmektedir. Eğitim politikalarının odağı çocukların çok yönlü gelişimi değil, işgücü piyasasının ihtiyaç duyduğu ucuz emek gücünün yetiştirilmesi haline gelmektedir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MESEM'ler, yeni meslek lisesi modelleri ve meslek ortaokulları aracılığıyla çocuklar daha küçük yaşlarda çalışma yaşamına sürüklenmekte; eğitim kurumları çocukların gelişimini destekleyen kamusal alanlar olmaktan çıkarılarak sermayenin ihtiyaçlarına göre şekillendirilen yapılara dönüştürülmektedir. Şirketlerin, organize sanayi bölgelerinin ve çeşitli vakıf yapılarının eğitim süreçlerine daha fazla dahil edilmesi; okulların işletmelerle eşleştirilmesi ve eğitim programlarının piyasa ihtiyaçlarına göre düzenlenmesi, kamusal eğitimin tasfiyesini hızlandırmaktadır.<br />
Bugün gelinen noktada MESEM'lerde yaşanan çocuk işçi ölümleri, güvencesiz çalışma koşulları ve eğitimden kopuşlar, bu modelin çocukların yararını değil sermayenin çıkarlarını öncelediğini göstermektedir. Zorunlu eğitimin aşındırılması ve mesleki eğitimin daha erken yaşlara çekilmesi, çocukların eğitim hakkı açısından ciddi bir tehdit oluşturmaktadır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Veli-Der olarak bir kez daha vurguluyoruz: Çocukların yeri işyerleri değil, okullardır. Hiçbir çocuk yoksulluk nedeniyle çalışmak zorunda bırakılmamalı, hiçbir çocuk ucuz işgücü olarak görülmemelidir. Eğitim politikaları çocukların üstün yararını esas almalı; çocuk emeği sömürüsünü meşrulaştıran tüm uygulamalara derhal son verilmelidir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"ÇOCUK YOKSULLUĞU BÜYÜRKEN ÜCRETSİZ OKUL YEMEĞİ HÂLÂ YOK"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Türkiye'de milyonlarca çocuk ekonomik kriz ve derinleşen yoksulluktan doğrudan etkilenirken, ücretsiz okul yemeği uygulamasının hâlâ hayata geçirilmemiş olması eğitim politikalarının en büyük eksikliklerinden biri olmaya devam etmektedir. Eğitim hakkı yalnızca okula kayıt yaptırabilmek anlamına gelmez. Sağlıklı beslenemeyen, açlıkla mücadele eden bir çocuğun eğitim sürecinden eşit ve nitelikli biçimde yararlanması mümkün değildir. Bu nedenle okul yemeği uygulaması bir lütuf veya sosyal yardım değil; çocukların eğitim hakkının ve fiziki gelişiminin ayrılmaz bir parçasıdır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Başta Okul Yemeği Koalisyonu ve Öğrenci Velileri Derneği olmak üzere birçok kurumun yürüttüğü kararlı mücadele sonucunda, ücretsiz okul yemeği talebi kamuoyunda güçlü bir karşılık bulmuştur. Ancak üç yılı aşkın süredir sürdürülen tüm çabalara rağmen Millî Eğitim Bakanlığı bu konuda kalıcı, somut ve kapsayıcı bir adım atmamıştır. Çocukların en temel ihtiyaçlarından biri olan sağlıklı beslenmenin kamu politikalarının öncelikleri arasında yer almaması kabul edilemez. Bakanlığın okul yemeğini zorunlu bir gereksinim olarak görmemesi, çocukların üstün yararını merkeze almayan piyasacı yaklaşımın açık bir göstergesidir. Ücretsiz okul yemeği uygulaması, hiçbir ayrım gözetmeksizin tüm öğrencileri kapsayacak biçimde derhal hayata geçirilmeli ve genel bütçeden finanse edilmelidir. Veli-Der olarak bir kez daha haykırıyoruz: Hiçbir çocuk açlık ve yetersiz beslenme nedeniyle eğitim hakkından mahrum bırakılmamalıdır!</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"TAŞIMALI EĞİTİMDE TASARRUF DEĞİL, EĞİTİM HAKKI ESAS ALINMALIDIR"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Son dönemde taşımalı eğitim uygulamasında yapılan değişiklikler özellikle kırsal bölgelerde yaşayan öğrencilerin eğitime erişimini daha da zorlaştırmıştır. Kilometre sınırlarında yapılan düzenlemeler nedeniyle çok sayıda öğrenci eğitim hizmetlerine ulaşmakta güçlük yaşamaktadır. Tasarruf amacıyla yapılan bu uygulamalar kısa vadede bütçeye katkı sağlıyor gibi görünse de uzun vadede eğitim hakkını zedeleyen sonuçlar doğurmaktadır. Eğitim hizmeti maliyet hesabına indirgenemeyecek kadar temel bir kamusal haktır. Bir öğrencinin okula erişebilmesi ekonomik değil, kamusal ve toplumsal bir sorumluluk olarak görülmelidir. Eğitim hakkı bütçe tasarruflarının konusu haline getirilemez.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"OKUL ÖNCESİ EĞİTİM AYRICALIK DEĞİL, TEMEL BİR HAKTIR"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Türkiye'de okul öncesi eğitim hâlâ zorunlu değildir. Kamusal kapasitenin yetersizliği, artan eğitim maliyetleri ve özel kurumların yaygınlaşması nedeniyle milyonlarca çocuk erken çocukluk eğitimine eşit biçimde erişememektedir. Resmî anaokullarındaki öğrenci sayısı azalırken, kamusal eğitimin yerini giderek daha fazla özel ve alternatif kurum modelleri almaktadır. Bu durum erken çocukluk eğitiminde eşitsizlikleri daha da derinleştirmektedir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Veli-Der'in 18 ilde 1350 veli ve 1120 öğretmenin katılımıyla gerçekleştirdiği araştırma, okul öncesi eğitimin çocukların bilişsel, sosyal, duygusal ve fiziksel gelişimine önemli katkılar sunduğunu ortaya koymaktadır. Ancak ekonomik yükler, kontenjan yetersizliği ve kamusal olanakların sınırlılığı nedeniyle çok sayıda çocuk bu haktan yararlanamamaktadır. Velilerin büyük çoğunluğu çocuklarını kamu kurumlarına göndermek istemesine rağmen erişim ve kontenjan sorunlarıyla karşı karşıya kalmaktadır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Erken çocukluk dönemi yaşam boyu gelişimin temelidir. Bu nedenle okul öncesi eğitim kamusal bir hak olarak ele alınmalı; 5 yaş için zorunlu, 3-4 yaş için ücretsiz ve erişilebilir hale getirilmelidir. Eğitim hizmetleri yalnızca Milli Eğitim Bakanlığı tarafından sunulmalı; laik, bilimsel ve çocuk merkezli bir içerikle yürütülmelidir. Çocukların eğitim hakkı piyasanın, tarikatların ve ideolojik müdahalelerin insafına bırakılamaz. MEB'in sorumluluğunda laik, bilimsel ve kamusal okul öncesi eğitim hakkı; yalnızca çocukların değil ülkemizin geleceği için de vazgeçilmez bir önceliktir. Bu hak için mücadele etmek ve her çocuğun potansiyelini gerçekleştirebildiği eşit bir topluma ulaşabilmek en temel sorumluluğumuzdur.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"OKULLARDA TEMİZLİK VE GÜVENLİK KRİZİ DERİNLEŞİYOR"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">2025-2026 eğitim öğretim yılında da okulların en temel sorunlarından biri temizlik ve güvenlik hizmetlerindeki yetersizlik olmuştur.<br />
Toplum Yararına Program (TYP), İş Gücü Uyum Programı (İUP) ve benzeri geçici istihdam modelleri eğitim kurumlarının ihtiyaçlarını karşılamakta yetersiz kalmıştır. Kadrolu personel yerine geçici ve güvencesiz çalışma biçimlerinin tercih edilmesi hem çalışanların haklarını ihlal etmekte hem de öğrencilerin sağlıklı ve güvenli eğitim ortamlarına erişimini engellemektedir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Birçok okulda veliler temizlik malzemesi temin etmek, bakım-onarım ihtiyaçlarını karşılamak ve güvenlik sorunlarına çözüm üretmek zorunda bırakılmıştır. Kamusal eğitim kurumlarının temizlik ve güvenlik hizmetleri geçici programlarla değil, yeterli sayıda kadrolu personel istihdam edilerek sağlanmalıdır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"OKULLARIN FİZİKSEL SORUNLARI SÜRÜYOR"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Derslik sayılarındaki artışa rağmen birçok okulda kalabalık sınıflar, ikili eğitim uygulamaları, yetersiz sosyal alanlar ve güvenlik sorunları devam etmektedir. Deprem riski bulunan bölgelerde güvenli okul ihtiyacı sürerken, eğitim ortamlarının fiziksel koşulları çocukların sağlıklı gelişimini desteklemekten uzak kalmaktadır. Güvenli, erişilebilir ve nitelikli eğitim ortamları oluşturmak devletin temel sorumlulukları arasındadır</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"GÜVENLİ OKULLAR İÇİN HAK TEMELLİ POLİTİKALAR ŞART"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Okullarda yaşanan şiddet olayları, çocukları koruyacak önleyici ve kapsayıcı mekanizmaların yetersizliğini açık biçimde ortaya koymaktadır. Mevcut sistem çoğu zaman ancak bir kriz yaşandıktan sonra harekete geçmekte, çocukların ihtiyaç duyduğu erken destek ve koruma sağlanamamaktadır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Çocukların güvenliğini sağlamak için okullarda psikososyal destek ekipleri kurulmalı, okul sosyal hizmet sistemi hayata geçirilmeli, her okula yeterli sayıda psikolojik danışman ve sosyal hizmet uzmanı atanmalıdır. Akran zorbalığına karşı bilimsel programlar uygulanmalı, demokratik ve katılımcı okul ortamları güçlendirilmelidir. Ancak şiddetin nedenlerini yalnızca okul içinde aramak yeterli değildir. Eğitimde derinleşen eşitsizlikler, yoksulluk, kamusal hizmetlerdeki yetersizlikler ve çocuk haklarını merkeze almayan politikalar şiddeti besleyen temel nedenler arasında yer almaktadır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Laik, bilimsel, kamusal ve parasız eğitim; zorunlu okul öncesi eğitim, tam gün eğitim, ücretsiz okul yemeği ve temiz su hakkı, toplumsal cinsiyet eşitliği eğitimi, güvenceli eğitim emekçileri ve güçlü sosyal destek mekanizmalarıyla birlikte ele alınmalıdır. Çocukların güvenli, eşit ve onurlu bir yaşam sürdürebilmesi ancak hak temelli, kamusal ve önleyici eğitim politikalarının kararlılıkla uygulanmasıyla mümkündür"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"ÖĞRETMENLERİN SORUNLARI ÖĞRENCİLERİN SORUNUDUR"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Açıklamada öğretmen sorunları ve talepler ile şu şekilde yer aldı:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Öğretmen açığı, ataması yapılmayan öğretmenler, ücretli öğretmenlik uygulaması, mülakat sistemi ve özel sektör öğretmenlerinin yaşadığı güvencesizlik eğitim sisteminin temel sorunları arasında yer almaya devam etmektedir. Öğretmenlerin güvenceli çalışma koşullarına sahip olmadığı, mesleki haklarının korunmadığı bir ortamda nitelikli eğitimden söz etmek mümkün değildir. Öğretmenlerin hak mücadelesi aynı zamanda çocukların eğitim hakkı mücadelesidir. Eğitim sisteminin güçlenmesi; öğretmenlerin güvenceli istihdamına, mesleki haklarının korunmasına ve kamusal eğitim politikalarının güçlendirilmesine bağlıdır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"SONUÇ VE TALEPLERİMİZ"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">2025-2026 eğitim-öğretim yılı bir kez daha göstermiştir ki eğitim alanında yaşanan sorunlar birbirinden bağımsız değildir. Yoksulluk, piyasalaşma, çocuk emeği sömürüsü, eğitime erişim engelleri, kamusal eğitimin tasfiyesi ve laik eğitimdeki aşınma aynı politik tercihlerin ürünüdür.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bugün çocukların eğitim hakkı; ekonomik kriz, derinleşen eşitsizlikler ve eğitimin piyasaya açılması nedeniyle ciddi bir tehdit altındadır. Kamusal eğitim sistemine yeterli kaynak ayrılmazken, eğitim giderek ailelerin omuzlarına yüklenen ağır bir maliyet alanına dönüştürülmektedir. Sonuç olarak çocuklar; yoksulluk, güvencesizlik ve geleceksizlik sarmalına mahkûm edilmektedir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Veli-Der olarak bir kez daha vurguluyoruz:<br />
Kamusal, parasız, laik, bilimsel ve nitelikli eğitim herkes için güvence altına alınmalıdır.<br />
MEB’in sorumluluğunda, zorunlu, ücretsiz, laik ve bilimsel okul öncesi eğitim hayata geçirilmelidir.<br />
Çocuk emeği sömürüsüne son verilmeli, MESEM uygulamaları kaldırılmalıdır.<br />
Tüm çocuklar için eşit ve erişilebilir eğitim olanakları sağlanmalıdır.<br />
Okullarda ücretsiz yemek, temiz su ve sağlık hizmeti sunulmalıdır.<br />
Eğitim bütçesi artırılmalı, kamu okullarının tüm ihtiyaçları devlet tarafından karşılanmalıdır.<br />
Temizlik ve güvenlik hizmetleri için yeterli sayıda kadrolu personel istihdam edilmelidir.<br />
Öğretmen açığı derhal giderilmeli, ücretli öğretmenlik uygulamalarına son verilmeli, tüm öğretmenler güvenceli çalışma koşullarına kavuşturulmalıdır.<br />
Demokratik ve katılımcı okul işleyişi güçlendirilmelidir.<br />
Tarikat ve cemaatlerin eğitim alanındaki tüm faaliyetlerine son verilmelidir.<br />
Eğitim bir hak, devletin yerine getirmesi gereken kamusal bir sorumluluktur. Çocukların geleceği piyasaya, yoksulluğa, çocuk emeği sömürüsüne ve ideolojik kuşatmaya terk edilemez.<br />
Hiçbir çocuk yoksulluk nedeniyle eğitimden kopmamalı, hiçbir çocuk çalışmak zorunda bırakılmamalıdır. Her çocuk eşit, özgür, laik, bilimsel ve nitelikli eğitim hakkına sahip olmalıdır"</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 26 Jun 26 15:57:33 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/veli-der-cocuklar-yoksulluk-guvencesizlik-ve-geleceksizlik-sarmalina-h162473.html">Veli-Der: Çocuklar; yoksulluk, güvencesizlik ve geleceksizlik sarmalına mahkum edilmektedir</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/tmmob-siyasi-iktidarin-varligini-surdurmek-icin-ulkemizi-natonun-saldirgan-stratejilerine-ortak-etmesini-kabul-etmiyoruz-h162472.html</link>
		<title>TMMOB: Siyasi iktidarın varlığını sürdürmek için ülkemizi NATOnun saldırgan stratejilerine ortak etmesini kabul etmiyoruz</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[TMMOB ve bağlı Odaları, Ankara’da yapılacak 36. NATO Zirvesi öncesinde uygulanan yasak kararlarına tepki göstererek, &quot;Siyasi iktidarın varlığını sürdürebilmek amacıyla ülkemizi NATO’nun saldırgan stratejilerine ortak etmesini, topraklarımızı emperyalist müdahalelerin ve savaş politikalarının üssü haline getirmesini asla kabul etmiyoruz&quot; açıklamasını yaptı. ]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) ve bağlı Odaları, "Ülkemizin ve Halkımızın Geleceğini Emperyalizmin Savaş Örgütü NATO’ya Teslim Etmeyeceğiz" başlıklı yazılı açıklama yaptı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">NATO’nun 7-8 Temmuz 2026’da Ankara’da gerçekleştireceği 36. Zirve öncesinde kentte olağanüstü hal rejimi yaratıldığı belirtilen açıklamada, Ankara Valiliği'nin yasak kararlarına tepki gösterilerek, şu ifadelere yer verildi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Ankara Valiliği’nin duyurduğu yasak kararlarıyla 28 Haziran-10 Temmuz günleri arasında toplantı ve gösteri yürüyüşlerinden basın açıklamalarına, bildiri dağıtımından pankart asılmasına kadar en temel demokratik haklar hedef alınmıştır. NATO Zirvesi yapılacağı gerekçesiyle başkentin günlerce baskıcı uygulamalarla kuşatılması, halkın anayasal hak ve özgürlüklerinin fiilen kaldırıldığının en açık göstergesidir. Siyasi iktidarın varlığını sürdürebilmek amacıyla ülkemizi NATO’nun saldırgan stratejilerine ortak etmesini, topraklarımızı emperyalist müdahalelerin ve savaş politikalarının üssü haline getirmesini asla kabul etmiyoruz."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"NATO HALKLARA VE EMEKÇİLERE SAVAŞ, İŞGAL VE YIKIM GETİRMİŞTİR"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">NATO'nun tarihsel siciline ve günümüzdeki küresel politikalara değinilen açıklamada, askeri harcamaların kamusal hizmetlerden çalındığı vurgulanarak, şöyle devam edildi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"NATO, kuruluşundan bu yana halklara ve emekçilere savaş, işgal, yıkım ve istikrarsızlık getirmiştir. Darbelerden kontrgerilla faaliyetlerine, işgallerden bölgesel çatışmalara uzanan sicili bunun en somut kanıtıdır. Bugün de enerji kaynakları, ticaret yolları ve jeopolitik çıkarlar uğruna coğrafyamız yeni savaşların ve gerilimlerin merkezi olmaya sürüklenmektedir. ABD emperyalizmi, Trump yönetimiyle birlikte bir yandan 'ABD olmazsa NATO kağıttan kaplan' deyip diğer yandan bu saldırganlığı daha da tırmandırmakta, uluslararası hukuku hiçe sayan, savaşları ve işgalleri meşrulaştıran, halkların iradesini yok sayan politikalar her geçen gün daha tehlikeli boyut kazanmaktadır. Bizler çok iyi biliyoruz ki bu savaş politikalarının bedelini tarihin her döneminde olduğu gibi yine halklar ve emekçiler ödemektedir. Silahlanmaya ve askeri harcamalara ayrılan kaynaklar, gıdadan, sağlıktan, barınmadan, eğitimden, üretimden ve kamusal hizmetlerden çalınmaktadır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"KRİZLERİN FATURASI İŞÇİLERE, GENÇLERE VE EMEKLİLERE KESİLMEKTEDİR"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Emperyalist-kapitalist sistemin yarattığı krizlerin faturası, ülkemiz başta olmak üzere dünyanın dört bir yanında işçilere, emekçilere, gençlere ve emeklilere daha fazla yoksulluk, güvencesizlik ve geleceksizlik olarak kesilmektedir. Halkların gerçek ihtiyacı savaş politikaları olamaz!... Halkların gerçek ihtiyacı barışın, eşitliğin, demokrasinin ve özgürlüğün hâkim olduğu bir yaşamdır. Ülkemizin geleceği emperyalist merkezlerde, NATO karargâhlarında ya da uluslararası sermayenin çıkar hesaplarında değil, emeğiyle geçinen, üreten ve ülkesine sahip çıkan milyonların örgütlü mücadelesiyle kurulacaktır. Ülkemizdeki tüm NATO üsleri kapatılmalıdır. Bir savaş örgütü olan NATO’dan derhal çıkılmalıdır! Savaşa, işgale, emperyalist müdahalelere ve gericiliğe karşı yaşamı, barışı, demokrasiyi, laikliği ve tam bağımsızlığı savunmaya kararlılıkla devam edeceğiz."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 26 Jun 26 15:46:16 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/tmmob-siyasi-iktidarin-varligini-surdurmek-icin-ulkemizi-natonun-saldirgan-stratejilerine-ortak-etmesini-kabul-etmiyoruz-h162472.html">TMMOB: Siyasi iktidarın varlığını sürdürmek için ülkemizi NATOnun saldırgan stratejilerine ortak etmesini kabul etmiyoruz</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/birlik-saglik-sen-genel-baskani-dogruyol-dan-memur-maaslari-h162471.html</link>
		<title>Birlik Sağlık Sen Genel Başkanı Doğruyol&amp;#039;dan, memur maaşları için eşelmobil sistemi talebi</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Birlik Sağlık Sen Genel Başkanı Ahmet Doğruyol, çalışanların alım gücünün her geçen gün düştüğünü belirterek, memur maaşlarının şirket hak edişlerinde olduğu gibi her ay enflasyon oranında güncellenmesini istedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Birlik Sağlık Sen Genel Başkanı Ahmet Doğruyol, sendika genel merkezinde yaptığı basın açıklamasında memur, işçi ve emeklilerin ekonomik kayıplarına dikkati çekti. Kamu hizmeti veren şirketlerin hak edişlerine her ay enflasyon oranında artış yapıldığını, buna karşın memur ve emeklilerin maaşlarının yılda bir ya da iki kez artırıldığını söyleyen Doğruyol, maaşların eşelmobil sistemiyle her ay enflasyon oranında güncellenmesini talep etti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Doğruyol, çalışanların alım gücünün hızla eridiğini, vergi sisteminin ise ücretliler aleyhine işlediğini belirterek "Asgari ücretliye yılda bir kez, memura emekliye yılda iki kez zam yapanlar, kamudan ihale alarak hizmet veren şirketlerin hak edişlerine her ay enflasyon oranında zam yaparak ödemektedirler. İşçinin memurun emeklinin alım gücü, artan enflasyon karşısında her geçen gün düşerken, her gelen gün, her geçen günü aratmaktadır. Vergi dilimleriyle ilgili 1999 yılında asgari ücretin 25,62 katından fazla gelir elde eden memur yüzde 20'lik vergi dilimine girerlerken, bugün asgari ücretin 5,50 katından fazla gelir elde memur yüzde 20'lik vergi dilimine girmektedir. Bu görüntü vergi dilimlerinin ne kadar adaletsiz olduğunu, güncellenmediğini ortaya koymaktadır. Çalışan, emeğiyle alın teriyle geçinen işçi, memur vergi dilimleri kıskacına alınmışken daha üçüncü ayda yüzde 20’lik vergi dilimine girmektedirler. Çalışanların vergi dilimleri yüzde 10 olarak sabitlenmelidir. Birilerinin tek kalemde, 85 milyonun hakkı olan milyarlarca TL'lik vergi borçları silinirken, emeğiyle geçinen insanların gelirlerinin çok önemli bir bölümünün vergilerle geri alınması haksızlıktır, adaletsizliktir, hukuksuzluktur" ifadelerini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Doğruyol, kamu hizmeti sunan özel şirketlere yapılan ödemelerde uygulanan enflasyon farkı sisteminin çalışanlara da uygulanması gerektiğini belirterek "Kamu kurumlarımıza hizmet veren bir başka söylemle kamu kurumlarının hizmet aldığı yemek, MR, tomografi, laboratuvar vb. hizmetlerde 2023 ve 2025 genelgelerine göre hak edişlerinin her ay açıklanan resmi enflasyon rakamlarının ilave edilerek ödenmektedir. Buna karşılık asgari ücretlilere yılda bir kez, memurlara yılda iki kez zam yapılmaktadır. Bu uygulama çalışanlara açlığa yoksulluğa, emeklilere sefalete sürüklemektedir. Yetkililerden biri çıksın çalışanlara açıklasın. Neye göre? Kime göre? Hangi kritere göre? Şirketlerin alacaklarına her ay artış yaparlarken, çalışanlara artış yapmadıklarını açıklasın" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KAMUDA YEMEK ÖNERİSİ<br />
<br />
Hastanelerde yemek hizmetinin yeniden kamu eliyle yürütülmesini öneren Doğruyol, şunları kaydetti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"İzmir ilinde yapılan yemek ihalelerinde Ege Üniversitesi Hastanesinin 160 TL ye aldığı yemek hizmetini İzmir İl Sağlık Müdürlüğünün 107,5 TL ye almış olması da önemlidir. İl Sağlık Müdürlüğü yetkililerimizi tebrik ve teşekkür ederiz. Ancak şirket çalışanlarının ücretlerinin devlet tarafından ödenmesi ve her ay enflasyon oranında artış yapılmasıyla aralık ayında 107, TL olan yemek ücreti Haziran’da 125 TL ye yükselmiş, asgari ücret farkı, enflasyon farkı, personel fakı derken yemek ücreti 200 TL seviyelerine gelmektedir. Hastanelerde çıkan yemekler doyurucu değildir. Genel olarak hijyenden yoksundur. Oysa tabldot usulü yemek satan bazı esnaflarımız daha ucuza yemek satabilmektedir. Çözüm hastanelerimizin kendi yemeklerini kurumlarda kendilerinin yapmasıdır."<br />
EŞELMOBİL ÇAĞRISI</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Açıklamanın sonunda memurların ekonomik taleplerini sıralayan Doğruyol, "Memurlar, maaşlarını şirketlere ödenen şekilde yani, her ay enflasyon oranında zam yapılarak eşelmobil sistemiyle ödenmesini istiyor. Memurlar bugüne dek, enflasyonun altında kalan maaş artışlarının, düşen alım güçlerinin iadesini istiyor. Memurlar söz verilen, kira yardımlarının ödenmesini, 3600 ek göstergenin verilmesi istiyor. Memura verilen yüzde 2,5, yüzde 3’lük, yüzde 4’lük zamlar zam değildir. Memurlarımıza reel enflasyon oranında zam verilmesi ve özel şirketlere ödenen enflasyon oranın da memurlara ödenmesini istiyoruz" dedi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 26 Jun 26 15:06:11 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/birlik-saglik-sen-genel-baskani-dogruyol-dan-memur-maaslari-h162471.html">Birlik Sağlık Sen Genel Başkanı Doğruyol&amp;#039;dan, memur maaşları için eşelmobil sistemi talebi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/bogazici-direnisi-nde-2000-gun-aciklamasi-turkiyede-h162470.html</link>
		<title>Boğaziçi Direnişi&amp;#039;nde 2000. gün açıklaması: &amp;quot;Türkiyede özgür, özerk ve demokratik üniversite idealinin önü açılana kadar, direnişi sürdürmeye kararlıyız&amp;quot;</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Boğaziçi Üniversitesi&#039;nde akademisyenlerin 2000 gündür sürdürdüğü direniş nedeniyle üniversite önünde bir basın açıklaması yapıldı. Bir grup Boğaziçili&#039;nin katıldığı açıklamada Prof. Dr. Begüm Özkaynak tarafından okunan ortak açıklamada &quot;Bazen birkaç kişiyle, bazen yüzlercemizle, karda, yağmurda, sıcakta, aralıksız sürdürdüğümüz bu eylemi üniversitemize yapılan saldırı durana kadar, Türkiye’de özgür, özerk ve demokratik üniversite idealinin önü açılana kadar, ısrarla ve dirençle sürdürmeye kararlıyız&quot; dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Boğaziçi Üniversitesi'nde akademisyenlerin 2000 gündür sürdürdüğü direniş nedeniyle üniversitenin Etiler Kapısı'nda öğle saatlerinde bir açıklama yapıldı. Bir grup Boğaziçili'nin katıldığı açıklamada Prof. Dr. Begüm Özkaynak tarafından okunan ortak açıklamada, eylemlerin özgür, özert, demokratik üniversite idealinin önü açılıncaya kadar sürdürüleceği vurgulandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"TÜRKİYE'DE ÖZGÜR, ÖZERK VE DEMOKRATİK ÜNİVERSİTE İDEALİNİN ÖNÜ AÇILANA KADAR..."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Boğaziçi Üniversitesi Ekonomi Bölümü'nden Prof. Dr. Begüm Özkaynak şunları söyledi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Bugün 2021 yılında üniversitemize yapılan siyasi ve antidemokratik müdahalenin ilk haftasından beri aralıksız sürdürdüğümüz direnişimizin 2000. günündeyiz. 2000 gündür her iş günü öğlen 12:15’te cüppelerimizi giyerek Güney Meydan’da toplanıyor, sırtımızı gayrimeşru yönetimin sembolik merkezi olan Rektörlük Binasına dönüyor, 15 dakika sessiz olarak ayakta bekliyoruz. Nöbet sonunda Güney Meydan’ı dolduran alkışlarımız kayyım yönetimine, uyguladığı tüm baskı ve şiddete rağmen bu kurumu ele geçiremediğini, o meydana hiçbir zaman utanç duymadan çıkamayacağını hatırlatıyor. Bazen birkaç kişiyle, bazen yüzlercemizle, karda, yağmurda, sıcakta, aralıksız sürdürdüğümüz bu eylemi üniversitemize yapılan saldırı durana kadar, Türkiye’de özgür, özerk ve demokratik üniversite idealinin önü açılana kadar, ısrarla ve dirençle sürdürmeye kararlıyız. 2000 günlük direnişimiz boyunca, 1339. gündür Güney Meydan’a gelerek nöbetimize ve alkışlarımıza katılan veya gelemeyerek bizi uzaktan destekleyen tüm meslektaşlarımıza, öğrencilerimize, idari personelimize ve mezunlarımıza teşekkür ederiz"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><img class="detayFoto" src="https://www.gercekmuhabir.com/images/upload/e7ab878f-6ed6-4c46-9d83-01716313aa8d-w_1.jpeg" /></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">NATO GÖZALTI VE TUTUKLAMALARI PORETOSTO EDİLDİ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Basın açıklaması sırasında söz alan öğrenci Şeval Gürtürk de hem Boğaziçi Direnişi hem de son dönemde yaşanan NATO Zirvesi gözaltıları ve tutuklamalarına değindi. Gürtürk, şu ifadelere yer verdi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Bugün direnişin 2000. gününden sesleniyoruz. Kapısına kilit vurulan yerden, barikatlara yüklendiğimiz, defalarca kez Boğaziçi bizimdir dediğimiz, kayyumlara karşı direnişi büyüttüğümüz yerden sesleniyoruz. Saray Rejiminin kayyum eliyle gerçekleştirdiği her saldırısında<br />
yan yana geldiğimiz yerde, yine yana yanayız.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Boğaziçi direnişi 2000 gün önce başladı ve kampüs sınırlarını aştı. Yan yana gelerek, örgütlenerek, birbirimizden güç alarak<br />
yarattığımız bu direniş şimdi ülkenin dört bir yanında direnen öğrencilere güç veriyor. Hacettepe'de yemekhane işgal eden öğrencilere<br />
Bilgi üniversitesinde ‘biz yönetiriz’ cüretini gösteren öğrencilere güç veriyor. Ancak yetmez. Bugün Saray Rejimi saldırılarını artırarak sürdürüyor. Üniversitelerimizin direnen hocaları okullarımızdan uzaklaştırılıyor. Öğrencilere soruşturmaların ardı arkası kesilmiyor.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bundan bir hafta önce aralarında Boğaziçi’nden mücadele arkadaşımız Baran’ın da bulunduğu birçok devrimci Nato’ya, Saray rejiminin efendilerine karşı mücadele yürüttükleri için tutuklandı, ardından Ankara’da gerçekleştirilen operasyonlarla gözaltına alınan 70 devrimci tutuklandı. Dün ise yine aralarında bir Boğaziçi’li ortağımızın bulunduğu 5 kişi NATO’ya karşı, gözaltı ve tutuklamalara karşı gerçekleştirdikleri eylem gerekçesiyle gözaltına alındı. Tüm bu saldırıların amacı belli. Saray Rejimi 7-8 temmuzda gerçekleşecek zirve için efendilerine<br />
huzurlu bir ortam hazırlıyor. Direnen öğrencileri, devrimcileri tutukluyor. Çünkü direniş, direnişimiz egemenlerin huzurunu kaçırıyor. Bilsinler ki tutuklamalarla bitmeyiz, baskılarla bitmeyiz.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Direnişimiz her saldırıya karşı daha da güçlenerek büyüyor ve büyüyecek. Boğaziçi bizimdir bizimle özgürleşecek demeye devam edeceğiz<br />
Nato defol demeye devam edeceğiz"</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 26 Jun 26 14:43:52 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/bogazici-direnisi-nde-2000-gun-aciklamasi-turkiyede-h162470.html">Boğaziçi Direnişi&amp;#039;nde 2000. gün açıklaması: &amp;quot;Türkiyede özgür, özerk ve demokratik üniversite idealinin önü açılana kadar, direnişi sürdürmeye kararlıyız&amp;quot;</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/egitim-isten-meb-onunde-tebesirli-protesto-bakan-karneyi-degil-gitmeyi-hak-ediyor-h162469.html</link>
		<title>Eğitim-İş&apos;ten MEB önünde tebeşirli protesto: Bakan karneyi değil, gitmeyi hak ediyor</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Eğitim-İş&#039;in Milli Eğitim Bakanlığı önündeki eylemine destek veren açlık grevindeki öğretmenler ve sendika yöneticileri, eğitim politikalarını ve öğretmenlerin çalışma koşullarını eleştirdi. Polis barikatının kaldırılmasının ardından yapılan açıklamada taban maaş ve mülakatsız atama talepleri yinelenirken, Eğitim-İş Genel Başkanı Kadem Özbay beyaz öğretmen önlüğü, okul temizlik görevlisi önlüğü, boş öğrenci çantası, temizlik malzemeleri ile içi çöp dolu torba ve kova kullanarak eğitimdeki sorunlara dikkati çekti. Eğitimciler ise ellerindeki tebeşirleri kırarak Bakan Yusuf Tekin&#039;i protesto etti.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Eğitim-İş'in eğitim öğretim yılının sona ermesinin ardından Milli Eğitim Bakanlığı önünde yapmak istediği basın açıklamasına izin verilmedi. Bunun üzerine Eğitim- İş Başkanı Kadem Özbay ve beraberindeki sendika üyeleri, polis bariyerleriyle çevrilmiş bakanlığın önünde oturma eylemine başladı. Eğitim-İş'in eylemine, özlük hakları ve taban maaş talebiyle açlık grevinde olan öğretmenler de destek verdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Oturma eyleminde, bakanlığın önünde yapılmak istenen basın açıklamasına izin verilmemesine tepki gösteren Eğitim-İş Genel Başkanı Kadem Özbay, "Bu utanç duvarını kabul edemeyiz. Biz MEB önünde eğitimde ne olduğunu nesnelerde göstermek istiyoruz. Yusuf Tekin'e neyin karnesini vereceğiz. Öğretmenin, öğrencinin öldüğü, aç susuz kaldığı bir tabloda Yusuf Tekin'i hangi not anlatabilir. Bundan daha büyük bir kötülük... Başka bir ülkede bir çocuğıun burnu kanasa orada o bakan kalmaz" diye konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><img class="detayFoto" src="https://www.gercekmuhabir.com/images/upload/91272545-1fbf-414c-bd52-78673d64b6c2-w.jpg" /></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"BU UTANÇLA YÜZLEŞECEKSİNİZ"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Bu nasıl utançtır? Başka hangi bakanlığın ya da kurumun önünde yıl sonunda öğretmene reva görülen bu muameleyi gördünüz?" diye soran Özbay, şöyle konuştu:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Cumhuriyetin öğretmenlerinin öğretmenlik anlayışı budur. Yoksa biz bugün ne ülkede eğitimi bu hale getiren Yusuf Tekin'in yüzünü görmeye meraklıyız ne de duvarın önünde konuşmaya meraklıyız. Bu dersi öğretmenler verecek, vermemiz lazım. Emin olun, bunların hepsini çok iyi biliyorlar. Bugün bizim yerlerde oturduğumuzu, içinde bulunduğumuz durumu çok iyi biliyorlar. Öğretmenlerin 13 gündür açlık grevinde olduğunu, 13 günlük açlığın sonucunda insanların sağlık problemleri yaşamaya başladığını da çok iyi biliyorlar. O nedenle diyorum ki bu kadar da vicdansızlar. Çocuğunu gönderdiğin özel okulda istihdamı sağlanmadığı için çalışmak zorunda bırakılan öğretmenler, 13 gündür haklarını talep ediyor. Veliler artık çocuklarını okula gönderdiğinde huzurlu değil. Bunu bu iktidar yarattı. Şu anda bizi burada oturtan kim? Bu bakanlıkların bilgisi dışında mı? Öğretmenlerin burada açıklama yapmasından rahatsız olacak ne var? Cumhuriyet'in kurumu. Sahibi değilsiniz. AK Parti iktidarı bu ülkede her şeyin sahibi gibi davranıp, hiçbir şeyin sorumluluğunu almıyor. Bu utançlarla siz yüzleşeceksiniz."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ÖZBAY'DAN BAKAN TEKİN'E: "BASININ ÖNÜNDE GÖRÜŞELİM"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Özbay, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in "Açlık grevine gelmeden önce bakanlığa gelselerdi" sözünün hatırlatılması üzerine, "Bakanlıkla iki kere görüştük. Defalarca yazılarımız var. Özel sektör öğretmenlerinin defalarca talep ettiklerini, bakanla da görüştüklerini biliyorum. En son sendikaları yemeğe çağırdı. Biz protesto ettik. Öğretmen arkadaşlar oraya gitti, zorla. Madem bunu söylemiş. Nerede istiyorsa, 'Edirne'deyim' desin biz Edirne'ye gideceğiz. Neredeyse eğer buysa sorun basının önünde görüşelim. Kimin doğruları söylediğini görelim" ifadesini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"DİLEKÇELERİMİZİ ANKARA'YA TAŞIMAYA TIR YETMEZ"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Eğitim-İş'in oturma eylemine destek veren Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Genel Başkanı Eren Edebali de şöyle konuştu:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Biraz önce bir konuşmaya denk geldik. Basın mensupları, Sayın Yusuf Tekin'e açlık grevindeki öğretmenleri sordu. Kendisi bu konu hakkında, 'Açlık grevine girmelerine gerek yoktu, bize gelen bir şikâyet yok' şeklinde cevap verdi. Bunu anlamakta güçlük çekiyoruz. Ben Öğretmen Sendikası'nın genel başkanıyım. Milli Eğitim Bakanlığı dâhil, özel öğretim kurumları dahil, ülkenin her tarafındaki il ve ilçe milli eğitim müdürlükleri kayıtlarına baksınlar. Benim imzamın olduğu binlerce şikayet göreceklerdir. Memleketin her tarafında özel öğretim kurumlarında patronların yarattığı mağduriyetleri gündeme getirdiğimiz, bakanlığı bu konuda sorumluluk almaya ve denetim yapmaya çağırdığımız binlerce dilekçe var. Bu dilekçelerin benzerlerini Ankara'ya tırlarla taşıyamazsınız. Tır kasası bile bu dilekçeleri buraya taşımaya yetmez. Bu kadar karikatürize etmenin, bu kadar yokmuş gibi davranmanın bir anlamı yok. Üstelik mesele sadece şikayet meselesi de değil. Bu kadar öğretmen ve aile günlerdir bu baskıyı göze alabiliyorsa, açlık grevine mecbur kalıyorsa, bunu yalnızca bir şikayet konusuna indirgemenin anlamı yok. On binlerce öğretmen asgari ücretle çalıştırılıyor. Herhangi bir ekonomik örgütlenme hakkı yok, sendikal hakları yok, ücret müzakeresi yürütebilecek mekanizmalara sahip değiller. Milli Eğitim Bakanlığı da bu mekanizmaları kurmuyor. Biz bunu anlamıyoruz. Binlerce öğretmen işsiz bırakılıyor ancak süreli sözleşmeler nedeniyle işten çıkarıldığını kanıtlayamıyor. Anayasal bir hak olan eğitimde süreklilik bu şekilde sağlanabilir mi? Sağlanamıyorsa bunun sorumluluğu sadece bizim mi? Sadece öğretmenlerin mi? Milli Eğitim Bakanlığı son üç yıldır özel öğretim kurumlarında yaşanan sorunlar karşısında hiçbir sorumluluk hissetmiyor mu?"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><img class="detayFoto" src="https://www.gercekmuhabir.com/images/upload/80c4b2c2-1a99-4017-b890-b3d59ce7eece-w.png" /></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"BAKAN KARNEYİ HAK ETMİYOR, GİTMEYİ HAK EDİYOR"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Polis barikatının bir süre sonra kaldırılmasının ardından eğitimcilerin MEB önünde açıklama yapmasına izin verildi. Eğitimciler, "Taban maaş hakkı ve mülakatsız atama için direnen öğretmenlerin yanındayız" ve "Eğitimde her türlü şiddete son. Güvenli okul, sağlıklı eğitim istiyoruz" yazılı pankart açtı. MEB önündeki açıklamayı Eğitim-İş Genel Başkanı Kadem Özbay yaptı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Özbay, "Bu yıl yaşadıklarımız eğitimde nasıl bir çürümenin olduğunu ortaya koyuyor. O yüzden biz bugün bakanla karne getirmedik. Karne bir eksikliği ya da başarıyı anlatmak için verilen değerlendirme belgesidir. Okulda öğretmenin öldüğü, öğrencinin öldüğü,çocuğun aç susuz kaldığı, eğitimin gelecek vaat etmediği, etrafımızı çeviren polislerin de çocuklarını okula gönderirken artık huzurlu olmadı bir ülkede&nbsp; bakan karneyi değil, buradan bir an önce gitmeyi hak ediyor. O nedenle biz 'Tarikatın Bakanı Yusuf Tekin istifa' diyoruz" ifadesini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Özbay, beyaz öğretmen önlüğü, okul temizlik görevlisi önlüğü, boş öğrenci çantası, temizlik malzemeleri ve içi çöp dolu torba ve kova ile iktidarın eğitim politikalarına tepki gösterdi. Özbay ve beraberindeki eğitimciler, ellerindeki tebeşirleri kırarak Bakan Tekin'i protesto etti.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Açıklama sonrasında eğitimde şiddetin sona ermesi talebiyle hazırlanan rapor ve imzalar Milli Eğitim Bakanlığı'na teslim edildi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 26 Jun 26 14:21:02 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/egitim-isten-meb-onunde-tebesirli-protesto-bakan-karneyi-degil-gitmeyi-hak-ediyor-h162469.html">Eğitim-İş&apos;ten MEB önünde tebeşirli protesto: Bakan karneyi değil, gitmeyi hak ediyor</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/yasam/erzurumun-semt-pazarlarinda-alici-da-fiyatlardan-dertli-satici-da-h162468.html</link>
		<title>Erzurum&apos;un semt pazarlarında alıcı da fiyatlardan dertli, satıcı da</title>
		<category><![CDATA[yasam]]></category>
		<description><![CDATA[Erzurum’da sebze halinden aldıkları ürünleri tezgaha taşıyan pazarcılar, fiyat artışlarının kendilerinden değil haldeki maliyetlerden kaynaklandığını belirtirken; vatandaşlar ise pazarın marketlere göre ucuz, ancak geçmiş yıllara kıyasla cep yaktığını dile getirdi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Erzurum’da semt pazarlarında hem esnafın hem de vatandaşlar, ekonomik krizden dert yandı. Pazarda taze patatesin kilosunu 40 TL’den sattıklarını ve vatandaşın fiyatlara tepki gösterdiğini belirten bir pazar esnafı, şunları söyledi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Vatandaş fiyatlara laf ediyor ama fiyatı belirleyen aslında biz değiliz. Çiftçilerimiz ve sebze halindeki dükkan sahiplerinin satış fiyatları, bizim alış maliyetimizi doğrudan etkiliyor. Ürünün boyutuna, kalitesine göre fiyatlar değişiyor. Daha uygun fiyatlı olsun diye aldığımız ürünlerin boyutu da ister istemez daha küçük oluyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><img class="detayFoto" src="https://www.gercekmuhabir.com/images/upload/2a409d16-3721-461c-817c-835edf76c9f1-w.png" /></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“PAZARLAR OLMASA VATANDAŞ UCUZ SEBZE-MEYVE YİYEMEZ''</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Aracı zincirinin uzamasından dert yanan bir başka esnaf ise "Ürün vatandaşa gelene kadar üçüncü, dördüncü el oluyor. Fiyatlar katlansa da insanlar mecburen alıyor çünkü alternatif yok. Yine de manava, markete baktığınız zaman pazar çok daha hesaplı. Elimizden geldiğince halka hizmet etmeye çalışıyoruz, seçerek almalarını sağlıyoruz" diyerek pazarın hala en ekonomik alternatif olduğunu vurguladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Geçen yıla oranla bu yıl bolluk olduğunu belirten esnaf, "Geçen sene tezgahta hiç kiraz yoktu, kendi evimize bile götüremedik. Bu sene ise kiraz bolluğu var; fiyatı kalitesine göre 50, 70, 80 TL arasında değişiyor" ifadelerini kullandı.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"BOLLUK VAR" DİYEN DE VAR "YARIM KİLO ALIYORUM" DİYEN DE<br />
Pazardan alışveriş yapan vatandaşların görüşleri ise alım gücüne göre değişiklik gösteriyor. Emekli bir vatandaş bütçelerinin daraldığına dikkat çekerek, "Genel bir pahalılık var. Bütçemize göre her şey çok pahalı çünkü emekliyiz. Eskiden 2-3 kilo alan millet şimdi yarım kiloyu zor alıyor. Allah yardımcımız olsun” dedi.</span></p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.gercekmuhabir.com/images/upload/61a46dfc-7323-4bff-b0de-0d76d7adb075-w.png" /></p>

<p><span style="font-size:18px;">ALLAH EMEKLİLERİN YARDIMCISI OLSUN</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Öte yandan, fiyatların yüksekliğine rağmen pazarın marketlerden çok daha avantajlı olduğunu söyleyen bir başka vatandaş ise şu kıyaslamayı yaptı:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Pazar yine de markete göre çok daha iyi. Burada 25 TL olan bir ürün, markette 40 TL. Biz de bütçemizi ucu ucuna yettirmeye çalışıyoruz. Ama Allah emeklilerin yardımcısı olsun."&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tezgahlardaki bolluktan ve fiyatlardan memnun olan bir diğer tüketici ise "Bu sene gayet iyi, her şeyde bolluk var. Geçen sene maalesef kiraz bulamıyorduk, bu sene iyi. Kilosu 60-65 TL bence çok iyi. Tabii ki illaki bir pahalılık var ama geçen seneye göre piyasa aşırı iyi" diyerek memnuniyetini dile getirdi.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"ESNAFIN KORKUSU MALIN ELDE KALMASI"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Fiyatlardaki dalgalanma ve vatandaşın alım gücünün düşmesi, pazarcı esnafını kar edememe riskiyle karşı karşıya bırakıyor. Bazı pazarlarda müşteri yoğunluğunun iyi, bazılarında ise seyrek olduğunu belirten esnaf, günü kurtaran unsurun sabit müşteriler olduğunu söylüyor. Tüketicinin porsiyon küçültmesi nedeniyle gün sonunda tezgâhta mal kaldığını ifade eden pazarcılar, kar marjlarının giderek eridiğini belirtiyor.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 26 Jun 26 14:01:45 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/yasam/erzurumun-semt-pazarlarinda-alici-da-fiyatlardan-dertli-satici-da-h162468.html">Erzurum&apos;un semt pazarlarında alıcı da fiyatlardan dertli, satıcı da</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/nato-zirvesi-tutuklamalari-diyarbakir-barosu-iskence-yasagini-ihlal-edebilecek-ciddi-iddialar-bulunmaktadir-h162467.html</link>
		<title>NATO Zirvesi tutuklamaları... Diyarbakır Barosu: İşkence yasağını ihlal edebilecek ciddi iddialar bulunmaktadır</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Diyarbakır Barosu&#039;ndan, NATO Zirvesi öncesinde Ankara’da düzenlenen operasyonlarda gözaltına alınanlara ilişkin açıklamada, “Gözaltı işlemleri sırasında işkence ve kötü muamele yasağını ihlal edebilecek uygulamaların yaşandığı yönünde ciddi iddialar bulunmaktadır. İşkence ve kötü muamele yasağı mutlak nitelikte olup, bu iddiaların etkili ve bağımsız biçimde soruşturulması devletin yükümlülüğüdür” denildi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Diyarbakır Barosu'ndan, Ankara’da 7-8 Temmuz'da düzenlenecek NATO Zirvesi öncesinde Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı talimatıyla düzenlenen operasyonlarda gözaltına alınanlara ilişkin açıklama yapıldı.&nbsp;&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kamuoyuna yansıyan bilgiler ve müdafilerin beyanlarına göre, gözaltı işlemleri sırasında işkence ve kötü muamele yasağını ihlal edebilecek uygulamaların yaşandığı yönünde ciddi iddialar bulunduğu ifade edilen açıklamada, şunlar kaydedildi:<br />
“İşkence ve kötü muamele yasağı mutlak nitelikte olup, bu iddiaların etkili ve bağımsız biçimde soruşturulması devletin yükümlülüğüdür. Ayrıca, soruşturmanın kişilerin demokratik faaliyetleri ve temel haklar kapsamında kalan eylemleri üzerinden yürütüldüğü yönündeki iddialar; kişi hürriyeti ve güvenliği, ifade ve örgütlenme özgürlüğü ile adil yargılanma hakkı bakımından hukuki tartışmalara neden olmaktadır. Diyarbakır Barosu olarak; kişi hürriyeti ve güvenliği, savunma hakkı, adil yargılanma hakkı, işkence ve kötü muamele yasağı ile lekelenmeme hakkının korunmasının hukuk devletinin vazgeçilmez gereği olduğunu bir kez daha hatırlatıyoruz."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İşkence ve kötü muamele başta olmak üzere tüm hak ihlali iddialarının etkili, bağımsız ve şeffaf biçimde soruşturulması gerektiği çağrısı yapılan açıklamada, “Hukuka aykırı şekilde uygulanan gözaltı ve tutuklama tedbirlerine derhal son verilmesini ve kişi özgürlüğünü kısıtlayan işlemlerin hukuka uygunluk ilkesi çerçevesinde kaldırılmasını talep ediyor, sürecin takipçisi olacağımızı kamuoyuna saygıyla bildiriyoruz” denildi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 26 Jun 26 13:40:10 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/nato-zirvesi-tutuklamalari-diyarbakir-barosu-iskence-yasagini-ihlal-edebilecek-ciddi-iddialar-bulunmaktadir-h162467.html">NATO Zirvesi tutuklamaları... Diyarbakır Barosu: İşkence yasağını ihlal edebilecek ciddi iddialar bulunmaktadır</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/saglik/teis-genel-baskani-saydan-ilaclarin-temin-edilecegi-tek-guvenilir-yer-eczaci-danismanliginin-bulundugu-eczanelerdir-h162466.html</link>
		<title>TEİS Genel Başkanı Saydan: İlaçların temin edileceği tek güvenilir yer eczacı danışmanlığının bulunduğu eczanelerdir</title>
		<category><![CDATA[saglik]]></category>
		<description><![CDATA[Tüm Eczacı İşverenler Sendikası Genel Başkanı Nurten Saydan, sahte ve kaçak ilaçların halk sağlığı için büyük risk taşıdığını belirterekk, &quot;Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), dünya genelindeki ilaçların yaklaşık yüzde 10.5’inin ya kalitesiz ya da sahte olduğunu belirtirken her yıl yaklaşık bir milyon insanın sahte ilaçlar nedeniyle hayatını kaybettiğini belirtiyor. Bu nedenle ilaçların temin edileceği tek güvenilir yer eczacı danışmanlığının bulunduğu eczanelerdir&quot; dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Tüm Eczacı İşverenler Sendikası Genel Başkanı Nurten Saydan, sahte ve kaçak ilaçlara ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. Saydan, özellikle düşük euro kuru nedeniyle ilaç firmalarının hayati öneme haiz bazı ilaçları Türkiye piyasasından çekmesinin, sahte ilaçlara zemin hazırladığını belirterek, birçok ilacın bulunamamasının sahtecilere cesaret verdiğini belirtti. İlaçların tek güvenilir adresinin eczaneler olduğunu söyleyen Saydan, "İlaç; özel uzmanlık gerektiren, üretiminden hastaya ulaştırılmasına kadar sıkı denetim altında olması gereken stratejik bir sağlık ürünüdür. Herhangi bir tüketim ürünü olarak değerlendirilemez. Bu nedenle ilaçların temin edileceği tek güvenilir yer eczacı danışmanlığının bulunduğu eczanelerdir. Eczanelerimizde asla sahte ilaç bulunmaz" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"İKAÇ İÇİN TEK VE DOĞRU ADRES ECZANELERDİR"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İlacın her safhasının ilgili bakanlıkça takip ve kontrol edildiğini söyleyen Saydan, "Her bir ilaç kutusunun üzerinde 'sadece o ilaca ait' karekod mevcuttur" diyerek şunları söyledi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Türkiye’de uygulanan İlaç Takip Sistemi (İTS) sayesinde ilacın üretiminden depoya, depodan eczaneye ve eczaneden hastaya ulaştırılmasına kadar her aşaması elektronik olarak kayıt altına alınır. Bir eczacının İTS’ye kayıtlı olmayan sahte bir ilacı hastasına verme ihtimali yoktur. Eczanelerde kurulu olan teknolojik sistem buna izin vermez. İlaç Takip Sistemi ile takip edilen ve eczaneden alınan hiçbir ilaç sahte değildir. Denetimsiz internet satışı ve en önemlisi yanlış ilaç fiyatlandırma politikaları sonucu kendine alan bulan kaçakçılık ile merdiven altı üretim sahte ilaç sorununun ana kaynağıdır. Vatandaşlarımız unutmasınlar, ilaç için tek doğru adres eczanelerdir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"SAHTE İLAÇLARIN UZMAN OLMAYAN KİŞİLER TARAFINDAN KONTROLÜ ÇOK ZOR"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kaynağı, üreticisi, saklama şartları bilinmeyen ve gerekli inceleme ve analizleri yapılmamış bu ürünlerin internet, marketler, yol üstü petroller, aktarlar gibi ortamlarda satılması, halk sağlığı için büyük risk taşımaktadır. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), dünya genelindeki ilaçların yaklaşık yüzde 10.5’inin ya kalitesiz ya da sahte olduğunu belirtirken her yıl yaklaşık bir milyon insanın sahte ilaçlar nedeniyle hayatını kaybettiğini belirtiyor. Son dönemde gelişen teknoloji, taklitçi ve sahtecilerin gerçeğine birebir benzeyen ambalajlar yapmasına imkân tanıdığından sahte ilacın uzman olmayan kişilerce tespiti çok zordur. Bu sebeple orijinal ilaca erişmenin ve sağlığınızı korumanın tek güvenli yolu ilacı eczanelerden temin etmektir."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 26 Jun 26 13:21:04 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/saglik/teis-genel-baskani-saydan-ilaclarin-temin-edilecegi-tek-guvenilir-yer-eczaci-danismanliginin-bulundugu-eczanelerdir-h162466.html">TEİS Genel Başkanı Saydan: İlaçların temin edileceği tek güvenilir yer eczacı danışmanlığının bulunduğu eczanelerdir</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/tipli-genclerin-mesem-protestosu-davasi-cocuklarin-yasam-hakkini-savunduklari-icin-tutuklandilar-h162465.html</link>
		<title>TİPli gençlerin MESEM protestosu davası... Çocukların yaşam hakkını savundukları için tutuklandılar</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[2 Aralık&#039;ta Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin&#039;in de katıldığı bir semineri protesto ettikleri için haklarında dava açılan 17 genç hakim karşısına çıktı. İlk duruşma öncesi Bakırköy Adliyesi önünde yapılan açıklamada, gençlerin, çocukların yaşam haklarını savundukları için yargılandıkları savunuldu. Açıklamada &quot;2025 yılında hatta 2016 yılından bugüne kadar, son 10 yılda iş cinayetlerinde toplam 464 çocuk hayatını kaybetti, katledildi bu çocuklar. Bu çocukların adını bile bilmiyoruz. Bu çocukların bir kısmı hayatında daha fotoğraf çekilmemiş çocuklar&quot; denildi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">2 Aralık 2025 tarihinde Bahçelievler'de bir otelde yapılan ve Milli Eğitim Bakanı Mustafa Tekin’in de katıldığı semineri protesto ettikleri için gözaltına alınan 17 gençten 16'sı tutuklanmıştı. Tutuklu gençler hakkında bir süre sonra tahliye kararı verilirken 17 gencin sanık olarak yer aldığı MESEM protestosu davasının ilk duruşması Bakırköy 33. Asliye Ceza Mahkemesi'nce Bakırköy 20. Ağır Ceza Mahkemesi salonunda yapılıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Duruşma öncesi Bakırköy Adliyesi önünde yapılan basın açıklamasında söz alan Türkiye İşçi Partili gençler yaşananları anımsattı. Basın açıklaması sırasında söz alan bir genç "Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in, patronlarla yaptığı çalıştayı, bu çalıştay masasında lüks otellerin pazarlık masalarında çocukların canını hiçe sayarak, çocukları biz nasıl pazarlarız diye muhabbetler etmelerini protesto etmiş, oteli basmış, sonrasında tutuklanmıştık. Biz bu eylemi gerçekleştirdiğimizde 2025 yılında iş cinayetlerinde katledilen çocuk sayısı 82 idi. Biz eylemden sonra gözaltına alındığımızda, Vatan Emniyeti’nde nezarethanelerde bekletilirken 1 çocuk daha iş cinayetinde katledildi. 23 gün tutuklu kaldık. 23 gün boyunca 2 çocuk daha katledildi. Ayrıca TBMM’de MESEM’de çalışan kız çocukların sistematik bir şekilde taciz edildiği ortaya çıktı" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><img class="detayFoto" src="https://www.gercekmuhabir.com/images/upload/d18728b7-226e-491b-b327-2a4e6ed7e5eb.png" /></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"BİR TANE RESMİ OLMAYAN 10 YAŞINDA, 14 YAŞINDA ÇOCUKLAR ÇALIŞTIRILIRKEN KATLEDİLDİ"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Açıklama şu ifadelerle devam etti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Bakın arkadaşlar, 2025 yılında hatta 2016 yılından bugüne kadar, son 10 yılda iş cinayetlerinde toplam 464 çocuk hayatını kaybetti, katledildi bu çocuklar. Bu çocukların adını bile bilmiyoruz. Bu çocukların bir kısmı hayatında daha fotoğraf çekilmemiş çocuklar. Bir tane resmi olmayan 10 yaşında, 14 yaşında, 17 yaşında çocuklar; ailelerine bakmaya muhtaç bir şekilde çalıştırılırken katledildi. Şimdi Türkiye Yüzyılı’nda daha 14 yaşında, hayatında fotoğraf bile çekilmemiş bir çocuğu koruyamayanlar, Ankara’da Filistin’de çocukları katleden Donald Trump’ı, Epstein dostlarını kırmızı halılarla karşılamak için hazırlanıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"TÜRKİYE'DE KATİLLER, TACİZCİLER RAHAT YAŞASIN, KIRMIZI HALILARDA KARŞILANSIN DİYE OKUMUYORUZ"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bizim mahallelerimizi bir çocuğun cebinden gelecek, 14 yaşında bir çocuğun cebinden gelecek 5 bin liraya muhtaç edenler, Ankara’da Epstein dostları rahat rahat yaşasın, sabah koşuları rahat rahat yapsın diye milyar liralar harcıyor. Bu onursuzluktur. Biz bu onursuzluğu kabul etmiyoruz. Gençlik bu onursuzluğu kabul etmiyor. Biz okuduğumuz okulları Türkiye’de katiller, tacizciler daha rahat yaşasın, kırmızı halılarda karşılansın diye okumuyoruz. Biz onurlu bir gelecek kurabilmek için bu okulları okuyoruz. Yanımızdaki dostumuzla, küçüğümüzle, kardeşimizle, büyüklerimizle, ailemizle hayal ettiğimiz bir geleceğimizi kurabilmek için, emeğimizin hakkını alabildiğimiz bir hayat yaşamak için bu okulları okuyoruz. Ve bu yüzden mücadele ediyoruz.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Arda’yı, Muhammed’i, Buğra’yı korumayanlarla, korumayı tercih etmeyenlerle bu yüzden mücadele ediyoruz. Ve bizim mücadelemiz çocukların hayal kurma hakkının mücadelesidir. Ve bu ülkede çocukların hayal kurabileceğinin kanıtı biz olacağız. Bu mücadelenin kazanabileceğinin, çocuklar ölmesin diyenlerin kazanabileceğinin kanıtı biz olacağız. Biz kazanacağız, çocuklar kazanacak"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Açıklamada söz alan avukat Bilge Hilal Bilgin de yaşananları şu sözlerle özetledi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Geçen yıl, 2025 yılında Türkiye, Türkiye Yüzyılı Mesleki ve Teknik Eğitim Zirvesi adı altında Pullman isimli otelde, Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in de katıldığı bir etkinlik gerçekleştirildi. Bu etkinlikten önce ve aynı yıl içerisinde, sadece 2025 yılında 16’sı MESEM’lerde olmak üzere toplamda 86 çocuk çalışırken yaşamını yitirdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"GENÇLER ÇOCUKLARIN YAŞAMA HAKKINI SAVUNDUKLARI İÇİN TUTUKLANDI"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">2025 yılı 2 Aralık tarihinde MESEM’lerde katledilen çocukların yaşam hakkını savundukları ve çocuk ölümlerini protesto ettikleri için 17 Türkiye İşçi Partisi üyesi üniversite öğrencisinden 16’sı tutuklanarak cezaevine gönderildi. Aynı zamanda müvekkillerimiz 1 yıl 1 ay tutuklu kaldı. Kalmakla yetmedi, aynı zamanda müvekkillerimiz hakkında yurt dışı çıkış yasağı olmak üzere adli kontrol kararı da uygulandı. An itibarıyla 6 ayı geçmiş süredir uygulanan bu adli kontrol kararının kendisi, seyahat özgürlüğünün de ihlali niteliğindedir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"SUÇ İŞLEYENLER DEĞİL, SUÇU ORTAYA ÇIKARANLAR YARGILANMAK İSTENİYOR"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Peki bu esnada başka ne oldu? Bu esnada denetimsiz iş yerlerinde 14-15 yaşlarında çocuklar sömürüldü, intihara sürüklendi ve ölüm sayısı gitgide artmaya devam etti. Bu ölüm sayıları artarken, bu suçun faili olan patronlar ve sorumlular ya hiç yargılanmadılar yahut da yargılamalarda maalesef cezasızlıkla ödüllendirildiler. Bunun yanı sıra çocuklar ölmesin diyen gençler ise bir gecede apar topar tutuklanıp cezaevine gönderilebiliyor ve aynı zamanda bugün burada olduğu gibi bir yargılamaya konu edinebiliyor. Suç işleyenler değil, suçu ortaya çıkaranlar yargılanmak isteniyor. Çocuklar öldürülmesin diyen gençler bugün cezalandırılmak isteniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Şimdi iddianameye dair şunları söylemek isteriz:<br />
Müvekkillerimiz esasen, zaten anayasada da yer bulan protesto hakkını kullanmışlardır. Ve ortada hiçbir suç unsuru yoktur. Ancak özellikle önemle belirtmek isteriz ki barışçıl protesto hakkını kullanırken, sivil görünümlü ve görev ve yetkisi dahilinde olmadan, herhangi bir yetkisi bulunmadan, aynı zamanda şiddetle protesto hakkına müdahale eden şahıslar olmasına rağmen müvekkillerimiz şu anda boyanın da silah sayılması suretiyle hem görevi yaptırmamak için direnmeden hem de kasten silahla yaralamadan cezalandırılmak isteniyor"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Öğrenci Sendikası adına konuşan Ahmet Bişiman ise gözaltı ve tutuklama sürecini anımsattı, "Bugün aynı zamanda karne günü. Şu anda örgün eğitimde bir sürü sıra arkadaşımız karnelerini alırken, bu ülkede karnelerini alamayan MESEM’liler atölyelerde, organize sanayi bölgelerinde, otellerde ve daha birçok farklı alanda çalışmak zorundalar. MESEM’ler her geçen gün bir liseli arkadaşımızın daha olması gereken okul sıralarından koparılmasına, bir canın daha pratik eğitim adı altında sömürülüp katledilmesine sebep oluyor" dedi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 26 Jun 26 13:01:48 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/tipli-genclerin-mesem-protestosu-davasi-cocuklarin-yasam-hakkini-savunduklari-icin-tutuklandilar-h162465.html">TİPli gençlerin MESEM protestosu davası... Çocukların yaşam hakkını savundukları için tutuklandılar</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/chpli-nur-sullu-bir-avuc-sirket-daha-fazla-kazansin-diye-gelecegimizin-feda-edilmesine-izin-veremeyiz-h162464.html</link>
		<title>CHPli Nur Süllü: Bir avuç şirket daha fazla kazansın diye geleceğimizin feda edilmesine izin veremeyiz</title>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<description><![CDATA[Cumhuriyet Halk Partisi Eskişehir Milletvekili Jale Nur Süllü: Bilim insanları konuştu; artık,
sıra yargıda! Eskişehiri şirketlerin siyanürlü talanına teslim etmeyelim!]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">CHP’Lİ SÜLLÜ: BİLİRKİŞİ RAPORUNU VERDİ “PROJE İPTAL EDİLMELİ!”<br />
BİLİM İNSANLARI KONUŞTU, SIRA YARGIDA<br />
Cumhuriyet Halk Partisi Eskişehir Milletvekili Jale Nur Süllü: Bilim insanları konuştu; artık,<br />
sıra yargıda! Eskişehiri şirketlerin siyanürlü talanına teslim etmeyelim!<br />
Eskişehirde Tepebaşı Atalan Mahallesi ve Mihalgazi Alpagut Mahallesi’nde yapılması planlanan<br />
Alpagut–Atalan Altın ve Gümüş Madeni Projesine ilişkin ;ÇED Olumlu kararına karşı açılan<br />
davada hazırlanan bilirkişi raporu, projeye verilen onayın bilimsel ve hukuki dayanağının<br />
bulunmadığını ortaya koydu. Raporda, ulaşım başlığı dışında ÇED raporunun bilimsel esaslardan<br />
uzak hazırlandığı belirtilerek 18 Ekim 2025 tarihli &amp;quot;ÇED Olumlu&amp;quot; kararının iptal edilmesi gerektiği<br />
açıkça yer aldı.<br />
Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan CHP Eskişehir Milletvekili Jale Nur Süllü,<br />
“Eskişehir’imizde yapılması planlanan Alpagut–Atalan Altın Gümüş Madeni projesine karşı &amp;quot;ÇED<br />
Olumlu&amp;quot; kararının iptali için açılan davada 20 Nisan 2026 tarihinde bilirkişi keşfi yapılmıştı.<br />
Benim de hazır bulunduğum keşifte, Büyükşehir, Tepebaşı, Odunpazarı Belediyelerimizin<br />
ekipleri, Tema Vakfı temsilcileri, Adana Milletvekilimiz Müzeyyen Şevkin, Ahmet Ataç Başkanım<br />
ve bilirkişi ile birlikte 12.000 adım atarak sahayı adım adım dolaştık. Sonuçta bilirkişinin altın<br />
madeni talanına yönelik raporu dava dosyasına sunulmuş.”<br />
Süllü, bilirkişi raporunun maden uğruna feda edilemeyecek eşsiz bölgenin gerçeklerine yönelik<br />
dile getirdikleri uyarıları tek tek doğruladığını belirterek iktidara ve projeyi hazırlayan şirkete<br />
sert sözlerle yüklendi. &amp;quot; Bakanlıkta gerçekleştirilen İnceleme Değerlendirme toplantısında da<br />
dile getirdiğimiz üzere, kopyala-yapıştır yöntemiyle hazırlanmış bilimsellikten uzak ÇED<br />
dosyasına ilişkin uyarılarımızın birer iddia olmadığı bilirkişi raporuyla belgelenmiştir. Bilim<br />
insanlarının resmi raporla dava dosyasına giren tespitleri, bölgede açılması düşünülen atın<br />
madeninin bir talan ve doğa suçu olduğunu kanıtlamaktadır. Bu rapordaki tespitler varken<br />
projeyi savunmaya devam edenler bu talan projesinin suç ortağı olacaktır&amp;quot; ifadelerini kullandı.<br />
ESKİŞEHİR&amp;#39;E ÇANAKKALE VERİLERİYLE MADEN İZNİ!<br />
Bilirkişi raporunun en çarpıcı saptamalarından birinin hava kirliliği hesaplamalarında Eskişehir<br />
yerine Çanakkale&amp;#39;nin meteorolojik verilerinin kullanılması olduğuna dikkat çeken Süllü, bunun<br />
kabul edilemez bir skandal olduğunu söyledi. &amp;quot;Bir kentin kaderini belirleyecek raporda başka bir<br />
ilin iklim verileri kullanılıyor. Böylesi baştan savma verilerle alınan ÇED olumlu kararı hukuk<br />
önünde de vicdan önünde de yok hükmündedir.&amp;quot;<br />
57 BİN AĞAÇ, SAKARYA HAVZASI VE YAŞAM TEHDİT ALTINDA<br />
Süllü, bilirkişi raporunda yer alan tespitlerle projenin canlı yaşamına da büyük tehdit<br />
oluşturduğunu belirtti: “Raporda; Kılcal fayların ÇED raporunda yer almamasıyla olası<br />
depremlerde sızdırmazlık sistemlerinin göreceği zarar riski gizleniyor. Siyanür ve ağır metal<br />
sızıntısı riskinin yüksek olduğu, olası kirlenmenin Sakarya Havzası&amp;#39;na kadar yayılabileceği, 57 bin<br />
534 ağacın kesileceği, 60 milyon ton pasanın depolanacağı alanda sızdırmazlık tabakası<br />
olmadığı, tarım arazilerinin yanlış sınıflandırılmasıyla tarımsal bütünlüğün zarar göreceği, yangın</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">senaryolarının bilimsel gerçeklerle bağdaşmadığı ve Oluklaryanı arkeolojik sit alanının tehdit<br />
altında bulunduğunun” tespit edildiğini vurgulayan Süllü, &amp;quot;Bu tablo, açık bir yıkımın tarifidir.&amp;quot;<br />
dedi.<br />
&amp;quot;ESKİŞEHİR MADEN SAHASI DEĞİL, YAŞAM HAVZASIDIR&amp;quot;<br />
AKP iktidarının yıllardır şirketleri koruyan vahşi madenciliğe geçit veren politikalarının bugün<br />
ülkenin en verimli tarım alanlarını hedef aldığını söyleyen Süllü, şu değerlendirmede bulundu:<br />
&amp;quot;Bugün Eskişehir&amp;#39;de yok olacak olan sadece bir arazi değildir; Sakarya Havzasıdır, tarımdır, gıda<br />
güvenliğimizdir, içme suyu kaynaklarımızdır, geleceğimizdir. Bir avuç şirket daha fazla kazansın<br />
diye geleceğimizin feda edilmesine izin veremeyiz.<br />
&amp;quot;YARGI BİLİMİN SESİNİ DUYMALIDIR&amp;quot;<br />
Süllü, bilirkişi raporunun ardından mahkemede hakimlerin artık hukukun ve bilimin gereğini<br />
yerine getirmesi gerektiğini belirterek çağrısını şöyle tamamladı: &amp;quot;Bilirkişi raporunun sonucunda<br />
yer aldığı üzere, ÇED olumlu kararı iptal edilmelidir. Eskişehir&amp;#39;in toprağını, suyunu, ormanını,<br />
tarihini, geleceğini şirketlerin insafına bırakmayacağız. Alpagut&amp;#39;u da Atalan&amp;#39;ı da Sakarya<br />
Havzası&amp;#39;nı da sonuna kadar savunacağız. Yerin üstü, yerin altından çok daha değerlidir.<br />
Mücadelemiz, sadece ÇED olumlu kararı iptal edilene kadar değil, maden projesi tamamen iptal<br />
edilinceye kadar sürecektir.&amp;quot;</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 26 Jun 26 12:20:18 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/chpli-nur-sullu-bir-avuc-sirket-daha-fazla-kazansin-diye-gelecegimizin-feda-edilmesine-izin-veremeyiz-h162464.html">CHPli Nur Süllü: Bir avuç şirket daha fazla kazansın diye geleceğimizin feda edilmesine izin veremeyiz</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/gozler-benzin-ve-motorinde-yapilacak-indirimde-brent-petrol-duserken-akaryakit-fiyatlari-sabit-kaldi-h162463.html</link>
		<title>Gözler benzin ve motorinde yapılacak indirimde... Brent petrol düşerken, akaryakıt fiyatları sabit kaldı</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Brent petrol, ABD ve İran savaşı öncesindeki düzeylere inmesine karşın hafta boyunca benzin ve motorin fiyatlarının sabit kalması ve indirim yapılmaması tepkilere yol açtı. Akaryakıt sektörü temsilcileri, indirimi ya da zammı belirleyen en temel unsurun küresel piyasalarda benzin ve motorinin metrik ton fiyatındaki değişim olduğunu belirterek, “Benzin ve motorinin ton fiyatları, indirimi gerektirecek düzeye inmedi. Bu nedenle de hafta boyunca pompada bir fiyat hareketi yaşanmadı“ dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">ABD ile İran arasında varılan anlaşmanın ardından petrol fiyatları belirgin biçimde düştü. Brent petrol, 75 doların altına indi, 72 doları gördü. Brent petrol, Hürmüz Boğazı ile ilgili gelişmelere, tedarik ve arz sorunu odaklı risklere göre seyir izliyor ve halen 74 dolar düzeyinden işlem görüyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">VATANDAŞ İNDİRİM YAPILMAMASINA TEPKİLİ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ABD ile İran savaşı sırasında 118 dolarla zirve yapan Brent petrol fiyatının, savaş öncesindeki düzeylere inmesine karşın hafta boyunca benzin ve motorin fiyatları sabit kaldı. Akaryakıta, indirim yapılmaması tepkilere ve eleştirilere yol açtı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Akayakıt sektörü temsilcileri, ANKA Haber Ajansı’nın sorusu üzerine, indirimi ya da zammı belirleyen en temel unsurun küresel piyasalarda benzin ve motorinin metrik ton fiyatındaki değişim olduğunu vurguladı. Kaynaklar, savaş öncesinde motorinin metrik ton fiyatının 762 dolar, benzinin 730 dolar olduğunu hatırlatarak, "Bu fiyatlar, savaşla birlikte 1400 dolarları gördü. Şu anda motorinin metrik ton fiyatı 890 dolar, benzinin metrik ton fiyatı da 900 dolar düzeyinde" diye konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kaynaklar, Brent petrol düşmesine karşın benzin ve motorinin ton fiyatlarının, indirimi gerektirecek düzeylerde olmadığını belirterek, "Bu nedenle de hafta boyunca pompada bir fiyat hareketi yaşanmadı" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"EPDK BİR GECİKMEYE YA DA ÖTELEMEYE İZİN VERMEZ"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sektör kaynakları, EPDK’nın verileri takip ettiğini belirterek, "İndirimin geciktirilmesi ya da pompaya yansıtılmaması gibi bir durum söz konusu olamaz. EPDK da verileri takip ediyor. Bir gecikmeye ya da ötelemeye izin vermez" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sektör kaynakları, küresel piyasalarda ürün fiyatının düşmeye devam etmesi durumunda gelecek hafta motorine indirim beklenebileceğini vurguladı.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 26 Jun 26 11:59:08 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/gozler-benzin-ve-motorinde-yapilacak-indirimde-brent-petrol-duserken-akaryakit-fiyatlari-sabit-kaldi-h162463.html">Gözler benzin ve motorinde yapılacak indirimde... Brent petrol düşerken, akaryakıt fiyatları sabit kaldı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/tuik-2025-yilinda-uretimden-yapilan-satislar-24-trilyon-28-milyar-700-milyon-lira-oldu-h162462.html</link>
		<title>TÜİK: 2025 yılında üretimden yapılan satışlar 24 trilyon 28 milyar 700 milyon lira oldu</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılı sanayi ürün istatistiklerini açıkladı. Buna göre üretimden yapılan satışlar 24 trilyon 28 milyar 700 milyon lira oldu. ]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılı sanayi ürün istatistiklerini açıkladı. Buna göre üretimden yapılan satışlar 24 trilyon 28 milyar 700 milyon lira oldu. TÜİK'ten yapılan açıklama şöyle:&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Girişimlerin ürettikleri ürünlerden yaptıkları satış 2025 yılında 24 trilyon 28 milyar 700 milyon lira olarak gerçekleşti. Bu değer 2024 yılında 18 trilyon 814 milyar 973 milyon lira iken; 2023 yılında 13 trilyon 343 milyar 937 milyon lira oldu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">SATIŞLARIN YÜZDE 15,5'İ GIDA SANAYİ ÜRÜNLERİ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Girişimlerin 2025 yılında ürettikleri ürünlerden yapılan satış değerinin yüzde 15,5'ini gıda sanayi ürünleri oluşturdu. Bunu yüzde 10,2 ile ana metal sanayi ürünleri, yüzde 9,7 ile motorlu kara taşıtı, treyler (römork) ve yarı treyler (yarı römork) imalatı ve yüzde 6,1 ile fabrikasyon metal ürünleri imalatı takip etti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><img class="detayFoto" src="https://www.gercekmuhabir.com/images/upload/581e4331-6967-4ff3-b223-90d3f9eb479c-w.jpg" /></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">YÜKSEK TEKNOLOJİ ÜRÜNLERİ YÜZDE 3,6</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İmalat sanayinde 2025 yılında üretilen ürünler teknoloji düzeylerine göre sınıflandırıldığında, yüksek teknoloji sınıfındaki ürünlerin toplam satış değerinin yüzde 3,6'sını oluşturduğu görüldü. Düşük ve orta-düşük teknoloji gruplarının toplamı yüzde 67,5 olurken; orta-yüksek teknoloji grubunun payı yüzde 28,8 olmuştur.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ANA SANAYİ GRUPLARINDA ARA MALLARI YÜZDE 43,8 İLE İLK SIRADA&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İmalat sanayinde 2025 yılında üretilen ürünler ana sanayi gruplarına göre sınıflandırıldığında; toplam satış değerinin yüzde 43,8'ini ara malların, yüzde 23,7'sini dayanıksız tüketim mallarının oluşturduğu görüldü. Sermaye mallarının payı ise yüzde 21,8 olmuştur.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">1 MİLYON 216 BİN 140 ADET OTOMOBİL ÜRETİLDİ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ülkemizde 2025 yılında 1 milyon 216 bin 140 adet otomobil, 8 milyon 329 bin 500 adet ev tipi buzdolabı ve dondurucu, 334 milyon 22 bin 968 ton hazır beton, 1 milyon 266 bin 183 adet kombi (hermetik), 9 milyon 557 bin 361 ton deterjanlar ve yıkama müstahzarları ve 774 bin 970 adet motosiklet üretildi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 26 Jun 26 11:35:44 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/tuik-2025-yilinda-uretimden-yapilan-satislar-24-trilyon-28-milyar-700-milyon-lira-oldu-h162462.html">TÜİK: 2025 yılında üretimden yapılan satışlar 24 trilyon 28 milyar 700 milyon lira oldu</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/yasam/tuike-gore-turk-halki-en-cok-uykuya-zaman-ayirdi-gazete-ve-dergi-okuma-orani-10-yilda-yuzde-394ten-yuzde-201e-dustu-h162461.html</link>
		<title>TÜİK&apos;e göre Türk halkı en çok uykuya zaman ayırdı... Gazete ve dergi okuma oranı 10 yılda yüzde 39,4&apos;ten yüzde 20,1&apos;e düştü</title>
		<category><![CDATA[yasam]]></category>
		<description><![CDATA[Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılı &quot;Zaman Kullanım&quot; araştırmasının sonuçlarını yayımladı. Araştırmaya göre; Türk halkı günlük 8 saat 49 dakika ile en çok zamanı uykuya ayırırken en az zamanı 12 dakika ile spora ayırdı. Sosyal medyada vakit geçirenlerin oranı 2015 yılında yüzde 33,9 iken 2025 yılında yüzde 71,7&#039;ye yükseldi. Geçen yıl 2015 yılına göre gazete, dergi ve benzeri yayınları okuma oranı yüzde 39,4&#039;ten yüzde 20,1&#039;e düştü.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">&nbsp;Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), "Zaman Kullanım" araştırmasının 3'üncüsü, 2025 yılında gerçekleştirildi. Araştırmada; fertlerin yaş, cinsiyet, çalışma durumu gibi değişkenlere göre bir gününü hangi faaliyetlere ne kadar süre ayırarak geçirdikleri hakkında bilgileri raporlaştırdı.&nbsp;&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Uykuya ayrılan zaman, 2025 yılında 10 yaş ve üzeri fertler için günde ortalama 8 saat 55 dakika oldu. Kadınlar günde ortalama 9 saat uyurken erkeklerde bu süre 8 saat 49 dakika olarak gerçekleşti. Uykuya ayrılan süre, hafta içi günde ortalama 8 saat 41 dakika iken hafta sonu bu süre, 9 saat 28 dakika oldu. Uyku faaliyetini, 3 saat 15 dakika ile yemek ve diğer kişisel bakım, 2 saat 25 dakika ile istihdam faaliyetleri (işte geçirilen zaman, iş arama vb.) ve 2 saat 22 dakika ile hanehalkı ve aile bakımı takip etti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><img class="detayFoto" src="https://www.gercekmuhabir.com/images/upload/9d7a9eb2-e2cd-4506-b008-a2a965d7bc2d-w.png" /></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İSTİHDAMLA İLGİLİ FAALİYETLERDE ERKEKLER DAHA ZAMAN AYIRDI</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yaşı 15 ve üzerinde olan fertlerin 24 saat boyunca yapmış oldukları faaliyetler incelendiğinde, istihdamla ilgili faaliyetlere ayrılan toplam sürenin kişi başına ortalama 2 saat 39 dakika olduğu görüldü. Çalışan fertlerin, günde ortalama 5 saat 41 dakikalarını istihdamla ilgili faaliyetlere ayırdığı belirlendi. Çalışan erkeklerin günde ortalama 6 saatini, çalışan kadınların ise 4 saat 58 dakikalarını istihdamla ilgili faaliyetlere ayırdıkları tespit edildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KADINLAR GÜNDE ORTALAMA 4 SAAT 3 DAKİKA BAKIMA AYIRDI</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yaşı 15 ve üzerinde olan fertlerin hanehalkı ve aile bakımına ayırdığı zaman cinsiyete göre incelendiğinde, kadınların bu faaliyete günde ortalama 4 saat 3 dakika, erkeklerin ise 58 dakika ayırdığı görüldü. Çalışma durumuna göre değerlendirildiğinde; çalışan kadınların hanehalkı ve aile bakımına günde ortalama 2 saat 38 dakika, çalışan erkeklerin 47 dakika ayırdığı belirlendi. Çalışmayan kadınların bu faaliyete günde ortalama 4 saat 33 dakika, çalışmayan erkeklerin ise 1 saat 17 dakika ayırdığı tespit edildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">EN AZ ZAMAN SPOR OLDU</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Fertlerin gün içinde en az zaman ayırdıkları faaliyet, ortalama 12 dakika ile spor ve doğa sporları oldu. Kadınlar bu faaliyetlere günde ortalama 9 dakika, erkekler ise 16 dakika ayırdı. Spor ve doğa sporlarının ardından, fertlerin en az zaman ayırdığı faaliyetler sırasıyla, 26 dakika ile hobiler ve oyunlar, 37 dakika ile gönüllü işler ve toplantılar olduğu görüldü.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yaş gruplarına göre ortalama faaliyet süreleri incelendiğinde, uyku, eğitim, hobiler ve oyunlar ile spor ve doğa sporları faaliyetlerine en fazla zamanı 10-14 yaş grubundaki fertlerin ayırdığı belirlendi. Bu yaş grubundaki fertlerin, hobi ve oyun faaliyetlerine ayırdıkları süre 1 saat 9 dakika, spor ve doğa sporlarına ayırdıkları süre ise 27 dakika oldu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sosyal yaşam ve eğlence faaliyetlerine en fazla zamanı 15-24 yaş grubunun ayırdığı görüldü. Tv izleme, radyo ve müzik dinleme ile gönüllü işler ve toplantılara en fazla zamanı 55 yaş ve üzeri yaş grubundaki fertlerin ayırdığı tespit edildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">FUTBOL OYNAYANLARIN ORANI AZALIRKEN VELEYBOL OYNAYANLARIN ORANI ARTTI</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Son dört hafta içinde 10 yaş ve üzeri fertlerin gerçekleştirdiği sportif faaliyetler incelendiğinde, en fazla yapılan sportif faaliyetlerin yüzde 11,7 ile yürüyüş veya koşu, yüzde 4,1 ile futbol ve yüzde 2,5 ile aletli spor faaliyetleri olduğu görüldü. 2015 ve 2025 yılları karşılaştırıldığında, futbol oynadığını belirten fertlerin oranının yüzde 5,2'den yüzde 4,1'e azaldığı, voleybol oynadığını belirten fertlerin oranının ise yüzde 0,9'dan yüzde 1,4'e arttığı görüldü.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">GAZETE OKUMA ORANI AZALIRKEN, SOSYAL MEDYADA VAKİT GEÇİRENLERİN ORANI ARTTI</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Son dört hafta içinde 10 yaş ve üzeri fertlerin yaptıkları eğlence ve kültür faaliyetleri incelendiğinde, en fazla yapılan faaliyetlerin yüzde 88,8 ile televizyon izlemek, yüzde 71,7 ile sosyal medyada vakit geçirmek ve yüzde 67,5 ile akraba ziyaretinde bulunmak olduğu görüldü. Sosyal medyada vakit geçirenlerin oranı erkeklerde yüzde 77 iken kadınlarda yüzde 66,6 olarak gerçekleşti.<br />
<br />
Araştırmanın 2015 yılı sonuçları ile karşılaştırıldığında, 2025 yılında en yüksek artışın sosyal medyada vakit geçiren fertlerin oranında olduğu görüldü. Sosyal medyada vakit geçirenlerin oranı 2015 yılında yüzde 33,9 iken 2025 yılında yüzde 71,7'ye yükseldi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Geçen yıl 2015 yılına göre gazete, dergi ve benzeri yayınları okuma oranı yüzde 39,4'ten yüzde 20,1'e düştü.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 26 Jun 26 11:22:33 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/yasam/tuike-gore-turk-halki-en-cok-uykuya-zaman-ayirdi-gazete-ve-dergi-okuma-orani-10-yilda-yuzde-394ten-yuzde-201e-dustu-h162461.html">TÜİK&apos;e göre Türk halkı en çok uykuya zaman ayırdı... Gazete ve dergi okuma oranı 10 yılda yüzde 39,4&apos;ten yüzde 20,1&apos;e düştü</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/dunya/bm-hurmuz-bogazinda-yuk-gemisine-yonelik-saldiri-uzerine-tahliye-planini-askiya-aldi-h162460.html</link>
		<title>BM, Hürmüz Boğazı&apos;nda yük gemisine yönelik saldırı üzerine tahliye planını askıya aldı</title>
		<category><![CDATA[dunya]]></category>
		<description><![CDATA[Birleşmiş Milletler Uluslararası Denizcilik Örgütü, Hürmüz Boğazı&#039;nda mahsur kalan 11 binden fazla denizcinin tahliyesine yönelik planı, bir yük gemisinin saldırıya uğramasının ardından güvenlik gerekçesiyle geçici olarak durdurdu.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<h3 style="box-sizing:border-box; margin-top:0px; margin-bottom:0.5rem; line-height:1; color:#1c2c42; font-size:1.25rem; text-shadow:none; font-family:Poppins, sans-serif"><span style="font-size:18px;"><span style="box-sizing:border-box"><span style="text-shadow:none"><span style="box-shadow:none"><span style="color:#1c2c42"><span style="font-family:Poppins, sans-serif"><span style="box-sizing:border-box"><span style="text-shadow:none"><span style="line-height:1.3rem">Birleşmiş Milletler'e (BM) bağlı Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO), Hürmüz Boğazı'nda mahsur kalan 11 binden fazla denizcinin tahliyesine yönelik operasyonu, bölgeden geçen bir yük gemisinin saldırıya uğramasının ardından askıya aldı.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></h3>

<div class="detail-of-news">
<p style="margin-top:0px; margin-bottom:0.4rem"><span style="font-size:18px;"><span style="box-sizing:border-box"><span style="text-shadow:none"><span style="box-shadow:none"><span style="color:#1c2c42"><span style="font-family:Poppins, sans-serif"><span style="box-sizing:border-box"><span style="text-shadow:none"><span style="line-height:1.3rem">IMO Genel Sekreteri Arsenio Dominguez, bazı gemilerin ve mürettebatın daha önce tahliye edildiğini ancak operasyonun sürdürülebilmesi için "gerekli güvenlik garantileri"nin sağlanması gerektiğini söyledi.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-top:0px; margin-bottom:0.4rem"><span style="font-size:18px;"><span style="box-sizing:border-box"><span style="text-shadow:none"><span style="box-shadow:none"><span style="color:#1c2c42"><span style="font-family:Poppins, sans-serif"><span style="box-sizing:border-box"><span style="text-shadow:none"><span style="line-height:1.3rem">İngiltere Deniz Ticareti Operasyonları Merkezi (UKMTO), dün yaptığı açıklamada, Umman'ın Dahit Limanı'nın yaklaşık 7,5 deniz mili güneydoğusunda seyreden bir geminin "kimliği belirsiz bir mermi" tarafından vurulduğunu bildirdi. Olayda can kaybı yaşanmadığı belirtildi.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-top:0px; margin-bottom:0.4rem"><span style="font-size:18px;"><span style="box-sizing:border-box"><span style="text-shadow:none"><span style="box-shadow:none"><span style="color:#1c2c42"><span style="font-family:Poppins, sans-serif"><span style="box-sizing:border-box"><span style="text-shadow:none"><span style="line-height:1.3rem"><span style="box-sizing:border-box"><span style="font-weight:bolder">“BELİRLENEN ROTALAR DIŞINDA GÜVENLİK GARANTİSİ VEREMEYİZ”</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-top:0px; margin-bottom:0.4rem"><span style="font-size:18px;"><span style="box-sizing:border-box"><span style="text-shadow:none"><span style="box-shadow:none"><span style="color:#1c2c42"><span style="font-family:Poppins, sans-serif"><span style="box-sizing:border-box"><span style="text-shadow:none"><span style="line-height:1.3rem">Denizcilik risk yönetimi şirketi Vanguard ise saldırıya uğrayan Singapur bayraklı Ever Lovely isimli geminin, saldırıya rağmen Hürmüz Boğazı'ndan geçişini sürdürdüğünü açıkladı. ABD medyasına konuşan ABD'li yetkililer, saldırının İran tarafından gerçekleştirildiğini öne sürerken, İran'ın boğazdaki geçişleri koordine etmek amacıyla oluşturduğu Basra Körfezi Boğaz İdaresi (PGSA) de Hürmüz’den geçen gemilerin belirlenen rotaların dışında seyretmesi durumunda güvenli geçiş garantisi verilmeyeceğini duyurdu.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-top:0px; margin-bottom:0.4rem"><span style="font-size:18px;"><span style="box-sizing:border-box"><span style="text-shadow:none"><span style="box-shadow:none"><span style="color:#1c2c42"><span style="font-family:Poppins, sans-serif"><span style="box-sizing:border-box"><span style="text-shadow:none"><span style="line-height:1.3rem"><span style="box-sizing:border-box"><span style="font-weight:bolder">IMO: DEN</span></span><span style="box-sizing:border-box"><span style="font-weight:bolder">İZCİ</span></span><span style="box-sizing:border-box"><span style="font-weight:bolder">LERIN GÜVENL</span></span><span style="box-sizing:border-box"><span style="font-weight:bolder">İĞİ</span></span><span style="box-sizing:border-box"><span style="font-weight:bolder"> ÖNCEL</span></span><span style="box-sizing:border-box"><span style="font-weight:bolder">İĞİMİ</span></span><span style="box-sizing:border-box"><span style="font-weight:bolder">Z</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-top:0px; margin-bottom:0.4rem"><span style="font-size:18px;"><span style="box-sizing:border-box"><span style="text-shadow:none"><span style="box-shadow:none"><span style="color:#1c2c42"><span style="font-family:Poppins, sans-serif"><span style="box-sizing:border-box"><span style="text-shadow:none"><span style="line-height:1.3rem">Şubat ayından bu yana ABD-İsrail'in İran'a yönelik saldırıları nedeniyle yüzlerce gemi ve binlerce denizci Basra Körfezi'nde mahsur kalmıştı. IMO, Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasının ardından salı günü geniş çaplı tahliye operasyonunu başlatmıştı. Operasyonun İran, Umman, ABD, bölgedeki diğer kıyı devletleri ve denizcilik sektörüyle koordinasyon içinde yürütüldüğü belirtilmişti.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-top:0px; margin-bottom:0.4rem"><span style="font-size:18px;"><span style="box-sizing:border-box"><span style="text-shadow:none"><span style="box-shadow:none"><span style="color:#1c2c42"><span style="font-family:Poppins, sans-serif"><span style="box-sizing:border-box"><span style="text-shadow:none"><span style="line-height:1.3rem">Dominguez, saldırıya uğrayan geminin IMO'nun tahliye çerçevesi kapsamında hareket etmediğini belirterek, "Denizcilerin güvenliği her zaman önceliğimiz olmuştur. Koordineli bir yaklaşım ve seyir güvenliğinin sağlanabilmesi için daha fazla netlik elde edilene kadar tahliye planı askıya alınacaktır" dedi.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
</div>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 26 Jun 26 10:58:21 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/dunya/bm-hurmuz-bogazinda-yuk-gemisine-yonelik-saldiri-uzerine-tahliye-planini-askiya-aldi-h162460.html">BM, Hürmüz Boğazı&apos;nda yük gemisine yönelik saldırı üzerine tahliye planını askıya aldı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/turkiye-emekliler-dernegi-eskisehir-sube-baskani-dilbaz-eskisehirde-5-bin-emekli-huzurevine-ihtiyac-duyuyor-h162459.html</link>
		<title>Türkiye Emekliler Derneği Eskişehir Şube Başkanı Dilbaz: Eskişehirde 5 bin emekli huzurevine ihtiyaç duyuyor</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Türkiye Emekliler Derneği Eskişehir Şube Başkanı Muhsin Dilbaz, kentte 5 bine yakın emeklinin huzurevine ihtiyaç duyduğunu ancak ortalama 500 olan huzurevi kontenjanının ihtiyacı karşılamadığını ifade etti.  ]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Türkiye Emekliler Derneği Eskişehir Şube Başkanı Muhsin Dilbaz, emekli aylığıyla geçinemeyen kişi sayısının her geçen gün arttığına dikkati çekerek, kentteki 5 bin emeklinin huzurevi ihtiyacı olduğunu söyledi. Eskişehirde kontenjanının 500 olduğunu aktaran Dilbaz, huzurevi ve bakım evlerinin sayısının artırılması gerektiğini belirtti.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ülkedeki siyasi gelişmelerin emeklilerin sorunlarını gündemden düşürdüğünü kaydeden Dilbaz, “Normalde sürekli emekliler gündemdeyken mutlak butlan kararıyla emekliler gündemden bir anda düştü ve sürekli siyaset konuşuluyor. Ama Türkiye’nin acı bir gerçeği var. 17 milyon hatta 17 milyonu da geçti artık emeklisi var. Bu emeklilerin ortalama maaşı 23 bin lira. En düşük emekli aylığı da 20 bin lira. Bu 20 bin lirayı değerlendirmeye kalktığımızda hep söyledik, temel ihtiyaçlarını bile karşılamakta zorlanıyorlar. Bir şey alamıyorlar. Milletvekilinin biri şöyle söylüyordu, 'Kuru ekmek yiyorlarsa tokturlar'. Böyle bir söylemi kabul etmiyoruz. Bir milletvekili böyle bir şey söyleyemez” diye konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“HUZUREVLERİ ARTIK SIĞINMA YERLERİ OLDU”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Eskişehir’de yaşayan emeklilerin sığınacağı huzurevlerine ihtiyaç duyduğunu anlatan Dilbaz, şöyle devam etti:<br />
“Huzurevleri artık sığınma yerleri oldu. Neden? Siz emekliye 20 bin lira verirseniz, ev kiraları da Eskişehir’de 20 bin liranın üstünde. Emekli bu parayı veremiyor zaten. Eşini yitirmiştir, yalnız kalmıştır. Bir yerde yaşayacak ama bugün bir öğün yemeği düşündüğümüzde 300-350 liradan aşağı çıkmıyor. Daha çok emekliler kent lokantalarını tercih ediyor. Orada 3 kap yemek 100 lira. Onun dışında emekli geçinemediği için huzurevlerini tercih ediyor ama huzur evlerine karşı hükümetin tavrı biraz değişik. Belediyelerin huzurevleri yapmalarını istemiyor. Kendileri de yapmıyor. Ama bu insanlar da yaşamak zorundalar.”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“5 BİN EMEKLİYE 500 KİŞİLİK KONTENJAN”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Eskişehir’de huzurevi ihtiyacı ve mevcut kapasitenin birbirini karşılamadığını ifade eden Dilbaz, “Eskişehir’de 250 bin emekli var. Bu emeklilerin içinde 5 bin tane insan bu tür yerlerde yaşamak zorunda. Bakıma muhtaçlar, maaşlarını yetiştiremiyorlar. Bu insanlar buralara başvuruyorlar hatta bizden yardım istiyorlar ama bir huzurevi en fazla 150 kişiye hizmet veriyor. Eskişehir’de toplamda olsun olsun huzurevleri ortalama 500 kişiye bakabilsin. Bu kadar kontenjanı var ama 5 bine yakın huzurevlerine ihtiyacı olan üyelerimiz var. Bu insanları ne yapmalıyız? Nerede barındırmalıyız? Böyle imkanlarımız yok ki” şeklinde konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“EMEKLİLER SOKAKTA YATIYOR”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dilbaz, barınma sorunun giderek büyüdüğünü belirterek, “Havalar ısındığı için sokaklarda yatar halde buldum. Bu insanların barınma yerleri yok. Eskişehir’de birden fazla gördüm. Artık sokaklarda karton serip, daha çok Avrupa’da turist olarak giden insanlar kartonları yere serip istasyonlarda geçiriyorlardı. Artık biz bunu Eskişehir’de kartonları yere serip gecelerini geçiren insanlarla normal hale getirmiş halde göreceğiz. Emeklinin durumu gittikçe kötüleşiyor. Çok acil çözüm lazım. Genelde tercih ettikleri yer Doktorlar Caddesi, insanların yoğun olduğu yerlerin gecesinde el ayak çekildi mi o kuytu kenarlarda kartonları serip insanlarımız orada gecelerini geçirmeye başladı. Havalar ısındığı için sokaklarda birçok insanımızı görmek mümkün” şeklinde konuştu.</span></p>

<p></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 26 Jun 26 10:37:58 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/turkiye-emekliler-dernegi-eskisehir-sube-baskani-dilbaz-eskisehirde-5-bin-emekli-huzurevine-ihtiyac-duyuyor-h162459.html">Türkiye Emekliler Derneği Eskişehir Şube Başkanı Dilbaz: Eskişehirde 5 bin emekli huzurevine ihtiyaç duyuyor</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/afad-venezueladaki-depremler-icin-turkiyeden-arama-kurtarma-ve-insani-yardim-ekipleri-yola-cikiyor-h162458.html</link>
		<title>AFAD: Venezuela&apos;daki depremler için Türkiye&apos;den arama kurtarma ve insani yardım ekipleri yola çıkıyor</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD), Venezuela&#039;da meydana gelen 7,2 ve 7,5 büyüklüğündeki depremlerin ardından Türkiye&#039;nin arama kurtarma ve insani yardım ekiplerini bölgeye göndermek üzere harekete geçtiğini açıkladı. Ekiplerin İstanbul Atatürk Havalimanı&#039;ndan iki askeri nakliye uçağıyla Venezuela&#039;ya hareket etmesi planlanıyor.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Venezuela'nın Yaracuy bölgesinde 25 Haziran 2026 tarihinde Türkiye saatiyle 01.04'te 7,2, 01.05'te ise 7,5 büyüklüğünde iki deprem meydana geldi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">AFAD'dan yapılan yazılı açıklamaya göre, Depremlerin ardından AFAD koordinasyonunda, Dışişleri Bakanlığı, Milli Savunma Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı ve Cumhurbaşkanlığı Güvenlik İşleri Genel Müdürlüğü başta olmak üzere ilgili kurumlarla temas kurularak yardım hazırlıklarına başlandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Genelkurmay Başkanlığı ile yapılan görüşmeler sonucunda tahsis edilen A-400M tipi askeri nakliye uçağıyla İstanbul, İzmir ve Denizli'den 38 kişilik AFAD arama kurtarma ve insani yardım ekibi, Sağlık Bakanlığı'ndan 5 kişilik UMKE ekibi, Türk Kızılay'dan 2 kişilik insani yardım ekibi, 2 arama köpeği ve 3 donanımlı arama kurtarma aracının Venezuela'ya gönderilmesi planlandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ayrıca Milli Savunma Bakanlığı'nın da bir A-400M tipi askeri uçakla İnsani Yardım Tugayı'ndan ekipmanlarıyla birlikte 22 kişilik bir ekibi bölgeye sevk edeceği bildirildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Her iki uçağın da bugün saat 11.15'te İstanbul Atatürk Havalimanı'ndan hareket etmesinin planlandığı belirtilirken, gelişmelerin Dışişleri Bakanlığı ve Venezuela'daki Türkiye Büyükelçiliği ile koordinasyon içinde takip edildiği kaydedildi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 26 Jun 26 10:19:23 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/afad-venezueladaki-depremler-icin-turkiyeden-arama-kurtarma-ve-insani-yardim-ekipleri-yola-cikiyor-h162458.html">AFAD: Venezuela&apos;daki depremler için Türkiye&apos;den arama kurtarma ve insani yardım ekipleri yola çıkıyor</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/spor/ekvador-20-yil-sonra-dunya-kupasinda-son-32-turunda-h162457.html</link>
		<title>Ekvador 20 yıl sonra Dünya Kupası&apos;nda son 32 turunda</title>
		<category><![CDATA[spor]]></category>
		<description><![CDATA[2026 FIFA Dünya Kupası E Grubu&#039;nun son hafta maçında Ekvador, gruptan çıkmayı daha önce garantileyen Almanya&#039;yı 2-1 mağlup etti. Güney Amerika ekibi, bu sonuçla 20 yıl sonra en iyi üçüncü kontenjanından 32. turda yükseldi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">2026 FIFA Dünya Kupası E Grubu'nun son hafta mücadelesinde Ekvador ile Almanya karşı karşıya geldi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gruptan çıkmayı daha önce garantileyen Almanya, mücadeleye hızlı başladı. Panzerler, 2'nci dakikada Sane'nin golüyle 1-0 öne geçti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ekvador'un yanıtı ise gecikmedi. Güney Amerika temsilcisi, 9'uncu dakikada Angulo'nun golüyle skora dengeyi getirdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Karşılaşmanın 77'nci dakikasında Plata'nın kaydettiği golle Ekvador 2-1 öne geçti. Kalan bölümde skor değişmeyince Ekvador sahadan galibiyetle ayrıldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gruptaki ilk iki para kazanan Almanya, bu yenilgiye rağmen lider olarak üst tura çıkmayı daha önce garantilemişti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ekvador, Almanya karşısında kazandığı galibiyet puanını 4'e yükseltti ve 20 yıl sonra en iyi üçüncü kontenjanından son 32 turuna imza attı.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 26 Jun 26 09:58:29 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/spor/ekvador-20-yil-sonra-dunya-kupasinda-son-32-turunda-h162457.html">Ekvador 20 yıl sonra Dünya Kupası&apos;nda son 32 turunda</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/chpli-yavuzyilmazdan-tpaonun-destek-gemisi-kiralamalarina-iddia-bu-para-kimlerin-cebine-giriyor-kesin-olarak-aciklayin-h162456.html</link>
		<title>CHP&apos;li Yavuzyılmaz&apos;dan TPAO&apos;nun destek gemisi kiralamalarına iddia: Bu para kimlerin cebine giriyor, kesin olarak açıklayın</title>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<description><![CDATA[CHP Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz, Türkiye Petrolleri A.Ş.&#039;nin sondaj gemileri için kiraladığı platform destek gemi hizmetlerine yüksek tutarlarda ödeme kalitesini öne çıkardı. Yavuzyılmaz, &quot;Bu para kimlerin cebine giriyor, baştan sona açıklayın&quot; dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">CHP Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz, Türkiye Petrolleri A.Ş.'nin alt şirketi olan Türkiye Petrolleri Offshore A.Ş. Üzerinden sondaj gemileri için alınan platform destek gemisi hizmetlerine ilişkin açıklama yapıldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yavuzyılmaz, Türkiye Petrolleri Offshore A.Ş.'nin sondaj gemilerine ait platform destek gemi hizmetleri için yüksek tutarlarda ödeme yaptığını tespit ettiğini belirtti. Yavuzyılmaz, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"AKP'nin belgeli gemi vurgunu! Türkiye Petrolleri A.Ş.'nin alt şirketi olan Türkiye Petrolleri Offshore A.Ş.'nin; Sondaj gemilerine aldığı 'platform destek gemileri hizmetleri' için devasa tutarlarda ödeme yaptığını tespit ettik. TP-OTC önce hizmetlere ilişkin kiralama ve diğer giderleri TPAO'dan tahsil ediyor, sonraki şirketlere aktarıyor. 30.000 dolar, aylık: 900.000 dolar, yıllık: 10.950.000 dolar. Kiralık olarak kullanılan 11 adet destek hizmet gemisi için TPAO'nun kasasından çıkan toplam tutar günlük: 165.000 dolar, aylık: 4.950.000 dolar, yıllık: 60.225.000 dolar.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İlki 2017, sonuncusu 2025 yılı olmak üzere satın alınan toplam 6 adet sondaj gemisi için; Bugüne kadar ödenen kiralık destek gemileri hizmet toplamı: En az 225 Milyon Dolar! Güncel Kurla 10 Milyar 500 Milyon Lira! Oysa TPAO'nun, bu tutarla, mevcut destek gemilerini bedeli karşılığında satın almasını mümkündü! TPAO'nun mevcut 6 sondaj gemisi, onlarca yıllık operasyonlar için satın alındığına göre; Bu sondaj gemilerinin kullandığı zorunlu olan destek hizmet gemilerini neden satın almıyor da, astronomik rakamlarla kiralanıyor? Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar'a soruyorum! Bu para kimlerin cebine girer, sonunda açıklayın!"</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 26 Jun 26 09:44:58 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/chpli-yavuzyilmazdan-tpaonun-destek-gemisi-kiralamalarina-iddia-bu-para-kimlerin-cebine-giriyor-kesin-olarak-aciklayin-h162456.html">CHP&apos;li Yavuzyılmaz&apos;dan TPAO&apos;nun destek gemisi kiralamalarına iddia: Bu para kimlerin cebine giriyor, kesin olarak açıklayın</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/yasam/meteorolojiden-son-hava-raporu-sicakliklar-mevsim-normalleri-uzerinde-seyredecek-iste-tahminler-h162455.html</link>
		<title>Meteoroloji&apos;den son hava raporu: Sıcaklıklar mevsim normalleri üzerinde seyredecek! İşte tahminler</title>
		<category><![CDATA[yasam]]></category>
		<description><![CDATA[Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından yapılan son değerlendirmelere göre; yurt genelinin parçalı bulutlu, İç Ege, Akdeniz’in Toroslar mevkii, Göller yöresi, Orta ve Doğu Karadeniz’in iç ve yüksek kesimleri, Doğu Anadolu’nun kuzeyi ile Tekirdağ&#039;ın batısı, Edirne, Kırklareli, Bolu, Artvin, Muş ve Van çevrelerinin yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. İşte 25 Haziran 2026 il il hava durumu tahminleri...]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">HAVA SICAKLIĞI</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Hava sıcaklıklarında önemli bir değişiklik olmayacağı, genellikle mevsim normallerinin 1-3 derece üzerinde seyredeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">RÜZGAR</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Genellikle kuzeyli, Akdeniz kıyıları ile yurdun güneydoğu kesimlerinde güney ve güneybatı yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette esmesi bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">1|10</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MARMARA</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Az bulutlu ve açık, zamanla batısının yer yer parçalı bulutlu, öğle saatlerinden sonra Tekirdağ'ın batısı, Edirne ve Kırklareli çevrelerinin yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BURSA °C, 33°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ÇANAKKALE °C, 33°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İSTANBUL °C, 31°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KIRKLARELİ °C, 31°C<br />
Az bulutlu ve açık, zamanla parçalı bulutlu, öğle saatlerinden sonra yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">2|10</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">EGE</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Az bulutlu ve açık, zamanla doğusu parçalı bulutlu, öğle saatlerinden sonra Afyonkarahisar, Kütahya, Uşak ve Denizli çevrelerinin yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DENİZLİ °C, 37°C<br />
Az bulutlu ve açık, zamanla parçalı bulutlu, öğle saatlerinden sonra yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İZMİR °C, 34°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MANİSA °C, 35°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MUĞLA °C, 34°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">3|10</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">AKDENİZ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Az bulutlu ve açık, zamanla iç kesimleri parçalı bulutlu, öğle saatlerinden sonra Göller yöresi ve Toroslar mevkii yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ADANA °C, 34°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ANTALYA °C, 30°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BURDUR °C, 34°C<br />
Az bulutlu ve açık, zamanla parçalı bulutlu, öğle saatlerinden sonra yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">HATAY °C, 30°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">4|10</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İÇ ANADOLU</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ANKARA °C, 31°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ÇANKIRI °C, 32°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ESKİŞEHİR °C, 31°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KONYA °C, 32°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">5|10</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BATI KARADENİZ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Az bulutlu ve açık, zamanla iç kesimleri parçalı bulutlu, öğle saatlerinden sonra Bolu çevrelerinin yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BOLU °C, 28°C<br />
Az bulutlu ve açık, zamanla parçalı bulutlu, öğle saatlerinden sonra yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DÜZCE °C, 30°C<br />
Az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KASTAMONU °C, 30°C<br />
Az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ZONGULDAK °C, 26°C<br />
Az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">6|10</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ORTA ve DOĞU KARADENİZ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve çok bulutlu, Orta ve Doğu Karadeniz'in iç ve yüksek kesimlerinin yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">AMASYA °C, 31°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">RİZE °C, 26°C<br />
Parçalı, yer yer çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">SAMSUN °C, 29°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TRABZON °C, 26°C<br />
Parçalı, yer yer çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">7|10</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DOĞU ANADOLU</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı, yer yer çok bulutlu, bölgenin kuzeyi ile Van ve Muş çevrelerinin yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ERZURUM °C, 26°C<br />
Parçalı, yer yer çok bulutlu, yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KARS °C, 24°C<br />
Parçalı, yer yer çok bulutlu, yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MALATYA °C, 33°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">VAN °C, 27°C<br />
Parçalı, yer yer çok bulutlu, yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">8|10</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">GÜNEYDOĞU ANADOLU</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DİYARBAKIR °C, 37°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">GAZİANTEP °C, 35°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MARDİN °C, 36°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ŞANLIURFA °C, 40°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 26 Jun 26 09:28:55 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/yasam/meteorolojiden-son-hava-raporu-sicakliklar-mevsim-normalleri-uzerinde-seyredecek-iste-tahminler-h162455.html">Meteoroloji&apos;den son hava raporu: Sıcaklıklar mevsim normalleri üzerinde seyredecek! İşte tahminler</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/altin-fiyatlari-ne-kadar-h162454.html</link>
		<title>Altın fiyatları ne kadar?</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[Çeyrek, gram ve yarım altın fiyatları bugün ne kadar? (26 Haziran 2026 güncel altın satış fiyatları)]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Altın alım satımı yapacaklar ve yatırımcılar merakla güncel altın fiyatlarını araştırıp takip ediyor. Peki, çeyrek altın fiyatları bugün ne kadar oldu? Yarım altın bugün kaç lira? İşte 26 Haziran 2026 Cuma günü çeyrek, ons, gram ve yarım altın satış fiyatları...</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İç ve dış piyasayı etkileyen altın ve döviz kurundaki değişimler merakla takip ediliyor. Vatandaşlar günün ilk saatlerinden itibaren “Gram altın, çeyrek altın, ons altın fiyatı bugün ne kadar?” araştırmaları yapıyor. İşte 26 Haziran 2026 Cuma gününün ilk saatlerinde güncel altın fiyatları tablosu…</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Güncel altın satış fiyatları</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Gram altın satış fiyatı: 5.989,23 TL<br />
* Çeyrek altın satış fiyatı: 9.922,00 TL<br />
* Yarım altın satış fiyatı: 19.819,00 TL<br />
* Tam altın satış fiyatı: 39.394,72 TL<br />
* Cumhuriyet altını satış fiyatı: 39.517,00 TL<br />
* Gremse altın satış fiyatı: 98.788,91 TL<br />
* Ons altın satış fiyatı: 4.000,81 Dolar</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 26 Jun 26 09:24:37 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/altin-fiyatlari-ne-kadar-h162454.html">Altın fiyatları ne kadar?</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/dolar-kuru-bugun-ne-kadar-h162453.html</link>
		<title>Dolar kuru bugün ne kadar?</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[Dolar/TL bugün ne kadar? (26 Haziran 2026 Dolar - Euro fiyatları)]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Yatırımcılar ve vatandaşların iç ve dış piyasaya hakim olmak için yakından takip ettiği altın ve döviz kurundaki son ve güncel veriler merak ediliyor. Peki, Dolar - Euro fiyatları bugün kaç lira? Güncel Dolar fiyatları ne? İşte 26 Haziran 2026 Cuma gününe ilişkin döviz kuru fiyatları...</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ekonomik ve finansal kararlar üzerinde önemli etkilere sahip olan Dolar ve Euro'nun bugünkü fiyatlarını öğrenmek isteyenler arama motorlarında "Euro kaç TL?" ve "1 Dolar kaç TL?" gibi soruları aratıyor. İşte 26 Haziran 2026 Cuma günü Dolar ve Euro fiyatları...</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dolar/TL ve Euro/TL bugün ne kadar?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dolar/TL saat 07:00 itibarıyla 46,6309'dan işlem görürken Euro ise aynı saat itibarıyla 53,0757 TL seviyelerinde seyrediyor.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 26 Jun 26 09:18:30 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/dolar-kuru-bugun-ne-kadar-h162453.html">Dolar kuru bugün ne kadar?</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/dilek-imamoglu-erteleme-yok-bahane-yok-adalet-icin-artik-kaybedilecek-h162452.html</link>
		<title>Dilek İmamoğlu: Erteleme yok, bahane yok, adalet için artık kaybedilecek bir saatimiz bile yok</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[19 Mart operasyonu mağdur yakınları tarafından kurulan Aile Dayanışma Ağı’nın 37. buluşmasında konuşan Dilek Kaya İmamoğlu, “Bizler 15 aydır sevdiklerimizin hakkını, hukuku ve adaleti savunuyoruz.15 koca ay. Söylemesi kolay ama o 15 ayın içinde kaç doğum günü, kaç bayram eksik geçti, kaç çocuğun annesinden, babasından ayrı kaldığı günler gözyaşı dinmedi. Tüm bunlara rağmen omuzlarımız düşmedi yıkılmadık; ama artık yeter! Taleplerimiz net: Tutuksuz ve adil yargılamayla bu mağduriyetler sona erdirilsin. Erteleme yok, bahane yok, gerekçe yok. Adalet için artık kaybedilecek bir saatimiz bile yok” dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">19 Mart operasyonu mağdur yakınları tarafından kurulan Aile Dayanışma Ağı (ADA), Silivri Duruşma Salonu’nun yan tarafında bulunan otopark alanındabir araya geldi. 37’nci buluşmaya; CHP İstanbul Milletvekili Suat Özçağdaş, Almanya İstanbul Başkonsolosu Dr. Regine Grienberger ve heyeti, CHP’nin seçilmiş milletvekilleri, gazeteciler, sanatçılar ve vatandaşlar destek verdi. Bir yılı aşkın süredir Silivri’de tutuklu bulunan seçilmiş İBB Başkanı ve CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun eşi Dilek Kaya İmamoğlu, yaptığı konuşmada şunları söyledi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Aile Dayanışma Ağı buluşmamızda burada olduğunuz; hak, hukuk ve adalet arayışımıza destek verdiğiniz için yürekten teşekkür ediyorum. Sizlerin varlığı büyük mağduriyetler yaşayan sevdiklerimiz ve biz aileler için gerçekten çok anlamlı. İyi ki varsınız. Geçtiğimiz hafta Pazar günü Babalar Günü’ydü. Birçok baba evladından ayrı, birçok çocuk baba özlemiyle geçirdi bugünü. Özel günlerde hissettiğimiz hüzün ve ayrılık acısı çok daha yoğun oluyor. Haksızlık ve hukuksuzluğun yükü çok daha ağırlaşıyor. Bir yılı aşkın süredir, en mutlu olmamız gereken özel günlerimizi bir yanımız eksik yaşıyoruz. Evlatlarından ayrı bırakılan tüm tutsak babaların, hiçbir suçu olmayan evlatlarının yolunu gözleyen dirayetli babaların, baba özlemini en derinde yaşayan tüm çocukların geçmiş Babalar Günü’nü kutluyorum.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“ÇOCUKLARIN KARNE SEVİNCİNİ BİLE EKSİK BIRAKAN BİR ZİHNİYETLE MÜCADELE İÇİNDEYİZ”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yarın ise karne günü. Yine birçok anne-baba çocuklarının yanında olamayacak. Yine karne alan çocukların gözleri anne-babalarını arayacak. Karne sevincini anne-babasıyla paylaşamayacak minik kalplerin ağırlığıyla buradayız. Çocukların karne sevincini bile eksik bırakan bir zihniyetle mücadele içindeyiz. Bir çocuğun en mutlu günlerini hüzün ve özlem içinde geçirmesi, bir annenin-bir babanın evlatlarının en özel anlarında yanlarında olamaması üzerine herkesin düşünmesi gerekiyor. Biz burada siyasallaşmış hukuk düzeniyle ailelerin hayatlarının nasıl paramparça edilişini konuşuyoruz. Siyaset, toplumun temel taşı olan ailelere bunları yaşatıyorsa; bir yerlerde büyük yanlışlar yapılıyor. Çünkü; siyaset tam tersine insanların hayatına iyilikler, güzellikler katmak için yapılır. Siyasetin en temel motivasyonu adaleti sağlamak, haksızlıklara son vermek olmalıdır. Biliyorsunuz yaklaşık 15 aydır aileler çok ağır bir yük taşıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“HANGİ MAĞDURİYETİ ANLATSAK BİR DİĞERİ EKSİK KALIYOR”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Her görüş gününü bekleyen, her telefon sesine umut bağlayan aileler var. Yaşlı ve hasta anne babalar var. Maaşları kesilen, bakıma muhtaç çocukları olan, geçim sıkıntısı yaşayan, hayatlarını yeniden kurmaya çalışan aileler var. Sevdiklerine destek olabilmek için kilometrelerce yol gelip giden insanlar var. Hangi mağduriyeti anlatsak bir diğeri eksik kalıyor. Çünkü burada yüzlerce insanın hayatına yayılan bir dram var.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“OPERASYONLAR SÜRDÜRÜLEREK YENİ MAĞDURİYETLER YARATILIYOR”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bu hafta içerisinde alınan kararla emekli maaşları üzerindeki tedbir kararının kaldırılması sevindirici bir gelişmedir. Bunun yanı sıra devam eden mağduriyetlerin hızla sona erdirilmesini de bekliyoruz. Hala iddianamesi yazılmamış, hangi suçla yargılandığını bilmeden cezaevinde tutulan insanlar var; Şile Belediyesi 11 aydır, Bayrampaşa Belediyesi 9 aydır, Ataşehir Belediyesi ise yaklaşık 2 aydır iddianame bekliyor. Gaziosmanpaşa Belediyesi için bir yıl beklenen iddianame yalnızca 23 sayfa olarak hazırlandı. Öte yandan operasyonlar sürdürülerek yeni mağduriyetler yaratılıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“TÜM TUTUKLULARIN TAHLİYESİNİ TALEP İSTİYORUZ”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Son olarak operasyon düzenlenen Silivri ve Adalar belediyelerindeki kişiler hakkında iddianamelerin ne zaman hazırlanacağı belirsiz. İBB Davası’nda aylarca iddianameyi bekledik. İddianame sonrasında yargılamanın başlamasını bekledik. Yakın zamanda ilk celse bitmiş olacak. 1,5 yıldır delil karartma ve kaçma şüphesi bulunmayan bu insanlar neden tutuklu? Tutuksuz yargılama esastır, tutukluluk istisna olmalıdır. Tüm tutukluların tahliye edilmesi hukuk ilkelerinin gereğidir. Tüm tutukluların tahliyesini talep istiyoruz. İddianamede nereye dokunsak elimizde kalıyor. İfadelerden anlıyoruz ki sorumluluk alanında olmayan işlerden suçlananlar var. Suçlandığı işi yapmıyor, ama tutuklu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“TOPLUMUN VİCDANI BU YAŞANANLARI ALMIYOR”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Hiç tanımadığı, görmediği, konuşmadığı itirafçıların yüzünden bir yılı aşkın süredir hapis yatanlar var. İtirafçı ismini yanlış söylemiş, isimle fotoğrafını eşleştirememiş, cinsiyetini bile yanlış söylüyor ama buna rağmen ifade doğru kabul ediliyor ve insanlar 1,5 yıldır tutuklu yargılanıyor. Bu ifadeler Silivri duvarlarında yankılanırken, iddianameyi okumadan, mahkemede bir gün, bir saat bile bulunmadan ahkam kesen siyasilere sesleniyorum. Hangi ülke, hangi değerler için mücadele ediyorsunuz? İddianame her geçen gün çöküyor. Siz buna rağmen insanları nasıl böyle rahat suçluyorsunuz? Yaşananları görmeden, ailelerin yaşadıklarını dinlemeden değerlendirme yapmayı vicdanınıza nasıl kabul ettiriyorsunuz? Şunu bilin ki siz vicdanınıza sığdırsanız da toplumun vicdanı bu yaşananları almıyor. Ve bu toplum, kendi vicdani değerlerini taşımayan hiçbir siyasetçiyi bağrına basmadı, basmayacak. Bundan hiç şüpheniz olmasın.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“1,5 YILDIR YAŞANANLARA HALA İNANAMIYORUM. SANKİ BİR KÂBUSUN İÇERİSİNDEYİZ”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bu nedenle ben buradan tüm siyasileri ülke adına üzerlerine düşen sorumluluğu almaya davet ediyorum. Toplum, bu duruşmaları yakından takip ediyor. Siyasete atılan, topluma yön verme iddiasını taşıyan sizler de gelin duruşmaları takip edin. Değerlendirmelerinizi peşinen değil yaşananlar ışığında, dedikodulara değil gerçeklere dayanarak yapın. 1,5 yıldır yaşananlara hala inanamıyorum. Sanki bir kâbusun içerisindeyiz. Bu ülke; hak, hukuk ve adalet arayışının bu denli zorlaştığı, insanların bu denli savunmasız kaldığı bir dönem yaşamamıştı. En büyük haksızlıklar karşısında bile tutunacak bir dalımız vardı. O dal adaletti, hukuktu. Yargı benim hakkımı, özgürlüğümü, malımı, mülkümü korur diyorduk. Bugün o dal kırıldı ve kırılan bu dal, bir sopaya dönüştü. Bu mesele artık sadece bizim ailelerimizin ya da yakınlarımızın meselesi değildir. Bu mesele Ekrem İmamoğlu ve yol arkadaşlarının meselesi de değildir.”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“TALEPLERİMİZ NET: TUTUKSUZ VE ADİL YARGILAMAYLA BU MAĞDURİYETLER SONA ERDİRİLSİN”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Adalet duygusunun, hukuk güvenliğinin ve toplumsal vicdanın meselesidir. Bugün yaşananları artık herkes görüyor, herkes biliyor. Burada yaşanan acıların, kaybedilen zamanın, yıpratılan hayatların ve yok sayılan itibarların sorumluluğu görmezden gelinemez. Türkiye Cumhuriyeti’nin karşı karşıya olduğu tehlike görmezden gelinemez. Tüm siyasetçiler ve ülke adına sorumluluk taşıyan herkes bu yaşananlara karşı harekete geçmelidir. Bizler 15 aydır sevdiklerimizin hakkını, hukuku ve adaleti savunuyoruz. 15 koca ay. Söylemesi kolay ama o 15 ayın içinde kaç doğum günü, kaç bayram eksik geçti, kaç çocuğun annesinden, babasından ayrı kaldığı günler gözyaşı dinmedi. Bunları bilen de yaşayan da biziz. Tüm bunlara rağmen omuzlarımız düşmedi yıkılmadık; ama artık yeter! Taleplerimiz net: Tutuksuz ve adil yargılamayla bu mağduriyetler sona erdirilsin. Erteleme yok, Bahane yok, Gerekçe yok. Adalet için artık kaybedilecek bir saatimiz bile yok. Biz buradayız, burada olmaya devam edeceğiz. O günler gelene kadar herkes için adalet istemeye, herkes için hukuk demeye devam edeceğiz”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ardından aynı soruşturma kapsamında gözaltına alınıp tutuklanan ve daha sonra beraat edip görevine iade edilen Rıza Can Özdemir konuştu. Özdemir de şu ifadeleri kullandı;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“HAYATIMIN EN ZOR SINAVLARINDAN BİRİNİ YAŞADIM”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“31 Mayıs 2025 tarihinde gözaltına alındım. Ardından tutuklanarak özgürlüğümden, ailemden ve sevdiklerimden ayrı kaldım. Bundan yaklaşık bir yıl önce sevgili eşim Özge, Aile Dayanışması'nda sizlere seslenmişti ve sözlerine çok anlamlı bir cümleyle başlamıştı: ‘Yargılanmaktan korkmuyoruz, adalet istiyoruz’ Aradan tam bir yıl geçti. Bugün ben buradayım; ilk mahkemede tahliye olmuş, ardından beraat etmiş biri olarak karşınızdayım. Hayatımın en zor sınavlarından birini yaşadım. 12 metrekarelik küçücük bir hücrede, 154 gün boyunca özgürlüğümden, ailemden ve sevdiklerimden uzak kaldım. Bir eş olarak, bir baba olarak, bir evlat olarak bir kapının ardında kalmanın ve kapının diğer tarafında bekleyenlerin acısını yaşayarak öğrendim. Ama hiçbir zaman kaybetmediğim iki şey vardı: Umudum ve inancım.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“TUTUKSUZ YARGILAMA ESAS OLMALIDIR”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Hatırlarsınız; bizleri tek sıra halinde dizerek görüntülerimizi servis etmişlerdi. Bugün hâlâ o görüntüler dolaşıyor ekranlarda. Sizlerden sadece bir anlık empati yapmanızı istiyorum. O sırada bizim yerimize kendinizi koyun. Geride bekleyenlerin yerine eşinizi, evladınızı, annenizi, babanızı koyun. Bir insanın özgürlüğünden önce onurunun hedef alınmasının, bir ailenin umutla bekleyişinin ne demek olduğunu düşünün. Bugün soruyorum: Bir çocuğun annesine, babasına sarılamadığı günlerin, bir ailenin yüreğine düşen hasretin vebalini kim üstlenecek? Bu, en büyük kul hakkı değil midir? Bizler ilk günden beri aynı şeyi söyledik; ‘Tutuksuz yargılama esas olmalıdır’ dedik. Çünkü ceza kesinleşmeden bir insanı ailesinden, evladından, özgürlüğünden koparmak sadece o kişiyi etkilemez. Tutuklu yargılama; evde kapının açılmasını bekleyen bir çocuğu etkiler, telefonun çalmasını bekleyen bir eşi etkiler, evladı için dua eden bir anneyi, bir babayı etkiler. Bakın, burada bulunan herkesin farklı bir hikâyesi var. Ama hepimizin ortak bir duygusu, ortak bir ihtiyacı var: O da adalet</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“BUGÜNÜN KARANLIĞI, YARININ AYDINLIĞINA MUTLAKA YENİLECEKTİR!”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bizim mücadelemiz de tam olarak bunun mücadelesidir. Kimsenin haksızlığa uğramadığı, hiçbir ailenin aynı acıları yaşamadığı, adaletin herkese eşit olduğu bir memleket istiyoruz ve bunun için mücadele etmeye devam edeceğiz. Ve tekrar söylüyoruz: Tutuksuz yargılama esas olmalıdır; Son olarak; aile dayanışmamızın bir araya gelmesine katkı sunan başta Sayın Dilek Kaya İmamoğlu olmak üzere, bu yolda yan yana duran, birbirinin derdini kendi derdi bilen tüm ailelerimize yürekten teşekkür ediyorum. Hiç merak etmeyin; bugünün karanlığı, yarının aydınlığına mutlaka yenilecektir!”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Açıklamaya Türkiye Yayıncılar Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Kenan Kocatürk ile şair Sunay Akın da katılarak destek verdi. Konuşmaların ardından, Aile Dayanışma Ağı toplantısına destek verenlerle birlikte çekilen toplu fotoğrafla program sona erdi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 25 Jun 26 15:50:21 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/dilek-imamoglu-erteleme-yok-bahane-yok-adalet-icin-artik-kaybedilecek-h162452.html">Dilek İmamoğlu: Erteleme yok, bahane yok, adalet için artık kaybedilecek bir saatimiz bile yok</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/chpli-askin-genc-agir-trafik-cezalari-nakliyeci-esnafini-h162451.html</link>
		<title>CHPli Aşkın Genç: Ağır trafik cezaları nakliyeci esnafını çalışamaz hale getiriyor</title>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<description><![CDATA[CHP Kayseri Milletvekili Aşkın Genç, bugün TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, nakliyeci
esnafına kesilen yüksek tutarlı trafik cezalarının, özellikle ekonomik darboğazdaki küçük işletmeler
için çalışma imkanını ortadan kaldırdığını söyledi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">CHP Kayseri Milletvekili Aşkın Genç, nakliyeci esnafının sorunlarını Meclis gündemine taşıdı.<br />
Nakliyecilerin yüksek trafik cezalarından dolayı işlerini yapmakta zorlandığını belirten Genç, “Çok zor<br />
şartlarda geçim derdinde olan esnafa 150 bin lira ceza kesilmesi, caydırıcılığı aşarak doğrudan çalışma<br />
imkanını ortadan kaldırıyor. Ceza ödenmeden muayene yapılamadığı için araç çalışamıyor, gelir elde<br />
edemiyor. Peki bu vatandaş bu cezayı nasıl ödeyecek, ailesinin geçimini nasıl sağlayacak? Elindeki<br />
aracı da giderse geriye ne kalıyor? Trafik cezaları hakkaniyet ve ölçülülük bakımından derhal yeniden<br />
değerlendirilmelidir” diye konuştu.<br />
Takograf belgesini ibraz edemediği gerekçesiyle 150 bin lira ceza kesilen bir nakliyecinin yaşadığı<br />
mağduriyeti Meclis gündemine taşıyan Genç, ceza borcu nedeniyle araç muayenesinin<br />
yapılamamasının esnafı gelirden mahrum bıraktığını belirterek, “Bu vatandaş bu cezayı nasıl<br />
ödeyecek, ailesinin geçimini nasıl sağlayacak?” diye sordu.<br />
CHP’li Genç, konuşmasında şunları kaydetti:<br />
“Seçim bölgem Kayseri halindeki nakliyeci esnafımızdan gelen ve çok sayıda nakliyecinin yaşadığı ciddi<br />
bir mağduriyeti dile getirmek istiyorum. Polis denetiminde takograf belgesini ibraz edemediği<br />
gerekçesiyle bir nakliyeciye 150 bin lira idari para cezası kesiliyor. Denetim de yaptırım da elbette<br />
gereklidir; ancak yaptırım, esnafı işinden edecek ölçüde olmamalıdır.<br />
“Nakliyecinin elindeki aracı da giderse geriye ne kalıyor?”<br />
Çok zor şartlarda geçim derdinde olan esnafa 150 bin lira ceza kesilmesi, caydırıcılığı aşarak doğrudan<br />
çalışma imkanını ortadan kaldırıyor. Ceza ödenmeden muayene yapılamadığı için araç çalışamıyor,<br />
gelir elde edemiyor. Peki bu vatandaş bu cezayı nasıl ödeyecek, ailesinin geçimini nasıl sağlayacak?<br />
Ağır ekonomik koşullarda esnaf çalışamadıkça borçlanıyor, icralık oluyor. Elindeki aracı da giderse<br />
geriye ne kalıyor? Hep söylediğimiz gibi trafik cezaları hakkaniyet ve ölçülülük bakımından derhal<br />
yeniden değerlendirilmelidir.”</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 25 Jun 26 15:20:26 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/chpli-askin-genc-agir-trafik-cezalari-nakliyeci-esnafini-h162451.html">CHPli Aşkın Genç: Ağır trafik cezaları nakliyeci esnafını çalışamaz hale getiriyor</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/dunya/natodan-akreditasyon-aciklamasi-ev-sahibi-ulkenin-goruslerine-basvurulur-h162450.html</link>
		<title>NATO&apos;dan akreditasyon açıklaması: Ev sahibi ülkenin görüşlerine başvurulur</title>
		<category><![CDATA[dunya]]></category>
		<description><![CDATA[NATO Sözcüsü Allison Hart, NATO Zirvesi&#039;ni takip etmek isteyen medya kuruluşlarının akreditasyon talebinin reddedilmesiyle ilgili yaptığı açıklamada, &quot;NATO, ilgili ülkenin gazetecilerine ilişkin değerlendirmeler konusunda ev sahibi ülkenin görüşlerine başvurur. Ankara&#039;daki NATO Zirvesi&#039;nin akreditasyon süreci hakkında Türk makamlarıyla temaslarımız sürmektedir. Medyanın önemli etkinlikleri yerinde takip edebilmesi NATO için büyük önem taşımaktadır&quot; ifadesini kullandı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">NATO Sözcüsü Allison Hart, Ankara'daki NATO Zirvesi için başvuruda bulunan bazı medya kuruluşlarının akreditasyon taleplerinin reddedilmesine ilişkin açıklama yaptı. Hart, X hesabından yaptığı paylaşımda, şunları kaydetti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"NATO'nun büyük ölçekli etkinlikler için uzun yıllardır uyguladığı medya akreditasyon prosedürleri vardır. NATO Karargahı dışında gerçekleştirilen zirve ve bakanlar toplantılarında, toplantı alanına erişim sağlanabilmesi amacıyla NATO, ilgili ülkenin gazetecilerine ilişkin değerlendirmeler konusunda ev sahibi ülkenin görüşlerine başvurur.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ankara'daki NATO Zirvesi'nin akreditasyon süreci hakkında Türk makamlarıyla temaslarımız sürmektedir. Medyanın önemli etkinlikleri yerinde takip edebilmesi NATO için büyük önem taşımaktadır."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 25 Jun 26 15:01:04 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/dunya/natodan-akreditasyon-aciklamasi-ev-sahibi-ulkenin-goruslerine-basvurulur-h162450.html">NATO&apos;dan akreditasyon açıklaması: Ev sahibi ülkenin görüşlerine başvurulur</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/muhip-kanko-genclere-ve-kadinlara-hayal-sattilar-borc-bataginda-h162449.html</link>
		<title>Mühip Kanko: Gençlere ve Kadınlara Hayal Sattılar, Borç Batağında Bıraktılar</title>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<description><![CDATA[CHP Kocaeli Milletvekili Prof. Dr. Mühip Kanko, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan
tarafından büyük bir müjde olarak duyurulan ve KOSGEB aracılığıyla girişimcilere 2 milyon
TL’ye kadar destek sağlanacağı yönündeki açıklamaların gerçekte karşılık bulmadığını
belirterek, konuyu Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda gündeme taşıdı.
Kanko, milyonlarca vatandaşın ekonomik darboğazla mücadele ettiği bir dönemde açıklanan
destek paketinin büyük umutlar yarattığını ancak gelinen noktada on binlerce girişimci için
tam bir hayal kırıklığına dönüştüğünü söyledi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">KANKO: “2 MİLYONLUK KOSGEB DESTEĞİ BALON ÇIKTI!”<br />
“Verilmeyecek Destek İçin Binlerce Kişiye Şirket Kurdurdular”<br />
TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada iktidara sert eleştiriler yönelten Kanko, şu<br />
ifadeleri kullandı:<br />
“Cumhurbaşkanı tarafından büyük bir müjde olarak duyurulan, KOSGEB aracılığıyla yeni iş<br />
kurmak ve işini büyütmek isteyen girişimcilere 2 milyon TL’ye kadar destek sağlanacağı<br />
vaadi ne yazık ki balon çıktı. Büyük reklamlarla tanıtılan bu destek paketi, binlerce genç ve<br />
kadın girişimci için umut olmaktan çok mağduriyetin kaynağı haline geldi.”<br />
Kanko, aylar boyunca yapılan açıklamalarla vatandaşların şirket kurmaya teşvik edildiğini,<br />
birçok kişinin bu vaatlere güvenerek borçlandığını ve iş yeri açtığını belirterek şunları<br />
kaydetti:<br />
“Gençlerimiz, kadınlarımız ve girişimcilerimiz devletin verdiği söze güvendi. Geleceğe<br />
umutla baktılar, şirket kurdular, vergi mükellefi oldular. Ancak bugün destek bekleyen<br />
binlerce vatandaşımız finansmana ulaşamadığı için işletmesini kapatma noktasına gelmiştir.<br />
İnsanlar devlet desteği alacaklarını düşünürken şimdi vergi borçlarıyla, SGK primleriyle ve<br />
ağır mali yükümlülüklerle baş başa bırakılmıştır.”<br />
“İKTİDAR GENÇLERİN HAYALLERİYLE OYNADI”<br />
İktidarın verdiği sözleri tutmadığını ifade eden Kanko, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip<br />
Erdoğan ve KOSGEB Başkanı Ahmet Serdar İbrahimcioğlu’na seslenerek şu soruları yöneltti:<br />
“Madem bu destekler verilmeyecekti, neden insanlara umut dağıttınız? Neden binlerce gencin ve<br />
kadının hayalleriyle oynadınız? Neden gerçekleşmeyecek vaatlerle vatandaşları şirket kurmaya teşvik<br />
ettiniz? İnsanlar bugün destek beklerken borç batağına sürüklenmiş, ayakta kalma mücadelesi<br />
vermektedir.”<br />
“VATANDAŞIN DEVLETE GÜVENİ ZEDELENİYOR”<br />
Verilen sözlerin tutulmamasının yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda ciddi bir güven<br />
sorunu yarattığını vurgulayan Kanko, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:<br />
“Bu tablo sadece ekonomik bir başarısızlık değildir. Aynı zamanda vatandaşın devlete olan<br />
güvenine vurulmuş ağır bir darbedir. İnsanlar ellerinde borçlu şirketlerle yaşam mücadelesi<br />
verirken, vergi dairelerinin ve mali yükümlülüklerin kıskacında ayakta kalmaya çalışmaktadır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bu mağduriyetin sorumluları kamuoyuna hesap vermeli, girişimcilere verilen sözler derhal<br />
yerine getirilmelidir.”</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 25 Jun 26 14:45:08 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/muhip-kanko-genclere-ve-kadinlara-hayal-sattilar-borc-bataginda-h162449.html">Mühip Kanko: Gençlere ve Kadınlara Hayal Sattılar, Borç Batağında Bıraktılar</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/guzelmansur-30-milyon-lira-hatayin-yaralarini-sarmaya-yetmez-h162448.html</link>
		<title>Güzelmansur: 30 Milyon Lira Hatayın Yaralarını Sarmaya Yetmez</title>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<description><![CDATA[CHP Hatay Milletvekili Mehmet Güzelmansur, Hatay’da yaşanan sel felaketinin ardından açıklanan 30 milyon liralık destek paketinin yetersiz olduğunu belirterek, afetzedelerin zararlarının eksiksiz karşılanması ve ek destek paketlerinin acilen devreye alınması çağrısında bulundu.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Güzelmansur'dan Selin Vurduğu Hatay İçin Ek Destek Çağrısı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda söz alan Güzelmansur, Samandağ, Dörtyol, Antakya ve Defne’de meydana gelen sel felaketinin vatandaşların yaşamını derinden etkilediğini söyledi. Sel nedeniyle çok sayıda evin su altında kaldığını, iş yerlerinin kullanılamaz hâle geldiğini, araçların zarar gördüğünü ifade eden Güzelmansur, çiftçilerin tarım arazilerinin ve üreticilerin hayvanlarının da büyük zarar gördüğünü vurguladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Böylesine büyük bir yıkımın ardından açıklanan 30 milyon liralık desteğin Hataylıların yaralarını sarmaya yetmeyeceğini belirten Güzelmansur, “Evi yıkılan, ekmeğini kaybeden, borçla ayakta kalmaya çalışan insanlara bu kaynak nasıl yetecek?” diye sordu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Hatay halkının yardım değil hakkını talep ettiğini ifade eden Güzelmansur, hasar tespit çalışmalarının hızla tamamlanması, vatandaşların zararlarının eksiksiz karşılanması ve yeni destek paketlerinin derhâl açıklanması gerektiğini söyledi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Afetin yükü vatandaşın omuzlarına bırakılamaz” diyen Güzelmansur, iktidara çağrıda bulunarak, “Depremzede Hatay halkına sahip çıkın, yalnız bırakmayın” ifadelerini kullandı.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 25 Jun 26 14:28:21 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/guzelmansur-30-milyon-lira-hatayin-yaralarini-sarmaya-yetmez-h162448.html">Güzelmansur: 30 Milyon Lira Hatayın Yaralarını Sarmaya Yetmez</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/chpli-sumer-vatandas-kira-ile-temel-ihtiyaclari-arasinda-tercih-yapmak-zorunda-h162447.html</link>
		<title>CHPli Sümer: Vatandaş Kira ile Temel İhtiyaçları Arasında Tercih Yapmak Zorunda!</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[CHP Adana Milletvekili ve KİT Komisyonu Üyesi Orhan Sümer, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada derinleşen barınma krizine dikkat çekti. Sümer, büyükşehirlerdeki kira fiyatlarının asgari ücreti geride bıraktığını belirterek, iktidarı vatandaşın gerçek gündemine dönmeye çağırdı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">"Maaşlar İlk 4 Ayda Enflasyona Yenildi"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Anayasal bir hak olan barınma hakkının artık ulaşılamaz bir lüks haline geldiğini vurgulayan Orhan Sümer, vatandaşın derin bir geçim sıkıntısı içinde olduğunu ifade etti. Yılın ilk dört ayında maaşların enflasyon karşısında tamamen eridiğini belirten Sümer, "Vatandaşımızın elinde artık ayın sonunu getirecek parası bile kalmıyor" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Büyükşehirlerde Kiralar Asgari Ücreti Geçti"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Mayıs 2026 dönemi itibarıyla konut kira artış oranının yüzde 32,24 olarak açıklandığını hatırlatan CHP'li Sümer, asgari ücret ile kira fiyatları arasındaki uçurumu şu sözlerle özetledi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Bugün asgari ücretin 28.075 TL olduğu ülkemizde, büyükşehirlerde kiralar 30 bin TL'ye dayanmış durumda. Vatandaşımız artık temel ihtiyaçlarıyla kira arasında tercih yapar noktaya geldi. Vatandaş ev alamıyor; gençlerimiz, öğrencilerimiz barınacak yer bulamıyor. Barınma krizi, ülkemizin en yakıcı sorunlarından biri haline gelmiştir."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İktidara Çağrı: "Vatandaşın Gerçek Gündemine Dönün"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Barınma krizinin çözümü için hükümete acil çağrıda bulunan Orhan Sümer, konuşmasını şu sözlerle tamamladı: "Buradan iktidara ve yetkililere sesleniyoruz: Artık vatandaşımızın gerçek gündemine dönün ve bir an önce bu konut sorununu çözün. Ülkemizin gerçek gündemiyle ilgilenin."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 25 Jun 26 14:10:16 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/chpli-sumer-vatandas-kira-ile-temel-ihtiyaclari-arasinda-tercih-yapmak-zorunda-h162447.html">CHPli Sümer: Vatandaş Kira ile Temel İhtiyaçları Arasında Tercih Yapmak Zorunda!</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/gulcan-kis-aclik-siniri-asgari-ucreti-8-bin-lira-gecti-h162446.html</link>
		<title>Gülcan Kış: Açlık sınırı asgari ücreti 8 bin lira geçti</title>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<description><![CDATA[CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu&amp;#39;nda
yaptığı konuşmada BİSAM&amp;#39;ın Haziran 2026 Açlık ve Yoksulluk Sınırı Raporu&amp;#39;nu
gündeme taşıdı. Açlık sınırının 36 bin lirayı, yoksulluk sınırının ise 118 bin lirayı
aştığını belirten Kış, milyonlarca emekçi, emekli ve dar gelirlinin her geçen gün daha
da yoksullaştığını söyledi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">GÜLCAN KIŞ: AÇLIK SINIRININ ALTINDA ÜCRETLE YAŞAM OLMAZ;<br />
TEMMUZ AYINDA ARA ZAM ARTIK ZORUNLULUKTUR<br />
Genel Kurulda konuşan Gülcan Kış, dört kişilik bir ailenin yalnızca sağlıklı ve dengeli<br />
beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcamasının 36 bin 42 liraya,<br />
barınma, ulaşım, eğitim ve sağlık gibi zorunlu harcamalar eklendiğinde ise yoksulluk<br />
sınırının 118 bin 404 liraya yükseldiğini hatırlattı.<br />
Asgari ücretin 28 bin lira, en düşük emekli aylığının ise 20 bin lira olduğunu<br />
anımsatan Kış, &amp;quot;Bugün Türkiye&amp;#39;de çalışanların önemli bir bölümü açlık sınırının<br />
altında ücretle yaşamaya zorlanıyor. Emekliler ise bırakın insanca yaşamayı, temel<br />
ihtiyaçlarını karşılayamaz hâle getirildi.&amp;quot; dedi.<br />
&amp;quot;Ekonomik kriz TÜİK tablolarında değil, vatandaşın mutfağında yaşanıyor&amp;quot;<br />
İktidarın ekonomik başarı söylemleriyle toplumun yaşadığı gerçekler arasında büyük<br />
bir uçurum bulunduğunu belirten CHP&amp;#39;li Kış, şunları söyledi:<br />
&amp;quot;Vatandaş artık pazara çıkarken ihtiyaç listesi değil, vazgeçeceklerinin listesini<br />
hazırlıyor. Anne babalar çocuklarının beslenme çantasını eksiksiz dolduramıyor.<br />
Emekliler etin, sütün, peynirin fiyatına bakıp marketten eli boş dönüyor. Kriz<br />
istatistiklerde değil, mutfakta yaşanıyor.&amp;quot;<br />
&amp;quot;Sağlıklı beslenmek bile lüks hâline geldi&amp;quot;<br />
BİSAM verilerine göre dört kişilik bir ailenin yalnızca sağlıklı beslenebilmesi için<br />
günlük 1.201 liranın üzerinde harcama yapması gerektiğini vurgulayan Kış, özellikle<br />
süt ve süt ürünleri, et, sebze ve meyve fiyatlarındaki artışın dar gelirli ailelerin<br />
yaşamını ağırlaştırdığını ifade etti.<br />
&amp;quot;Bir ülkede insanlar sağlıklı beslenmeyi değil, karnını doyurabilmeyi konuşuyorsa<br />
ortada ciddi bir sosyal devlet sorunu vardır.&amp;quot; diyen Kış, iktidarın vatandaşın alım<br />
gücünü koruyacak adımlar atmak yerine sabır tavsiye ettiğini söyledi.<br />
&amp;quot;Yoksulluk kader değil, yanlış ekonomi yönetiminin sonucudur&amp;quot;<br />
Yaşanan tablonun tesadüf olmadığını belirten Gülcan Kış, uygulanan ekonomi<br />
politikalarının bedelini emekçilerin ve emeklilerin ödediğini söyledi.<br />
&amp;quot;Bugün milyonlarca insan ay sonunu değil, haftayı nasıl çıkaracağını düşünüyor.<br />
Maaşlar cebe girdiği gün eriyor. Elektrik, kira, mutfak ve ulaşım giderleri karşısında</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ücretler her ay biraz daha küçülüyor. Vatandaşın cebindeki para değil, hayatı<br />
eksiliyor.&amp;quot;<br />
&amp;quot;Temmuz ayında ara zam artık ertelenemez&amp;quot;<br />
Temmuz ayında ücretlere ara zam yapılmasının zorunluluk hâline geldiğini belirten<br />
CHP&amp;#39;li Kış, hükümete şu çağrıda bulundu:<br />
&amp;quot;Bu cendereden çıkmanın yolu bellidir. İşçiye, memura, emekliye ve memur<br />
emeklisine gerçek enflasyon karşısında ezilmeyecekleri bir ara zam yapılmalıdır.<br />
Açlık sınırının altında ücretle yaşam dayatılamaz. Sosyal devlet, vatandaşına sabır<br />
tavsiye eden değil, onu yoksulluğa karşı koruyan devlettir.&amp;quot;<br />
Kış, Vatandaşın sofrasını küçülten değil, alım gücünü büyüten politikalar hayata<br />
geçirilmeden ekonomik kriz sona ermez. Temmuz ayında tüm gelir gruplarını<br />
kapsayan adil bir ara zam artık bir tercih değil, sosyal bir zorunluluktur ifadelerini<br />
kullandı.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 25 Jun 26 13:49:04 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/gulcan-kis-aclik-siniri-asgari-ucreti-8-bin-lira-gecti-h162446.html">Gülcan Kış: Açlık sınırı asgari ücreti 8 bin lira geçti</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/yasam/yozgatta-arpa-hasadi-basladi-ciftciler-fiyatlarin-dusuk-olmasindan-dert-yandi-h162445.html</link>
		<title>Yozgatta arpa hasadı başladı Çiftçiler, fiyatların düşük olmasından dert yandı</title>
		<category><![CDATA[yasam]]></category>
		<description><![CDATA[Yozgat’ta hububat hasadına, diğer bölgelere göre iklimi daha sıcak olan Yerköy ilçesinin Sekili bölgesinde başlandı. Arpa ekili alanlara giren biçerdöverler hasat yaparken; çiftçi girdi maliyetlerine göre açıklanan fiyatı düşük olduğunu, tüccarın ise ürüne açıklanan fiyatın altında fiyat teklif ettiğini söyledi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Yozgat’ta bu yıl 2 milyon 985 dekar alana buğday, 656 bin dekara da arpa ekimi yapıldı. Yağışların fazla olması geçen yıllara göre rekoltenin daha yüksek olmasını sağladı. Geçen yıl yaşanılan doğal afet ve kuraklık nedeniyle tarlasında ektiği tohumu dahi alamayan çiftçi, bu yıl yağışlarla birlikte yüzü güldü ama açıklanan taban fiyatın maliyetlerin çok altında kalması nedeniyle hasada buruk başladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Buğdayda ülke üretiminin yüzde 3,51’i, arpada ise yüzde 1,93’ünü karşılayan Yozgat’ta Toprak Mahsulleri Ofisi hububat alımları için randevu sistemini yarı devreye sokarak, pazartesi gününden itibaren alımlara başlayacak. Hasat ettiği arpayı bir an önce elinden çıkartmak isteyen çiftçinin kapısını çaldığı tüccarın arpaya 10 ila 11 lira arasında bir fiyat biçtiği kaydedildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><img class="detayFoto" src="https://www.gercekmuhabir.com/images/upload/0e1b09a5-8d40-4541-a350-62f87c8fe923-w.jpg" /></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“BU SENE ÇOK DEĞİŞİK BİR SENE OLDU”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">&nbsp;Yerköy ilçesinde arpa hasadına başlayan çifti Mahmuz Şimşek, bu yıl durumun iç açıcı olmadığını dile getirek, “Valla durumlar şu anda pek iç açıcı değil. Rekolte biraz yüksek gözüküyor ama dolu hasarımız çok bu sene. Yağışlardan dolayı arpalar hep yatmış. Yatmadan dolayı koltuk başı dediğimiz arpa gelmiş. Ondan dolayı biraz rutubet biraz olabilir bu sene, öyle düşünüyoruz. Ama ekine baktığınızda biraz güzel gözüküyor olmasına rağmen de bu sene çok değişik bir sene oldu” ifadelerini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><img class="detayFoto" src="https://www.gercekmuhabir.com/images/upload/b5140819-1430-4eb5-892d-9379d39a1ef3-w.jpg" /></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“YAĞIŞ DA İYİ ALDI AMA NE YAZIK Kİ AFETTEN DOLAYI BAYAĞI ZARARIMIZ OLDU”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Çiftçi Ahmet Şimşek ise yaklaşık 10 gün önce bölgede dolu afeti yaşadıklarını hatırlatarak, “İyiydi durumlarımız burada. Ekinler bu sene iyiydi yağıştan dolayı. Yağış da iyi aldı ama ne yazık ki afattan dolayı bayağı zararımız oldu. Benim kendi şahsımın 650 dönüm arpa, buğday ekili alanım vardı. Bunun yaklaşık 200 dönümü biçer girmeyecek şekilde. Geri kalan da zaten ortada. Dolu uğramış, ondan da bir yüzde 20, yüzde 10 hasar var. Onu saymıyoruz” diye konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“GEÇEN SENE ARPA 11 LİRA 250 KURUŞA SATTIĞIMIZ ARPAYI BU SENE TÜCCAR 11 LİRA DİYOR”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Hububat maliyetinin 20 liraya yakın olmasına karşın fiyatın maliyetin çok altında açıklandığını aktaran Ahmet Şimşek, bölgede dolu vurmayan alanlarda dekardan ortalama 400-500 kilo ürün alındığını, buna rağmen zararda olduklarını belirtti. Şimşek, şunları söyledi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Fiyatlardan biraz sıkıntılarımız var. TMO hala kapalı. Buğday yetişmiş, TMO kapalı. Müdürümüz geldi, pazartesi açacaklar. Sıkıntılarımız var. &nbsp;Fiyat konusunda hiç girmeyeyim. Girersek akşama kadar konuşmamız lazım. Bütün istatistikler ortada. Herkes hesaplıyor. 20 liraya yakın maliyeti var bu işin. Ama ne yazık ki devletimiz buğdayı 16,5 lira açıkladı. Arpayı da 12.750 lira. Geçen sene arpa 11 lira 250 kuruşa sattığımız arpayı bu sene tüccar 11 lira diyor şu an bize. Geçen sene mazot 38 lira, şu an mazot 65 lira. Gübre cabası, ziraat ilacı cabası. Arpamızda dolu hasarı kendin gördün, çekimlerini yaptın, yüzde 10, yüzde 20 hasarımız var. Bunun şu an hesabını yaparsam zarardayım. Bu tarlayı kiraladım dönümünü 2 bin liraya yakın kirası var bu tarlaların. Bunun 50 kilo gübresi var. Hepimiz bu geminin içindeyiz. Sorun sadece çiftçi değil. Herkes bu işinde. Ekonomi dönüyor, tamam diyoruz. Yanlış anlaşılmasın, bir kilo buğday bir çay parası değil. Bu sene bu duruma geldi. Bir kilo buğday bir bardak çay değil. Bugün çay 15 lira. Bugün bir simit 25 lira. Bugün 180 gram 200 gram somun ekmek 15 lira, bir kilo buğday. Bir düşünmemiz lazım. Bunları birileri reise, bir yerlere anlatması lazım. Tarım Bakanlığı'mız nerede hesap yapıyor? Ne yapıyor? Gelsin bize sorsun ben hesap yapayım. Tarla burada ne kadar harcadım bütün faturalarım var. Göstereyim kendisine. Hesap yapsın.”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“BEN DE MAZOTTAN ŞİKAYETÇİYİM”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Biçerdöver sahibi Erdal Şafak da çiftçinin alın terinin karşılığını alamadığını ifade ederek, “Hasat başladı. Ben de mazottan şikayetçiyim. Mazot pahalı. Verim yok. Verim olsa bile ucuz. Adam kendi masrafını çıkaramıyor ki bana da versin. Vallahi iyi kötü bir ekmek parası için çalışıyoruz” şeklinde konuştu.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 25 Jun 26 13:18:16 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/yasam/yozgatta-arpa-hasadi-basladi-ciftciler-fiyatlarin-dusuk-olmasindan-dert-yandi-h162445.html">Yozgatta arpa hasadı başladı Çiftçiler, fiyatların düşük olmasından dert yandı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/nato-zirvesi-oncesi-gozaltina-alinanlardan-52si-adliyeye-sevk-edildi-h162444.html</link>
		<title>NATO Zirvesi öncesi gözaltına alınanlardan 52&apos;si adliyeye sevk edildi</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Ankara&#039;da NATO Zirvesi öncesinde 23 Haziran’da sabah saatlerinde evlere düzenlenen baskınlarda gözaltına alınanlardan Emniyet ifadeleri tamamlanan 52 kişi adliyeye sevk edildi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Ankara'da NATO Zirvesi öncesinde 23 Haziran’da sabah saatlerinde evlere düzenlenen baskınlarda gözaltına alınanlardan Emniyet ifadeleri tamamlanan 52 kişi adliyeye sevk edildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><img class="detayFoto" src="https://www.gercekmuhabir.com/images/upload/e7354e9a-32b5-48bc-b1da-61ce74400f54-w.jpg" /></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ankara Valiliği'nin NATO Zervesi kapsamında aldığı yasak kararlarının ardından 23 Haziran’da sabah erken saatlerde polis ekipleri tarafından birçok adrese baskın düzenlendi. Operasyonlarda çeşitli siyasi ve toplumsal örgütlerde faaliyet yürüttüğü belirtilen toplam 209 kişi gözaltına alındı. Şüpheliler hakkında 24 saatlik kısıtlılık kararı verilmişti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Emniyette ifadeleri tamamlanan şüphelilerden adliyeye sevk edilen 52'sinin savcılık ifadeleri alınmaya başlandı.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 25 Jun 26 13:00:16 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/nato-zirvesi-oncesi-gozaltina-alinanlardan-52si-adliyeye-sevk-edildi-h162444.html">NATO Zirvesi öncesi gözaltına alınanlardan 52&apos;si adliyeye sevk edildi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/aziz-ihsan-aktas-davasinin-karar-durusmasinda-8inci-gun-h162443.html</link>
		<title>Aziz İhsan Aktaş davasının karar duruşmasında 8inci gün</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Aziz İhsan Aktaş suç örgütü iddiasıyla açılan ve İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Silivri’de yeni inşa edilen duruşma salonunda görülen, 7’si tutuklu 200 sanıklı davanın karar duruşmasının 8’inci günü başladı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">İş insanı Aziz İhsan Aktaş’ın liderliğini yaptığı iddia edilen “çıkar amaçlı suç örgütü” ile bazı belediye başkanlarına rüşvet vererek ihaleleri organize ettiği iddiasıyla 7’si tutuklu 200 kişi hakkında İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nce açılan dava devam ediyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara ve Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin tutuklu olmak üzere 7 CHP’li belediye başkanının yargılandığı davanın karar duruşmasının 8’inci günü, Silivri’de yeni inşa edilen duruşma salonunda başladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Duruşmada Beşiktaş Belediyesi dosyasına yönelik avukatlar savunma yapıyor.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 25 Jun 26 12:51:09 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/aziz-ihsan-aktas-davasinin-karar-durusmasinda-8inci-gun-h162443.html">Aziz İhsan Aktaş davasının karar duruşmasında 8inci gün</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/parlamento/emepli-karaca-mamak-ilkokulunun-kapatilarak-menzil-tarikatina-tahsis-edilecegi-yonundeki-iddialari-tbmm-gundemine-tasidi-h162442.html</link>
		<title>EMEPli Karaca, Mamak İlkokulunun kapatılarak Menzil tarikatına tahsis edileceği yönündeki iddiaları TBMM gündemine taşıdı</title>
		<category><![CDATA[parlamento]]></category>
		<description><![CDATA[EMEP Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca, Ankara’nın Mamak ilçesinde 4,5 ay önce açılan Mamak İlkokulu’nun kapatılarak Menzil tarikatına tahsis edileceği yönündeki iddiaları TBMM gündemine taşıdı. Karaca, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e, “Bakanlığınız, çocukların eğitim hakkını gasbeden bu hukuksuz karardan vazgeçerek Mamak İlkokulu’nun açık kalmasını sağlayacak mıdır” diye sordu.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Emek Partisi (EMEP) Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca, Ankara’nın Mamak ilçesinde 4,5 ay önce açılan Mamak İlkokulu’nun kapatılarak Menzil tarikatına tahsis edileceği yönündeki iddiaları Meclis gündemine taşıdı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığı'na soru önergesi veren Karaca, Mamak İlkokulu’nun yalnızca 4,5 ay önce Milli Eğitim Bakanlığının resmi planlamasıyla eğitim-öğretime açıldığını, çoğunluğu Ali Kuşçu İlkokulu’ndan gelen 297 öğrenci ve 16 öğretmenle bölgedeki kamusal eğitim ihtiyacını karşıladığını belirtti.Karaca, buna rağmen okulun herhangi bir bilimsel, pedagojik veya kamu yararına dayalı gerekçe gösterilmeden kapatılmak istendiğini ifade etti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MENZİL TARİKATINA TAHSİS İDDİASI</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Önergede, okulun kapatılmasına gerekçe olarak müfettiş raporları ve çeşitli istatistiksel verilerin öne sürüldüğünü aktaran Karaca, Eğitim Sen Ankara 1 No’lu Şube’nin açıklamalarına göre asıl amacın, dört yıldır başka bir lise binasında eğitim gören Yunus Emre Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’ni bu binaya taşımak, boşalacak binaya ise Mamak İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nü yerleştirmek olduğunu kaydetti.<br />
Söz konusu planlamanın bir mağduriyeti başka bir mağduriyet yaratarak çözmek olduğunu belirten Karaca, Mamak İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nün taşınmasının ardından boşalacak iki kamu binasının kamuoyunda Menzil tarikatı olarak bilinen dini yapılanmaya yurt olarak tahsis edileceğine ilişkin ciddi iddialar bulunduğunu dile getirdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ÖĞRENCİ, ÖĞRETMEN VE VELİLER MAĞDUR OLACAK</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Önergede, kapatma kararının uygulanması halinde yüzlerce öğrencinin daha kalabalık sınıflarda eğitim görmek zorunda kalacağı, ikili öğretime dönüş yaşanabileceği, öğretmenlerin norm fazlası durumuna düşebileceği ve velilerin mağduriyet yaşayabileceği ifade edildi.<br />
Karaca ayrıca kararın eğitim-öğretim yılının son haftasında gündeme getirilmesinin, eğitim emekçilerinin hukuki haklarını aramasını zorlaştıran şeffaflıktan uzak bir yaklaşım olduğunu belirtti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Karaca, Bakan Tekin’e şu soruları yöneltti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"-Henüz 4,5 ay önce Bakanlığınızın resmi planlamasıyla açılan ve 297 öğrencisi bulunan Mamak İlkokulu’nun, apar topar kapatılmak istenmesinin bilimsel, pedagojik ve kamusal gerekçesi nedir? Eğitim planlamasında bu derece ciddiyetsizliğe yol açan sorumlular hakkında bir soruşturma başlatılmış mıdır?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">-Mamak İlkokulu hakkında kapatma raporu hazırlayan müfettişin, daha önce de Çankaya’daki Mimar Kemal Ortaokulu’nu kapatan müfettiş olduğu doğru mudur? Kamusal eğitim alanlarını kapatmayı alışkanlık haline getiren bu 'ısmarlama müfettiş raporları' hangi kriterlere göre hazırlanmaktadır?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">-Mamak İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nün Yunus Emre MTAL binasına taşınmasıyla boşalacak olan iki kamu binası hangi amaçla kullanılacaktır? Bu binalardan birinin veya ikisinin Menzil Tarikatı’na ya da uzantısı olan vakıf/derneklere tahsis edileceği iddiaları doğru mudur?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">-Kapatma kararı nedeniyle norm fazlası durumuna düşecek olan 16 öğretmenin ve sistemde açıkta kalacak okul idarecilerinin yaşayacağı mağduriyetler nasıl giderilecektir? Kararın son haftaya bırakılarak öğretmenlerin tercih ve yer değiştirme haklarının fiilen engellenmesinin gerekçesi nedir?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">-Velilerin ve sendika temsilcilerinin iddiaları sormak üzere gittiği Mamak İlçe Milli Eğitim Müdürü’nün makamında olduğu halde görüşmeyi reddetmesi Bakanlığınızın çalışma ilkelerine uygun mudur? Kamudan gizlenen bu kararın arkasındaki 'bina rantı' ve taşınma hesapları nelerdir?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">-Bakanlığınız, çocukların eğitim hakkını gasbeden, mahalle halkının iradesini yok sayan ve kamusal kaynakları tarikatların/cemaatlerin hizmetine sunmayı amaçlayan bu hukuksuz karardan vazgeçerek Mamak İlkokulu’nun açık kalmasını sağlayacak mıdır?"</span></p>

<p></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 25 Jun 26 12:30:26 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/parlamento/emepli-karaca-mamak-ilkokulunun-kapatilarak-menzil-tarikatina-tahsis-edilecegi-yonundeki-iddialari-tbmm-gundemine-tasidi-h162442.html">EMEPli Karaca, Mamak İlkokulunun kapatılarak Menzil tarikatına tahsis edileceği yönündeki iddiaları TBMM gündemine taşıdı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/ibb-davasinda-57nci-gun-basladi-ibb-genel-sekreter-yardimcisi-akgun-savunma-yapiyor-h162441.html</link>
		<title>İBB Davasında 57nci gün başladı... İBB Genel Sekreter Yardımcısı Akgün savunma yapıyor</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[CHP’nin cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu 59’u tutuklu 414 sanıklı İBB Davası’nın 57’nci duruşma günü başladı. Duruşmada, tutuklu İBB Genel Sekreter Yardımcısı Gürkan Akgün savunma yapıyor.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">CHP’nin cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da arasında bulunduğu 59'u tutuklu 414 sanıklı İBB Davası’nın duruşması, 57'nci gününde, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Silivri’deki Marmara Kapalı Cezaevi’nin 1 No’lu Duruşma Salonu’nda devam ediyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Duruşmayı izlemek üzere çok sayıda yazar, şair, yayıncı ve yayın yönetmeni Silivri’ye geldi. İzleyiciler arasında Sunay Akın, Sinan Meydan, Zeynep Oral, Mustafa Balbay, Orhan Alkaya ve Haydar Ergülen yer aldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yayın dünyasından ise Kenan Kocatürk, Can Öz, Cem Erciyes, Haluk Hepkon ve Semih Sökmen duruşmayı takip etti. Ayrıca Almanya ve Fransa konsolosluk temsilcileri ile şehir plancıları da salonda hazır bulundu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tutuklu sanıklar saat 11.00 itibarıyla alkışlarla salona girdi. Ekrem İmamoğlu salona giriş yaptığı sırada izleyiciler tarafından “Cumhurbaşkanı İmamoğlu” sloganları atıldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Duruşmada savunmasına başlayan tutuklu İBB Genel Sekreter Yardımcısı Gürkan Akgün’ün eşi ve avukatı Sinem Keleş Akgün ile izleyiciler, yakalarına “Gürkan Akgün’e özgürlük” yazılı etiketler taktı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Akgün, saat 11.10 itibarıyla savunmasına başladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">EKREM İMAMOĞLU, DESTEĞE GELEN YAZARLARA SESLENDİ&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ekrem İmamoğlu, destek için duruşmayı izlemeye gelen yazarlara yayıncılara selam gönderdi, "Ne güzel… Sanki kütüphaneye gelmiş gibi hissettim. Herkesin kitap okuması lazım. Kitap okumayandan ne bu millete ne bu devlete fayda olmaz" dedi. İmamoğlu, eşi Dilek Kaya İmamoğlu'na da "Dilekciğim, ben de sana sevgilerimi iletiyordum zaten" diye seslendi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 25 Jun 26 12:12:08 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/ibb-davasinda-57nci-gun-basladi-ibb-genel-sekreter-yardimcisi-akgun-savunma-yapiyor-h162441.html">İBB Davasında 57nci gün başladı... İBB Genel Sekreter Yardımcısı Akgün savunma yapıyor</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/yasam/erzurumda-emekliler-ayliklarina-iliskin-konustu-bir-yerde-oturup-bir-bardak-cay-icemiyoruz-h162440.html</link>
		<title>Erzurumda emekliler aylıklarına ilişkin konuştu: Bir yerde oturup bir bardak çay içemiyoruz</title>
		<category><![CDATA[yasam]]></category>
		<description><![CDATA[Erzurum’da Temmuz ayında yapılacak maaş zammına kilitlenen emekliler arasında farklı sesler yükseliyor. Bir kesim artan kiralar ve hayat pahalılığı karşısında geçinemediklerini belirtirken, diğer bir kesim ise devletin desteğinden memnun olduğunu ifade ederek harcamaların lükslüğüne dikkat çekiyor.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Gıda, kira, ulaşım ve faturaların altından kalkamaz hale geldiklerini belirten emekliler, bir bardak çayın dahi lüks haline geldiğini, aylıklarının ev kirasına gittiğini anlattı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bununla birlikte "Devlete zeval gelmesin" diyerek şükredenler de dikkati çekti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"YÜKSEK PRİM ÖDEDİM, AZ GÜN ALANLA AYNI MAAŞI ALIYORUM”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yıllarca BAĞ-KUR'a yüksek prim ödediğini belirten bir emekli, sistemdeki adaletsizliğe dikkati çekerek şunları söyledi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"8 bin 825 gün primle emekli oldum. Zamanında en yüksekten prim yatırdım. Şimdi 5 bin gün prim yatıranla aynı maaşı alıyorum. Yeni memur 60-70 bin lira alıyor, bize enflasyon zammı gelse ne olur? Benim 22 bin lira maaşım var, ev kirası 15 bin lira, 3 çocuk var. Sosyal hayatımız bitti, bir yerde oturup bir bardak çay içemiyoruz. Sayın Cumhurbaşkanım az alana çok, çok alana az versin, bu adaletsizliği çözsün."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><img class="detayFoto" src="https://www.gercekmuhabir.com/images/upload/a3d85b64-3358-4e73-9d6a-a4e882beaea9-w.png" /></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"SU FATURASI BİN LİRA"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Mevcut şartların emekliyi mağdur ettiğini söyleyen bir başka vatandaş ise, "Maaş yetmiyor, her şey ateş pahası. İlk verdikleri zam da azdı zaten. Bayram ikramiyelerini her sene bin lira artıra artıra sonunda kestiler. Daha yeni bin lira su faturası yatırdım, iki kişiyiz evde. Ne yapalım? 20 bin lira maaşa 1-2 lira koysalar ne yazar?" dedi.<br />
<br />
"ALLAH DEVLETE ZEVAL VERMESİN "</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Karayollarından emekli bir Erzurumlu ise durumundan memnun olduğunu ifade ederek, "Çok şükür, ben Karayollarında kepçeciydim, çalıştım kazandım. Çalışana verdi devlet, yatan işçiye ne versin? Benim devletten yana bir sıkıntım yok, Allah zeval vermesin. Maaş yetmez diyenlere bakma, 100 bin de olsa yetmez derler. Gelecek olan 5 bin lira zamma da Allah bereket versin" diye konuştu.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"BU PARTİYE OY VERDİM AMA BİR DAHA ASLA VERMEM"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yıllardır desteklediği iktidar partisine kırgın olduğunu belirten bir başka emekli ise geçim derdinin siyasi tercihini değiştirdiğini söyledi. Emekli,<br />
"Yetiyor diyen yanılıyor, emeklinin anasını ağlattılar. Ben 20 bin lira maaş alıyorum, 15 bin lira kira veriyorum. Elektriği, suyu daha saymıyorum. Ben bu partiye oy verdim ama bundan sonra günahımı bile vermem. Maaşlar en az 50 bin lira olmalı, yoksa peşinden gelen zamlar her şeyi eritiyor" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"AÇ KALMIŞIZ KİMSE BİZİMLE İLGİLENMİYOR”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sağlık sorunlarıyla boğuşurken bir de evsiz kaldığını belirten bir emekli ise, "Pazara gidin sebze fiyatlarına bakın, ondan sonra konuşalım. 20 tane torunum var, benden harçlık bekliyorlar. Evimi yıktılar, kiraya çıktım. Sekmen Bey evimizi yıktı, bizi resmen çıplak bıraktı. İstanbul’dan ameliyattan yeni geldim, kalpten anjiyo oldum. Bir okul kitabı olmuş bin 800 lira. Biz aç kalmışız, kimse bizimle ilgilenmiyor" diye konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"66 YAŞINDAN SONRA NASIL ÇALIŞAYIM?''</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Geçinebilmek için ilerleyen yaşına rağmen fırında ter dökmek zorunda kaldığını anlatan vatandaş ise şunları söyledi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"66 yaşındayım, fırıncıyım. Ben bu yaştan sonra artık çalışamam ki... Şu an 20 bin lira alıyorum, ev kirası da zaten 20 bin lira. Evde çalışan bir çocuğum olmasa bu parayla geçinmem, yaşamam imkânsız. En azından bir 30-35 bin lira olmalı ki rahat bir nefes alalım."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 25 Jun 26 11:54:55 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/yasam/erzurumda-emekliler-ayliklarina-iliskin-konustu-bir-yerde-oturup-bir-bardak-cay-icemiyoruz-h162440.html">Erzurumda emekliler aylıklarına ilişkin konuştu: Bir yerde oturup bir bardak çay içemiyoruz</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/cgdden-nato-zirvesi-tepkisi-basina-yonelik-ayrimci-uygulamayi-kiniyoruz-h162439.html</link>
		<title>ÇGD&apos;den NATO Zirvesi tepkisi: Basına yönelik ayrımcı uygulamayı kınıyoruz</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD), Ankara&#039;da 7-8 Temmuz&#039;da düzenlenecek NATO Zirvesi&#039;ni izlemek için başvuruda bulunan çok sayıda medya kuruluşunun akreditasyon talebinin reddedilmesinin kabul edilemez olduğunu belirterek, &quot;Güvenlik veya organizasyon gerekçeleri, basın kuruluşları arasında ayrımcılık yapılmasının bahanesi olamaz. İktidarın eleştirel ve bağımsız medyaya yönelik dışlayıcı tutumu, Türkiye&#039;nin demokratik standartları açısından kaygı verici bir tablo ortaya koymaktadır. Basına yönelik bu ayrımcı uygulamayı kınıyor, kamuoyunu, uluslararası basın kuruluşlarını ve meslek örgütlerini bu antidemokratik tutuma karşı duyarlı olmaya çağırıyoruz&quot; açıklamasını yaptı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">ÇGD, Ankara'da 7-8 Temmuz'da düzenlenecek NATO Zirvesi'ni takip etmek isteyen bazı medya kuruluşlarının akreditasyon taleplerinin reddedilmesine ilişkin yazılı açıklama yaptı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Açıklamada, şunlar kaydedildi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"İktidarın yıllardır basına yönelik uyguladığı ayrımcı akreditasyon politikası, bu kez uluslararası bir zirveye taşınmıştır. Bu ret kararlarının aralarında meslektaşlarımızın da bulunduğu 200'ü aşkın yurttaşın NATO Zirvesi bahanesiyle gözaltında tutulduğu sırada gelmesini bir tesadüf olarak görmüyor, basın ve ifade özgürlüğünü hiçe sayan otoriter ve güvenlikçi bir zihniyetin yansıması olarak değerlendiriyoruz. Gazetecilerin hangi gerekçeyle dışlandığının açıklanmaması, keyfiliğin ve siyasi ayrımcılığın kurumsallaştığını göstermektedir.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"YALNIZCA BASIN ÖZGÜRLÜĞÜNE DEĞİL, HESAP VEREBİLİRLİK İLKESİNE DE ZARAR VERİYOR"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kamuoyunun haber alma hakkını engelleyen bu yaklaşım, yalnızca basın özgürlüğüne değil, şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkelerine de doğrudan zarar vermektedir. Uluslararası düzeyde gerçekleştirilen bir zirvede gazetecilerin mesleki faaliyetlerini yerine getirmelerinin engellenmesi kabul edilemez.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Güvenlik veya organizasyon gerekçeleri, basın kuruluşları arasında ayrımcılık yapılmasının bahanesi olamaz. İktidarın eleştirel ve bağımsız medyaya yönelik dışlayıcı tutumu, Türkiye'nin demokratik standartları açısından kaygı verici bir tablo ortaya koymaktadır. Basına yönelik bu ayrımcı uygulamayı kınıyor, kamuoyunu, uluslararası basın kuruluşlarını ve meslek örgütlerini bu antidemokratik tutuma karşı duyarlı olmaya çağırıyoruz."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 25 Jun 26 11:10:19 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/cgdden-nato-zirvesi-tepkisi-basina-yonelik-ayrimci-uygulamayi-kiniyoruz-h162439.html">ÇGD&apos;den NATO Zirvesi tepkisi: Basına yönelik ayrımcı uygulamayı kınıyoruz</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/konya-sekerin-soma-b-santrali-eylul-ayinin-ilk-haftasi-icradan-satilacak-surpriz-buyuk-bir-sirket-de-santrali-markaja-aldi-h162438.html</link>
		<title>Konya Şekerin Soma B santrali Eylül ayının ilk haftası icradan satılacak... Sürpriz büyük bir şirket de santrali markaja aldı</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Konya Şeker’in (TORKU), Türkiye Kömür İşletmesi&#039;ne (TKİ) olan 20 milyar TL’yi aşkın borcu nedeniyle icralık olan Soma-B Termik Santrali&#039;nin satış takvimi netleşti. Santralin, eylül ayının ilk haftasında icra yoluyla satılması hedefleniyor. Santralle, daha önce Akçadağ ve ODAŞ’ın ilgilendiği gündeme gelmişti. Enerji Bakanlığı kaynakları, büyük bir şirketin daha santrali yakın markaja aldığını söyledi. İcra takibi kapsamında söz konusu santrale, 350 milyon dolar değer biçildi. Satıştan sağlanacak gelir, doğrudan TKİ’ye aktarılacak. TKİ’nin, bu tahsilatın ardından kalan alacağı için Konya Şeker’den yeni talepte bulunması bekleniyor.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Enerji sektörü, elektrik üretim tesisleri özelleştirmesinde 11 yıl sonra tarihi bir eşikten geçecek. Konya Şeker’in 2015 yılında 685,5 milyon dolara satın aldığı Soma B Termik Santrali icra yoluyla satılacak.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Konya Şeker, Soma B'de elektrik üretimi için kömür aldığı TKİ'ye, yıllar içinde büyük borç biriktirdi, tutar, faiziyle birlikte 20 milyar TL'yi aştı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, borçlar nedeniyle kömür tedarikinin ve santralde elektrik üretiminin durma noktasına gelmesi üzerine devreye girdi. Konya Şeker yönetimi ile görüşen Bakanlık yetkilileri, borcun ödenmesi için uyardı. Art arda gerçekleştirilen görüşmelerden sonuç alınamadı. Bunun üzerine santralin satışı gündeme geldi. Akçadağ ve ODAŞ’ın, Soma B Termik Santrali‘ni satın alması için girişimlerde bulunuldu. Bu girişimler de sonuç vermedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İCRADAN SATILIK</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TKİ, yeni bir hamle yaptı, alacaklarının tahsili için hukuki yolları işletmeye karar verdi. İcra sürecini başlattı. İcra Dairesi‘nin, santralin değerini belirlemek üzere belirlediği bilirkişi heyeti, değer tespit raporunu sundu. Santrale, 350 milyon dolar değer biçildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">EYLÜL AYINDA SATIŞI HEDEFLENİYOR</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ANKA’nın, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı kaynaklarından aldığı bilgiye göre, santralin satış takvimi netleşti. Santralin, eylül ayının ilk haftasında icra yoluyla satılması hedefleniyor. Kaynaklar, satıştan sağlanacak gelirin, doğrudan TKİ’ye aktarılacağını söyledi. TKİ’nin, bu tahsilatın ardından kalan alacağı için Konya Şeker’den yeni talepte bulunması bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">SÜRPRİZ TALİP&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Santralle, daha önce Akçadağ ve ODAŞ’ın ilgilendiği gündeme gelmişti. Enerji Bakanlığı kaynakları, büyük bir şirketin daha santrali yakın markaja aldığını söyledi. Kaynaklar, "Soma icradan, Sivas Kangal Termik santrali de pazarlık yoluyla bir alıcıya satılabilir. Konya Şeker, böylece enerji sektöründen çıkar“ dedi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 25 Jun 26 10:51:34 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/konya-sekerin-soma-b-santrali-eylul-ayinin-ilk-haftasi-icradan-satilacak-surpriz-buyuk-bir-sirket-de-santrali-markaja-aldi-h162438.html">Konya Şekerin Soma B santrali Eylül ayının ilk haftası icradan satılacak... Sürpriz büyük bir şirket de santrali markaja aldı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/spor/dunya-kupasinda-brezilya-ve-fas-tur-atladi-meksika-lider-cikti-h162437.html</link>
		<title>Dünya Kupası&apos;nda Brezilya ve Fas tur atladı, Meksika lider çıktı</title>
		<category><![CDATA[spor]]></category>
		<description><![CDATA[2026 FIFA Dünya Kupası&#039;nda grup aşaması maçlarında Brezilya, İskoçya&#039;yı 3-0 mağlup ederek son 32 turuna yükseldi. Fas, Haiti&#039;yi 4-2 yenerek grubu ikinci sırada tamamladı. Meksika ise Çekya&#039;yı 3-0 mağlup ederek grubunu lider bitirdi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">C Grubu'nun son maçında Brezilya ile İskoçya karşı karşıya geldi. Rakibi karşısında üstün bir oyun sergileyen Brezilya, sahadan 3-0 galip ayrıldı. Bu sonuçla puanını 7'ye yükselten Brezilya, grubu lider tamamlayarak adını son 32 turuna yazdırdı. İskoçya ise turnuvaya veda etti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Aynı grupta oynanan diğer mücadelede Fas, Haiti'yi 4-2 mağlup etti. Karşılaşmada altı gol kaydedilirken, Fas aldığı galibiyetle puanını 7'ye çıkardı. Averajla grubu ikinci sırada tamamlayan Kuzey Afrika temsilcisi de son 32 turuna yükseldi. Haiti ise grup aşamasında elendi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">A Grubu'nda ise Meksika ile Çekya karşı karşıya geldi. Meksika, etkili performansıyla rakibini 3-0 mağlup ederek puanını 9'a yükseltti ve grup aşamasını üçte üç yaparak lider tamamladı. Çekya ise grup aşamasında turnuvaya veda eden takımlar arasında yer aldı.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 25 Jun 26 10:39:45 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/spor/dunya-kupasinda-brezilya-ve-fas-tur-atladi-meksika-lider-cikti-h162437.html">Dünya Kupası&apos;nda Brezilya ve Fas tur atladı, Meksika lider çıktı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/spor/bosna-hersek-katari-yenerek-en-iyi-ucunculuk-sansini-surdurdu-h162436.html</link>
		<title>Bosna-Hersek, Katarı yenerek en iyi üçüncülük şansını sürdürdü</title>
		<category><![CDATA[spor]]></category>
		<description><![CDATA[2026 FIFA Dünya Kupası B Grubu son maçında Bosna-Hersek, Katar’ı 3-1 mağlup etti. Puanını 4’e yükselten Bosna-Hersek, grubu üçüncü sırada tamamlayarak en iyi üçüncüler arasına girme şansını sürdürdü.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">2026 FIFA Dünya Kupası B Grubu üçüncü ve son maçında Bosna-Hersek ile Katar karşı karşıya geldi. Seattle Stadı’nda oynanan mücadeleyi Bosna-Hersek 3-1 kazandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bosna-Hersek, 29. dakikada Kerim Alajbegovic’in golüyle 1-0 öne geçti. 34. dakikada Sultan Hussain Al-Brake’in kendi kalesine attığı golle fark 2’ye çıktı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Katar, 42. dakikada Hassan Khalid Al Haidos’un golüyle skoru 2-1’e getirdi ve ilk yarı bu sonuçla tamamlandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bosna-Hersek, 81. dakikada Ermin Mahmic’in golüyle farkı yeniden 2’ye çıkardı. Kalan dakikalarda başka gol olmayınca Bosna-Hersek sahadan 3-1 galip ayrıldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bu sonuçla puanını 4’e yükselten Bosna-Hersek, B Grubu’nu üçüncü sırada tamamladı ve en iyi üçüncüler arasına girme şansını sürdürdü.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bosna-Hersek, en iyi üçüncüler arasında yer alması halinde son 32 turunda D veya E Grubu lideriyle eşleşecek.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 25 Jun 26 10:21:12 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/spor/bosna-hersek-katari-yenerek-en-iyi-ucunculuk-sansini-surdurdu-h162436.html">Bosna-Hersek, Katarı yenerek en iyi üçüncülük şansını sürdürdü</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/spor/isvicre-ve-kanada-son-32-turuna-yukseldi-h162435.html</link>
		<title>İsviçre ve Kanada son 32 turuna yükseldi</title>
		<category><![CDATA[spor]]></category>
		<description><![CDATA[2026 FIFA Dünya Kupası B Grubu son maçında İsviçre, Kanada’yı 2-1 mağlup etti. Bu sonuçla İsviçre grubu lider, Kanada ise ikinci sırada tamamlayarak son 32 turuna yükseldi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">2026 FIFA Dünya Kupası B Grubu son maçında ev sahibi ülkelerden Kanada ile İsviçre karşı karşıya geldi. Mücadeleyi İsviçre 2-1 kazandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İsviçre’ye galibiyeti getiren golleri Ruben Vargas ve Johan Manzambi kaydetti. Kanada’nın tek golü ise Promise David’den geldi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bu sonuçla İsviçre, grubu lider tamamlayarak son 32 turuna yükseldi. Kanada ise ikinci sırada yer alarak adını bir üst tura yazdırdı.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 25 Jun 26 10:00:27 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/spor/isvicre-ve-kanada-son-32-turuna-yukseldi-h162435.html">İsviçre ve Kanada son 32 turuna yükseldi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/trabzon-emek-ve-demokrasi-platformu-nato-icin-yasaklar-kaldirilirken-hak-arayan-emekcilere-barikat-kuruluyor-h162434.html</link>
		<title>Trabzon Emek ve Demokrasi Platformu: NATO için yasaklar kaldırılırken hak arayan emekçilere barikat kuruluyor</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Trabzon Emek ve Demokrasi Platformu, &quot;NATO&#039;ya Hayır Yürüyüşü&quot; düzenledi. Platformu adına konuşan Muhammet İkinci, &quot;Her kim hakkını arıyorsa önüne yasaklar kuruluyor. Ama sıra NATO&#039;ya geldiğinde dikensiz gül bahçesine çevirlmek istiyorlar ülkemizi&quot; dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Platform üyeleri, Maraş Caddesi'nde NATO'yu protesto etti. Platform adına konuşan Muhammet İkinci, 7-8 Temmuz'da Ankara'da düzenlenecek&nbsp; NATO Zirvesi'ne yönelik güvenlik ve yasak kararlarını eleştirdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İkinci, Türkiye'nin nasıl sömürüldüğüne, kaynakların nasıl ranta dönüştürüldüğüne, yerin altında ve üstünde olan tüm değerlerin nasıl Amerikan dolarına endekslendiğine birçok kez isyan ettiklerini belirterek, şunları kaydetti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Bugün bu isyanımızın ne kadar önemli olduğunu ve arkasında yatan güçlerin sopasının kim olduğunu konuşmak için buradayız. Emperyalizmin silahlı gücü olan savaş aygıtı olan NATO'nun 79’uncu kuruluş yıldönümü 7-8 Temmuz tarihlerinde Ankara'da bir zirveyle kutlanacak. Ankara Valiliği adeta olağanüstü hal ilan etti. 13 gün boyunca her türden barışçıl gösteri, eylem, açıklama toplantı yasaklandı. Belirli güzergahların trafiğe kapatılmasına, iş yeri sahiplerimizin dükkanlarının önündeki dubaların kaldırılmasına, sandalye konulmasına dahi izin verilmeyeceği ifade edildi. Belirli kamu kuruluşlarındaki emekçilerin, kamu çalışanlarının, devlet memurlarının idare izinde sayılmasına karar verildi. Başkent adeta sahibine yabancılaştırıldı, yasaklandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Nasıl olur da kendi ülkemizin başkentinde emperyalistler, NATO'cular, haydutlar, dünyanın kanını emenler elini kolunu sallaya sallaya gezebiliyorlar da bu ülkenin eğitimcileri, öğretmenleri hakkını aradığında; açlıkla, sefaletle yaşamaya itiraz ettiğinde, hele ki o öğretmenler bu ülkenin gençlerini çocuklarını yetiştirirken, bu ülkenin geleceğini inşa ederken yerlere yatırılıyorlar, yürümeleri yasaklanıyor, gözaltına alınıyorlar? Bu ülkenin madencilerine sıra geldiğinde barikatlar kuruluyor, sokaklar abluka altına alınıyor. Her kim hakkını arıyorsa önüne yasaklar kuruluyor. Ama sıra NATO'ya geldiğinde dikensiz gül bahçesine çevrilmek istiyorlar ülkemizi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Neden yapıyorlar bunu? Niçin yapıyorlar? Bu sorunun cevabını da düşünelim. Bugünün Türkiyesinde asgari ücret 28 bin lira. Ortalama ücret asgari ücret sınırında gidiyor. Çok değil, dört kişilik bir ailenin yaşayabilmesi için açlık sınırında yaşayabilmesi için gerekli olan ücret 35 bin lira. Yoksulluk sınırı 114 bin liraya çıkmış. Emekliler ise çoktan gözden çıkarılmış vaziyetteler. Toplumun yüzde 70'i yoksulluk sınırının altında yaşıyor. Karşımızda toplumsal desteğini yitirmiş, çürümeye yüz tutmuş ve meşruiyetini yitirmiş bir iktidar buluyor. İşte bu iktidar işte bu iktidar Erdoğan'ın NATO'cuların gözüne girme hevesiyle hareket ediyor.”</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 25 Jun 26 09:55:12 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/trabzon-emek-ve-demokrasi-platformu-nato-icin-yasaklar-kaldirilirken-hak-arayan-emekcilere-barikat-kuruluyor-h162434.html">Trabzon Emek ve Demokrasi Platformu: NATO için yasaklar kaldırılırken hak arayan emekçilere barikat kuruluyor</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/yasam/meteorolojiden-son-hava-raporu-sicakliklar-mevsim-normalleri-uzerinde-seyredecek-iste-tahminler-h162433.html</link>
		<title>Meteoroloji&apos;den son hava raporu: Sıcaklıklar mevsim normalleri üzerinde seyredecek! İşte tahminler</title>
		<category><![CDATA[yasam]]></category>
		<description><![CDATA[Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından yapılan son değerlendirmelere göre; yurt genelinin parçalı bulutlu, İç Ege, Akdeniz’in Toroslar mevkii, Göller yöresi, Orta ve Doğu Karadeniz’in iç ve yüksek kesimleri, Doğu Anadolu’nun kuzeyi ile Tekirdağ&#039;ın batısı, Edirne, Kırklareli, Bolu, Artvin, Muş ve Van çevrelerinin yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. İşte 25 Haziran 2026 il il hava durumu tahminleri...]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">HAVA SICAKLIĞI</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Hava sıcaklıklarında önemli bir değişiklik olmayacağı, genellikle mevsim normallerinin 1-3 derece üzerinde seyredeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">RÜZGAR</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Genellikle kuzeyli, Akdeniz kıyıları ile yurdun güneydoğu kesimlerinde güney ve güneybatı yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette esmesi bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">1|10</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MARMARA</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Az bulutlu ve açık, zamanla batısının yer yer parçalı bulutlu, öğle saatlerinden sonra Tekirdağ'ın batısı, Edirne ve Kırklareli çevrelerinin yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BURSA °C, 33°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ÇANAKKALE °C, 33°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İSTANBUL °C, 31°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KIRKLARELİ °C, 31°C<br />
Az bulutlu ve açık, zamanla parçalı bulutlu, öğle saatlerinden sonra yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">2|10</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">EGE</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Az bulutlu ve açık, zamanla doğusu parçalı bulutlu, öğle saatlerinden sonra Afyonkarahisar, Kütahya, Uşak ve Denizli çevrelerinin yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DENİZLİ °C, 37°C<br />
Az bulutlu ve açık, zamanla parçalı bulutlu, öğle saatlerinden sonra yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İZMİR °C, 34°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MANİSA °C, 35°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MUĞLA °C, 34°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">3|10</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">AKDENİZ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Az bulutlu ve açık, zamanla iç kesimleri parçalı bulutlu, öğle saatlerinden sonra Göller yöresi ve Toroslar mevkii yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ADANA °C, 34°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ANTALYA °C, 30°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BURDUR °C, 34°C<br />
Az bulutlu ve açık, zamanla parçalı bulutlu, öğle saatlerinden sonra yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">HATAY °C, 30°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">4|10</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İÇ ANADOLU</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ANKARA °C, 31°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ÇANKIRI °C, 32°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ESKİŞEHİR °C, 31°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KONYA °C, 32°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">5|10</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BATI KARADENİZ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Az bulutlu ve açık, zamanla iç kesimleri parçalı bulutlu, öğle saatlerinden sonra Bolu çevrelerinin yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BOLU °C, 28°C<br />
Az bulutlu ve açık, zamanla parçalı bulutlu, öğle saatlerinden sonra yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DÜZCE °C, 30°C<br />
Az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KASTAMONU °C, 30°C<br />
Az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ZONGULDAK °C, 26°C<br />
Az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">6|10</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ORTA ve DOĞU KARADENİZ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve çok bulutlu, Orta ve Doğu Karadeniz'in iç ve yüksek kesimlerinin yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">AMASYA °C, 31°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">RİZE °C, 26°C<br />
Parçalı, yer yer çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">SAMSUN °C, 29°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TRABZON °C, 26°C<br />
Parçalı, yer yer çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">7|10</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DOĞU ANADOLU</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı, yer yer çok bulutlu, bölgenin kuzeyi ile Van ve Muş çevrelerinin yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ERZURUM °C, 26°C<br />
Parçalı, yer yer çok bulutlu, yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KARS °C, 24°C<br />
Parçalı, yer yer çok bulutlu, yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MALATYA °C, 33°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">VAN °C, 27°C<br />
Parçalı, yer yer çok bulutlu, yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">8|10</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">GÜNEYDOĞU ANADOLU</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DİYARBAKIR °C, 37°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">GAZİANTEP °C, 35°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MARDİN °C, 36°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ŞANLIURFA °C, 40°C<br />
Az bulutlu ve açık</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 25 Jun 26 09:38:59 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/yasam/meteorolojiden-son-hava-raporu-sicakliklar-mevsim-normalleri-uzerinde-seyredecek-iste-tahminler-h162433.html">Meteoroloji&apos;den son hava raporu: Sıcaklıklar mevsim normalleri üzerinde seyredecek! İşte tahminler</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/altin-fiyatlari-ne-kadar-h162432.html</link>
		<title>Altın fiyatları ne kadar?</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[Altın 7 ayın en düşüğünde: İşte 25 Haziran 2026 çeyrek, gram ve yarım altın satış fiyatları]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Gram altın güne 5.954 TL, ons altın ise 3.996 dolar seviyesinden başladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ABD Merkez Bankası'nın faiz artırımlarına devam edebileceği yönündeki beklentiler ve dolar endeksindeki yükseliş, son dönemde değer kaybı yaşayan altın fiyatlarını baskı altında bıraktı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bu gelişmeler sonucunda değerli metal, kasım ayının ilk haftasından bu yana görülen en düşük seviyelere geriledi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Altın fiyatlarında son durum</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İç ve dış piyasayı etkileyen altın ve döviz kurundaki değişimler merakla takip ediliyor. Vatandaşlar günün ilk saatlerinden itibaren “Gram altın, çeyrek altın, ons altın fiyatı bugün ne kadar?” araştırmaları yapıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İşte 25 Haziran 2026 Perşembe gününün ilk saatlerinde güncel altın fiyatları tablosu…</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Güncel altın satış fiyatları</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Gram altın satış fiyatı: 5.954,95 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Çeyrek altın satış fiyatı: 9.925,00 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Yarım altın satış fiyatı: 19.826,00 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Tam altın satış fiyatı: 39.855,22 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Cumhuriyet altını satış fiyatı: 39.532,00 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Gremse altın satış fiyatı: 99.943,69 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Ons altın satış fiyatı: 3.996,59 dolar</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 25 Jun 26 09:33:04 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/altin-fiyatlari-ne-kadar-h162432.html">Altın fiyatları ne kadar?</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/dolar-kuru-bugun-ne-kadar-h162431.html</link>
		<title>Dolar kuru bugün ne kadar?</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[Dolar/TL bugün ne kadar? (25 Haziran 2026 dolar - Euro fiyatları)]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Yatırımcılar ve vatandaşların iç ve dış piyasaya hakim olmak için yakından takip ettiği altın ve döviz kurundaki son ve güncel veriler merak ediliyor. Peki, dolar - Euro fiyatları bugün kaç lira? Güncel dolar fiyatları ne? İşte 25 Haziran 2026 Perşembe gününe ilişkin döviz kuru fiyatları...</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ekonomik ve finansal kararlar üzerinde önemli etkilere sahip olan dolar ve Euro'nun bugünkü fiyatlarını öğrenmek isteyenler arama motorlarında "Euro kaç TL?" ve "1 Dolar kaç TL?" gibi soruları aratıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İşte 25 Haziran 2026 Perşembe gününe ilişkin dolar ve Euro fiyatları...</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dolar/TL ve Euro/TL bugün ne kadar?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dolar/TL saat 07:15 itibarıyla 46,4998 (alış) 46,5308'den (satış) işlem görürken Euro ise aynı saat itibarıyla 53,0358 TL seviyelerinde seyrediyor.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 25 Jun 26 09:27:57 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/dolar-kuru-bugun-ne-kadar-h162431.html">Dolar kuru bugün ne kadar?</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/chp-il-baskanlarindan-genel-merkeze-gorevden-almalarinizi-h162430.html</link>
		<title>CHP il başkanlarından Genel Merkeze: Görevden almalarınızı, ihraçlarınızı tanımıyoruz</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[CHP’nin 39’uncu Olağan Kurultay öncesinde seçilen 74 il başkanı ve 81 ilden örgüt temsilcileri tarafından yayımlanan ortak bildiride, &quot;Görevden almalarınızı, ihraçlarınızı tanımıyoruz. Korkmuyoruz, yılmıyoruz, boyun eğmiyoruz. Olağanüstü kurultay istiyoruz&quot; denildi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">CHP’nin 39’uncu Olağan Kurultayı öncesinde delegeler tarafından göreve getirilen ve aralarında mahkeme kararıyla göreve getirilen CHP yönetminin görevden aldığı isimler de bulunan 74 il başkanı ve 81 ilden örgüt temsilcileri ortak bir bildiri yayımladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><img class="detayFoto" src="https://www.gercekmuhabir.com/images/upload/fbe7392c-f5c9-4a99-92cf-b20e6fdca747-w.jpeg" /></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bildiride Genel Merkez yönetmine seslenen il başkanları şu ifadeleri kullandı:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Görevden almalarınızı, ihraçlarınızı tanımıyoruz. Korkmuyoruz, yılmıyoruz, boyun eğmiyoruz. Olağanüstü kurultay istiyoruz. Dayanışmamızı ve kararlılığımızı teslim alamayacaksınız. CHP örgütü yenilmez. CHP örgütü unutmaz."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 24 Jun 26 15:55:47 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/chp-il-baskanlarindan-genel-merkeze-gorevden-almalarinizi-h162430.html">CHP il başkanlarından Genel Merkeze: Görevden almalarınızı, ihraçlarınızı tanımıyoruz</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/dunya/akpmde-turkiye-tartismasi-bir-siyasi-partinin-yoneticilerinin-yargi-karariyla-degistirilmesi-siyasi-cogulculuk-acisindan-kaygi-verici-h162429.html</link>
		<title>AKPMde Türkiye tartışması: Bir siyasi partinin yöneticilerinin yargı kararıyla değiştirilmesi siyasi çoğulculuk açısından kaygı verici</title>
		<category><![CDATA[dunya]]></category>
		<description><![CDATA[Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi’nde (AKPM) Türkiye’de muhalefete yönelik baskılar ve yargının işleyişine ilişkin yapılan oturumda, Avrupalı parlamenterler, Türk yargı mensupları ve yetkililere yönelik yaptırım seçeneklerinin değerlendirilmesi çağrısında bulundu. Oturumda, CHP’ye yönelik yargı süreçleri ve muhalefet üzerindeki baskılar eleştirildi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi'nin (AKPM) Strazburg'daki yaz oturumunda gerçekleştirilen "Türkiye'de muhalefete baskılar ve yargının işleyişi" başlıklı oturumunda, Türkiye'deki siyasi gelişmeler ve yargı süreçleri tartışıldı. Oturumda söz alan Avrupalı parlamenterler, Türkiye'de muhalefete yönelik yargı uygulamalarına ilişkin endişelerini dile getirirken, Avrupa Birliği düzeyinde yaptırım mekanizmalarının gündeme gelebileceği belirtildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi'nin (AKPM) Strazburg'daki yaz oturumunda, "Türkiye'de muhalefete baskılar ve yargının işleyişi" başlıklı oturum düzenlendi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">AKPM Türkiye Raportörü Lord David Blencathra, siyasi parti kongrelerine yönelik yargı müdahaleleri ve seçilmiş parti yöneticilerinin görevden uzaklaştırılmasına ilişkin gelişmelerin Türkiye'deki demokratik işleyiş açısından ciddi sonuçlar doğurduğunu söyledi. Blencathra, bir siyasi partinin iç seçimlerinin yargı kararıyla geçersiz kılınmasının ve seçilmiş yöneticilerin değiştirilmesinin "siyasi çoğulculuk açısından kaygı verici" olduğunu ifade etti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Blencathra, belediye başkanlarının görevden alınması, kayyum uygulamaları ve yargının siyasallaştığı yönündeki eleştiriler birlikte değerlendirildiğinde, demokratik alanın daraldığına ilişkin bir tablo ortaya çıktığını savundu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">SCHWABE'DEN YAPTIRIM ÇAĞRISI</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">AKPM Sosyalistler, Demokratlar ve Yeşiller Grubu Başkanı Alman milletvekili Frank Schwabe, CHP'ye yönelik yargı süreçlerini eleştirerek, Avrupa Birliği'nin Küresel İnsan Hakları Yaptırım Rejimi kapsamında Adalet Bakanı Akın Gürlek ve hukukun üstünlüğünü ihlal ettiği iddia edilen diğer Türk yetkililer hakkında yaptırım seçeneklerinin tartışılmasını desteklediğini ifade etti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Schwabe, Türkiye'nin Avrupa Konseyi üyesi olması nedeniyle insan hakları, demokrasi ve hukukun üstünlüğü alanlarındaki gelişmelerin AKPM'nin denetim yetkisi kapsamında bulunduğunu belirtti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"MUHALEFETİN ÖZGÜRCE FAALİYET GÖSTERMESİ GEREKİR"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İsviçreli milletvekili Fabian Molina da konuşmasında, Türkiye'de muhalefetin faaliyet alanının daraldığı yönündeki endişeleri dile getirdi. Molina, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarının uygulanmasının Avrupa Konseyi üyeliğinin temel yükümlülüklerinden biri olduğunu belirterek, bağlayıcı mahkeme kararlarının uygulanmamasının hukukun üstünlüğü ilkesini zayıflattığını savundu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Molina, demokratik sistemlerde muhalefetin baskı ve müdahale olmaksızın faaliyet gösterebilmesinin önemine işaret ederek, Avrupa Parlamentosu'nda da insan hakları ihlallerinden sorumlu olduğu değerlendirilen kişiler hakkında yaptırım uygulanmasının gündeme getirildiğini hatırlattı.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 24 Jun 26 15:42:53 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/dunya/akpmde-turkiye-tartismasi-bir-siyasi-partinin-yoneticilerinin-yargi-karariyla-degistirilmesi-siyasi-cogulculuk-acisindan-kaygi-verici-h162429.html">AKPMde Türkiye tartışması: Bir siyasi partinin yöneticilerinin yargı kararıyla değiştirilmesi siyasi çoğulculuk açısından kaygı verici</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/chpli-kankodan-akpnin-vergi-politikalarina-sert-tepki-turkiye-dunyanin-en-pahali-otomobil-ulkesi-haline-getirildi-h162428.html</link>
		<title>CHPli Kankodan AKPnin Vergi Politikalarına Sert Tepki: Türkiye, Dünyanın En Pahalı Otomobil Ülkesi Haline Getirildi</title>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<description><![CDATA[CHP Kocaeli Milletvekili Prof. Dr. Mühip Kanko, AKP iktidarının uyguladığı yüksek vergi
politikalarının vatandaşları ağır bir yük altında bıraktığını belirterek, Türkiye’nin otomobil
fiyatlarında Avrupa ve dünyanın en pahalı ülkelerinden biri haline getirildiğini söyledi.
Kanko, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, vatandaşın araç
sahibi olmasının her geçen gün daha da zorlaştığını vurgulayarak hükümetin vergi adaletini
ortadan kaldıran uygulamalarını sert sözlerle eleştirdi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">KANKO: “VATANDAŞA YÜZDE 284 VERGİ, DEV ŞİRKETE SIFIR<br />
VERGİ! BU MU ADALET?”<br />
TBMM Genel Kurulu’nda konuşan Kanko, vatandaşların otomobil satın alırken yüzde 284’e<br />
varan oranlarda vergi ödemek zorunda bırakıldığını hatırlatarak, elektrikli otomobil üreticisi<br />
BYD’ye tanınan vergi avantajlarının kamuoyunda ciddi soru işaretleri oluşturduğunu ifade<br />
etti.<br />
Kanko konuşmasında şu değerlendirmelerde bulundu:<br />
“Türkiye, AKP Hükûmetinin yüksek vergi politikaları nedeniyle otomobilin Avrupa’da ve<br />
hatta dünyada en pahalı satıldığı ülkelerin başında gelmektedir. Vatandaş araç satın alırken<br />
yüzde 284’e varan vergiler ödemek zorunda bırakılırken, elektrikli otomobil devi BYD’nin<br />
Türkiye’ye yatırım yapma vaadi karşılığında 53 bin aracı sıfır vergiyle ülkeye getirdiği ortaya<br />
çıkmıştır. Bu uygulamanın Türkiye ekonomisine milyarlarca dolarlık zarar verdiği ifade<br />
edilmektedir.”<br />
“İktidar Vatandaşa Değil, Ayrıcalıklı Çevrelere Çalışıyor”<br />
BYD ile yapılan teşvik anlaşmasının iktidarın en üst düzey temsilcilerinin katıldığı törenle<br />
imzalandığını hatırlatan Kanko, AKP’nin ekonomik tercihlerinin vatandaş lehine değil, belirli<br />
sermaye grupları lehine işlediğini savundu.<br />
Kanko, “Bir tarafta aracını yenilemek, işine gitmek, ailesinin ihtiyaçlarını karşılamak isteyen<br />
milyonlarca vatandaş ağır vergi yükü altında ezilirken, diğer tarafta ayrıcalıklı şirketlere<br />
kapılar sonuna kadar açılmaktadır. Bu tablo, AKP’nin yıllardır sürdürdüğü çifte standardın ve<br />
adaletsiz ekonomik anlayışın en açık göstergelerinden biridir” dedi.<br />
“86 Milyon Bu Adaletsiz Düzeni Değiştirecek”<br />
Türkiye’de vergi sisteminin gelir adaletini sağlamak yerine vatandaşın sırtına yük bindiren bir<br />
yapıya dönüştürüldüğünü belirten Kanko, sözlerini şöyle tamamladı:<br />
“Millet ağır vergiler altında yaşam mücadelesi verirken, ayrıcalıklı şirketlere ve yandaş<br />
sermayeye sağlanan imkânlarla adaletten ve eşitlikten söz etmek mümkün değildir.<br />
Türkiye’nin kaynakları belli çevrelerin değil, 86 milyon vatandaşın hakkıdır. Ancak<br />
bilinmelidir ki bu adaletsiz düzen sonsuza kadar sürmeyecektir. Halkımızla birlikte bu düzeni<br />
değiştirecek, vergide de ekonomide de adaleti yeniden tesis edeceğiz.”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kanko, ekonomik krizin derinleştiği, vatandaşın alım gücünün her geçen gün düştüğü bir<br />
dönemde hükümetin önceliğinin yeni vergi yükleri oluşturmak değil, vergi adaletini sağlamak<br />
olması gerektiğini belirterek, “Türkiye’de vatandaşın ödediği her kuruşun hesabı verilmelidir.<br />
Ayrıcalıklı şirketlere tanınan imtiyazlar son bulmalı, devlet herkes için eşit davranmalıdır”<br />
çağrısında bulundu.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 24 Jun 26 15:22:05 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/chpli-kankodan-akpnin-vergi-politikalarina-sert-tepki-turkiye-dunyanin-en-pahali-otomobil-ulkesi-haline-getirildi-h162428.html">CHPli Kankodan AKPnin Vergi Politikalarına Sert Tepki: Türkiye, Dünyanın En Pahalı Otomobil Ülkesi Haline Getirildi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/chpli-yavuzyilmazdan-astana-buyukelciligi-yapim-isinde-usulsuzluk-iddiasi-15-milyon-dolar-kimlerin-cebine-girdi-h162427.html</link>
		<title>CHP&apos;li Yavuzyılmaz&apos;dan Astana Büyükelçiliği yapım işinde usulsüzlük iddiası: 15 milyon dolar kimlerin cebine girdi?</title>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<description><![CDATA[CHP Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz, Dışişleri Bakanlığı’nın Astana Büyükelçiliği yapım işi davasında mahkemeye sahte imzalı ödeme belgeleri sunduğunu, 15 milyon doların elden nakit verilmiş gibi gösterildiğini ileri sürerek, &quot;Bakanlık kasasından çıkan para şirkete ödenmediyse bu 15 milyon dolar kimlerin cebine girdi? Müfettişlerin mutlaka bulması gerekiyor&quot; dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">CHP Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz, Dışişleri Bakanlığı'nın Kazakistan'ın başkenti Astana'daki Büyükelçilik İdari Binası, Rezidans ve Lojman Binaları yapım işine ilişkin mahkemeye sunduğu ve sahte olduğu ileri sürülen imzaların yer aldığı ödeme belgelerine ilişkin ANKA Haber Ajansı'na değerlendirmelerde bulundu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Astana'daki Büyükelçiliğin yapım işini yapan müteahhit şirketin, Dışişleri Bakanlığı'na "Paramı ödemediniz" dediğini aktaran Yavuzyılmaz, şirketin Bakanlığı mahkemeye verdiğini kaydetti. Bakanlığın da şirkete parayı ödediklerini gösteren tutanakları mahkemeye sunduğunu söyleyen Yavuzyılmaz, "Ancak ilk dört hakedişteki 15 milyon dolarlık ödeme tutanaklarının üretilmiş belgeler olduğu ve sahte imzalı oldukları ortaya çıkıyor" dedi.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yavuzyılmaz, Bakanlığın ödemelerle ilgili Ankara 12. İdare Mahkemesi'ne sunduğu işin dört hakedişine ait ödeme tutanaklarında yer alan büyükelçinin, idari ateşenin ve şirket yetkilisi olarak yazılan kişinin adı, soyadı ile imzalarının sahte olduğunu ileri süren Yavuzyılmaz, "Bu bir kepazeliktir" ifadelerini kullandı.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"15 MİLYON DOLAR ELDEN NAKİT VERİLMİŞ"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sahte imzalı ve "üretilmiş" dört tane sahte imzalı tutanak belgesinin bulunduğunu kaydeden Yavuzyılmaz, "Bunların dışında da olması gereken hakediş belgeleri var. 5 numaralı hakediş burada, 6 nuamaralı hakediş, 7 numaralı hakediş, 8 numaralı hakediş ve 9 numaralı hakedişlerin resmi, geçerli, orijinal imzalı evrakları mevcut. Ve bu evraklarla da yine önceki sahte imzalı 4 ödeme tutanağı karşılaştırıldığında aradaki farklar görünüyor" şeklinde konuştu.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sahte imzalı ödeme tutanaklarında 15 milyon doların elden nakit olarak elden verildiğine dikkati çeken Yavuzyılmaz, "Böyle bir işlem yapıldıysa bu da ayrıca başlı başına bir suç. Kamu kaynağı, hazineden ve bakanlıkların kasasından 15 milyon dolar gibi yüksek bir tutarda nakit olarak elden çıkarılmaz ve ödeme yapılmaz" dedi. Yavuzyılmaz, şunları söyledi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Şimdi şirket 'Bana siz 15 milyon dolarlık ödemeyi eksik yaptınız' diyorsa ve Dışişleri Bakanlığı'nı mahkemeye veriyorsa, Dışişleri Bakanlığı da 'Hayır, ben bu ödemeyi yaptım' deyip ödemeyi yaptığına dair belge olarak sahte imzalı ve üretilmiş belgeleri sunuyorsa, dolayısıyla da eğer 15 milyon doların Dışişleri Bakanlığı'nın kasasından çıktığında ısrar ediyorsa, demek ki Dışişleri Bakanlığı'nın kasasından 15 milyon dolar çıkmış ancak ödenmesi gereken yere, şirkete ödenmemiş sonucu çıkıyor. Buradan da anlaşılıyor ki 15 milyon dolar birilerinin cebine girdi. Kimlerin cebine girdiğini de yetkililerin, mahkemelerin, müfettişlerin mutlaka bulması gerekiyor."&nbsp;</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 24 Jun 26 14:56:51 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/chpli-yavuzyilmazdan-astana-buyukelciligi-yapim-isinde-usulsuzluk-iddiasi-15-milyon-dolar-kimlerin-cebine-girdi-h162427.html">CHP&apos;li Yavuzyılmaz&apos;dan Astana Büyükelçiliği yapım işinde usulsüzlük iddiası: 15 milyon dolar kimlerin cebine girdi?</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/tuikin-verisine-gore-2025-yilinda-turkiyeye-goc-edenlerin-sayisi-yuzde-252-artti-h162426.html</link>
		<title>TÜİK&apos;in verisine göre, 2025 yılında Türkiyeye göç edenlerin sayısı yüzde 25,2 arttı</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[Türkiye İstatistik Kurumu&#039;nun (TÜİK) verisine göre, 2025 yılında yurt dışından Türkiye’ye göç eden kişi sayısı yüzde 25,2 artarak 393 bin 829 oldu. Aynı dönemde Türkiye’den yurt dışına göç edenlerin sayısı ise yüzde 5 azalışla 403 bin 216 olarak kaydedildi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">TÜİK, Uluslararası Göç İstatistikleri 2025 verilerini açıkladı. Buna göre, yurt dışından Türkiye’ye göç eden kişi sayısı 2025 yılında bir önceki yıla göre yüzde 25,2 artarak 393 bin 829 oldu. Göç edenlerin yüzde 56,6’sını erkekler, yüzde 43,4’ünü kadınlar oluşturdu. Türkiye’ye gelen nüfusun 91 bin 952’si Türk vatandaşı, 301 bin 877’si ise yabancı uyruklulardan oluştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TÜRKİYE'DEN GÖÇ EDENLERİN SAYISI YÜZDE 5 AZALDI</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Aynı dönemde Türkiye’den yurt dışına göç eden kişi sayısı ise yüzde 5 azalarak 403 bin 216 olarak kaydedildi. Göç edenlerin yüzde 55,3’ünü erkekler, yüzde 44,7’sini kadınlar oluşturdu. Yurt dışına gidenlerin 155 bin 119’u Türk vatandaşları, 248 bin 97’si yabancı uyruklular oldu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Verilere göre Türkiye’ye göçte en yüksek oran yüzde 16,3 ile 20-24 yaş grubunda gerçekleşti. Bu grubu yüzde 13,7 ile 25-29 ve yüzde 11,5 ile 30-34 yaş grupları izledi. Türkiye’den göç edenlerde ise ilk sırayı yüzde 14,3 ile 25-29 yaş grubu aldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İSTANBUL EN ÇOK GÖÇ ALAN VE GÖÇ VEREN İL OLDU</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İl bazında göç hareketinde ise İstanbul öne çıktı. Türkiye’ye gelenlerin yüzde 42,2’si İstanbul’a yerleşirken, şehirden göç edenlerin oranı yüzde 35,4 olarak kaydedildi. İstanbul’u Antalya, Ankara, İzmir ve Bursa takip etti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yurt dışından gelen yabancı uyruklular içinde ilk sırayı yüzde 23,4 ile Türkmenistan vatandaşları aldı. Türkiye’den göç eden yabancılar arasında ise ilk sırada yüzde 15,7 ile Irak vatandaşları yer aldı.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 24 Jun 26 14:35:10 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/tuikin-verisine-gore-2025-yilinda-turkiyeye-goc-edenlerin-sayisi-yuzde-252-artti-h162426.html">TÜİK&apos;in verisine göre, 2025 yılında Türkiyeye göç edenlerin sayısı yüzde 25,2 arttı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/chpli-askin-gencten-demir-madeni-cagrisi-hava-kalitesi-olcumleri-aciklanmali-ve-tozun-onlenmesi-icin-etkili-tedbirleri-bir-an-once-hayata-gecirilmeli-h162425.html</link>
		<title>CHPli Aşkın Gençten demir madeni çağrısı: Hava kalitesi ölçümleri açıklanmalı ve tozun önlenmesi için etkili tedbirleri bir an önce hayata geçirilmeli</title>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<description><![CDATA[CHP Kayseri Milletvekili Aşkın Genç, bugün TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, Kayseri’nin
Yahyalı ilçesindeki demir madeninin halk sağlığını tehdit ettiğini belirterek, yetkililere çağrıda
bulundu.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">CHP Kayseri Milletvekili Aşkın Genç, Yeşilhisar’da halk sağlığını tehdit eden demir madenini Meclis<br />
gündemine taşıdı. Genç, “Demir madeninin kırılması ve sevkiyatı nedeniyle oluşan yoğun toz,<br />
yurttaşlarımızın yaşamını ve sağlığını doğrudan etkilemektedir. Hava kalitesi ölçümleri açıklanmalı ve<br />
tozun önlenmesi için etkili tedbirleri bir an önce hayata geçirilmeli” dedi. Genç, ayrıca Yeşilhisar’da<br />
yüksek verim alınmasına rağmen çiftçilere yetersiz destek verilmesini eleştirerek, “Destekler, gerçek<br />
verimi ve yükselen girdi maliyetlerini dikkate alacak biçimde her yıl mutlaka yeniden belirlenmelidir.<br />
Çiftçimizi cezalandıran değil, bölgesel üretim gerçeklerini esas alan adil bir destekleme politikası<br />
istiyoruz” ifadelerini kullandı.<br />
Madenin kırılma ve sevkiyatı sürecinde oluşan yoğun tozun Yeşilhisar’da yaşayan yurttaşları ve tarım<br />
alanlarını etkilediğini ifade eden Genç, şöyle konuştu:<br />
“Seçim bölgem Kayseri’nin Yeşilhisar ilçesinde, Yahyalı’dan taşınan demir madeninin kırılması ve<br />
sevkiyatı nedeniyle oluşan yoğun toz, yurttaşlarımızın yaşamını ve sağlığını doğrudan etkilemektedir.<br />
Bu önemli konuyla ilgili olarak kurumları derhal denetim yapmaya çağırıyorum. Hava kalitesi<br />
ölçümlerini açıklasınlar ve tozun önlenmesi için etkili tedbirleri bir an önce hayata geçirsinler.”<br />
Yeşilhisar’ın önemli bir tarım ilçesi olduğunu belirten CHP’li Genç, çiftçilere yetersiz destek<br />
yapılmasını eleştirerek şunları ifade etti:<br />
“Çiftçimiz, yüksek verim alınmasına rağmen desteklemelerin ortalama verim üzerinden<br />
düşürülmesiyle ciddi kayıp yaşamaktadır. Buğdayda dekardan 800 kilogram, arpada bin kilograma<br />
ulaşan üretim dikkate alınmadan belirlenen destekler, üreticinin emeğini görmezden gelmektedir.<br />
Destekler, gerçek verimi ve yükselen girdi maliyetlerini dikkate alacak biçimde her yıl mutlaka<br />
yeniden belirlenmelidir. Çiftçimizi cezalandıran değil, bölgesel üretim gerçeklerini esas alan adil bir<br />
destekleme politikası istiyoruz.”</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 24 Jun 26 14:15:16 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/chpli-askin-gencten-demir-madeni-cagrisi-hava-kalitesi-olcumleri-aciklanmali-ve-tozun-onlenmesi-icin-etkili-tedbirleri-bir-an-once-hayata-gecirilmeli-h162425.html">CHPli Aşkın Gençten demir madeni çağrısı: Hava kalitesi ölçümleri açıklanmalı ve tozun önlenmesi için etkili tedbirleri bir an önce hayata geçirilmeli</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/sadullah-kisacik-polis-intiharlari-kisisel-sorun-denilerek-gecistirilemez-h162424.html</link>
		<title>Sadullah Kısacık: Polis İntiharları Kişisel Sorun Denilerek Geçiştirilemez</title>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<description><![CDATA[Sadullah Kısacık, TBMM Genel Kurulu’nda Emniyet Teşkilatına ilişkin kanun
teklifi üzerine yaptığı konuşmada, polislerin yıllardır biriken sorunlarını ve son
yıllarda artan polis intiharlarını gündeme getirdi. Mevcut düzenlemenin teşkilat
mensuplarının mesleki tükenmişlik ve artan intiharlar gibi temel sorunlara
cevap vermediğini vurgulayan Kısacık, “Polis intiharları kişisel sorun denilerek
geçiştirilemez”, dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Polislerimizin Mesaisi Bitmiyor, Aile Hayatı Yok Oluyor<br />
TBMM Genel Kurulu’nda Emniyet Teşkilatını da ilgilendiren torba kanun teklifi<br />
üzerine söz alan DEVA Partisi Adana Milletvekili Sadullah Kısacık, teklifin,<br />
teşkilatın amir kadrolarına ilişkin oranları yeniden düzenlediğini ancak polislerin<br />
yıllardır biriken temel sorunlarına çözüm getirmediğini ifade etti. Konuşmasında<br />
polislerin ağır çalışma şartlarına ve aile hayatından uzak kalmalarına dikkat<br />
çeken Kısacık, “Kahraman polislerimizin yıllardır çektiği, birikmiş sorunlar var.<br />
Ancak bu kanun teklifinde polislerimizin birikmiş sorunlarını çözecek, asıl<br />
dertlerine derman olacak, polislerimizin beklediği düzenlemeler yok. Bir polis<br />
memuru 12 saatlik vardiyasının ardından evine gidemiyor. 240 saat, 280 saat,<br />
bazen 300 saati aşan mesai yapıyor. Gece, gündüz, bayram, tatil demeden<br />
çalışıyor. Eşine ‘ben erken geleceğim’ veya çocuğuna, ‘bugün erken gelip<br />
seninle oyun oynayacağım’, diyemiyor. Polislerimiz ekonomik sorunlar da<br />
yaşıyor çünkü maaşları yetmiyor. Bu ekonomik çıkmaz, aile hayatından ve<br />
sosyalizasyondan uzak kalmanın verdiği yorgunlukla, umutsuzlukla, ihmal<br />
edilmişlikle polislerimiz mesleki tükenmişlik yaşıyor”, sözlerini kullanarak<br />
yaşanan sorunların artık görmezden gelinemeyecek bir noktaya ulaştığını<br />
kaydetti.<br />
Müstakil Bir Polis Meslek Kanunu Çıkarılmalıdır<br />
Emniyet teşkilatında yaşanan intihar vakalarına da dikkat çeken Kısacık, veriler<br />
üzerinden hareketle “2026 yılında her dört günde bir polis memurumuz canına<br />
kıydı”, diyerek yaşanan vakaların kişisel sorunlar çerçevesinde<br />
değerlendirilemeyeceğini vurguladı. “Ağır çalışma şartları, ekonomik yetersizlik,<br />
aile hayatından uzaklık ve mesleki tükenmişlik altında ezilen emniyet teşkilatı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sadullah Kısacık</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Adana Milletvekili</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TBMM Halkla İlişkiler Binası<br />
6. Kat / E-614 Bakanlıklar/ Ankara</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Telefon: +90 (312) 420 57 52 – 53 Faks: +90 (312) 420 22 20</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">mensuplarımız arasında intihar vakaları artmış durumda. 2025 yılında 90’ın<br />
üzerinde emniyet mensubumuz hayatına son verdi. 2026 yılının ilk aylarında ise<br />
neredeyse her dört günde bir polis memurumuz canına kıydı. Bu vakalar kişisel<br />
sorun denilerek geçiştirilemez”, dedi. Emniyet teşkilatındaki olumsuz tablo ile<br />
polislik mesleğinin sürdürülebilirliğini kaybedeceğinin altını çizen Kısacık,<br />
sorunun partiler üstü bir çözüme ihtiyaç duyduğunu söyleyerek, “Buradan<br />
İçişleri Bakanlığına ve iktidara sesleniyorum. Polislerimizin yaşadığı sorunların<br />
çözümü partiler üstü bir meseledir. Polislerimizi mutlu edecek, huzurla<br />
çalıştıracak, milletimize iç rahatlığı ile hizmet etmelerini sağlayacak; çalışma<br />
koşullarını, özlük haklarını ve mesleki huzurunu güvence altına alacak müstakil<br />
bir Polis Meslek Kanunu bir an önce TBMM gündemine getirilmelidir”,<br />
açıklamalarıyla ortak irade gösterilmesi konusunda çağrıda bulundu.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 24 Jun 26 13:46:23 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/sadullah-kisacik-polis-intiharlari-kisisel-sorun-denilerek-gecistirilemez-h162424.html">Sadullah Kısacık: Polis İntiharları Kişisel Sorun Denilerek Geçiştirilemez</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/dunya/abd-kongresi-irana-askeri-operasyonlari-sinirlamaya-yonelik-karari-kabul-etti-h162423.html</link>
		<title>ABD Kongresi, İran&apos;a askeri operasyonları sınırlamaya yönelik kararı kabul etti</title>
		<category><![CDATA[dunya]]></category>
		<description><![CDATA[ABD Kongresi, Başkan Donald Trump&#039;ın yetkilerine ilişkin İran&#039;a yönelik askeri operasyonları sınırlamayı amaçlayan kararı kabul etti. Yasal bağlayıcılığı bulunmayan karar, Kongre&#039;nin 1973&#039;ten bu yana ilk kez bir başkandan askeri operasyonları durdurmasını istemesi nedeniyle sembolik önem taşıyor.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Cumhuriyetçilerin çoğunlukta olduğu ABD Senatosu dün yapılan oylamada Başkan Donald Trump'ın İran'a yönelik askeri operasyonları durdurmasını ya da operasyonların sürdürülmesi için Kongre'den onay almasını isteyen savaş yetkileri kararını 48’e karşı 50 oyla kabul etti. Oylamada bazı Cumhuriyetçi senatörler de Demokratlara destek verdi. Aynı karar, ay başında Temsilciler Meclisi tarafından da onaylanmıştı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Karar, her iki kanattan da onay almasına rağmen Trump'ın imzasına sunulmayacak ve yasal bağlayıcılığı bulunmayacak. Buna karşın, 1973 tarihli Savaş Yetkileri Yasası'nın yürürlüğe girmesinden bu yana Kongre'nin her iki kanadının da bir başkandan askeri operasyonları sonlandırmasını isteyen ilk ortak kararı olması nedeniyle sembolik açıdan önemli görülüyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Trump ise kararı "zamansız ve anlamsız" olarak nitelendirdi. Truth Social hesabından paylaşım yapan Trump, "İran'ı yenilgiye çok yaklaştırmışken Senato anlamsız bir Savaş Yetkileri oylaması yapmaya karar verdi" ifadelerini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">CUMHURİYETÇİLER ARASINDA GÖRÜŞ AYRILIĞI</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Cumhuriyetçi senatörler Rand Paul, Lisa Murkowski, Susan Collins ve Bill Cassidy karar lehine oy kullandı. Demokrat Senatör John Fetterman ise partisinden ayrılarak karara karşı oy veren tek Demokrat olarak kayıtlara geçti. Beyaz Saray, iki Cumhuriyetçi senatörün oylamaya katılmaması nedeniyle kararın kabul edildiğini savundu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Oylama, kasım ayında yapılacak Kongre ara seçimleri öncesinde Cumhuriyetçi Parti içinde Trump'ın İran politikası konusunda görüş ayrılıkları olduğunu da ortaya koydu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KARAR NEDEN ÖNEMLİ?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ABD yasalarına göre başkanın Kongre onayı olmadan yürüttüğü askeri operasyonların 60 günden fazla sürmesi halinde Kongre'nin onayı gerekiyor. Beyaz Saray ise nisan ayında ilan edilen ateşkesin bu süreyi sıfırladığını savunuyor. Yönetim ayrıca ulusal güvenlik gerekçesiyle bu süreyi 30 gün daha uzatma yetkisine sahip bulunuyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kongre'nin görüşünü veya iradesini ifade eden kararın hukuki etkisi sınırlı olsa da İran savaşına yönelik kamuoyu tepkisi ve Kongre üzerindeki siyasi baskının artması açısından önemli görülüyor. Karar ayrıca Beyaz Saray üzerindeki diplomatik çözüm baskısını da artırabilir.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 24 Jun 26 13:11:35 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/dunya/abd-kongresi-irana-askeri-operasyonlari-sinirlamaya-yonelik-karari-kabul-etti-h162423.html">ABD Kongresi, İran&apos;a askeri operasyonları sınırlamaya yönelik kararı kabul etti</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/mugla-aciklarinda-49-buyuklugunde-deprem-h162422.html</link>
		<title>Muğla açıklarında 4.9 büyüklüğünde deprem</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Muğla&#039;nın Datça ilçesi açıklarında 4.9 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi. AFAD, depremin Akdeniz açıklarında 11:25’te yerin 8.39 km kilometre derinliğinde gerçekleştiğini bildirdi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p></p>

<p><span style="font-size:18px;">Muğla'nın Datça ilçesi açıklarında 4.9 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi. AFAD, depremin Akdeniz açıklarında 11:25’te yerin 8.39 km kilometre derinliğinde gerçekleştiğini bildirdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><img class="detayFoto" src="https://www.gercekmuhabir.com/images/upload/5457d5ad-43e1-4088-9593-cc28959291af.png" /></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD), Muğla'nın Datça ilçesinde saat 11.25'te 4.9 büyüklüğünde deprem olduğunu açıkladı. Depremin Datça açıklarında Akdeniz'de yerin 8.39 km kilometre derinliğinde meydana geldiği kaydedildi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 24 Jun 26 12:51:51 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/mugla-aciklarinda-49-buyuklugunde-deprem-h162422.html">Muğla açıklarında 4.9 büyüklüğünde deprem</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/chpli-bakan-cumhur-ittifaki-ocaklarini-icisleri-bakani-ciftciye-sordu-h162421.html</link>
		<title>CHPli Bakan Cumhur İttifakı Ocaklarını İçişleri Bakanı Çiftçiye sordu</title>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<description><![CDATA[CHP İzmir Milletvekili Murat Bakan, Afyonkarahisar&#039;da bir alışveriş merkezinde “denetim” yapan ve kendini genel başkanı olarak tanıtan kişiyle gündeme gelen Cumhur İttifakı Ocakları’nı Meclis gündemine taşıdı. CHP’li Bakan, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’ye, “Cumhur İttifakı Ocakları dernekler masasına kayıtlı bir dernek midir? Ne zaman ve kim tarafından kurulmuştur? Hangi illerde şubeleri vardır ve kaç üyesi vardır? Faaliyetleri nelerdir?” diye sordu.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">CHP İzmir Milletvekili Murat Bakan, Cumhur İttifakı Ocakları’na ilişkin TBMM Başkanlığı'na İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin yanıtlaması istemiyle soru önergesi verdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Afyonkarahisar'da bir alışveriş merkezinde kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtıp denetim yapan ve o anları sosyal medya hesabından yayınlayan Ferhat Aydoğan ve Aydoğan ile birlikte hareket ettiği belirlenen 5 şüpheli Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından "kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi" iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınmıştı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Önergesinde, "Cumhur İttifakı Ocakları" adlı yapının daha önce "AK Gençlik Ocakları" adıyla hareket ettiğini kaydeden Bakan, AK Gençlik Ocakları’nın AK Parti İstanbul Milletvekili Süleyman Soylu’nun İçişleri Bakanı olduğu dönemde ortaya çıktığını, çakarlı lüks arabalar, Cumhurbaşkanlığı forsu bulunan araç tanıtım kartları, İçişleri Bakanlığı’na bağlıymış gibi düzenlenen bakanlık logolu kartlar, Meclis’te milletvekillerine, Cumhurbaşkanlığında Cumhurbaşkanı Başdanışmanına yaptıkları ziyaretler ile kaymakamlık, valilik gibi kamu kurumlarına yönelik resmi temaslarla gündeme geldiklerini hatırlattı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Aydoğan’ın AK Gençlik Ocakaları’nın başkan yardımcısı olduğunu ve Alaattin Çakıcı’nın açıklamalarını gazetecilere servis ederek kendisini "Çakıcı’nın basın danışmanı" olarak tanıttığını söyleyen Bakan, "Süleyman Soylu bu şahıslarla ilgili hiçbir şey yapmamış, önergemizi dahi yanıtlamamıştı. Ali Yerlikaya döneminde şahıslar kamuoyu tepkilerinin üzerine gözaltına alındı, Yerlikaya ‘Gereği yapıldı’ diye duyurdu ve şahıslar tutuklandı. İki ay sürdü… İki ay sonra serbest kaldılar ve bir süre sonra kaldıkları yerden devam ettiler" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Aydoğan’ın serbest bırakıldıktan sonra AK Parti’li ve MHP’li yetkililerle, kamu görevlileriyle görüştüğünü bunları sosyal medya hesabından paylaştığını ifade eden Bakan, "Bazı görüntülerde telsizli, üzerinde EGM benzeri logoların bulunduğu üniformalı korumaların yer alması da dikkati çekiyor. Öyle ki şahıs, Ankara İl Sivil Toplumla İlişkiler Müdürü Hayrettin İpekoğlu ile de görüşmüş. Dernek çatısı altına sığınan bu tür ne olduğu belli olmayan yapılanmalara izin verilmemeli, denetim mekanizmaları işletilmeli" değerlendirmesinde bulundu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"AK GENÇLİK OCAKLARI'NA NE KADAR DESTEK YAPILMIŞTIR?"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü’nün sitesinden bakıldığında 23 Haziran 2026 tarihi itibarıyla ‘AK Gençlik Ocakları’ adlı dernek hala aktif görülmekte, ‘Cumhur İttifakı Ocakları’ isimli bir dernek listede çıkmamaktadır" diyen Bakan, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’ye şu soruları yöneltti:<br />
<br />
"Cumhur İttifakı Ocakları dernekler masasına kayıtlı bir dernek midir? Ne zaman ve kim tarafından kurulmuştur? Hangi illerde şubeleri vardır ve kaç üyesi vardır? Faaliyetleri nelerdir?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">AK Gençlik Ocakları adlı dernek kurulduğu 2021 yılından bugüne kadar kaç kez denetlenmiştir? Bu denetimler kapsamında mevzuata aykırılık tespit edilmiş midir? Edildiyse hangi işlemler uygulanmıştır?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">AK Gençlik Ocakları adlı derneğinin hangi illerde şubeleri vardır ve kaç üyesi vardır? Derneğin yönetim kurulu asil ve yedek üyeleri kimlerdir?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">AK Gençlik Ocakları adlı derneğe ne kadar nakdi ya da ayni destek yapılmıştır? Derneğe 'bağış' adıyla ne kadar destek yapılmıştır?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bakanlığınız AK Gençlik Ocakları adlı derneğe STK’ler için ayrılan bütçeden destekte bulunmuş mudur? Bulunduysa ne kadardır?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">AK Gençlik Ocakları adlı derneğin faaliyetleri hakkında hukuka aykırılık bakımından inceleme/soruşturma başlatılmış mıdır? Detayı nedir?"</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 24 Jun 26 12:35:15 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/chpli-bakan-cumhur-ittifaki-ocaklarini-icisleri-bakani-ciftciye-sordu-h162421.html">CHPli Bakan Cumhur İttifakı Ocaklarını İçişleri Bakanı Çiftçiye sordu</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/ibb-davasinda-56inci-gun-basladi-h162420.html</link>
		<title>İBB Davasında 56ıncı gün başladı</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[İBB Davası’nın 56’ıncı günü, tutuklu Emlak Yönetimi Dairesi Başkanı Kağan Sürmegöz’ün savunmasıyla başladı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">CHP’nin cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da arasında bulunduğu 59'u tutuklu, 414 sanıklı İBB Davası’nın duruşması, 56’ıncı gününde, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Silivri’deki Marmara Kapalı Cezaevi’nin 1 No’lu Duruşma Salonu’nda devam ediyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"EKREM İMAMOĞLU'NUN CEZAEVİNDE NE İŞİ VAR?"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tutuklu sanıklar saat 11.05 itibarıyla alkışlarla duruşma salonuna girdi. İmamoğlu, salona girdiğinde ise tüm izleyiciler ayağa kalkarak alkışlar ve sloganlarla karşıladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">CHP Milletvekili Mahmut Tanal ise "Ekrem İmamoğlu'nun cezaevinde ne işi var" diye seslendi. İmamoğlu da "Sizlerin hakkını savunuyorum" diye karşılık verdi.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Avukatlar, izleyiciler ve mahkeme heyeti yerini aldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Duruşma saat 11.18’de, tutuklu Emlak Yönetimi Dairesi Başkanı Kağan Sürmegöz’ün savunmasıyla başladı.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 24 Jun 26 12:19:53 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/ibb-davasinda-56inci-gun-basladi-h162420.html">İBB Davasında 56ıncı gün başladı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/aziz-ihsan-aktas-davasinin-karar-durusmasinda-7nci-gun-basladi-h162419.html</link>
		<title>Aziz İhsan Aktaş davasının karar duruşmasında 7nci gün başladı</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Aziz İhsan Aktaş suç örgütü iddiasıyla açılan ve İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Silivri’de yeni inşa edilen duruşma salonunda görülen davanın karar duruşmasının 7’nci günü başladı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">İş insanı Aziz İhsan Aktaş’ın liderliğini yaptığı iddia edilen “çıkar amaçlı suç örgütü” ile bazı belediye başkanlarına rüşvet vererek ihaleleri organize ettiği iddiasıyla 7’si tutuklu 200 kişi hakkında İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nce açılan dava devam ediyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara ve Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin tutuklu olmak üzere 7 CHP’li belediye başkanının yargılandığı davanın karar duruşmasının 7’nci günü, Silivri’de yeni inşa edilen duruşma salonunda başladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Duruşmada ilk olarak etkin pişmanlık ifadesinin ardından cezaevinden ev hapsi şartıyla tahliye edilen Beşiktaş Belediye Başkan Yardımcısı Alican Abacı, Fethiye’den SEGBİS aracılığıyla bağlanarak savunma yaptı.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 24 Jun 26 12:00:28 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/aziz-ihsan-aktas-davasinin-karar-durusmasinda-7nci-gun-basladi-h162419.html">Aziz İhsan Aktaş davasının karar duruşmasında 7nci gün başladı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/spor/2026-fifa-dunya-kupasi-portekiz-ozbekistani-5-0-yendi-h162418.html</link>
		<title>2026 FIFA Dünya Kupası... Portekiz, Özbekistan&apos;ı 5-0 yendi</title>
		<category><![CDATA[spor]]></category>
		<description><![CDATA[2026 FIFA Dünya Kupası K Grubu ikinci haftasında Portekiz, Özbekistan&#039;ı 5-0 yendi. 41 yaşındaki Cristiano Ronaldo, attığı iki golle maçın yıldızı oldu.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">ABD'nin Teksas eyaletindeki Houston şehrinde bulunan Houston Stadyumu'nda oynanan Dünya Kupası K Grubu ikinci maçında, Portekiz ile Özbekistan karşı karşıya geldi. Portekiz maçtan 5-0 galip ayrıldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Maçın 6. dakikasında Ronaldo'nun golüyle Portekiz 1-0 öne geçti, 17. dakikada Portekiz'in ikinci golü Mendes'ten geldi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Karşılaşmanın 29. dakikasında ise Özbekistan'ın ilk golü, Ganiev'in attığı gol, VAR incelemesinin ardından öncesinde faul yapıldığına karar verilerek iptal edildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Maçın 39. dakikasında yine Ronaldo'nun golüyle Portekiz skoru 3-0 yaptı.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Maçın ilk yarısı Portekiz'in 3-0 üstünlüğüyle tamamlanırken, 60. dakikada kullanılan köşe vuruşunda, Abduvohid Nematov'a çarparak ağlara giden golle birlikte skor 4-0 oldu. Karşılaşmanın 87. dakikasında Rafael Leao'nun gölüyle Portekiz skoru 5-0 yaptı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Portekiz grupta puanını 4'e çıkarttı. Özbekistan ise henüz puan alamadı. Gruptaki son maçında Portekiz Kolombiya ile Özbekistan ise Demokratik Kongo Cumhuriyeti ile karşılaşacak.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">41 yaşındaki Cristiano Ronaldo, attığı iki golle maçın yıldızı oldu. Karşılaşmanın 6. ve 39. dakikalarında 2 gol kaydeden Ronaldo, 2006, 2010, 2014, 2018, 2022 ve 2026 olmak üzere 6 farklı Dünya Kupası'nda gol atan ilk futbolcu olarak kayıtlara geçti.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 24 Jun 26 11:46:32 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/spor/2026-fifa-dunya-kupasi-portekiz-ozbekistani-5-0-yendi-h162418.html">2026 FIFA Dünya Kupası... Portekiz, Özbekistan&apos;ı 5-0 yendi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/spor/fifa-2026-dunya-kupasi-ingiltere-ve-gana-golsuz-berabere-kaldi-h162417.html</link>
		<title>FIFA 2026 Dünya Kupası... İngiltere ve Gana golsüz berabere kaldı</title>
		<category><![CDATA[spor]]></category>
		<description><![CDATA[(BOSTON) - FIFA 2026 Dünya Kupası L Grubu&#039;nda, İngiltere ve Gana golsüz berabere kaldı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">İngiltere ile Gana, 2026 FIFA Dünya Kupası L Grubu ikinci maçında, ABD'nin Boston Stadyumu'nda karşılaştı. İki takım sahadan golsüz ayrıldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İlk maçında Hırvatistan'ı 4-2 yenen İngiltere ile Panama'yı 1-0 mağlup eden Gana, gruptaki ikinci karşılaşmalarında 0-0 berabere kaldı.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bu sonucun ardından İngiltere ve Gana puanlarını 4'e yükseltti. L Grubu son maçlarında, İngiltere Panama ile Gana ise Hırvatistan ile karşılaşacak.&nbsp;</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 24 Jun 26 11:31:15 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/spor/fifa-2026-dunya-kupasi-ingiltere-ve-gana-golsuz-berabere-kaldi-h162417.html">FIFA 2026 Dünya Kupası... İngiltere ve Gana golsüz berabere kaldı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/ayhan-baruttan-iktidara-borc-ve-kriz-tepkisi-borc-daglari-asti-h162416.html</link>
		<title>Ayhan Baruttan iktidara borç ve kriz tepkisi  Borç dağları aştı  Rotayı şaşırdılar, borçları katladılar</title>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<description><![CDATA[Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana Milletvekili Ayhan Barut, yurttaş borcunun ilk kez 7 trilyon lirayı aştığına dikkat çekerek AKP iktidarının rotayı şaşırdığını, halkı borç batağına sürüklediğini söyledi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">“BORÇLAR ARTIYOR”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TBMM Genel Kurulu’nda söz alarak yurttaşların bankalar ve finans kuruluşlarına olan bireysel kredi ve kredi kartı borçlarının 6 trilyon 896 milyar liraya tırmandığını bildiren Barut, “Varlık yönetim şirketlerine olan borçlarla birlikte toplam finansal borç, ilk kez 7 trilyon lirayı aştı. Tarımsal üretimde kriz büyürken, çiftçi borçları 1 trilyon 380 milyar liraya dayandı” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“KRİZ İKTİDARIN ESERİDİR”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Halkın derin bir krize sürüklendiğini ve neden olan iktidarın sadece durumu seyrettiğini belirten Barut, “Türkiye’nin orijinal vadesi ne olursa olsun bir yıl içerisinde geri ödemesini yapmak zorunda olduğu dış borçları Nisanda 5 milyar dolar daha artarak 242 milyar dolara kadar çıktı. Emeklisinden çiftçisine, işçisinden sanayicisine kimsenin yüzü gülmüyor. Yüksek faizler, fahiş zamlar, artan enflasyon ve bitmeyen kriz AKP iktidarının eseridir. Bu kriz sahipleri ne yaparsa yapsınlar, kaçırdıkları sandık gelecek, halka hesap verecekler” diye konuştu.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 24 Jun 26 11:11:13 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/ayhan-baruttan-iktidara-borc-ve-kriz-tepkisi-borc-daglari-asti-h162416.html">Ayhan Baruttan iktidara borç ve kriz tepkisi  Borç dağları aştı  Rotayı şaşırdılar, borçları katladılar</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/12-yasindaki-cocuk-isci-eyup-can-guner-in-olumune-iliskin-h162415.html</link>
		<title>12 yaşındaki çocuk işçi Eyüp Can Güner&amp;#039;in ölümüne ilişkin davada mahkeme yeni bilirkişi incelemesine karar verdi</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Mersin&#039;in Anamur ilçesinde, çırak olarak çalıştığı dönercinin yakınındaki pasajdan şüpheli şekilde düşerek yaşamını yitiren ve vücudunda kesiler tespit edilen 12 yaşındaki Eyüp Can Güner&#039;in ölümüne ilişkin davanın ikinci duruşması görüldü. Mahkeme, tutuklu sanık Necmettin Ulaş&#039;ın tutukluluk halinin devamına karar verirken, olayın oluş şeklinin belirlenmesi amacıyla dosyanın uzman bilirkişi kuruluna gönderilmesine hükmetti.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Geçen yıl ağustos ayında Anamur'da bir dönercide çalışan 12 yaşındaki Eyüp Can Güner, iş yerine gelen döner ustası Necmettin Ulaş ile yaşadığı tartışmanın ardından Ulaş tarafından kovalandı. Bir süre sonra iş yerinin yakınındaki pasajdan düşmüş halde bulunan Güner yaşamını yitirdi. Olayın ardından ortaya çıkan güvenlik kamerası görüntülerinde, Güner'in ölmeden önce sokakta kendisini kovalayan Ulaş'tan kaçtığı anlar yer aldı. Güner'in vücudunda çeşitli kesiler tespit edilmesi üzerine olayla ilgili soruşturma başlatılarak dava açıldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Anamur Ağır Ceza Mahkemesi'nde dün görülen duruşmaya tutuklu sanık Necmettin Ulaş SEGBİS aracılığıyla katıldı. Duruşmada Güner ailesi, taraf avukatları ve Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü vekili hazır bulundu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sanık Necmettin Ulaş savunmasında önceki beyanlarını tekrar ederek, olayda kötü bir kastının bulunmadığını öne sürdü. Ulaş, “Amacım onunla oyun oynamaktı. Karşımdaki de çocuk olduğundan bu durumun normal olduğunu düşünüyorum. Herhangi bir şekilde çocuğa zarar vermedim. Gerçekleştirmediğim bir eylem sebebiyle cezaevinde bulunmaktayım. Tahliyemi ve beraatimi talep ederim” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Duruşmada iki tanık dinlendi. Tanıklardan Okan Ataş, Eyüp Can Güner’in kısa süre çalıştığı iş yerini işlettiğini belirterek, Güner ile sanık arasında herhangi bir gerginliğe tanık olmadığını söyledi. Ataş ayrıca, sanığın zaman zaman alkollü şekilde iş yerine geldiğini ve bu nedenle kendisini iş yerinden gönderdiğini anlattı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ANNE GÜLLÜ CAN: “BU RAPORU KABUL ETMİYORUZ”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Duruşmada söz alan Eyüp Can Güner’in annesi Güllü Can, dosyada bulunan adli tıp raporuna itiraz etti. Oğlunun hastaneye götürüldüğü gün kendilerine yaralanmaların bıçak izi olduğunun söylendiğini belirten Can, daha sonra düzenlenen ihtisas raporunda yaraların düşmeye bağlı oluştuğunun değerlendirilmesini kabul etmediklerini ifade etti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Can, olayın ardından sanığın arkadaşı olduğu belirtilen bir kişinin çevresine, sanık ile Eyüp Can’ın pasajda tartıştığını anlattığını ileri sürerek, bu anlatımın rapordaki değerlendirmelerle çeliştiğini savundu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">AİLE AVUKATLARINDAN YENİ İNCELEME TALEBİ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ailenin avukatları, dosyadaki adli tıp raporlarının olay yerindeki bulgularla çeliştiğini savundu. Avukat Gurbet Bilbay, Eyüp Can Güner'in kıyafetlerinde bulunan yırtıkların mevcut raporlarla açıklanamadığını belirterek, "Maktulün vücudundaki yaralanmaların bıçak izi olduğu herhangi bir tıp bilgisi olmaksızın anlaşılabilecek niteliktedir. İhtisas raporunun neden aksi yönde çıktığını anlayabilmiş değiliz" dedi. Bilbay, kıyafetlerdeki yırtıkların nasıl oluştuğunun araştırılmasını talep etti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"OLAYIN NASIL MEYDANA GELDİĞİNE İLİŞKİN TEMEL SORULAR YANITSIZ"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Avukat Özlem Gürler ise İstanbul Adli Tıp Kurumu'nun hazırladığı ihtisas raporunun yalnızca çocuğun düştüğü varsayımı üzerinden yaraların niteliğini değerlendirdiğini belirterek, olayın nasıl meydana geldiğine ilişkin temel soruların yanıtsız kaldığını söyledi. Gürler, "Dosyada belirlenmesi gereken; ayakkabıların konumu, kan izleri, maktulün kıyafetindeki yırtıklar, çevrede herhangi bir kesici alet bulunmaması ve maktulün çevresinde toz aşımının bulunmaması hususlarıdır. Öncelikle olayın nasıl cereyan ettiğinin ortaya çıkarılması gerekmektedir" ifadelerini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gürler, olayın oluş şeklinin aydınlatılması için adli fizik incelemesi yapılmasını, bu inceleme sonrasında dosyanın yeniden Adli Tıp Kurumu'na gönderilmesini talep etti. Avukat Nurhan Horasan da adli fizik incelemesinin ardından ölüm sebebinin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini belirterek aynı talebe katıldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Eyüp Can Güner'in dedesi Yaşar Güner de duruşmada söz alarak sanığın "oyun amaçlı koştuğu" yönündeki savunmasına itiraz etti. Yaşar Güner, güvenlik kamerası görüntülerinde sanığın çocuğun peşinden öfkeli şekilde koştuğunun görüldüğünü söyledi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">SAVCILIK TUTUKLULUĞUN DEVAMINI İSTEDİ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Cumhuriyet savcısı, sanığın tutukluluk halinin devamına karar verilmesini ve dosyada adli fizik yönünden inceleme yaptırılmasını talep etti. Sanık avukatı ise keşif sırasında yapılan ölçümlerin müvekkilinin Eyüp Can Güner’i yakalamasının mümkün olmadığını ortaya koyduğunu ileri sürdü. Avukat, Güner’den alınan biyolojik örneklerde de müvekkiline ait herhangi bir ize rastlanmadığını savunarak tahliye ve beraat talebinde bulundu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MAHKEMEDEN YENİ BİLİRKİŞİ KARARI</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, sanığın tutukluluk halinin devamına hükmetti. Heyet ayrıca, dosyanın adli tıp, adli fizik ve olay yeri inceleme konusunda uzman bilirkişi kuruluna gönderilerek, Eyüp Can Güner’in herhangi bir müdahale olmaksızın bulunduğu alana düşüp düşemeyeceğinin araştırılmasına karar verdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Mahkeme, sonraki duruşmayı 4 Ağustos'a bıraktı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Avukat Gurbet Bilbay da ANKA Haber Ajansı’na duruşma sonrası yaptığı değerlendirmede, “Biz en başından beri adli tıp raporuna itiraz ediyorduk, çok çelişki vardı. Savcı da bunu gördü ve hakim de kabul etti. Bununla alakalı biz artık gereğinin yapılmasını istiyoruz. Kendi kıyafetleri olay öncesinde yırtık değildi bunun kesinlikle bıçakla olduğunu düşünüyoruz" ifadelerini kullandı.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 24 Jun 26 10:50:25 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/12-yasindaki-cocuk-isci-eyup-can-guner-in-olumune-iliskin-h162415.html">12 yaşındaki çocuk işçi Eyüp Can Güner&amp;#039;in ölümüne ilişkin davada mahkeme yeni bilirkişi incelemesine karar verdi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/yasam/mardin-de-yurttasin-gundemi-gecim-sikintisi-allah-h162414.html</link>
		<title>Mardin&amp;#039;de yurttaşın gündemi geçim sıkıntısı: &amp;quot;Allah herkesin, özellikle asgari ücretlilerin yardımcısı olsun&amp;quot;</title>
		<category><![CDATA[yasam]]></category>
		<description><![CDATA[Mardin&#039;de yurttaşlar hayat pahalılığı karşısında gelirlerinin yetersizliğinden yakındı. Nihat Güzel adlı yurttaş işsiz olduğunu belirterek, &quot;Bir gün çalışıp yirmi gün oturuyorum çünkü iş yok. Geçinebilmek için akşamları çöp topluyorum, satıp 500 lira kazanıyorum&quot; dedi. Esnaf Necmettin Çelik ise &quot;İşveren olarak eleman çalıştıramıyoruz, işçi bulmakta zorlanıyoruz çünkü verdikleri emeğe karşılık maaşı az buluyorlar. Ancak onların istediği maaş da bizi kurtarmıyor. Vergilerden, faturalardan ve kiralardan maalesef çok mağdur durumdayız&quot; diye konuştu. ]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Mardin'de ANKA Haber Ajansı'na konuşan bir yurttaş, asgari ücretle geçinilebileceğini düşünmediğini söyledi. Büyükşehir Mardin'de hayat şartlarının zor olduğunu belirten yurttaş, şöyle devam etti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Hiç kimse asgari ücretle bir aileyi geçindiremez, o evi yönetemez. Kesinlikle maaşların yükseltilmesi gerektiğini düşünüyorum ama bu ülkede böyle bir şeyin olması çok zor. Asgari ücretle bir baba ya da anne evini geçindiremez, çocuklarına yetemez. Bu yüzden ekonominin çok kötü olduğunu ve halkın desteklenmesi gerektiğini düşünüyorum. Asgari ücrete en kısa zamanda zam yapılmalı. Zaten insanların hali ortada. Bu insanlar asgari ücretle kira mı ödesin, evine gıda mı alsın, çocuklarının ihtiyaçlarını mı karşılasın, yoksa onları mı okutsun? Kesinlikle bir zam lazım ama maalesef bu ülkede böyle bir durum söz konusu değil. Kimse durup dururken 'İnsanlar geçinemiyor, zam yapalım' demez, yapmak da istemezler açıkçası. Allah herkesin, özellikle de asgari ücretle geçinenlerin yardımcısı olsun. Biz okuyanların da yardımcısı olsun. Sonuçta biz çalışmasak da ailelerimiz bizi okutabilmek ve evi geçindirebilmek için büyük zorluklar yaşıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><img class="detayFoto" src="https://www.gercekmuhabir.com/images/upload/55fb8dc4-2a09-4f63-96af-c300d172e14e-w.jpg" /></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"UFAK ESNAF GERÇEKTEN ÇOK ZORLANIYOR"&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Mardinli esnaf Necmettin Çelik ise artan maliyetler ve vergiler nedeniyle kepenk kapatma noktasına geldiğini anlattı. Devletin küçük esnafa el uzatmasını isteyen Çelik, şunları söyledi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Esnafı bayağı yormaya başladılar, esnafa hiçbir şekilde yardım edilmiyor. Pos cihazı kesintisi yüzde 1’di, yüzde 10 yaptılar. Artık maliyetlere yetişemiyoruz; devletin buna el atması lazım. İşveren olarak eleman çalıştıramıyoruz, işçi bulmakta zorlanıyoruz çünkü verdikleri emeğe karşılık maaşı az buluyorlar. Ancak onların istediği maaş da bizi kurtarmıyor. Vergilerden, faturalardan ve kiralardan maalesef çok mağdur durumdayız. Devletin bu duruma müdahale etmesi, özellikle de vergileri indirmesi gerekiyor. Büyük esnafa pek bir şey olmuyor ama ufak esnaf gerçekten çok zorlanıyor. Şu an asgari ücret düşük olduğu için işler de durgun. Milletin alım gücü kalmadı, zorlanıyorlar. Kiralarımız çok yüksek, pos cihazı kesintileri arttı. Yani bu işler zincirleme bir reaksiyon, hepsi birbirine bağlı."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><img class="detayFoto" src="https://www.gercekmuhabir.com/images/upload/497b3529-79ec-4e9d-8011-2065b46d1493-w.jpg" /></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"GEÇİNEBİLMEK İÇİN AKŞAMLARI ÇÖP TOPLUYORUM"&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İşsiz olduğunu ve ailesini geçindirebilmek için akşamları çöp topladığını anlatan Nihat Güzel ise şöyle konuştu:&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Biz ekonomiden pek anlamıyoruz ama her şey pahalanmış, millet aç durumda. Ben asgari ücretle bile çalışmıyorum, işsizim. Bir gün çalışıp yirmi gün oturuyorum çünkü iş yok. Ev kirası olmuş 15 bin lira. Geçinmek inanın çok zorlaştı. Cumhurbaşkanımız televizyona çıkıp bu duruma bir el atmalı. Her şey o kadar pahalı ki millet gerçekten perişan. Sofraya istediğimizi alamıyoruz. Geçinebilmek için akşamları çöp topluyorum, satıp 500 lira kazanıyorum. 500 lira nedir ki? Bu milletin hali ne olacak? Sadece ben değil, herkes halinden şikayetçi. Zengin zaten zengin, fakir ise çoktan bitmiş durumda. Yağ 310 liraydı, şimdi 500 lira oldu. Bu zamları Cumhurbaşkanı yapmıyor, fırsatçılar yapıyor, biliyoruz. Ama Cumhurbaşkanımız zabıtaya, belediyeye talimat versin, marketleri denetlesinler. Milleti bu kadar soymaları ayıptır. Herkes ekmeğinin peşinde, anlıyoruz ama bu kadar da vicdansızlık olmaz. Biz herkesi Allah'a havale ediyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın ellerinden öpüyorum, lütfen bu millete baksın. Televizyona çıkıp bir icraat yapsın, 'Bu zamlar artık yeter' desin. Yakında seçim var, sorunlar çözülmezse oy kaybedecek. Biz yine de ülkemizin bekası için onu destekliyoruz ama milletin dertlerini görmezden gelmesin. Çıkıp millete derdini anlatsın, marketlerdeki bu duruma müdahale etsin. Eskiden 1.000 lira olan kira şimdi 20 bin, 40 bin lira oldu. Bu nasıl ödenecek? Demek ki vicdan ve merhamet kalmamış."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"AİLELER ÇOCUĞUNUN CEBİNE HARÇLIK KOYAMIYOR"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ekonomik krizin toplumun her kesimini borç batağına sürüklediğini belirten bir başka vatandaş ise şunları kaydetti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Maalesef asgari ücretle geçinemiyoruz. Ekonomik krizden dolayı işverenler işçilerini işten çıkarıyor. Bu nedenle insanlar çocuklarını okutamıyor, pazardaki fiyatlara yetişemiyoruz. Elektrik ve su faturaları almış başını gidiyor, 3-4 bin liradan aşağı fatura gelmiyor. Lütfen artık bu krize bir son verilsin. İnsanlar geçim sıkıntısından bunalmış durumda. Kriz olduğu için herkes birbirine faizle borç verip borç alıyor. Biz ne yazık ki siyasetle ilgilenemiyoruz. Şu an gündemimiz siyaset değil, tamamen ekonomik kriz. İnsanlar geçinemiyor. Aileler okula giden çocuğunun cebine harçlık koyamıyor, sadece bir parça ekmek ve domatesle günü kurtarmaya çalışıyor. Kirada olanları düşünemiyorum bile çünkü durum gerçekten çok zor. Kiralar 10-15 bin liradan aşağı değil. Pazarda iki poşet doldurup 5 bin lira harcayarak eve dönenler var. Bu millet ne yesin, ne içsin, neye yetişsin? Biz siyasetle ilgilenmiyoruz, sadece bu krize acil bir çözüm bulunmasını istiyoruz."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 24 Jun 26 10:35:32 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/yasam/mardin-de-yurttasin-gundemi-gecim-sikintisi-allah-h162414.html">Mardin&amp;#039;de yurttaşın gündemi geçim sıkıntısı: &amp;quot;Allah herkesin, özellikle asgari ücretlilerin yardımcısı olsun&amp;quot;</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/yavuzyilmazdan-dicle-universitesi-hastane-ihalesi-iddiasi-ihaleye-h162413.html</link>
		<title>Yavuzyılmazdan Dicle Üniversitesi hastane ihalesi iddiası: &amp;quot;İhaleye sadece AKP&amp;#039;nin davet ettiği şirketler katıldı&amp;quot;</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[CHP Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz, Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma Hastanesi ihalesinin kanuna aykırı şekilde pazarlık usulüyle yapıldığını öne sürdü. Yavuzyılmaz, ihaleye yalnızca AK Parti tarafından davet edilen şirketlerin katıldığını ve ihaleyi Rönesans’ın kazandığını iddia etti.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">CHP Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz, Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma Hastanesi ihalesine ilişkin iddialarda bulundu. Yavuzyılmaz, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, şu ifadeleri kullandı:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Deprem, sel, salgın veya özel yapım tekniği gerektiren şartlar oluşmadığı halde kanuna aykırı olarak pazarlık usulüyle ihale edilen, ‘Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma Hastanesi ihalesine’ sadece AKP’nin davet ettiği şirketler katıldı. Sonuç, ihalenin kazanan şirketi, adrese teslim ihalelerin bilindik adresi: Rönesans! Bakalım 6,5 Milyar Liralık ihale konusu iş, kaç milyar liraya fırlayacak! Takip ediyoruz!"</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 24 Jun 26 10:20:19 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/yavuzyilmazdan-dicle-universitesi-hastane-ihalesi-iddiasi-ihaleye-h162413.html">Yavuzyılmazdan Dicle Üniversitesi hastane ihalesi iddiası: &amp;quot;İhaleye sadece AKP&amp;#039;nin davet ettiği şirketler katıldı&amp;quot;</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	</channel>
</rss>


